Yazar: Haber Merkezi

  • Niğde’de Yürekleri Yakan Olay: Üçüncü Kattan Düşen Anne Hayatını Kaybetti!

    Niğde’de Yürekleri Yakan Olay: Üçüncü Kattan Düşen Anne Hayatını Kaybetti!

    Niğde, Selçuk Mahallesi’nde yaşanan korkunç bir olay, yerel topluluğu yasa boğdu. Bir apartmanın üçüncü katından düşerek ağır yaralanan G.Ç. isimli kadın, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. İki çocuk annesi olan G.Ç.’nin trajik ölümü, ailesini ve arkadaşlarını derinden sarsarken, olayla ilgili soruşturma derhal başlatıldı.

    Akşam Saatlerinde Meydana Gelen Kaza

    Olay, Niğde merkez Selçuk Mahallesi’nde Öncü Sokak’taki bir apartmanda gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre, G.Ç. akşam saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle apartmanın üçüncü katından düştü. Çevredeki vatandaşların hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni araması üzerine, olay yerine sağlık ve polis ekipleri hızla sevk edildi.

    Sağlık ekipleri, olay yerine ulaşır ulaşmaz ağır yaralı kadına ilk müdahaleyi yaptı. Ardından G.Ç., acil tedavi için Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede doktorlar, G.Ç.’yi hayata döndürmek için yoğun çaba sarf ettiler fakat ne yazık ki yapılan tüm müdahaleler sonuçsuz kaldı ve G.Ç. hayatını kaybetti.

    Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın ardından derhal bir soruşturma başlattı. 

  • İstanbul Ambarlı’da Rehin Krizi: Geminin Kaptanı Aylardır Maaş Alamıyor

    İstanbul Ambarlı’da Rehin Krizi: Geminin Kaptanı Aylardır Maaş Alamıyor

    İstanbul’un Ambarlı açıklarında dramatik bir olay yaşanıyor. Nisan 2024’ten bu yana demirli olan Palau bandıralı GIUSE tankerinde, kaptanın armatörü rehin almasıyla uluslararası suların sakinliği bozuldu. Kaptanın, maaşını alamadığı ve kumanyaların yetersizliği nedeniyle bu radikal adımı attığı bildiriliyor.

    Uzun Bekleyişin Ardından Gelen Tension

    245 metre uzunluğundaki tanker GIUSE, İstanbul Ambarlı Limanı’nın açıklarında demirlemiş durumda. Gemi mürettebatı, aylardır maaşlarını alamamaktan ve yetersiz kumanya şartlarından şikayetçi. Kaptanın çaresizliği ve mürettebatın mağduriyeti, sonunda bu çarpıcı olaya yol açtı.

    Sahil Güvenlik Komutanlığı, gemide yaşanan rehine krizine müdahale etmek üzere bölgeye hızla sevk edildi. Sahil güvenlik ekipleri, gemiye yaklaşarak durumu kontrol altına almaya çalışıyor. Müzakerelerin sürdüğü ve ekiplerin armatörü güvenli bir şekilde kurtarmak için yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi.Görevlilerin ikna çalışmasının sürdüğü öğrenildi.

  • Tokat’ta Şoke Eden Olay: Kendini ATV’ye Zincirleyip Alevlerle İntihar Etti”

    Tokat’ta Şoke Eden Olay: Kendini ATV’ye Zincirleyip Alevlerle İntihar Etti”

    Tokat’ın Niksar ilçesinde yaşanan korkunç olay, yerel halkı ve yetkilileri derinden sarsmış durumda. Yeşilhisar köyünde, M.Y. adındaki 51 yaşındaki bir vatandaşın, akli dengesinin yerinde olmadığı iddiaları arasında, ATV aracına kendini zincirleyerek kendini ateşe verdiği öğrenildi. M.Y.’nin bu trajik sonu, ATV’den yükselen alevlerin çevredeki otluk alana sıçramasıyla ortaya çıktı.

    Çevre sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine intikal eden itfaiye ekipleri, alevleri hızla kontrol altına alarak yangını söndürdü. Olay yerine ulaşan itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesi, yangının daha da büyümesini engelledi ve olası bir facianın önüne geçti.

    Edinilen bilgilere göre, M.Y. daha önce de intihar girişiminde bulunmuş ancak ailesi tarafından son anda fark edilerek kurtarılmıştı. Bu trajik olay, M.Y.’nin psikolojik sorunları hakkında daha derin soru işaretleri oluşturdu. Yerel yetkililer ve aile üyeleri, M.Y.’nin daha önce de benzer eğilimler sergilediğini ve psikolojik destek aldığını belirtti.

    Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, M.Y.’nin kendini nasıl ateşe verdiği ve bu süreçte başka bir dış etken olup olmadığı araştırılıyor.

  • Kayserispor Başkanı Çamlı’dan Sert Uyarı: “O Dili Bir Gün Biri Keser!”

    Kayserispor Başkanı Çamlı’dan Sert Uyarı: “O Dili Bir Gün Biri Keser!”

    Kayserispor Başkanı Ali Çamlı, Eyüpspor ile berabere kaldıkları maç sonrası yaptığı açıklamalarda sert ifadeler kullandı. Başkan Çamlı, eleştirilere açık olduklarını belirtirken, kişisel saldırılar konusunda sert bir uyarıda bulundu. İşte detaylar:

    Maç Sonrası Kayserispor Başkanı’ndan Sert Açıklamalar

    Onurumuza Dil Uzatanların Dili Kesilir” Kayserispor, Süper Lig’in 5. haftasında Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Kayserispor Başkanı Ali Çamlı, takımın gösterdiği mücadeleden övgüyle bahsetti. Maçta 2-0 geri düşmelerine rağmen beraberliği yakaladıklarını vurgulayan Çamlı, “Takımımız, bugün gösterdiği karakterle ligde başarıya ulaşabilir” dedi.

    Çamlı, bazı eleştirmenlerin şahsi saldırılarını ele alarak, bu tür yorumları kabul etmeyeceklerini belirtti. “Eleştiriler hoşgörü ile karşılanabilir ama şeref ve onura yapılan saldırılar kabul edilemez” diyen Çamlı, kendisi hakkında yapılan ahlaksız yorumlara sert bir dille karşılık verdi.

    Başkan Çamlı, takıma ve kendisine yönelik yapılan yıkıcı eleştiriler hakkında, “Biz bu şehrin çocuklarıyız ve hiçbir yere kaçmıyoruz. Ahlaksızca yapılan yorumlara en ağır şekilde karşılık vereceğiz” şeklinde konuştu. Çamlı, doğrudan kişisel saldırılara maruz kaldığını ve bunlara karşı sessiz kalmayacağını vurguladı.

    Kayserispor Başkanı Ali Çamlı’dan Eleştirmenlere Uyarı: “Dilinizi Keseriz”

    Çamlı, yapılan eleştirilerin bir yere kadar olduğunu, ancak aile değerlerine ve kişisel onura yapılan saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklamalarına, “Her türlü eleştiriyi kabul ederiz ama kişisel saldırılar söz konusu olduğunda gerekeni yaparız” diyerek devam etti.

  • Emekli Profesör Çöplükte Fıçıda Ölü Bulundu: Oğlu Gözaltında

    Emekli Profesör Çöplükte Fıçıda Ölü Bulundu: Oğlu Gözaltında

    Mersin’de bir çöplükte, plastik fıçı içinde çıplak, elleri ve ayakları bağlı bir halde bulunan cesedin, Konya Selçuk Üniversitesi’nden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Selahattin Doludeniz’e ait olduğu anlaşıldı. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı.

    Cesedin, Prof. Dr. Doludeniz’e ait olduğu tespit edildikten sonra polis ekipleri, öğretim üyesinin oğlu O. Doludeniz’i gözaltına aldı. O. Doludeniz’in, babasının ölümüyle ilgili verdiği çelişkili ifadeler, soruşturmanın odak noktası haline geldi. İlk ifadelerine göre, O. Doludeniz, babası ile aralarında süregelen anlaşmazlıklar nedeniyle evden kısa bir süre ayrıldığını belirtti. Eve döndüğünde babasını ölü bulduğunu ve panikle cesedi bir bidona koyarak ticari taksi ile Bozyazı çöplüğüne attığını itiraf etti.

    Emekli Profesör Çöplükte Fıçıda Ölü Bulundu Oğlu Gözaltında1

    Bölgeye sevk edilen jandarma, polis ve sağlık ekipleri, cesedin bulunduğu alanı detaylı bir şekilde inceledi. Ceset, olay yerinde yapılan incelemelerin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İlk bulgulara göre cesette delici veya kesici alet izine rastlanmadı. Ölüm nedeni, adli tıp incelemesinin tamamlanmasının ardından netleşecek.

    Bu arada, şüpheli O. Doludeniz’in polisteki işlemleri devam ediyor.

  • Yeni Dönem Başladı… Kayıt Dışı Emlakçıya EİDS Freni!

    Yeni Dönem Başladı… Kayıt Dışı Emlakçıya EİDS Freni!

    Emlak sektöründe büyük bir yenilik olarak kabul edilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), 15 Eylül itibariyle hayata geçirildi. Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilen bu sistem, emlak piyasasında uzun süredir yaşanan ilan kirliliği, sahte ilanlar ve yetki belgesiz emlakçılık gibi sorunları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Sistemin devreye girmesiyle birlikte, taşınmazlarını satmak veya kiraya vermek isteyen vatandaşlar, artık daha güvenli ve şeffaf bir süreçten geçecek.

    Emlak Piyasasında Yeni Dönem: EİDS Nedir?

    EİDS (Elektronik İlan Doğrulama Sistemi), Ticaret Bakanlığı’nın emlak piyasasında yaşanan olumsuzlukları gidermek amacıyla geliştirdiği dijital bir platformdur. Bu sistem, emlak sektöründe ilan verenlerin kimlik doğrulamasını sağlamak, sahte ilanları önlemek ve tüketicilerin mağduriyetini azaltmak amacıyla kuruldu. 15 Eylül Pazar günü devreye giren sistem, 2024 yılı başından itibaren zorunlu hale gelecek ve tüm emlak işlemleri bu platform üzerinden gerçekleştirilecek.

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’nin başta sahte ilanlar, ilan kirliliği ve yetki belgesiz emlakçılık gibi sorunları çözmek için önemli bir adım olduğunu belirtti. Ayrıca, tüketici mağduriyetlerini önlemek ve piyasada fiyat istikrarını sağlamak adına bu sistemin büyük bir yenilik olduğunu vurguladı.

    Sistem Nasıl Çalışacak?

    Emlak ilanlarının doğrulanması sürecinde, taşınmaz sahibi e-Devlet sistemi üzerinden yetkilendirme yapacak. İlan vermek isteyen kişiler, EİDS aracılığıyla taşınmazlarını yetkili emlak işletmesine yönlendirerek, ilan sürecini başlatacaklar. Taşınmaz sahipleri, e-Devlet üzerinden belirli bir süreyle yetki verecekleri emlak işletmesini seçecek ve bu sayede, yalnızca yetkilendirilmiş emlakçılar aracılığıyla ilanlarını yayınlayabilecekler.

    Bu sistem, hem taşınmaz sahiplerinin haklarını koruyacak hem de yetki belgesiz emlakçılık faaliyetlerinin önüne geçecek. Aynı zamanda, sahte ilanların ortadan kaldırılmasıyla, tüketiciler daha güvenilir ilanlarla karşılaşacak ve mağduriyet yaşamayacak.

    EİDS ile Sahte İlanlara Karşı Güvence

    Ticaret Bakanlığı’nın hayata geçirdiği Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), sahte ilanları engelleyerek, emlak sektöründe güvenli bir ticaret ortamı oluşturmayı amaçlıyor. Bu sistemle birlikte, yetki belgesi olmayan kişiler tarafından verilen sahte ilanlar, piyasadan tamamen silinecek. Sistem, tüketicilerin yalnızca doğrulanmış ve güvenilir ilanlara erişim sağlamasını mümkün kılacak.

    Geçmişte sıkça karşılaşılan sahte ilanlar, özellikle kiralama ve satın alma süreçlerinde ciddi sorunlara yol açıyordu. Vatandaşlar, gerçekte olmayan ya da yanlış bilgilerle sunulan taşınmazlar için zaman kaybı yaşarken, bu tür ilanların yaygınlaşması emlak piyasasında büyük bir güven sorununa neden oluyordu. EİDS, bu tür sorunların önüne geçerek, hem tüketiciyi hem de emlak sektöründe faaliyet gösteren yetkili kişileri koruyacak.

    Yeni Düzenlemeye Dikkat: Yılbaşından İtibaren Zorunlu

    Elektronik İlan Doğrulama Sistemi, 15 Eylül’den itibaren devreye girse de, yılbaşından itibaren zorunlu olarak kullanılmaya başlanacak. Bu tarihten sonra, yetki belgesiz emlakçılar veya taşınmaz sahipleri tarafından verilen ilanlar artık kabul edilmeyecek. Tüm taşınmaz satış ve kiralama işlemleri, EİDS üzerinden gerçekleştirilecek ve ilanların doğrulanmış olması zorunlu hale gelecek.

    Bu düzenleme, özellikle emlak sektöründe şeffaflık ve güvenliği artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. Ticaret Bakanlığı, sektördeki tüm tarafların bu yeni düzenlemeye hassasiyetle dikkat etmeleri gerektiğini vurgularken, yeni uygulamanın tüm emlak işlemlerinde önemli bir yer edineceğini belirtiyor.

    Tüketiciler İçin Güvenli Bir Altyapı

    Ticaret Bakanlığı tarafından uygulamaya alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi, tüketicilerin sahte ilanlarla karşılaşmasının önüne geçerek daha güvenli bir alışveriş deneyimi sunacak. Bu sistem sayesinde emlak piyasasında daha fazla şeffaflık sağlanacak ve taşınmazlarını kiraya veya satmaya çalışan kişilerin hakları korunmuş olacak. Aynı zamanda, fiyat istikrarının da sağlanmasıyla, ilanlarda sıkça karşılaşılan yanıltıcı fiyatlandırmaların önüne geçilecek.

    Sonuç olarak, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), emlak sektöründe hem tüketicilerin hem de emlak işletmelerinin güvende olduğu bir süreç başlatıyor. Emlak piyasasında güvenli ticareti teşvik eden bu düzenleme, sahte ilanların ve yetkisiz faaliyetlerin sonunu getirerek, Türkiye’de emlak sektörünün daha sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlayacak.

  • Dijital Paranın Avantajları ve Güvenlik Riskleri Neler?

    Dijital Paranın Avantajları ve Güvenlik Riskleri Neler?

    Dijital paranın hızla hayatımıza giren yeni bir uygulama olduğunu belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, işletmelerin dijital ödeme sistemlerine geçişinde önemli artılar ve bazı riskler bulunduğunu vurguladı.

    Prof. Dr. Burhan Pektaş, dijital paraya geçmenin avantajlarını şöyle sıraladı:

    “Dijital para kolay, hızlı ve temassız işlemlere olanak tanır ve kullanıcı deneyimini geliştirir. Basım, dağıtım ve elleçleme gibi fiziksel nakitle ilişkili maliyetleri azaltır. Ayrıca dijital işlemler takip edilebilir, dolandırıcılık, kara para aklama ve diğer yasa dışı faaliyetleri azaltır. Cep telefonları ve internet erişimi aracılığıyla banka hesabı olmayan veya yetersiz banka hesabı olan kişilere finansal hizmetlere erişim sağlar. İşlemleri hızlandırır, ödeme sürelerini azaltır ve genel ekonomik üretkenliği artırabilir.”

    YAŞLI NÜFUS VEYA DİJİTAL CİHAZLARA ERİŞİMİ OLMAYANLAR UYUM SAĞLAMADA ZORLANABİLİR

    Dijital paraya geçmenin dezavantajları konusunda da bilgi veren Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Dijital para işlemleri takip edilebilir, bu da veri gizliliği ve gözetim konusunda endişelere yol açar. Dijital cüzdanları ve ödeme sistemlerini hedef alan bilgisayar korsanlığı, dijital hırsızlık ve siber saldırı riskinin artmasına neden olur. Tüm bölgelerde mevcut veya güvenilir olmayabilecek sağlam bir dijital altyapı gerektirir. Üstelik internet erişimindeki kesintiler, elektrik kesintileri veya sistem arızaları işlemleri durdurabilir. Yaşlı nüfus veya dijital cihazlara erişimi olmayanlar uyum sağlamayı zor bulabilir.” diye konuştu.

    DİJİTAL PARA KULLANIMININ ETKİLERİ…

    Dijital para kullanımının etkilerine de işaret eden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “E-ticaretin artması ve nakit işleme maliyetlerinin azalmasıyla işletmelerin çalışma şeklini yeniden şekillendirebilir. Merkez bankaları para arzı üzerinde daha fazla kontrole sahip olabilir ve bu da para politikasının uygulanmasını kolaylaştırabilir. Dijital cüzdanlar ve finansal teknoloji çözümleri öne çıktıkça geleneksel bankacılık hizmetlerine olan bağımlılığın azalmasına yol açabilir.” şeklinde konuştu.

    “Dijital paranın siber saldırılar, veri ihlalleri, sahtekarlık, teknik güvenlik açıkları gibi birçok farklı yönden güvenlik riskleri bulunmaktadır.” diyen Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bunları şöyle özetleyebiliriz. Dijital ödeme sistemleri ve cüzdanlar, bilgisayar korsanlığı, kimlik avı ve kötü amaçlı yazılım saldırılarına karşı savunmasızdır. Kişisel ve finansal veriler tehlikeye atılabilir ve bu da kimlik hırsızlığına ve finansal kayıplara yol açabilir. Yetkisiz işlem ve dijital para birimlerinin sahtekarca kullanımı riskinin artmasına neden olur. Dijital platformların yazılımlarındaki hatalar ve kusurlar kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilir. Bu durumlara karşı işletmelerin alabileceği bazı önlemler vardır. Bunları da kısaca şöyle sıralayabiliriz; Güçlü şifreleme, çok faktörlü kimlik doğrulama ve düzenli güvenlik güncellemeleri uygulamak. Çalışan personeli kimlik avı girişimlerini ve diğer yaygın siber tehditleri tanıma konusunda eğitmek. Güvenlik açıklarını belirlemek ve azaltmak için düzenli olarak güvenlik denetimleri ve risk değerlendirmeleri yapmak. Güvenli veri depolama çözümleri kullanmak ve veri koruma yönetmeliklerine uyumu sağlamak. Ayrıca siber olaylardan kaynaklanabilecek olası finansal kayıplara karşı korunmak için işletmeler siber sigorta yaptırmayı düşünebilirler.” dedi.

    DİJİTAL PARANIN TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ POTANSİYEL ETKİLERİ NELERDİR?

    Öte yandan Prof. Dr. Burhan Pektaş, dijital paranın Türkiye ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerini ise şöyle değerlendirdi:

    “Dijital para, Türkiye’deki yeterince hizmet alamayan bölgelere finansal erişim sağlayarak ekonomik katılımı artırabilir. Çevrimiçi işlemleri kolaylaştırır, potansiyel olarak e-ticareti ve dijital işletmeleri canlandırır. Dijital işlemlerin takibi daha kolaydır, bu da gayri resmi ekonominin boyutunu küçültebilir ve vergi gelirlerini artırabilir. Türkiye Merkez Bankası, para arzı üzerinde daha kesin bir kontrole sahip olabilir ve ekonomik istikrarı iyileştirebilir. Ulusal bir dijital para birimi, yabancı dijital para birimlerine olan bağımlılığı azaltarak Türk lirasının istikrarına yardımcı olabilir.”

  • Keşan OSB’den Dolayı Tarlalarına Giremiyorlar

    Keşan OSB’den Dolayı Tarlalarına Giremiyorlar

    Paşayiğit’te kurulacak olan OSB Bölgesi’nin arkasında bulunan tarlalarına giden yolun kapanmasıyla tarlalarındaki ayçiçeklerini biçemeyen iki çiftçi bu durumdan şikayetçi oldu.

    Paşayiğitli iki çiftçi Ergün Sürücü ve Hüseyin Yörük, OSB temel atma töreninden sonra tarlalarına giden yolun kapandığını ve 45 dönüm tarladaki ayçiçeklerini hasat edememekten şikayetçi olduğunu belirttiler.

    Konuyla ilgili olarak konuşan Ergün Sürücü ve Hüseyin Yörük, ayçiçeklerini ektikten sonra tarlalarına giden yolun OSB çalışmaları nedeni ile kapatıldığını belirterek, “Yolun kapanmasından sonra tarlamızı bakımını yapamadık. Şu anda ayçiçeğimiz hasadımızı da yolun kapalı olması nedeniyle yapamıyoruz. Bu yerler bizim tapulu yerlerimiz bundan sonra da aynı skınıtıyı yaşayacağız. Bu konuda çözüm bulunmasını istiyoruz. Biz ne yapacağız, tarlalarımıza nerden geçeceğiz. Buraya güvenlik şeridi çekeceğiz, tel örgü çekemezsiniz buradan geçemezsiniz diyorlar. Tarlamızın 3 tarafı da derin vadi, biz kendi imkanlarımızla yol açma gibi bir şansımız yok. Bu konuda hangi kuruma gittiysek bizi oyaladılar. Hiçbir şey söylemediler. OSB ‘nin ÇED raporu hazırlanırken bize sizin tarlanıza ayrı bir yol verilecek denildi. Ama o yolu göremiyoruz. Tarlamızı işlemede mağduriyet yaşıyoruz, tarlalarımızın arkasında bir vadi var oraya dolgu yapılarak tarlamıza bir yol verilebilir. Bunu da bizim kendi imkanlarımız yapmamızla mümkün değil. Belediye  ya da Keşan Ticaret ve Sanayi odası  OSB ihalesini alan şirkete bu konuyu aktarsalar bu sorunumuzun çözülüceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

    Sürücü ayrıca konu ile ilgili olarak Edirne Vali Yardımcısı Eyyup Batuhan Ciğerci ile görüştüklerini ve Ciğerci’nin konuyu Özel İldare İl Müdürlüğü’ne ilettiğini ancak İl Özel İdaresi’nden Paşayiğit’e gelen yetkililerin bu konuda kendilerine yardımcı olamayacaklarını da belirtti.

    İki çiftçi şimdi hem ayçiçeklerinin verimsiz olmasından, hem de hasadı gerçekleştiremeyecek olmalarından dolayı kara kara düşünürlerken, yetkililerin kendilerine bir çözüm üretmesini de bekliyorlar.

  • DESA’nın Yarı Yıl Cirosu 1,2 Milyar TL’ye Ulaştı

    DESA’nın Yarı Yıl Cirosu 1,2 Milyar TL’ye Ulaştı

    Türkiye’nin lider deri ve deri mamulleri üreticisi ve perakendecisi DESA, güçlü finansal yapısıyla 2024 yılının ilk yarısında karlılığını korudu. Net kar marjını geçen yıla ve yılın ilk çeyreğine göre, FAVÖK marjını ise yine geçen yılın aynı dönemine göre yükseltti.

    DESA, 2023 yılının ilk altı ayında yüzde 19,7 olan FAVÖK marjını 2024’ün aynı döneminde yüzde 30,8’e çıkardı. 2024 yılının ilk çeyreğinde 17,5 milyon TL olan net karı ise ilk ay sonunda 166,8 milyon TL olarak gerçekleşti.

    Krediye ulaşımın kısıtlı olduğu ve borçlanma maliyetlerinin hızlı artış gösterdiği 2024 yılının ilk yarısında işlem hacmini ve piyasa değerini yükselten DESA, güçlü mali duruşunu korudu ve net nakit pozisyonunu 1.026 milyon TL’ye taşıdı.

    Türkiye’nin İtalya’ya yaptığı saraciye ürünleri ihracatının yüzde 65’ini tek başına gerçekleştiren DESA, 2024 yılının ilk yarısında, İtalya’da kurmuş olduğu yeni tesisinde kapasite artırmaya devam etti. Bu dönemde katma değerli ihracat yapma ve ‘cari fazla’ verme geleneğini sürdüren DESA, ihracatın ithalatı karşılama oranını yine iki katında tutmayı başardı.

    Dikey entegrasyonunu tamamlamış benzersiz iş modeliyle yatırımlarını her geçen gün artırdıklarını belirten DESA Genel Müdürü Burak Çelet, “İş modelimizin temelinde yer alan çok kanallı ve çok pazarlı yapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Üretim, ihracat ve perakende alanındaki 52 yıllık tecrübemizle elde ettiğimiz marka bilinirliğimizi uluslararası alanda da istikrarlı bir şekilde sürdürüyor ve attığımız adımlarla geliştiriyoruz. Özellikle İtalya’daki yatırımlarımızı ve global pazardaki konumumuzu sağlamlaştırmaya odaklanıyoruz. Bir Türk şirketinin saraciye sektöründe İtalya’da yaptığı ilk yatırım olan bu tesisimizin de katkısıyla yatırımcılarımıza değer yaratacak yeni iş birlikleri sayesinde yüksek katma değerli üretim hacmimizi daha da üst seviyelere çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

  • Hangi Köpek Irklarından Patlayıcı Madde Uzmanı Çıkıyor?

    Hangi Köpek Irklarından Patlayıcı Madde Uzmanı Çıkıyor?

    Bomba uzmanı ve uzman köpek eğitmeni,  Kimyasal Biyolojik Radyoaktif ve Nükleer Madde CBRN Uzmanı  olan Hasan Saratlı’nın  açıkladığı eğitim programı, köpeklerin olağanüstü koku alma yeteneklerine dayanıyor. Eğitim sürecinde köpekler, patlayıcı maddelerin karakteristik kokularını tanımak ve bu maddelerin gizlenebileceği yerleri tespit etmek için özel olarak hazırlanıyor. Eğitimlerde kullanılan simülasyon materyalleri, köpeklere patlayıcı maddeleri tanıtıyor ve onların bu maddeleri bulma becerilerini geliştiriyor.

    Program, köpeklerin yalnızca patlayıcı maddeleri bulmasını değil, aynı zamanda güvenlik açısından kritik bölgelerde nasıl arama yapacaklarını da öğretiyor. Havalimanları, toplu taşıma merkezleri, sosyal etkinlikler, uluslar arası spor yarışmaları, alışveriş merkezleri gibi yüksek riskli ortamlarda görev yapan bu köpekler, insanların güvenliğini sağlama konusunda büyük bir rol oynuyor.

    PSİKOLOJİK DESTEK VE SAĞLIK ÖNCELİĞİ ÖNEMLİ

    Hasan Saratlı, eğitim programının yalnızca köpeklerin fiziksel becerilerine değil, aynı zamanda psikolojik sağlıklarına da odaklandığını vurguladı. Akademideki eğitmenler, köpeklerin eğitim sürecinde mutlu ve motive olmalarını sağlamak için ödül teknikleri kullanıyor. Bu sayede köpekler, görevlerini yerine getirirken aynı zamanda keyifli bir eğitim süreci geçiriyorlar.

    Saratlı, patlayıcı madde tespiti yapan köpeklerin, insanların güvenliğini sağlamadaki kritik rolüne dikkat çekerek, eğitimli köpeklerin havaalanları, limanlar, kamu binaları ve toplu taşıma merkezleri gibi alanlarda önemli bir güvenlik unsuru olduğunu belirtti. Eğitimli köpeklerin hızlı ve etkili tespiti sayesinde olası tehditlerin bertaraf edilmesinde kilit bir rol oynadığını da sözlerine ekledi.

    HANGİ KÖPEK IRKLARINDAN PATLAYICI MADDE UZMANI ÇIKIYOR?

    Alman Çoban Köpeği, Belçika Çoban Köpeği, Hollanda Çoban Köpeği (Dutch), Springer Spaniel ve Labrador Retriever gibi köpek ırkları, patlayıcı madde uzmanı olabiliyor. Bunlara ek olarak, Cocker Spaniel, Beagle ve Belçika Malinois gibi ırklar da üstün koku alma yetenekleri, zeka seviyeleri ve çalışma isteklilikleri sayesinde patlayıcı madde tespiti konusunda başarıyla eğitilebiliyor. Bu ırklar, kritik güvenlik noktalarında patlayıcı maddeleri hızlı ve güvenli bir şekilde tespit edebilecek kapasiteye sahipler.