Yazar: Haber Merkezi

  • İzmir’in Kurtuluşuna Anlamlı Buluşma: Tarih ve Kültür Bir Arada

    İzmir’in Kurtuluşuna Anlamlı Buluşma: Tarih ve Kültür Bir Arada

    İzmir İktisat Kongresi Merkezi, “9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu Paneli ve Türk Tarih Kurumu Arşivinden Fotoğraflarla Millî Mücadele’de Batı Cephesi Sergisi” isimli programa ev sahipliği yapacak. İzmir Valiliği, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Tarih Kurumu ile Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) iş birliğinde düzenlenecek olan etkinlik, 9 Eylül 2024 Pazartesi günü saat 12.30’da gerçekleştirilecek.

    Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Uyar’ın oturum başkanlığında gerçekleştirilecek olan 9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu Paneli’nde, DEÜ Öğretim Üyesi ve Türk Tarih Kurumu Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Dilşen İnce Erdoğan, Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Öksüz ve Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mevlüt Çelebi tarafından, 30 Ağustos Zaferinden 9 Eylül İzmir’in kurtuluşuna kadar olan Milli Mücadele dönemi ve İtalyan kamuoyunda İzmir’in kurtuluşu hakkında bilgiler içeren sunumlar yapılacak.

    “TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR”

    DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İzmir’in kurtuluşu sürecine ve Milli Mücadele dönemine ışık tutacak programın halka açık olduğunu vurgulayarak, “Bağımsızlık destanımızın taçlandığı, Cumhuriyetimizin temellerinin daha da güçlendiği 9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu’nun 102’nci yıl dönümünde, Dokuz Eylül Üniversitesi olarak birtakım etkinliklerle bu kutlu günü anıyoruz. Onlardan biri olan ve tüm İzmirlilerin de katılabileceği 9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu Paneli’nde, değerli konuklarımızın anlatımlarıyla dönemin ruhunu hep birlikte bir kez daha yaşayacak ve bağımsızlığımızın önemini kavrayacağız. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, adını bu anlamlı günden alan bir yükseköğretim kurumu olmanın gururunu yaşıyoruz. Etkinliğimize tüm halkımızı bekliyoruz” dedi.

  • Mersin’de Küçük Akbabaların Yeni Yuvaları Tespit Edildi

    Mersin’de Küçük Akbabaların Yeni Yuvaları Tespit Edildi

    Şubat 2024’ten Temmuz 2024’e kadar olan dönemi kapsayan rapor, önemli bulgular içeriyor. 31 aktif küçük akbaba yuvasının tespit edilmesi, farklı beslenme kaynaklarının belirlenmesi ve Çoban Ağı ile sürekli veri akışı sağlanması bu bulgular arasında öne çıkıyor.

    Küçük Akbabaları Koruma Projesi, Vaillant Türkiye ve Doğa Derneği’nin iş birliğiyle, sürdürülebilir doğa koruma çalışmalarına önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin korunması adına önemli bir adım atan Vaillant Türkiye, Doğa Derneği ile 2015 yılından bu yana sürdürdüğü “Küçük Akbabaları Koruma Projesi”nin 2024 yılına ait ilk başarılarını ara raporla açıkladı.

    Mersin Bölgesi‘nde yeni yuva ve beslenme alanları tespit edildi

    Proje kapsamında Mersin Bölgesi’nde gerçekleştirilen saha araştırmalarında, küçük akbabaların üreme ve beslenme alanları detaylı bir şekilde incelendi. Bu çalışmalar sonucunda, bölgedeki 31 aktif küçük akbaba yuvası tespit edildi. Ayrıca, küçük akbabaların farklı beslenme kaynaklarına bağlı olarak dağılım gösterdiği belirlendi. Örneğin, batı bölgelerinde açık çöplüklerden beslenen küçük akbabalar, doğu bölgelerinde ise tavuk çiftliklerinin atıklarıyla besleniyor. Bu türün geleceği açısından büyük önem taşıyan bu bulgular, Mersin’in küçük akbabalar için kritik bir habitat olduğunu ortaya koyuyor.

    Çoban Ağı ile sürekli veri akışı sağlandı

    Küçük akbaba koruma çalışmalarında yerel topluluklarla iş birliği büyük rol oynuyor. Çoban Ağı aracılığıyla, düzenli veri alışverişi sağlanarak küçük akbabaların göç hareketleri ve yaşam alanları hakkında sürekli bilgi akışı temin edildi. Bu ağ sayesinde, göçmen kuş türlerinin hareketleri ve bölgedeki tehditler hakkında da önemli veriler toplandı.

    Farkındalık çalışmaları ve etkinliklerle somut çıktılar hedefleniyor

    Kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Sosyal medya kampanyaları, festivaller, podcast’ler ve bilimsel makalelerle küçük akbabaların korunması konusuna dikkat çekildi. Bu çabalar, küçük akbabanın korunması ve geleceğinin güvence altına alınmasına yönelik somut sonuçlar üretiyor.

    Geleceğe yönelik hedefler

    Nesli küresel ölçekte tehlike altında olan küçük akbabaların korunması için kritik bir rol oynamaya devam eden proje ile Türkiye’de yıllık olarak 1500-3000 çift arasında ürediği tahmin edilen küçük akbabaların yaşam alanlarının korunması ve popülasyonlarının artırılması hedefleniyor. Vaillant Türkiye ve Doğa Derneği, yerel topluluklarla iş birliği içinde bu çalışmalarını sürdürerek, küçük akbabaların ve diğer yaban hayatı türlerinin korunmasına katkıda bulunmaya devam etmeyi hedefliyor.

    Vaillant Group Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan, “Proje kapsamında gerçekleştirilen medya iletişimleri, bilimsel çalışmalar ve yerel topluluklarla iş birliği, türün korunması ve geleceğinin güvence altına alınması adına umut verici gelişmeler olarak öne çıkıyor. Bu başarılı iş birliği, diğer türlerin korunmasına yönelik çalışmalara da örnek teşkil ediyor ve gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefine katkıda bulunuyor” diyerek projenin önemini vurguladı.

    Doğa Derneği Genel Koordinatörü Serdar Özuslu ise konuyla ilgili açıklamasında, “Yereldeki paydaşlarla kurulan ilişkiler sayesinde çalışmalarımızın etki alanı genişlemiş durumda. Farkındalık çalışmalarımız ise artarak devam ediyor. Küçük akbabaları tehdit eden faktörler ve azaltıcı önlemler de yine önümüzdeki dönemlerde odağımızda olmaya devam edecek” diyerek projenin gelecekteki hedeflerine dikkat çekti.

  • 873 Adet Etkileşimli e-içerik EBA’da Yayımda

    873 Adet Etkileşimli e-içerik EBA’da Yayımda

    BİLSEM Destek Eğitim Programı’nda yer alan 419 İngilizce, 360 sınıf etkinliği ve 94 bilişim teknolojileri ve yazılım dersi e- içeriği, yıl boyunca Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen e-içerik geliştirme eğitimlerine katılan öğretmenlerden oluşan ekipçe hazırlandı.

    Üretilen e-içerikler, öğrencilere zenginleştirme ve derinleştirme yoluyla öğrenme fırsatı sunarken aynı zamanda öğrencilerin etkileşim üzerinden aktif öğrenme sürecine dâhil olmalarına katkı sağlıyor.

    Özel yetenekli öğrencilerin bilişsel yeterlikleri dikkate alınarak hazırlanan e-içerikler özgünlük, tutarlılık, kullanım kolaylığı, yeniden kullanılabilirlik, güncellik, ekonomiklik, ortamdan bağımsızlık, zamansal yakınlık vb. gibi teknolojik ve tasarımsal ilkelerine önem verilerek hazırlanarak içeriklerde hedef kitlenin özelliklerine uygun etkinlere yer verildi.

    Özel yetenekli öğrencileri öğrenme sürecinde aktif kılmak amacıyla hazırlanan e-içeriklerde eşleştirme, çoktan seçmeli, sıralama, okuduğunu anlama, doğru yanlış soruları gibi etkinliklerin yanı sıra şifreyi bulma, videoyla ilgili soruları cevaplama gibi öğrencilerin yaratıcılık becerilerini ön plana çıkaran farklı türde etkinliklere de yer verildi.

    Hazırlanan e-içerikler, öğrencilere oyunlaştırma yoluyla etkileşimli bir öğrenme fırsatı sağlamakta ve öğretim programına uygun çoklu ortam araçları ile öğrencilerin eğlenerek öğrenebilecekleri, öğrendiklerini kalıcı hâle getirebilecekleri, anlık geribildirim alabilecekleri alternatif bir öğrenme imkânı sunuyor.

  • Sağlıklı büyümede ‘beslenme çantaları’ en büyük güç… İş, velilere düşüyor!

    Sağlıklı büyümede ‘beslenme çantaları’ en büyük güç… İş, velilere düşüyor!

    2024-2025 Eğitim ve öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala eğitimciler kadar aileler de hazırlıkları hızlandırdı. Okul hazırlıklarının aileler için sadece giyim, kırtasiye ve akademik hazırlıktan ibaret olmaması gerektiğini belirten Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk; sağlıklı nesiller için koruyucu hekimlik ilk şartlardan biri olduğunu belirterek, “Koruyucu hekimlikte ise doğru ve dengeli beslenme alışkanlıkları büyük bir öneme sahip. Geleceğimiz olan çocuklarımızı eğitim ve öğretim döneminde sağlıklı beslenme, güçlü bir bağışıklığa ve dolaylı olarak hastalıklardan korunmaya ve ders başarısına uzanan bir zinciri kapsıyor. Bizler, Türk Böbrek Vakfı olarak gerek okul eğitimleri ile gerekse “okul gıdası logosu” projesi ile üstümüze düşen her türlü görevi yürütüyor ve takipçisi oluyoruz. Şimdi sıra ailelerde. Çocuklarımızın sağlığını kötü ve yetersiz beslenmeye emanet etmemeliyiz. Elimizde büyük bir güç var: beslenme çantaları. Bizler edinilmesi gereken beslenme alışkanlıklarını, onlara sunduğumuz sağlıklı beslenme çantaları ile oturtmalı ve salgın gibi ilerleyen obezite dahil birçok hastalığın önüne geçmeliyiz. Haydi aileler, akademik başarı yetmez sağlıklı nesiller sizlerin elinde” diye konuştu.

    Okullar açılması ile çocukları yeni bir düzenin beklediğini belirten Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın; “Öğrencilerin günde en az birana, bir ara öğünlerini okulda geçirdiklerini düşündüğümüzde, öğrencilerin okullarda ulaşabildikleri yiyeceklerin de sağlıklı olması gerekiyor. Ancak okul kantinlerinde ve okulların çevresinde bulunan marketlerde öğrenciler sağlıksız besinlere, paketli abur cuburlara kolaylıkla ulaşabiliyorlar. Bu durum öğrencilerin hem ders başarısını hem de başta obezite ve şeker hastalığı olmak üzere birçok hastalığa zemin hazırlayarak çocukların sağlığını etkileyebiliyor.” dedi.

    “SAĞLIKLI BESLENME DÜZENİ İÇİN İLK ŞART: ÖĞÜN ATLAMAMAK VE BİRLİKTE MASAYA OTURMAK”

    Sağlıklı beslenme düzeninin evde başlaması ve okulda da veliler tarafından desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Gökçen Efe Aydın; “Evde bu düzeni oturtmanın en kolay yöntemi, öğün atlamadan hep birlikte masaya oturmak ve sağlıklı besinler ile beslenmekten geçiyor. Evde peynir, yumurta, tam tahıllı ekmek, zeytin ve mevsim yeşilliklerinin yer aldığı dengeli bir kahvaltı ile güne başlayan ve okulda yapacakları öğünleri beslenme çantalarından temin eden çocuklar hem okul başarısına hem de güçlü bir bağışıklığa sahip olacaklardır.” dedi.

    Örnek beslenme çantası içerikleri ile ilgili bilgi veren Gökçen Efe Aydın; “Gün boyu ihtiyaç duyulan enerjinin bir bölümü beslenme çantasındaki besinler ile karşılanabilir. Bütün besin gruplarının bulunduğu bu beslenme çantaları, okulda yeterli ve dengeli beslenmek için kilit rol oynar. Tam tahıllı sandviçler, taze meyveler, yoğurt, kuruyemiş gibi besinler, çocukların ihtiyacı olan enerjiyi sağlarken, onların zihinsel ve fiziksel performansını da destekler.” ded,

    İŞTE ÖRNEK BESLENME ÇANTASI İÇERİKLERİ

    • Tam tahıllı peynirli sandviç – Ayran
    • Mevsim meyvesi – Kuruyemişler – Yoğurt
    • Kuru meyve – Kefir – Galeta
    • Ev yapımı az şekerli kurabiye/kek – Süt – Kuruyemiş
    • Ev yapımı peynirli tost – Ayran – Yeşillik
    • Evde yapılan sebze/et yemeği – Ayran -Tam tahıllı ekmek
  • Bakan Yumaklı: Destekleri Sadeleştirdik

    Bakan Yumaklı: Destekleri Sadeleştirdik

    “Tarımda Yeni Dönem” konulu basın toplantısında konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, son dönemde iklim değişikliği, nüfus artışları, doğal afetler, göç, gıda milliyetçiliği, jeopolitik riskler ve daha birçok konunun tarımsal üretimi riskli hale getirdiğini kaydetti. Bu etkilere toprak ve suyun azalması ile kirlenmesinin eklenmesiyle ne kadar büyük bir riskle karşı karşıya kalındığını gördüklerine işaret eden Bakan Yumaklı, “Bakanlık olarak bu risklere; sürdürülebilir, verimli, kaliteli, kayıtlı ve yatırım yapılan bir sektörle üretim gücümüzle cevap vermiş olacağız.” diye konuştu.

    Dünyada 4,4 trilyon dolarlık tarımsal hasılanın bulunduğu bilgisini paylaşan Yumaklı, Türkiye’nin 68,5 milyar dolarla Avrupa’da birinci sırada, dünyada da ilk 10 içerisinde yer alan bir tarımsal üretim hasılasına sahip olduğunu bildirdi.

    “BİTKİSEL ÜRETİM PLANLAMASINDA SUYU MERKEZE KOYDUK”

    Bakan Yumaklı, ülkenin su stresi altında olan bir ülke olduğunun altını çizdi. Kişi başına düşen bin 313 metreküplük bir potansiyelle su stresi altına olan bir ülke olduklarını kaydeden Bakan Yumaklı, “Eğer hiçbir aksiyon almazsak, 2030 yılında 1000 metreküpün altına düşme riskimiz var ve bu bizim su fakiri bir ülke kategorisine girmemizi gerektirecek bir sonucu doğuracak. Dünyanın tarımsal üretimde önemli ülkeleri iklim değişikliği, gıda güvenliği, tarladan sofraya kadar stratejiler, sürdürülebilirlik, etkin toprak, etkin su yönetimi ve geliştirilmiş çiftlik uygulamaları dahil olmak üzere birçok konuda yeni normal dediğimiz etkenlere cevap vermeye çalışıyor.” diye konuştu.

    Bitkisel üretim planlamasına çalışırken suyu merkeze koyduklarına işaret eden Yumaklı, tarımsal üretim planlamasının bundaki sonraki dönemlerinin kendileri için en önemli girdisinin su olduğunun altını çizdi.

    “TARIMSAL DESTEKLERİ SADELEŞTİRDİK”

    Bakan Yumaklı, yeni uygulamalara önceki destekleme modeliyle cevap vermelerinin mümkün olmadığına değinerek, “Verilen tarımsal kredileri tamamen üretim planlamasına odakladık. Hibe programları, sözleşmeli üretim, kayıtlılık, tarım sayımı, işlenmeyen arazilerin tarımsal üretime kazandırılması gibi konuları araçlar olarak üretim planlamasının en önemli başlıkları olarak ortaya koyduk ve uyguladık.” diye konuştu.

    Önceki destekleme modelinde alt başlıklarıyla birlikte 165 kalemde destekleme verdiklerini anımsatan Yumaklı, 2022’de 129 milyon ton, 2023’te de 137 milyon tonluk üretimde tarımsal desteklerin yönlendirici etkisinin olduğunu aktardı. Bakan Yumaklı, tarımsal desteklerin sadeleştirilmesi konusunda herkesin mutabık kaldığını ifade ederek, “Bunu sadece bitkisel üretimi planlarken yapmadık. Hayvansal üretim başlığı ile su ürünleri başlığını da planlarken oradaki destekleri sadeleştirmiş olduk.” dedi.

    Ülkede yaklaşık 24 milyon hektar ekilebilir tarımsal arazi bulunduğuna dikkati çeken Yumaklı, bu arazilerin 3,8 milyon hektarının çok yıllıklı bitki denilen dikili meyvelerden ve diğer bitkilerden oluşan kısım için kullanıldığı bilgisini paylaştı. Bakan Yumaklı, 20,2 milyon hektarın da geriye kalan ürünlerin üretilmesi için kullanıldığına işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Üretim planlamasına başlarken, Türkiye’de yaklaşık 206 başlıkta geniş bir yelpazede üretim yapıldığını göz önüne alarak stratejik ürünlerden başlamayı hedefledik. 13 stratejik ürün, hububat, baklagil, yağlı tohumlar ve diğer dediğimiz patates ve soğan. Neden bu stratejik ürünleri seçtik? Çünkü bu ürünler ülkemizdeki 20,2 milyon hektarın 15,6 milyon hektarında ekilen ürünler. Üretim planlamasının düğmesine bastığımızda, yaklaşık yüzde 77’si oranında ekilen ürünleri planlamaya almış olduk. Gıda arz güvenliğimiz için önemliydi, stratejik önemliydi, insan ve hayvan beslenmesi önemliydi ve sanayimizin ham madde temini önemliydi. Artı bir dediğimiz de yem bitkileri. 13 artı 1 ürünle 1 Eylül 2024 itibarıyla üretim planlamasına Türkiye’deki toprakların yüzde 77’sinde üretilen ürünleri planlama kapsamına almış olduk.”

    Hububatta 2027 planlama dönemi sonuna kadar yüzde 13’lük bir artış öngördüklerini bildiren Yumaklı, 35 milyon tondan 39,5 milyon tona çıkılacağını belirtti. Baklagillerde de yüzde 17’lik bir artış planladıklarını anlatan Yumaklı, yağlı tohumlarda da yüzde 22’lik bir artışı sağlamış olacaklarına dikkati çekti.

    DESTEKLERDEKİ “İLK”LER

    Destekleri açıklarken bu planlama sürecinde birçok ilki de gerçekleştirdiklerine işaret eden Bakan Yumaklı, “Destekler ilk kez üretim döneminden önce açıklandı. 3 yıl boyunca geçerli olacak üretim destekleri yine bu süreçte açıklanmış oldu. Stratejik ürünlere ilave planlama desteği yine ilk kez bu modelde gerçekleştirilmiş olacak. Destek tutarlarının girdi maliyetleri baz alınarak belirlenmesi ve değişime göre güncellenmesi bu modelde söz konusu olacak. Su kısıtı olan bölgelerde kademeli üretime dahil olan ürünlere de ilave destek olacak. Kamu tarafından geliştirilen yerli ve milli tohumlara da ilave destek vermiş olacağız. Bitkisel üretim planlamasında yer alan üreticilerimiz, hangi havzada, hangi ürünü ekerse nasıl bir destek alacağını bugünden itibaren önümüzdeki 3 yıl boyunca biliyor oldu. İleriye doğru, üçer yıllık periyotlarda açıklamış olacağız.” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Tekin Yeni Dönem Zilini Çaldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Tekin Yeni Dönem Zilini Çaldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen “2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni” ile “Eğitim Teknolojileri AR-GE ve Kalite Zirvesi”ndeki konuşmasında, 5’incisi düzenlenen uluslararası zirveye katılmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

    Akademik çalışmaları tebliğleri, tecrübe ve birikimleriyle dinleyicileri aydınlatacak tüm katılımcılara şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, “2024-2025 eğitim öğretim yılının öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve eğitim camiamız için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Pazartesi günü okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerimiz için düzenlediğimiz uyum programlarıyla yeni eğitim öğretim yılına başladık. Diğer öğrencilerimiz ise 9 Eylül Pazartesi günü okullarına kavuşuyorlar. Yaklaşık üç aylık yaz tatilinin ardından yüreklerinde okul heyecanı taşıyan tüm yavrularımızı sevgiyle kucaklıyor, Rabb’imden hepsine üstün başarılar niyaz ediyorum.” diye konuştu.

    Erdoğan; Anadolu’nun dört bir yanında, tüm il ve ilçelerde, köylerden kasabalara kadar vatanın her köşesinde maarifi yüceltmek için emek veren eğitim çalışanlarını da selamladı.

    Türkiye’yi yüceltmek ve ilelebet payidar kılma mücadelede canlarını ortaya koyan kesimlerden birinin de öğretmenler olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehit öğretmenlerimizi özellikle de Necmettin Yılmaz ve Aybüke Yalçın gibi genç yaşta terör örgütlerinin hain saldırılarıyla bizden koparılan eğitim neferlerimizi rahmetle yad ediyorum. Aynı şekilde 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizi de unutmayacağımızı, hatıralarını daima yaşatacağımızı bir kez daha ifade ediyorum. Rabb’im hepsinin ruhunu şad, mekânlarını cennet eylesin diyorum” dedi.

  • Öğrencilerin Yenilikçi Fikirleri Bi-Fikir KAP’ta 6. Kez Ödüllendirildi

    Öğrencilerin Yenilikçi Fikirleri Bi-Fikir KAP’ta 6. Kez Ödüllendirildi

    Finale yükselen 10 proje arasından Migros Akıllı Şef birinci, AGCharge ikinci, Enature ise üçüncü oldu. Başarılı projeler alanına göre Anadolu Grubu şirketlerinde uygulamaya alınma fırsatı elde etti.


    Anadolu Grubu’nun, üniversite öğrencilerinin yenilikçi ve yaratıcı fikirlerini hayata geçirme hedefiyle düzenlediği Bi-Fikir KAP (Kariyerini Anadolu Grubu’nda Planla), bu yıl 6. kez düzenlendi. Anadolu Grubu’nun inovasyon programı Bi-Fikir kapsamında, üniversite öğrencilerinin projeye dahil edilmesiyle hayata geçirilen Bi-Fikir KAP’ın 6. final etkinliği Anadolu Grubu Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe, Anadolu Grubu üst yönetimi, üniversite öğrencileri ve mentorlar katıldı. Etkinlikte, yarı finali başarıyla tamamlayarak finale kalan 10 projenin sunumu yapıldı. Bu yılın birincisi Migros ile eşleştirilen Akıllı şef, ikincisi Anadolu Isuzu ile eşleştirilen AGCharge, üçüncüsü Anadolu Efes ve Migros ile eşleştirilen Enature oldu. Birinci 60 bin TL, ikinci 40 bin TL ve üçüncü 30 bin TL ile ödüllendirildi.


    Anadolu Grubu İcra Başkanı Burak Başarır, gençlere yapılan yatırımların, gelecek için atılan en değerli adımlar olduğunu vurguladı. Başarır, “Anadolu Grubu’nun yenilikçi ve girişimci ruhunun en önemli simgelerinden biri olan inovasyon programımız Bi-Fikir’de hem grup çalışanlarımızın hem de üniversiteli gençlerimizin fikirleriyle değer üretmeye devam ediyoruz. 6 yıl önce programımızın üniversite öğrencilerine açılmasıyla başlayan Bi-Fikir KAP, gençlerden büyük ilgi görüyor. Sadece bu yıl 530 proje önerisi geldi. Ortak aklımıza katılan her fikre, her projeye büyük değer veriyoruz. Anadolu Grubu olarak geleceğimiz için üretmeye ve bu konuda gençlerimizi de teşvik etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.


    6 yılda 1604 proje başvurusu geldi


    Bi-Fikir KAP’a 6 yılda, Türkiye’deki 194 üniversitenin 353 bölümünde okuyan öğrencilerden toplamda 1604 proje önerisi geldi. Programa katılan 10 öğrenci grupta staj ve işe alım fırsatı yakalarken, 9 proje de uygulamaya alındı. Programa bu yıl üniversite öğrencilerinden 530 öneri geldi. Üniversite öğrencilerinin fikirleri  adresi üzerinden toplandı. Anadolu Grubu şirketlerinin projeler ile ilgili görüşleri alınarak yarı finale yükselen 20 proje arasından seçilen 10 proje önerisi inovasyon kampına katılmaya hak kazandı. İnovasyon kampı kapsamında, ilgili projelerin ekip üyelerine, müşteri analizi, fikir hayata geçirme, pazarlama ve prototipleme konularında eğitimler verildi. Seçilen projeler için, ilgili şirketlerden konusunda uzman mentorlar atandı. Bu sürecin ardından 10 ekip, Bi-Fikir KAP finalinde yarışmaya hak kazandı. Finalde gerçekleştirilen sunumlar sonrasında, Anadolu Grubu şirketlerinden jüri üyelerinin değerlendirmeleri sonucu en başarılı üç proje belirlendi.


    Anadolu Grubu Hakkında


    Anadolu Grubu, “Anadolu’yu dünyaya, dünyayı Anadolu’ya bağlayan yıldız” olma vizyonuyla bugün 20 ülkede, 80’den fazla şirketi, 90’dan fazla üretim tesisi, 6 Ar-Ge merkezi ve 100.000 çalışanı ile faaliyetlerini bira, meşrubat, perakende, tarım, otomotiv, kırtasiye ve enerji olmak üzere 7 sektörde sürdürüyor. 1950 yılında Yazıcı ve Özilhan aileleri tarafından kurulan Grup, hem rakamsal verileri ve üretim gücü hem de geliştirdiği ve içinde yer aldığı projelerle Türkiye ekonomisinin en büyük itici güçlerinden biri konumundadır. AB InBev, The Coca-Cola Company, Faber-Castell, Isuzu, Kia, Honda, Honda Marine, Kohler, Johns Hopkins Medicine gibi alanlarında dünyanın önde gelen isimleri olan markalarla ve şirketlerle kurduğu ortaklıklarla çok uluslu ve girişimci bir grup olma misyonu doğrultusunda hareket ediyor. Grubun 2023 yılı cirosu 375,6 milyar TL olarak gerçekleşirken, toplam aktif büyüklüğü 391,8 milyar TL oldu.


    Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim kapsamındaki çalışmalarını, Anadolu’dan Yarınlara sürdürülebilirlik stratejisi ile Doğanın, İşin ve İnsanın “yarını” değer alanlarında yönetiyor. Sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde tarım, eğitim, sağlık, spor, kültür-sanat ve turizm gibi pek çok alanda çalışmalar yapan Grup, sosyal kuruluşları Anadolu Vakfı, Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi ve Anadolu Efes Spor Kulübü ile topluma katkılarını duyarlılıkla gerçekleştiriyor.


    Global markalar ve çok uluslu şirketlerle ortaklık kültürü, markalı tüketici ürünlerindeki uzmanlığı, geniş bir coğrafyada güçlü bir bölgesel oyuncu olarak sahip olduğu deneyim ve güçlü kurumsal yönetim anlayışıyla, Anadolu Grubu faaliyette bulunduğu her alanda sürdürülebilir bir anlayışla değer katarak hızlı ve sağlıklı büyümesini devam ettiriyor.

  • Başakşehir’e UEFA’dan Ağır Ceza: Transfer Kısıtlaması ve Men Tehlikesi!

    Başakşehir’e UEFA’dan Ağır Ceza: Transfer Kısıtlaması ve Men Tehlikesi!

    Başakşehir’in aksine, Türkiye’den Beşiktaş ve Trabzonspor, İtalya’dan Milan ve Inter, Fransa’dan Monaco, Olimpik Marsilya ve Paris Saint-Germain (PSG) ile Belçika’dan Royal Antwerp gibi takımlar, 2023 mali yılı için belirlenen ara mali hedefleri başarıyla yerine getirdi. Bu kulüpler, mali kurallara tam uyum sağladıkları için herhangi bir ceza ile karşılaşmadı. Özellikle Avrupa’nın dev kulüpleri arasında yer alan PSG ve Inter gibi takımların, mali disipline uyumlarıyla dikkat çekmeleri, UEFA’nın kuralları uygulamada ne kadar titiz olduğunu gösteriyor.

    Aston Villa ve Olimpik Marsilya’ya Para Cezası

    UEFA, mali bilgilerini geç gönderdikleri gerekçesiyle Aston Villa ve Olimpik Marsilya kulüplerine de para cezası verdi. İngiltere Premier Lig temsilcisi Aston Villa, 60 bin avro, Olimpik Marsilya ise 20 bin avro ceza aldı. Bu cezalar, UEFA’nın mali şeffaflık konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

    Roma’ya 2 Milyon Avro Ceza

    Başakşehir’in yanı sıra, İtalya’nın köklü kulüplerinden Roma da 2023 mali yılı için belirlenen ara hedefleri kısmen aşması nedeniyle 2 milyon avro para cezasına çarptırıldı.

  • Konya’da Feci Kaza: Park Halindeki Tıra Çarpan Kamyonet Sürücüsü Hayatını Kaybetti!

    Konya’da Feci Kaza: Park Halindeki Tıra Çarpan Kamyonet Sürücüsü Hayatını Kaybetti!

    Konya’nın Ilgın ilçesinde meydana gelen üzücü trafik kazasında, park halindeki bir tıra çarpan kamyonetin sürücüsü hayatını kaybetti. Kaza, D-300 kara yolu üzerinde Argıthanı Mahallesi yakınlarında gerçekleşti. Sürücünün olay yerinde yaşamını yitirdiği kazada, güvenlik ve sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi.

    Kaza, Konya’nın Ilgın ilçesinde yer alan D-300 kara yolunda saatler 16.00’yı gösterirken gerçekleşti. Veli Ülkü idaresindeki 42 RY 385 plakalı kamyonet, henüz bilinmeyen bir nedenle yol kenarında park halinde bulunan tıra hızla çarptı. Görgü tanıklarının ifadesine göre, kamyonet emniyet şeridinde duran tırı fark edemedi ve doğrudan arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonet sürücüsü Veli Ülkü ağır yaralandı.

    Kazanın ardından olay yerine hızla 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, kamyonet sürücüsü Veli Ülkü’ye olay yerinde müdahale etti. Ancak, yapılan tüm müdahalelere rağmen sürücü kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

  • Esenyurt’ta Polise Silahlı Saldırı: 18 Suç Kaydı Olan Saldırgan Vurularak Etkisiz Hale Getirildi!

    Esenyurt’ta Polise Silahlı Saldırı: 18 Suç Kaydı Olan Saldırgan Vurularak Etkisiz Hale Getirildi!

    İstanbul’un Esenyurt ilçesinde çıkan kavga, polise yönelik bir saldırı ile sonuçlandı. İki grup arasında yaşanan gerginliğe müdahale eden polis ekiplerine, taraflardan biri silahla saldırdı. Olayda, saldırgan bacağından vurularak etkisiz hale getirildi ve hastaneye kaldırıldı. Saldırganın 18 ayrı suç kaydının olduğu öğrenilirken, olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı.

    Olay, Esenyurt Fatih Mahallesi Bahçeyolu Caddesi’nde saat 20.30 sıralarında yaşandı. İddiaya göre, iki grup arasında “telefon hırsızlığı” nedeniyle bir tartışma çıktı. Taraflar arasındaki tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahale sonrasında kalabalığı dağıtan polis ekipleri olay yerinden ayrıldı.

    Ancak olay burada bitmedi. Polislerin ayrılmasından kısa bir süre sonra iki grup yeniden karşı karşıya geldi ve bir kez daha kavgaya tutuştu. Bunun üzerine polis ekipleri yeniden bölgeye çağrıldı. Bu kez olay, sadece taraflar arasında değil, polisle de gerilim yaşanmasına yol açtı.

    Polisin müdahale ettiği sırada, Erol Y. isimli bir şahıs kalabalığı dağıtmak isteyen polis memurlarına saldırmaya çalıştı. Yanında getirdiği silahı çeken Erol Y., uyarılara aldırış etmeksizin polislerin üzerine yürüdü. Polisin havaya uyarı ateşi açmasına rağmen saldırgan durmadı ve tehditkar tavrını sürdürdü.

    Saldırganın uyarılara rağmen silahıyla ilerlemeye devam etmesi üzerine, polis memuru Erol Y.’yi bacağından vurarak etkisiz hale getirdi. Yaralı saldırgan, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Polis, olayın ardından saldırganın abisi ve bir yakını da dahil olmak üzere 3 kişiyi gözaltına aldı.

    18 Suç Kaydı Bulunan Saldırgan

    Olay sonrası yapılan incelemelerde, saldırgan Erol Y.’nin 18 ayrı suç kaydının olduğu ortaya çıktı. Daha önce çeşitli suçlardan sabıkası bulunan Erol Y.’nin, bu olayda da silahla tehdit ve saldırı girişiminde bulunduğu belirtildi. Şüphelinin, polisin müdahalesiyle etkisiz hale getirilmesi olası bir faciayı önledi.

    Mahalle Esnafının İddiaları: “Bu Çocuğun Bir Ton Suç Kaydı Var”

    Olayın tanıklarından biri olan mahalle esnafı Suphi Demir, olayın detaylarını anlattı. Demir, Erol Y.’nin daha önce de mahallede çeşitli suçlara karıştığını, hatta telefon hırsızlığı yüzünden bu kavganın çıktığını söyledi. Esnaf, şu ifadeleri kullandı:

    “Bir arkadaşın telefonunu çalmışlar herhalde. Baba oğul da şahsı görünce konuşmak istemişler. Şahıs da silahına davranıp ateş etmeye çalışmış. Polis hızlı bir şekilde geldi, polise de ateş etmeye kalktı. Polis de görevini yaparak etkisiz hale getirdi.”

    Erol Y.’nin mahallede tanınan biri olduğunu belirten Demir, madde bağımlısı olduğu ve daha önce de araba hırsızlığı gibi olaylara karıştığını söyledi. Erol Y.’nin adli kontrol şartı ile serbest bırakılmasına tepki gösteren Demir, mahallede herkesin bu şahsı tanıdığını ve sürekli suç işlediğini dile getirdi.