İstanbul Ümraniye’de vakaya müdahale etmek üzere yola çıkan bir ambulans, kimliği belirsiz bir şahsın saldırısına uğradı. Ihlamurkuyu Mahallesi’nde yaşanan olayda, saldırgan, ambulansın önünü duba ile kesti ve ambulans şoförüne yumruklu saldırıda bulundu. O anlar çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Olay, Ihlamurkuyu Mahallesi’nde öğle saatlerinde meydana geldi. Vakaya müdahale etmek üzere yola çıkan ambulans, cadde üzerinde ilerlerken, kimliği belirsiz bir kişi tarafından durduruldu. İddiaya göre, şahıs önce yolun ortasına bir duba koyarak ambulansın geçişini engelledi.
Ambulansın durmasıyla birlikte saldırgan, aracın önüne geldi ve şoförle tartışmaya başladı. Sözlü tartışma büyüyünce, şahıs ambulans şoförüne yumruk atmaya çalıştı. Sağlık çalışanı ve çevredeki vatandaşlar duruma müdahale ederek, saldırganı uzaklaştırmaya çalıştı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, saldırganın kimliğini tespit etmek ve yakalamak için çalışma başlattı. Olayın yaşandığı bölgedeki güvenlik kameraları ve cep telefonu görüntüleri inceleniyor. Polis, saldırganın eşkalini belirleyerek yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in terör örgütü PKK ile ilişkili olduğu iddiasıyla tutuklanması ve yerine kayyum atanmasının ardından, aynı soruşturma kapsamında dikkat çeken bir gelişme daha yaşandı. Özer’in kiracısı olan Faik Kaplan, İstanbul Terörle Mücadele Şubesi tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Mersin’de gözaltına alınarak İstanbul’a götürüldü. Kaplan, 4 günlük sorgunun ardından, “terör örgütüne yardım ve terörizmin finansmanı” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ahmet Özer’in Tutuklanmasıyla Başlayan Soruşturma Genişledi
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in, terör örgütüyle bağlantılı olduğu iddiasıyla gözaltına alınması ve tutuklanması, Mersin’de esnaflık yapan Faik Kaplan’ı da kapsayan geniş bir soruşturmaya dönüştü. Faik Kaplan, 25 Temmuz 2022’den itibaren Ahmet Özer’e ait olan Zeytinburnu’ndaki bir apartman dairesinde, üniversite okuyan iki çocuğu için kira ödediğini belirtti. Ancak, bu kira ödemelerinin terör finansmanı olarak değerlendirilmesi üzerine Faik Kaplan hakkında işlem başlatıldı.
Kaplan, “Her ayın aynı günü kira bedelini EFT ile düzenli olarak yatırdığını ve tüm banka dekontlarının elinde olduğunu” belirtti. Buna rağmen, gönderilen kira ödemelerinin “terörizmin finansmanı” olarak kabul edilmesi, Kaplan’ın ve ailesinin büyük bir şaşkınlık yaşamasına neden oldu.
Kızım ve Oğlum Ahmet Özer’in Kiracısı”
3 çocuk babası ve Mersin’de kırtasiyecilik yapan Faik Kaplan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Ben Ahmet Özer’in kiracısıyım. Üniversitede okuyan kızım ve oğlum, 25 Temmuz 2022’den beri Zeytinburnu’ndaki bu dairede kalıyor. Kira bedelini her ay düzenli olarak ben ödüyorum. Kira ödemelerimin terör örgütüyle bağlantılı gösterilmesine anlam veremedim. Banka dekontlarım elimde. Bu nasıl bir iddiadır? Kendimi ve çocuklarımı hedef gösterilmiş hissediyorum. Bu süreç, benim ve ailemin psikolojisini derinden etkiledi.”
Faik Kaplan, kızı Zilan Kaplan’ın İstanbul İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi, oğlu Zinar Kaplan’ın ise aynı üniversitenin İşletme Bölümü 1. sınıf öğrencisi olduğunu belirtti.
Kaplan, düzenli kira ödemelerinin delil olarak kabul edilip, “terör örgütüne finansman sağlama” suçlamasıyla tutuklanmasını hukuka aykırı bulduğunu söyledi.
Baba Kaplan: “Masumiyet Karinem Çiğnendi, Hedef Gösterildik”
Faik Kaplan, hakkındaki iddiaların masumiyet karinesine ve lekelenmeme hakkına aykırı olduğunu savundu. Sosyal medyada ve bazı haber kaynaklarında, hem kendisinin hem de çocuklarının isimlerinin açık bir şekilde paylaşılmasına tepki gösterdi. Kaplan, ailesinin güvenliğinin tehlikede olduğunu ifade ederek, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
“Bu haberlerle gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayma ve kişisel verileri hukuka aykırı biçimde elde etme suçları işlendi. Bu olay nedeniyle kızım ve oğlumun kimlik bilgileri açıkça paylaşıldı. Bu, hem bizim hem de çocuklarımızın güvenliğini tehlikeye sokuyor. Adalete güveniyorum ve hukuki süreci başlatacağım.”
11 Kişi Tutuklandı, 1 Kişi Serbest Bırakıldı
Soruşturma kapsamında Ahmet Özer’in yanı sıra toplam 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 12 kişiden 11’i tutuklanırken, 1 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı. Faik Kaplan, bu 11 kişi arasında yer aldı.
Çağlayan Adliyesi Sulh Ceza Hakimliği, tutuklama gerekçesini şu ifadelerle açıkladı:
“Silahlı terör örgütü üyesi olmak, terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek, terörizmin finansmanı hakkındaki kanuna muhalefet etmek”
Hakimlik, delillerin toplanmamış olması, kaçma şüphesi ve delillerin karartılma ihtimali gerekçeleriyle adli kontrolün yetersiz kalacağını belirterek, 11 kişinin tutuklanmasına karar verdi.
Faik Kaplan’ın verdiği bilgiye göre, 2016 yılında Şırnak’ın İdil ilçesindeki hendek-barikat olayları sırasında ailesiyle birlikte Mersin’e göç etti. O dönemde İdil’de esnaflık yaptığını ve terör olaylarından kaçmak için Mersin’e yerleştiğini belirtti.
Kaplan, Mersin’deki kırtasiye dükkânını işleterek geçimini sağladığını, çocuklarını okuttuğunu, ancak şimdi hem kendisinin hem de çocuklarının terör örgütüyle ilişkilendirilmesinin “adaletsiz bir süreç” olduğunu dile getirdi.
“2016’da terörden kaçıp Mersin’e geldim. Şimdi çocuklarımı okutmak için tuttuğum bir evin kirasını ödemekle suçlanıyorum. Bu nasıl bir mantık? Adalet istiyorum.”
Avukatlar, düzenli kira ödemelerinin terör finansmanı olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi. Faik Kaplan’ın avukatları, “Kira bedelinin terörizmin finansmanı olarak kabul edilmesi, hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmıyor” diyerek, tutuklama kararına itiraz edeceklerini duyurdu.
Nevşehir’de Endonezyalı turistleri taşıyan bir otobüs ile refüj çalışması yapan iş makinesi çarpıştı. Kazada 1’i ağır olmak üzere 6 kişi yaralandı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Kaza, Nevşehir-Ürgüp kara yolu üzerindeki Ortahisar kavşağı yakınlarında meydana geldi. M.G. yönetimindeki turist otobüsü, refüjde çalışma yapan H.K. yönetimindeki iş makinesine çarptı. Çarpmanın şiddetiyle otobüste bulunan 4 turist, otobüs şoförü M.G. ve iş makinesi operatörü H.K. yaralandı.
Kazanın ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı.
Yaralılar arasında durumu en ağır olanın iş makinesi operatörü H.K. olduğu öğrenildi. Hastanede tedavi altına alınan H.K.’nin hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi. Otobüs şoförü M.G. ve Endonezyalı 4 turistin sağlık durumlarının iyi olduğu, hayati tehlikelerinin bulunmadığı ifade edildi.
Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde orman muhafaza memuru olarak görev yapan Serdar Atmaca (26), sabah saatlerinde evinde tabancayla vurulmuş halde ölü bulundu. Olay, Camikebir Mahallesi Mehmet Şevki Caddesi’nde meydana geldi. Sabah işe gelmeyen ve telefonlarına yanıt vermeyen Atmaca’dan haber alamayan iş arkadaşları, endişe üzerine yaşadığı eve gitti.
Arkadaşları, içeri girdiklerinde Serdar Atmaca’yı hareketsiz halde buldu. Durumun hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan incelemede, Atmaca’nın hayatını kaybettiği belirlendi.
Olay yerinde polis ekipleri, detaylı bir inceleme başlattı. Atmaca’nın cansız bedeni, otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayın kesin sebebinin belirlenmesi amacıyla soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Gaziantep nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilen Serdar Atmaca’nın 1 ay önce evlendiği ve eşinin Hatay’da hemşire olarak görev yaptığı öğrenildi. Atmaca’nın, eşinin İnebolu’ya tayinini aldırmak için girişimlerde bulunduğu belirtildi.
Polis ekipleri, olayın intihar mı yoksa başka bir nedenle mi gerçekleştiğini araştırıyor. Atmaca’nın ailesi ve mesai arkadaşları, genç memurun ölüm haberiyle derin üzüntü yaşarken, olayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlatıldı.
Bu kaza neden meydana geldi? Helikopterin teknik bir arızası mı vardı yoksa hava koşulları mı etkili oldu? Şehit askerlerimizin kimlik bilgileri ne zaman açıklanacak? Yangın riski tamamen ortadan kaldırıldı mı? Olayla ilgili soruşturma da hangi bulgulara ulaşacak? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.
Isparta’nın Keçiborlu ilçesinde meydana gelen helikopter kazası tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Kara Havacılık Okulu’na ait bir askeri helikopter, Keçiborlu ilçe merkezinde bir akaryakıt istasyonunun yanına düştü. Olayda 4 askeri personel şehit oldu.
Valilikten Açıklama Geldi! 4 Şehidimiz Var!
Olaydan sonra bölgeye sağlık, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Isparta Valisi Abdullah Emin yaptığı açıklamada, Maalesef helikopter kazasında 4 personelimiz şehit olmuştur. Acımız çok büyük ifadelerini kullandı. Şehitlerin kimlik bilgileriyle ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Isparta Belediye Ekipleri Olay Yerine İntikal Etti!
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, kazanın hemen sonrasında yaptığı açıklamada, Keçiborlu ilçemizde askeri bir helikopterin düştüğünü üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Belediye itfaiye ve arama-kurtarma ekiplerimiz bölgeye intikal etmiş durumda dedi. Ekiplerin, kazanın olduğu alanda yoğun bir şekilde çalıştığı bildirildi.
Olay Yerinde Yoğun Çalışma Sürüyor!
Düşüş noktasının bir akaryakıt istasyonunun yakını olmasından dolayı ekipler, bölgede ikinci bir felaket yaşanmaması için önlemlerini artırdı. Yangın riski kontrol altına alınırken, çevredeki vatandaşlardan olay yerinden uzak durmaları istendi.
Olayla İlgili Soruşturma Başlatıldı!
Kaza ile ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığı açıklandı. Uzman ekipler, helikopterin düşüş nedenini araştırmak üzere olay yerinde incelemelerini sürdürüyor.
Sahte para operasyonunun ardındaki organize yapılar deşifre edilecek mi? Şüphelilerin bağlantılı olduğu başka suçlar da ortaya çıkacak mı? Ele geçirilen sahte paralar daha büyük bir şebekenin parçası durumunda mı? Vatandaşlar bu gibi dolandırıcılıklara karşı nasıl korunabilir? Denetimler sahte para kullanımının azaltılmasını sağlayacak mı? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.
Son günlerde sahte döviz operasyonlarına yenileri de eklenirken, Yalova’da da sahte Türk lirası operasyonu yapıldı. Altınova ilçesine bağlı Kaytazdere beldesindeki bir petrol istasyonunda sahte parayla alışveriş yapılması, jandarma ekiplerini harekete geçirdi. Operasyon sonucunda toplam 20 bin 800 lira sahte para ele geçirildi.
Sahte Parayla Akaryakıt Aldılar!
Olay, Kaytazdere beldesindeki bir akaryakıt istasyonunda başladı. H.U., A.A. ve E.Ş. isimli şüpheliler, otomobille geldikleri istasyondan akaryakıt almalarından sonra ödeme olarak 200 TL verdi. Ancak, verilen paranın sahte olduğu ortaya çıkınca durum hemen jandarma ekiplerine bildirildi.
Operasyonda Sahte Banknotlar Ele Geçirildi
Altınova İlçe Jandarma Komutanlığı ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yapılan incelemeden sonra şüphelileri gözaltına aldı. Soruşturma kapsamında şüphelilerden S.E.’nin de olayla bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Ardından şüphelilerin Altınova’daki evlerine yapılan operasyonda, 104 adet sahte 200 TL’lik banknot bulundu.
Olayla İlgili İki Kişi Tutuklandı!
Gözaltına alınan şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinden sonra adliyeye sevk edildi. Mahkeme, E.Ş. ve S.E.’nin tutuklanmasına karar verirken, diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yetkililer, sahte para kullanımına karşı vatandaşları uyarırken, benzer olayların önüne geçmek için denetimlerin artırıldığını ifade etti.
Zanlıların eylem hedeflerinde ne vardı? Bombalı saldırının zamanlaması nasıl planlanmıştı? Sosyal medyadaki aramalar daha önce neden fark edilemedi? Tahliye süreçleriyle ilgili bir güvenlik zafiyeti mi bulunuyor? Ele geçirilen materyaller başka bağlantıları da işaret ediyor mu? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, terör örgütü DEAŞ’ın bombalı eylem planlarını suya düşürdü. Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekiplerinin ortak çalışması ile eylem hazırlığında olan iki zanlı Gaziosmanpaşa’daki yapılan operasyonla gözaltına alındı.
Sosyal Medyadaki Araştırmalarıyla Kendilerini Ele Verdiler!
Yapılan araştırmalar sonucu, sosyal medyada bomba yapımına yönelik araştırmalarda bulunan D.K. adlı bir şüpheli tespit edildi. Polis, D.K’nin E.S. ile birlikte görüştüğünü ve ikilinin bombalı eylem hazırlığı yaptığını tespit etti. Zanlıların, Gaziosmanpaşa’da aynı apartmanda farklı dairelerde bulundukları belirlend.
Yapılan Operasyonla Malzemeler Ele Geçirildi
Polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyon ile TATP olarak diye tanınan yüksek hassas patlayıcı, bomba yapımında kullanılan çeşitli kimyasallar, laboratuvar ekipmanları, kamuflaj malzemeleri, laboratuvar giysileri ve maskeler ele geçirildi. Ayrıca, terör örgütü DEAŞ’ın sözde flamaları, yasaklı yayınlar ve dijital materyaller de vardı.
Üyeliklerinden Dolayı Tutuklamaları Bulunuyordu!
Soruşturma kapsamında, zanlıların 2021 yılında DEAŞ’a üye olmak suçlaması ile tutuklandıkları fakat 2023 yılında tahliye edildikleri öğrenildi. Emniyet kaynakları, yakalanan şahısların örgütün İstanbul’daki faaliyetlerini artırma çabasında olduğunu ve muhtemel olabilecek bir saldırının önüne geçildiğini açıkladı.
Pençe-Kilit Operasyonu’ndaki bu önemli başarı, terörle mücadelede ne tür stratejik değişikliklere yol açacak? Mehmetçik’in kararlılığı, terör örgütlerinin bölgedeki hareket alanlarını tamamen kısıtlayabilir mi? Operasyondan sonra güvenlik durumu nasıl şekillenecek? Türkiye’nin sınır ötesi mücadele gücünün uluslararası yansımaları neler olabilir? Operasyonun devamında başka hangi önemli noktalar hedefte? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak’ın kuzeyinde yürütülen Pençe-Kilit Operasyonu kapsamında önemli bir başarıya daha imza attı. Operasyon bölgesinde teröristlerin barınma ve saklanma amacıyla kullandığı çok bölmeli bir mağara güvenlik güçlerince temizlendi.
Teröristlerin Sığındığı Yer Çökertildi
Millî Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, kahraman Mehmetçik’in bölgede arama-tarama faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğü vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde teröristler tarafından barınma ve saklanma için kullanılan, çok sayıda bölümü olan bir mağara daha teröristlerden temizlendi. Mağarada gerçekleştirilen aramalarda ele geçirilen yaşam, askeri ve muhtelif malzeme kullanılamaz hale getirildi.
TSK, Pençe-Kilit Operasyonu ile teröristlerin sızma girişimlerini, lojistik destek hatlarını ve barınma alanlarını hedef almayı sürdürüyor. Irak’ın kuzeyindeki operasyonlar, terör örgütlerinin bölgedeki varlığına ağır darbeler vururken, Mehmetçik’in azim ve kararlılığıyla güvenlik en üst seviyede sağlanıyor.
Temizlenen mağara, teröristlerin uzun süreli barınma ve saklanma amacıyla kullandığı stratejik bir nokta olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tür operasyonların terör örgütlerinin hareket alanını daralttığını ve faaliyetlerini önemli seviyede sekteye uğrattığını belirtiyor.
Mehmetçik’ten Güçlü ve Kararlı Türkiye Mesajı
Pençe-Kilit Operasyonu, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Mehmetçik, halkın huzur ve güvenliği için sınır ötesinde büyük bir fedakârlıkla mücadele etmeyi sürdürüyor.
İzmir’de gözaltı işlemi yapmak isteyen polis ekipleri silahlı saldırıya uğradı. Olayda 3 polis memuru yaralanırken, 2 polis memurunun durumunun ağır olduğu bildirildi. Saldırı, kentte büyük bir güvenlik alarmına neden oldu.
Saldırı Nasıl Gerçekleşti?
Olay, İzmir’in merkezi bir mahallesinde meydana geldi. Kimlik tespiti ve gözaltı işlemi yapmak üzere harekete geçen polis ekibi, şüpheli şahısların aniden ateş açmasıyla saldırıya uğradı. Saldırının ardından bölgeye çok sayıda takviye ekip ve sağlık görevlisi sevk edildi. Yaralı polis memurları hızla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
Polislerden İkisi Yoğun Bakımda
Yaralı polislerden 2’sinin sağlık durumunun kritik olduğu belirtilirken, diğer polis memurunun tedavisinin devam ettiği ancak hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Doktorlar, durumu ağır olan polislerin hayatta kalması için yoğun çaba harcıyor.
Saldırıyı gerçekleştiren şahıslar olay yerinden kaçtı. İzmir Emniyet Müdürlüğü, saldırganların yakalanması için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Ekipler, olayın gerçekleştiği bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı ve kaçış güzergahlarında sıkı aramalar yapıyor.
Bu olayın ardından İzmir genelinde güvenlik tedbirleri artırıldı. Emniyet yetkilileri, olayın tüm boyutlarının aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiğini açıkladı. İzmir Valiliği’nin olayla ilgili detaylı bir açıklama yapması bekleniyor.
İstanbul Pendik’te evli ve üç çocuk babası Binali Kara (54), dün sabah saatlerinde kullandığı servis aracında sevgilisi olduğu öne sürülen Güllü Özcan’ı (51) silahla öldürdükten sonra intihar etti. Kan donduran olay, saat 07.00 sıralarında yol kenarında meydana geldi. Kara, araç içerisinde Özcan ile tartıştıktan sonra silahına sarıldı ve Özcan’ı vurdu. Ardından aynı silahla kendini vurarak yaşamına son verdi.
Telefon Görüşmesi Detayları Ortaya Çıktı
Olay sonrası polis ekipleri, Kara ve Özcan’ın telefonlarını incelemeye aldı. Yapılan araştırmada, Binali Kara’nın cinayeti işledikten hemen sonra ağabeyini aradığı belirlendi. Kara’nın telefonda, “Bu kadın ailemi bozdu. Öldürdüm onu, şimdi de kendimi öldüreceğim” dediği öğrenildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Kara, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Özcan ise olay yerinde hayatını kaybetti.
“Bu Kadın Ailemi Bozdu”
Edinilen bilgilere göre, Binali Kara’nın eşi, kocasının Güllü Özcan ile ilişkisi olduğunu öğrenince Kara’yı evden kovdu. Eşinin bu tepkisinden Özcan’ı sorumlu tutan Kara, bu durumu hazmedemedi. Bir süre önce eşinden boşanan Özcan ile Kara arasındaki ilişki, hem ailevi hem de sosyal çevrede gerginliğe yol açtı.
Araştırmalar Sürüyor
Polis ekipleri, olayla ilgili soruşturmayı derinleştirerek Kara ve Özcan arasındaki ilişkiye dair daha fazla bilgi toplamaya çalışıyor. Cinayetin işlendiği araçta ve olay yerine yakın bölgelerde delil toplama çalışmaları devam ederken, tarafların yakın çevreleri de ifadeye çağrıldı.
Uzmanlar Uyarıyor
Bu tür olayların artması, aile içi ilişkilerde yaşanan sorunların nasıl bir boyuta ulaşabileceğini gözler önüne seriyor. Psikologlar ve hukuk uzmanları, bireylerin böyle kriz durumlarında profesyonel destek almasının önemine dikkat çekiyor.
Pendik’te yaşanan bu trajik olay, çevrede büyük üzüntü yaratırken, toplumda aile içi çatışmaların ve ilişkilerin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi gerektiği konusunda bir kez daha farkındalık oluşturdu.