Yazar: Haber Merkezi

  • Antalya’da Özel Okulda Kitap Krizi: Velilerden 28 Bin TL İstendi, Dışarıdan Alan Öğrenciler Rencide Edildi!

    Antalya’da Özel Okulda Kitap Krizi: Velilerden 28 Bin TL İstendi, Dışarıdan Alan Öğrenciler Rencide Edildi!

    Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan bir özel okul, öğrencilerine ders kitaplarını yüksek fiyatlarla satmaya çalışırken, bu kitapları dışarıdan temin eden velilerin çocuklarının okulda rencide edildiği iddia edildi. Veliler, çocuklarının öğretmenler ve idareciler tarafından mobbinge maruz kaldığını iddia ederek İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şikayette bulundu. Şikayet üzerine yetkililer, okulda inceleme başlattı.

    Kitap Fiyatları Krizi: Velilerden 28 Bin Lira Talep Edildi

    İddialara göre, okul yönetimi, 6. sınıf öğrencileri için ders kitapları, uygulamalı konuların yer aldığı kitapçıklar ve test kağıtlarından oluşan bir eğitim seti için velilerden 28 bin lira talep etti. Ancak bazı veliler, bu fiyatın aşırı yüksek olduğunu düşünerek kitapları dışarıdan, kitapçılardan ve yayınevlerinden daha uygun fiyata, yaklaşık 5 bin liraya temin etti.

    Velilerin dışarıdan temin ettikleri kitaplarla okula gelen öğrencilerin ise öğretmenler ve idareciler tarafından diğer öğrenciler önünde rencide edildiği öne sürüldü. Eğitim setini okuldan satın almayan öğrencilere, deneme sınavlarına alınmamakla tehdit edildiği ve derste dışlandıkları iddia edildi.

    Velilerin Tepkisi ve Şikayeti: “Çocuklarımız Rencide Edildi, Mobbinge Maruz Kaldı”

    Okul yönetimiyle görüşme yapan veliler, çocuklarının yaşadığı durumu kabul edilemez buldu. Veliler adına açıklama yapan Defne Dilsiz, temmuz ayında okul yönetimi tarafından kendilerine 28 bin lira değerindeki ders kitaplarından oluşan bir eğitim seti satın almalarının istendiğini söyledi. Ayrıca, temmuz ayında alınmayan kitapların fiyatının her ay 1000 lira artacağına dair okul yönetimi tarafından uyarıldıklarını ve eylülde kitap fiyatlarının 30 bin liraya yükseldiğini iddia etti.

    Defne Dilsiz, veliler olarak bu kitapları daha uygun fiyata dışarıdan temin ettiklerini ifade etti. Ancak, dışarıdan alınan kitapları kullanan öğrencilerin sınıfta dışlandığını ve mobbinge maruz kaldığını öne sürdü. “Öğrenciler, ‘Kitapları almazsanız derste boş boş oturursunuz, deneme sınavına giremezsiniz’ şeklinde tehdit edildi,” dedi.

    Veliler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel okullarda kitap satışının yasak olduğuna dair kurallarına atıfta bulunarak, okulun bu kuralı ihlal ettiğini savundu. Öğrencilerinin eğitimden mahrum bırakıldığını belirten veliler, çocuklarının sınıfta yaşadığı bu durumun psikolojik olarak onları olumsuz etkilediğini dile getirdi.

    Dilsiz, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Çocuklarımız özel bir kolejde okuyor ve kitap maliyeti için bize 28 bin lira bildirdiler. Alınmayan her ay için de 1000 lira ekleme yapıp, eylülde 30 bin lira istendi. Biz birkaç veli, kitapları dışarıdan, yayınevlerinden temin ettik. Ancak çocuklarımız, kitapları olmayan öğrenciler olarak sınıfta dışlandı. Okulda yapılan deneme sınavlarına girmeme tehdidiyle karşı karşıya kaldık.”

    Veliler, yaşadıkları bu durumu İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne taşıdı ve okul yönetimi hakkında şikayette bulundu. Müdürlük, şikayet üzerine okulla ilgili inceleme başlattı. Veliler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel okullarda kitap satışını yasaklayan düzenlemelerini hatırlatarak, bu durumu yetkililerin çözmesini beklediklerini ifade etti.

    Olayın ardından okul yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmedi.

  • Eşini 30 Yerinden Bıçaklayarak Öldüren Koca Hakkında İddianame Hazırlandı

    Eşini 30 Yerinden Bıçaklayarak Öldüren Koca Hakkında İddianame Hazırlandı

    Konya’da boşanma aşamasındaki Bekir Durmaz, eşi Elif Durmaz’ı 11 yaşındaki zihinsel engelli oğullarının gözleri önünde 30 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Olay sonrası polis merkezine gidip suçunu itiraf eden Durmaz hakkında, ‘Haksız tahrik altında eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Durmaz için 18 ila 24 yıl arasında hapis cezası talep edildi.

    Olay, 21 Ağustos günü saat 18.00 sıralarında Konya’nın Süleyman Çelebi Mahallesi’nde meydana geldi. Bekir Durmaz, boşanma aşamasında olduğu eşi Elif Durmaz’ı, oğullarının gözleri önünde bıçakladı. Elif Durmaz arka koltukta otururken, Bekir Durmaz, yanında taşıdığı bıçakla ona saldırdı. Arkadaki aracın sürücüsü durumu fark ederek polise ihbarda bulundu ve aracın plakasını verdi.

    Bekir Durmaz ise saldırı sonrası eşini hastaneye götürmek yerine Özalkent Polis Merkezi’ne gidip polislere eşini bıçakladığını söyledi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Elif Durmaz’ın boynundan ve vücudunun çeşitli yerlerinden aldığı 30 bıçak darbesi sonucu hayatını kaybettiğini tespit etti. Kadının cansız bedeni otopsi için hastaneye kaldırıldı ve ardından Sarayönü ilçesi Kadıoğlu Mahallesi’nde toprağa verildi.

    Bekir Durmaz’ın İfadesi: “Kendimi Kaybettim”

    Bekir Durmaz, olayın ardından verdiği ifadesinde Elif Durmaz’ın ikinci eşi olduğunu, daha önce de şiddet nedeniyle aralarında sorunlar yaşandığını belirtti. Boşanma aşamasındaki çiftin geçmişte aldatma iddiaları nedeniyle tartıştığını anlatan Durmaz, cinayet günü de benzer bir tartışma yaşandığını ifade etti. Durmaz, eşinin kendisini KADES uygulamasından polise şikayet etmekle tehdit ettiğini ve bu yüzden kendini kaybedip ona saldırdığını belirtti.

    Durmaz ifadesinde, “Yanımdaki bıçağı birkaç kez savurdum ve ‘Bana bunu yapmayacaktın’ diyerek vurdum. Karakola gitmeye başladığımda hala nefes alıyordu” dedi. Durmaz, olaydan kısa bir süre sonra polise teslim oldu ve tutuklandı.

    Elif Durmaz’ın, olaydan sadece 10 gün önce Bekir Durmaz hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı ortaya çıktı. Durmaz, kocası tarafından daha önce de fiziksel şiddete maruz kalmış ve bu yüzden uzaklaştırma talebinde bulunmuştu. Mahkeme kararıyla koruma altına alınan Elif Durmaz, ne yazık ki bu koruma kararına rağmen canice öldürüldü.

    Ayrıca, Bekir Durmaz’ın olaydan önce bir arkadaşına eşini öldüreceğine dair tehdit mesajları attığı da iddianamede yer aldı. Bu tehditlerin ardından gerçekleşen cinayet, önceden planlanmış bir suç olduğunu düşündürdü.

    ‘Haksız Tahrik’ İddiası ve İddianame

    Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Bekir Durmaz’ın, Elif Durmaz’ı 4’ü öldürücü olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinden 30 bıçak darbesiyle öldürdüğü belirtildi. İddianamede, Durmaz’ın ifadesine yer verilerek Elif Durmaz’ın, “Ben başkasını seviyorum” dediğini ve bu sözlerin şüpheli üzerinde haksız tahrik yarattığı iddia edildi. Ancak, cinayetin işlendiği günkü şiddet ve planlama, bu iddianın ne kadar geçerli olduğuna dair soru işaretleri yarattı.

  • Bursa’da Skandal Olay: Müdür Yardımcısının Kapısını Tekmeleyen Okul Müdürü Açığa Alındı

    Bursa’da Skandal Olay: Müdür Yardımcısının Kapısını Tekmeleyen Okul Müdürü Açığa Alındı

    Bursa’nın Yıldırım ilçesinde bulunan Mahmut Celalettin Öktem İmam Hatip Ortaokulu’nda yaşanan bir olay, eğitim camiasında büyük yankı uyandırdı. Okul müdürü Ergin Kaya Kırbıyık, kadın müdür yardımcısının odasının kapısını tekmeleyerek kırdı. Bu olay üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, müdür hakkında soruşturma başlattığını ve Kırbıyık’ın açığa alındığını açıkladı.

    Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Hızlı Müdahale: Soruşturma Başlatıldı

    Milli Eğitim Bakanlığı, olayın kamuoyuna yansımasının ardından hızla harekete geçti. Yapılan resmi açıklamada, Yıldırım ilçesinde bulunan Mahmut Celalettin Öktem İmam Hatip Ortaokulu’nda görev yapan okul müdürü Ergin Kaya Kırbıyık hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi.

    Kırbıyık’ın, olayın ciddiyeti nedeniyle açığa alındığı ve soruşturmanın kapsamlı bir şekilde yürütüleceği ifade edildi. Bakanlık yetkilileri, olayın detaylarını araştırarak gerekli adımların atılacağını vurguladı.

  • Nevşehir’de Ekmeğe Yeni Zam! Fiyat Artışı Yarın Yürürlüğe Giriyor

    Nevşehir’de Ekmeğe Yeni Zam! Fiyat Artışı Yarın Yürürlüğe Giriyor

    Nevşehir’de yarından itibaren ekmeğe zam yapılıyor. Nevşehir Fırıncılar ve Unlu Mamuller Odası tarafından alınan kararla, 200 gramlık ekmeğin fiyatı 7 lira 50 kuruştan 9 liraya yükseldi. Bu zam kararı, bölgedeki fırıncılar ve tüketiciler arasında tartışma konusu olurken, ekmek fiyatlarındaki artış, vatandaşlar tarafından dikkatle takip ediliyor.

    Zamlı Fiyatlar 21 Eylül’den İtibaren Geçerli

    Nevşehir’de alınan zam kararı, 21 Eylül itibarıyla yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren Nevşehir’deki ekmek fiyatlarında gözle görülür bir artış yaşanacak. Zammın gerekçesi olarak artan üretim maliyetleri ve ham madde fiyatlarındaki yükseliş gösteriliyor. Özellikle un, maya ve enerji maliyetlerindeki artışın fırıncıları bu zammı yapmaya mecbur bıraktığı belirtiliyor.

    Fırıncılar Odası yetkilileri, maliyetlerdeki bu artışın ekmek fiyatlarına yansıtılmaması durumunda, fırıncıların zarar edeceğini ve üretim yapamaz hale geleceğini savundu.

    Zam Sonrası Ekmek ve Simit Fiyatları

    Nevşehir’deki ekmek ve simit fiyatları, yeni zamlarla birlikte şu şekilde olacak:

    • 200 gram ekmek: 9 TL
    • 200 gram kara fırın ekmek: 9 TL
    • 200 gram papatya sade ekmek: 9 TL
    • 400 gram papatya sade ekmek: 18 TL
    • 1.300 gram Trabzon ekmeği: 60 TL
    • 300 gram sütlü papatya ekmeği: 13,5 TL
    • 200 gram pide sade: 9 TL
    • 400 gram çiftli pide sade: 18 TL
    • 200 gram tekli Ramazan pidesi sade: 9 TL
    • 400 gram Ramazan pidesi sade: 18 TL
    • 80 gram Nevşehir simidi: 7,5 TL
    • 80 gram susamlı simit: 13 TL
    • 80 gram tatlı tava simidi: 7,5 TL
    • 200 gram simit ekmek susamlı: 9 TL
    • 200 gram içli pide yapım ücreti: Pide ücretine ilaveten 5 TL
  • Arda Güler ve Duru Nayman İlk Kez El Ele: Real Madrid’in Genç Yıldızı Galada Göz Kamaştırdı!

    Arda Güler ve Duru Nayman İlk Kez El Ele: Real Madrid’in Genç Yıldızı Galada Göz Kamaştırdı!

    İspanyol devi Real Madrid’in genç yıldızı Arda Güler, kariyerinde Şampiyonlar Ligi heyecanını yaşarken, özel hayatıyla da gündeme gelmeye devam ediyor. Milli futbolcu, sevgilisi Duru Nayman ile birlikte Real Madrid’in kalecisi Thibaut Courtois için düzenlenen belgesel galasında ilk kez el ele görüntülendi. Daha önce sosyal medya üzerinden ilişkilerini duyuran Güler ve Nayman çifti, galada İspanyol basınının yoğun ilgisiyle karşılaştı.

    Arda Güler Ve Duru Nayman İlk Kez El Ele

    İspanyol Basınından Büyük İlgi

    Arda Güler ve sevgilisi Duru Nayman’ın ilk kez resmi bir etkinlikte yan yana görünmesi, özellikle İspanyol basınında büyük yankı uyandırdı. Genç çift, Thibaut Courtois’nın belgesel galasında samimi ve mutlu halleriyle dikkat çekti. Güler’in futbol sahalarındaki başarısının yanı sıra özel hayatında da gündemde olması, genç yıldızın popülaritesini artırmaya devam ediyor. İspanyol magazin dünyası, çiftin birbirine olan bağlılıklarını ve galadaki doğal tavırlarını geniş bir şekilde haberleştirdi.

    Daha önce sosyal medya üzerinden ilişkilerini paylaşan Arda Güler ve Duru Nayman, galada verdikleri pozlarla bu ilişkiyi bir kez daha gözler önüne serdi. Bu samimi görüntüler, çiftin ilişkisine olan ilgiyi daha da artırırken, Güler’in futbol dışındaki hayatına dair merak uyandırdı.

    Arda Güler Ve Duru Nayman İlk Kez El Ele1

    Real Madrid’de Taktik Değişikliği Gündemde

    Arda Güler’in forma giydiği Real Madrid’de, teknik direktör Carlo Ancelotti’nin takım formasyonu üzerinde önemli bir değişikliğe gitmesi gündemde. İspanyol basınına göre, Ancelotti, mevcut 4-3-3 sistemini değiştirip 4-4-2 formasyonuna geçmeyi planlıyor. Bu değişiklikle birlikte hücum hattında bazı köklü değişiklikler yapılacağı ve oyuncuların pozisyonlarının yeniden değerlendirileceği belirtiliyor.

  • Rekabet Kurumu’ndan Adidas’a Soruşturma: Yeniden Satış Fiyatlarına Müdahale İddiası!

    Rekabet Kurumu’ndan Adidas’a Soruşturma: Yeniden Satış Fiyatlarına Müdahale İddiası!

    Rekabet Kurulu, spor malzemeleri ve aksesuarları sektöründe faaliyet gösteren Adidas Spor Malzemeleri Satış ve Pazarlama Anonim Şirketi (Adidas) hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. Şirketin, yetkili satıcılarının yeniden satış fiyatlarına müdahale ettiği iddiaları üzerine başlatılan bu soruşturma, sektörde büyük yankı uyandırdı.

    Soruşturmanın Arka Planı: Mahkeme Kararı Sonucu Açılan Dosya

    Rekabet Kurulu’nun internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Adidas hakkında ilk olarak 2022 yılında spor ayakkabı, giyim ve aksesuarları alanında faaliyet gösterdiği sırada Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla bir ön araştırma yapılmıştı. Ancak bu dönemde yapılan değerlendirmeler sonucunda şikayetler reddedilmiş ve Adidas hakkında soruşturma açılmamasına karar verilmişti.

    Ancak bu karar, 2023 yılında Ankara 12. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Mahkemenin iptal kararı sonrasında Rekabet Kurulu, Adidas’ın yeniden incelenmesine karar verdi ve ocak ayında şirket hakkında bir ön araştırma başlattı.

    Rekabet Kurulu’nun açıklamasına göre, yapılan ön araştırma sonucunda Adidas’ın yetkili satıcılarının yeniden satış fiyatlarına müdahale ettiği iddiası ciddi bulgularla desteklendi. Kurul, elde edilen bilgi ve belgeleri dikkate alarak, bu müdahalelerin Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a aykırı olup olmadığının daha detaylı incelenmesi gerektiği sonucuna vardı. Bu gelişmelerin ardından, Adidas hakkında resmi bir soruşturma başlatılmasına karar verildi.

    Adidas hakkında açılan soruşturma, Rekabet Kurumu’nun sektördeki rekabet koşullarını koruma amacıyla gerçekleştirdiği önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak, bu soruşturmanın açılması, Adidas’ın kanunu ihlal ettiği veya kesin bir yaptırımla karşı karşıya kalacağı anlamına gelmiyor. Rekabet Kurumu’nun bu süreci, kanun ihlali olup olmadığını belirlemek amacıyla yürütülen bir inceleme olarak değerlendiriliyor. Soruşturma süreci sonunda, elde edilen bulgulara göre Adidas’a yaptırım uygulanıp uygulanmayacağına karar verilecek.

  • Erzurum’da Şüpheli Ölüm: “Kızım da Bir ‘Narin’ Oldu, Adalet İstiyoruz!

    Erzurum’da Şüpheli Ölüm: “Kızım da Bir ‘Narin’ Oldu, Adalet İstiyoruz!

    Erzurum’un Köprüköy ilçesinde yaşayan iki çocuk annesi Dilan Yıldırım, 4 Ağustos’ta şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan eşi İ.Y., bir gün sonra serbest bırakılırken, Yıldırım’ın intihar ettiği iddia edildi. Ancak, genç kadının annesi Sedya Süme, kızının öldürüldüğünü ileri sürerek yetkililerden yardım istedi ve olayın aydınlatılmasını talep etti.

    Dilan Yıldırım’ın ölümü, Erzurum’un Yağan köyünde derin bir üzüntü ve şüphe uyandırdı. Eşi İ.Y., Dilan’ın intihar ettiğini savunurken, Yıldırım’ın ailesi bu iddiayı kesin bir dille reddediyor. İ.Y.’nin gözaltına alınıp serbest bırakılması, olayla ilgili soru işaretlerini artırırken, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

    Sedya Süme, kızının ölümünün intihar olmadığını, bir cinayet olduğunu öne sürüyor. Kızıyla ölümünden bir saat önce telefonda konuştuğunu ve hiçbir sorun olmadığını belirten Süme, Dilan Yıldırım’ın neşeli bir şekilde kendisini akşam yemeğe davet ettiğini söyledi. “Kızım beni aradığında, ‘Anne, bir halı örtüsü aldım, seninle kardeşim davetlisiniz’ dedi. Benim kızımın hiçbir sorunu yoktu,” diyerek kızının intihar ettiğine inanmadığını belirtti.

    Annenin İddiaları: “Kızımı Öldürdüler”

    Sedya Süme, kızının kaynanasıyla yaşadığı bir sorunun ardından eşi tarafından darp edildiğini iddia ediyor. Olay günü kızına, kaynanasının sinirlendiği ve kızını eşine şikâyet ettiğini öğrendiğini belirten Süme, “Kızımın boynuna yumruk vurmuşlar, kızım bayılmış. Üzerine su dökmüşler ama ayılmamış,” dedi. Kızının ölümünün ardından saatler sonra haberdar edildiğini ifade eden Süme, yaşananların örtbas edilmek istendiğini savunuyor.

    Süme’nin en büyük şikayetlerinden biri de kızının hastaneye götürülme şekli. “Kızımı neden yakındaki devlet hastanesine götürmediler? Neden ambulansı aramadılar?” diyerek, olayın intihar süsü verilerek kapatılmaya çalışıldığını iddia ediyor. Kızının kıyafetlerinin değiştirildiğini ve olay yerinin hastaneye götürülmeden önce temizlendiğini öne süren Süme, yaşananların detaylıca araştırılmasını istiyor.

    “Kızım da Bir Narin Oldu”

    Sedya Süme, yaşanan bu trajik olayın benzer örneklerine atıfta bulunarak, kızının da bir ‘Narin’ olduğunu söyledi. Bu ifadeyle, Türkiye’de son yıllarda yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çeken Süme, adaletin yerini bulması için yetkililere seslendi. “Kızım da bir ‘Narin’ olmuştur. Sesimizi duyun,” diyerek, olayın aydınlatılmasını ve sorumluların cezasız kalmamasını talep etti.

    Kızının ölümünün üzerine örtbas edilmeye çalışıldığını iddia eden Sedya Süme, devletin kızına ve torunlarına sahip çıkması gerektiğini vurguladı. Süme, olayın yoksul bir aile olmalarından dolayı görmezden gelindiğini düşünüyor. “Recep Tayyip Erdoğan bu sesimi duysun. Bugün burada mağdur bir aile var, sesimi duysun,” diyen Süme, kızının ölümüne neden olanların adalet önüne çıkarılmasını istedi.

  • Öksürük Şikayetiyle Gitti, 3. Evre Lenfoma Teşhisiyle Karşılaştı

    Öksürük Şikayetiyle Gitti, 3. Evre Lenfoma Teşhisiyle Karşılaştı

    İskoçya’nın Cambuslang kentinde yaşayan 21 yaşındaki Erin Lavery, sadece öksürüğü olduğunu düşünerek hastaneye gitti ancak aldığı haber hayatını altüst etti. Basit bir öksürük şikayetiyle başlayan süreçte, Lavery’ye 3. evre lenfoma kanseri teşhisi konuldu. Bu teşhis, Lavery’nin hayatında büyük bir dönüm noktası oldu ve genç kızın kanserle verdiği mücadele, birçok insana ilham kaynağı oldu.

    Öksürükle Başlayan Hikaye: Erken Belirtiler Göz Ardı Edildi

    Ekim ayında başlayan öksürüğünü çocukluğunda yaşadığı astıma bağlayan Lavery, ilk başta durumu ciddiye almadı. Ancak kasım ayında boynunda bir şişlik fark edince, durumu daha fazla görmezden gelemedi ve doktora başvurdu. Doktorlar başlangıçta Lavery’nin semptomlarını demir eksikliği ve lenf bezi şişmesi gibi daha yaygın rahatsızlıklara bağladılar. Genç kız, bu süreçte farklı tedaviler aldı ancak semptomları giderek daha kötüleşti.

    Migren ağrıları, baş dönmesi ve yorgunluk gibi belirtiler Lavery’nin günlük yaşamını etkiledi ve çalışmasını imkansız hale getirdi. Lavery, bu durum karşısında doktorlara olan güvenini kaybetmeye başladı. “Bir şeylerin yolunda gitmediğini biliyordum,” diyen Lavery, hastanede daha fazla test yapılmasını talep etti ve doktorlar nihayet bu isteğini kabul etti.

    Öksürük Şikayetiyle Gitti, 3Evre Lenfoma Teşhisiyle Karşılaştı2

    Temmuz ayında başlayan hastane ziyaretleri hız kazandı ve Lavery, 9 Ağustos’ta biyopsi yaptırdı. Ancak biyopsi sonuçları gelmeden önce Lavery’nin sağlık durumu hızla kötüleşti. İki hafta boyunca yataktan çıkamayacak hale gelen genç kız, zaman zaman nefes almakta dahi zorlandığını ifade etti. “Hayatımda kendimi hiç bu kadar kötü hissetmemiştim,” diyen Lavery, bu süreçte annesinin hastaneyi aramasıyla yeniden hastaneye götürüldü. Aynı gün, doktorlar Lavery’ye 3. evre lenfoma teşhisi koydu.

    Öksürük Şikayetiyle Gitti, 3 Evre Lenfoma Teşhisiyle Karşılaştı1

    Lavery, 6 Eylül’de kemoterapiye başladı ve altı aylık yoğun bir tedavi sürecine girdi. Teşhis anı ve tedavi süreci, genç kız için hem fiziksel hem de duygusal olarak zorlu geçti. Ancak Lavery, bu süreçte umudunu kaybetmemeye ve kanserle mücadelede güçlü durmaya kararlıydı.

    Kemoterapinin yan etkileri nedeniyle uzun saçlarını kestiren Lavery, bu anı bir video ile sosyal medyada paylaşarak hem kanser hastalarına destek oldu hem de farkındalık yarattı. Lavery, “Teşhisimi ilk önce sosyal medyada paylaştım çünkü bunu danışanlarıma anlatmanın en kolay yolu olduğunu düşündüm. Ama daha sonra insanlar kendi semptomlarıyla bana ulaşmaya başladı. Kendi hikayeme aldığım tepkiden hiç beklemediğim kadar etkilendim,” dedi.

  • Mardin’de Kayıp İsmail Demir’in Korkunç Sonu: 140 Gün Sonra Su Kuyusunda Cansız Bulundu!

    Mardin’de Kayıp İsmail Demir’in Korkunç Sonu: 140 Gün Sonra Su Kuyusunda Cansız Bulundu!

    Mardin’in Midyat ilçesinde 25 Nisan’da kaybolan İsmail Demir’in (37) cansız bedeni, 140 gün sonra Şırnak’ın İdil ilçesinde korkunç bir şekilde bulundu. Cinayetin detayları, ekiplerin titiz çalışmalarıyla gün yüzüne çıktı. Başına taşla vurularak öldürülen İsmail Demir’in karnına taş bağlanıp su kuyusuna atıldığı tespit edildi. Olay, alacak verecek meselesi nedeniyle işlendiği iddialarıyla gündeme geldi.

    Cinayetin İzleri Dedektif Gibi Sürüldü

    İsmail Demir’in kaybolmasının ardından, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri projeli dosya kapsamında geniş çaplı bir çalışma başlattı. Dedektif gibi iz süren ekipler, olayla ilgili olarak 9 Eylül’de 5 şüpheliyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüphelilerden 3’ü ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, Hamdullah Ö. (36) ve Ömer D. (26) isimli şahıslar adli makamlara sevk edilerek 12 Eylül’de tutuklandı.

    İsmail Demir

    Polis ekipleri, cinayetin çözülmesinde önemli bir ipucu yakaladı. Midyat’ta sokağa giren bir aracın başka bir araca yansıyan görüntüsü, cinayetin izini sürmede kilit rol oynadı. Bu ipucu, ekiplerin aracı takibe almasına ve İsmail Demir’in cesedinin İdil ilçesine doğru götürüldüğünü tespit etmelerine yardımcı oldu.

    Şok Edici Detaylar: Taşla Ezilip Kuyuya Atıldı

    Soruşturma derinleştikçe, cinayetin korkunç detayları da ortaya çıktı. İsmail Demir’in başına önce taşla vurulduğu, daha sonra karnına taş bağlanarak bir su kuyusuna atıldığı anlaşıldı. Su kuyusunda 140 gün boyunca kayıp olan Demir’in cesedi, bu süre zarfında bulunamamıştı. Cinayet faillerinin bu vahşice yöntemle cesedi saklamaya çalıştığı, ancak titiz polis çalışması sonucunda ortaya çıkarıldığı belirtildi.

    (İsmail Demir)

    Mardin'de Kayıp İsmail Demir'in Korkunç Sonu

    Cinayetin motivasyonunun ise alacak verecek meselesi olduğu öne sürüldü. İsmail Demir’in, cinayeti işleyen şahıslarla arasında finansal anlaşmazlıkların bulunduğu iddia edildi. Şüphelilerin ifadelerinde bu durumu doğruladıkları ve cinayetin bu sebeple işlendiği yönünde bilgiler verdiği öğrenildi.

    İsmail Demir’in ailesi ve yakınları, 140 gün boyunca kayıp olan evlatlarının bu şekilde bulunmasıyla büyük bir şok yaşadı. Aile, olayı derin bir üzüntüyle karşılarken, sorumluların adalet önünde hesap vermesini bekliyor. Cinayetin ortaya çıkışı, bölgede büyük yankı uyandırırken, polis ekiplerinin gösterdiği titizlik takdir topladı.

    Olayla ilgili soruşturma devam ederken, polis ekiplerinin elde ettiği deliller ve şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda cinayetin tüm detayları netleşmeye başladı. Cinayete karıştığı tespit edilen şüphelilerden ikisi tutuklanarak cezaevine gönderildi, diğer şüphelilerle ilgili ise adli süreç devam ediyor.

  • Trabzon’da Şok İddia: Eski İş Ortağı Kimliğini Kullanarak 1 Yıl Boyunca Yeşil Reçeteli İlaç Yazdırdı

    Trabzon’da Şok İddia: Eski İş Ortağı Kimliğini Kullanarak 1 Yıl Boyunca Yeşil Reçeteli İlaç Yazdırdı

    Trabzon’da yaşanan şaşırtıcı bir olayda, eski iş ortağının kendisinin kimliğini kullanarak bir doktor ile anlaştığını ve bir yıl boyunca yeşil reçeteli ilaç yazdırdığını öğrenen Mustafa Nas, soluğu Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’nda aldı. Nas, kimliğini kullanarak sahte ilaç reçeteleri yazdırdığı iddiasıyla hem doktor hem de eski iş ortağı hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Olay, Trabzon’da tır şoförü olarak çalışan Mustafa Nas’ın yurt dışına sevkiyat yaptığı sırada ortaya çıktı. Eşinden gelen telefonla durumu öğrenen Nas, şoke oldu. Polisin eşini arayarak Mustafa Nas adına bir devlet hastanesinde uyuşturucu etkisi olan yeşil reçeteli ilaç yazıldığını bildirmesi üzerine, Nas hemen Türkiye’ye döndü. Durumdan habersiz olan Nas, adına düzenlenen reçeteleri öğrenince büyük bir şaşkınlık yaşadı.

    Doktorun Yanında Eski İş Ortağıyla Karşılaştı

    Türkiye’ye döner dönmez Fatih Devlet Hastanesi’ne giden Nas, ilacı yazan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. A.E.S.’nin odasına girdiğinde, karşısında eski iş ortağı İlker K.’yı gördü. Odada eski ortağını görünce şüphelenen Nas, doktorun kimliğini kullandığını fark etti. Doktora “Beni tanır mısınız?” diye soran Nas, doktorun “Tanımıyorum” cevabıyla karşılaştı. Eski iş ortağı ve doktorun tepkisinden şüphelenen Nas, olayın üzerine gitmeye karar verdi.

    Mustafa Nas’ın yurt dışında olduğu bir dönemde, polisin ifadesine başvurmak için kendisini aramasıyla olayın temeli atıldı. Eşine, “2 gün önce hastaneden Mustafa Nas adına ilaç yazılmış” denildiğinde, eşinin Nas’ın yurt dışında olduğunu belirtmesiyle polis bu durumu araştırmaya başladı. Polise ulaştığında, kimliğinin bir başkası tarafından kullanıldığını ve bu yolla yeşil reçeteli ilaçlar yazdırıldığını öğrenen Nas, hemen harekete geçti.

    Mustafa Nas’ın kimliği kullanılarak 1 yıl boyunca her ay düzenli olarak yeşil reçeteli ilaçlar yazdırıldığı ortaya çıktı. Özellikle bu ilaçların uyuşturucu etkisi olması, olayın ciddiyetini artırdı. Reçetelerin birçoğunun Nas yurt dışında iken yazılması ise olayın planlı olduğunu düşündürdü. Nas, bu süreçte doktor ve eski iş ortağının birlikte hareket ederek haksız kazanç sağladıklarını öne sürdü.

    Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili olarak 3 doktor ve hastane yetkilisi hakkında soruşturma başlatılması için Trabzon Valiliği’ne talepte bulundu. Valilik, 2 doktor ve bir hastane yetkilisi hakkında herhangi bir hata ya da ihmal bulunmadığı gerekçesiyle soruşturma izni vermedi. Ancak ilacı yazan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. A.E.S. hakkında soruşturma izni verildi. Dr. A.E.S.’nin, hastasını görmeden ilaç reçetesi düzenlediği ve hasta girişlerini kendisinin yapmadığını beyan ettiği belirtildi.

    Mustafa Nas: “Beni Görünce Şok Oldular”

    Olayın ardından açıklamalarda bulunan Mustafa Nas, doktorun yanına gittiğinde eski iş ortağını görünce şaşkına döndüğünü belirtti. “Benim haberim yoktu, yurt dışındaydım. Polis eşimi aramış, ardından ben de olaydan haberdar oldum. Hastaneye gittiğimde doktoru tanımadığımı söyledim, o da beni tanımadığını iddia etti. Ama eski iş ortağım oradaydı ve beni görünce şok oldu,” diyerek durumu anlattı.

    “Her Reçetede Eski Ortağımın Adı Var”

    Nas, yaşanan olayın ardından hem doktor hem de eski iş ortağı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Eski ortağının kimliğini kullanarak sahte reçeteler düzenlettiğini ve bu reçetelerle yeşil reçeteli ilaçlar alındığını ifade eden Nas, her reçetede eski ortağının adının yer aldığını söyledi. “1 yıl boyunca her ay iki kutu 300 mg’lık ilaç yazılmış. Yargı süreci devam ediyor ve doktorun yargılanmasını bekliyoruz,” dedi.

    Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı, Valiliğin verdiği izin doğrultusunda Dr. A.E.S. hakkında soruşturma başlattı. Savcılık, doktorun hasta kayıtlarını yaparken ihmal gösterdiğini ve kimlik doğrulama yapmadan ilaç yazdığını öne sürdü. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’ne göre, kimlik doğrulamasının zorunlu olduğu belirtilerek, doktorun bu kurala uymadığı ifade edildi.

    Mustafa Nas ise adaletin bir an önce yerini bulmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep ediyor. Olayın nasıl sonuçlanacağı ise merak konusu.