Yazar: Haber Merkezi

  • CHP’li Çiler Uyardı: Enflasyon Düzeltmesi Geçici Vergi Dönemlerinde Sorun Yaratır

    CHP’li Çiler Uyardı: Enflasyon Düzeltmesi Geçici Vergi Dönemlerinde Sorun Yaratır

    CHP’li Milletvekili Nail Çiler, Türkiye’deki yüksek enflasyon sebebiyle Vergi Usul Kanunu’nda yer alan şartlar oluştuğundan dolayı yaklaşık 20 sene sonra ilk kez 31 Aralık 2023 tarihli bilançoların düzeltmeye tabi tutulduğunu, buna göre 31 Aralık 2023’te güncellenen sermayenin stok ve taşınmaz değerlerinin yeniden enflasyon değerlemesine tabi tutulacağını kaydetti. 

    CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, “ 31 Aralık 2023 tarihinde yapılan düzenleme  sonrasında bilançoda maliyet değerleri ile yer alan Parasal olmayan varlıklar ve kaynakların değerlemesi yeniden yapılmıştır. Vergi Usul Kanunu’nda yer alan hükümler kapsamında bu düzenleme 2024 ve 2025’te de devam edecek. Bu düzeltme geçici vergi dönemlerinde yani her 3 ayda 1 yapılacak. Yapılan bu düzeltmeler özellikle sanayicimize vergi olarak dönecektir” dedi.

    Kazanç elde edilmeyen unsurlardan enflasyon sebebiyle vergi ödemek zorunda kalınacağını vurgulayan Çiler, “ Düzenleme ile  şirketler kazanç elde etmediği veya üretime geçmediği unsurlar için de vergi ödemek durumunda kalacaklar. Bu durumda şirketler gerçek bir değer artışı olmamasına rağmen enflasyondan kaynaklı ekstra vergilendirmeye maruz kalacaklar. Bize ulaşan Mali müşavirler, sanayiciler bu durumdan oldukça rahatsız. Düzeltme işleminin 2024 yılı için yapılmaması konusunda taleplerini bize iletiyorlar. Konunun uzmanları ile görüşerek detaylı bilgi de aldık. Bu konuda bize destek veren Yeminli Mali Müşavirler Bülent Görer ve Şükrü Dilaver’e teşekkür ediyorum ” dedi.

    Yatırım aşamasında olan şirketler için de benzer durum olduğunu ifade eden CHP’li Çiler, “Düzenleme ile şirketlerin özkaynakları, devreden bakiyeleri ve stokları düzeltmeye tabi tutulduğu için bu kaynaklardan ekstra vergi yüküne maruz kalacaklar. Yatırım yapan firmalar için durum daha da kötü olup, henüz üretime geçilmemiş ve kazanç elde edilmemiş yatırım tutarı üzerinden ilave vergi ödenmesine neden olacaktır. Yatırım dönemine finansman ihtiyacı olan yatırımcıları, ilave vergi yükü ile cezalandırma yoluna gidilmiştir. Bunun yanlış bir tutum olduğunu tekrar vurgulamak istiyoruz” dedi.

  • Irak’ın Kuzeyinde Büyük Operasyon: 11 Terörist Etkisiz!

    Irak’ın Kuzeyinde Büyük Operasyon: 11 Terörist Etkisiz!

    Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla ilgili önemli bir açıklama yaptı. Bakanlık, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Öngörülemez, Alışılmadık, Süratli ve Sürekli” başlığıyla duyurduğu operasyonların ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı.

    Açıklamada, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Irak’ın kuzeyinde yer alan Asos ve Pençe-Kilit Operasyonu bölgelerinde tespit edilen 11 PKK’lı teröristin etkisiz hâle getirildiği bildirildi. Bu operasyon, TSK’nın bölgedeki terör unsurlarına karşı yürüttüğü azimli ve kararlı mücadelenin bir parçası olarak dikkat çekiyor.

    MSB, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecek!” Bu mesaj, Türkiye’nin terörle mücadelesinde tavizsiz tutumunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

    Son dönemde bölgede artan terörle mücadele operasyonları, Türkiye’nin sınır ötesinde güvenliği sağlama ve terör tehditlerini bertaraf etme konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Asos ve Pençe-Kilit bölgelerinde gerçekleştirilen bu operasyonlar, Türkiye’nin terörle mücadeledeki etkinliğini ve bölgedeki istikrarı koruma çabalarını güçlendiriyor.

    Milli Savunma Bakanlığı’nın bu açıklaması, Türkiye’nin güvenlik politikalarındaki sürekliliği ve askeri harekatlardaki stratejik önemi vurguluyor. TSK’nın bölgede yürüttüğü bu tür operasyonların, terör örgütlerinin hareket kabiliyetini büyük ölçüde kısıtladığı ve bölgedeki huzuru sağlamaya yönelik önemli adımlar olduğu değerlendiriliyor.

    Ayrıca, Türkiye’nin bu tür operasyonlarındaki başarısı, ulusal güvenliğin korunması ve sınır bölgelerinde istikrarın sağlanması adına kritik bir rol oynamaya devam ediyor. Milli Savunma Bakanlığı, bu mücadelede her türlü tedbiri almaya devam edeceğini belirterek, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığını bir kez daha teyit etti.

    Bu operasyonlar, Türkiye’nin güvenlik politikalarının etkin bir şekilde uygulanmaya devam edeceğini ve terör tehdidine karşı gerekli adımların atılacağını gösteriyor. TSK’nın Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirdiği bu operasyon, bölgedeki terör unsurlarına karşı verilen mücadelenin ne kadar etkili olduğunu bir kez daha kanıtladı.

  • Yaz Aşkları Kısa Ömürlü Oluyor… Neden Kısa Sürer?

    Yaz Aşkları Kısa Ömürlü Oluyor… Neden Kısa Sürer?

    Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, yaz aşklarından ve yaz aşklarının neden kısa sürdüğünden bahsetti. Araştırmalara göre yaz aylarında ve güneşli günlerde insanların daha çabuk aşık olma eğiliminde olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu durumun psikolojik ve biyolojik nedenleri vardır.” dedi.

    Güneş ışığının, vücudumuzda mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyelerini artırdığını söyleyen Özgenur Taşkın, “Yüksek serotonin seviyeleri, genel ruh halimizi iyileştirir ve bizi daha pozitif, enerjik ve sosyal hale getirir. Bu duygusal iyilik hali, yeni insanlarla tanışma ve romantik ilişkiler kurma eğilimimizi artırabilir. Ayrıca, yaz aylarında tatil, sosyal etkinlikler ve dışarıda daha fazla vakit geçirme gibi aktiviteler de yeni romantik ilişkilerin başlamasına katkıda bulunur.” şeklinde konuştu.

    GÜN IŞIĞI MODUMUZU VE ENERJİMİZİ YÜKSELTİYOR

    Gün ışığının, ruh halimiz ve beynimiz üzerinde önemli etkilere sahip olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Güneş ışığına maruz kalmak, beynimizin melatonin üretimini düzenler. Melatonin, uyku düzenimizi kontrol eden bir hormondur ve gün ışığı, melatonin seviyelerimizi düşürerek bizi daha uyanık ve enerjik hissettirir. Ayrıca, gün ışığı, serotonin üretimini artırır. Serotonin, ruh hali, iştah ve uyku gibi birçok vücut fonksiyonunu etkileyen bir hormondur. Yeterli gün ışığı almamak, depresyon ve anksiyete gibi ruh hali bozukluklarına yol açabilir. Özellikle kış aylarında görülen mevsimsel duygudurum bozukluğunun sebeplerinden biri de güneş ışığı eksikliğidir.” şeklinde bilgi verdi.

    Bir ilişkiye başlayan kişinin, aşka geçici mi yoksa kalıcı mı baktığını anlamanın bazı davranışsal ve duygusal işaretlerle mümkün olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Geçici veya yüzeysel bir ilgi, genellikle yüzeysel konulara odaklanma, derin ve anlamlı sohbetlerden kaçınma ve ilişkiyi hafife alma gibi işaretlerle kendini gösterir. Öte yandan, kalıcı bir ilişki arayışında olan bir kişi, partneriyle derin bağlar kurmaya çalışır, geleceğe yönelik planlar yapar ve duygusal olarak daha açık ve dürüst olur.” dedi.

    Bu işaretleri analiz etmek içinse, kişinin iletişim tarzına, partnerine olan bağlılık düzeyine ve ilişkinin ilerleyişine dikkat etmenin önemli olduğunu dile getiren Özgenur Taşkın ayrıca, kişinin geçmiş ilişki deneyimleri ve ilişkilere genel bakışı hakkında açık ve dürüst bir iletişim kurmanın, bu konuda daha fazla bilgi sağlayacağını söyledi.

    YAZ AŞKLARI NEDEN KISA SÜRER?

    Yaz aşklarının genellikle kısa sürmesinin birkaç nedeni olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “İlk olarak, yaz ayları, tatil ve geçici aktivitelerin yoğun olduğu bir dönemdir. Bu süre zarfında insanlar, günlük rutinlerinden uzaklaşır ve farklı sosyal ortamlara girerler. Bu tür geçici ve değişken ortamlar, kısa süreli romantik ilişkilerin oluşmasına zemin hazırlar.” dedi.

  • Sel Felaketi! Uyarılar Peş Peşe Geliyor

    Sel Felaketi! Uyarılar Peş Peşe Geliyor

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şiddetli yağış dolayısıyla Kırşehir’de gerçekleşen sel afetinde hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

    Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kayseri, Nevşehir ve Samsun’da sel ve heyelandan etkilenen vatandaşlarımıza ‘geçmiş olsun’ dileklerini iletti.

    İlgili kurumların afet bölgelerinde çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürerek mahsur kalan vatandaşlarımızın güvenli alanlara tahliyelerini gerçekleştirildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Rabbim ülkemizi, milletimizi her türlü afetten korusun” dedi.

    Öte yandan AFAD’dan yapılan açıklamada da 24 Ağustos Cumartesi günü Bünyan ilçesi Güllüce mahallesinde aşırı yağışlar sonucunda heyelan meydana geldiği anımsatılarak, yapılan çalışmalar sonucunda, mahsur kalan 8 araç ve 32 vatandaşımız riskli bölgelerden tahliye edildiği kaydedildi. Dere yatağında sürüklenen bir aracın içinde bulunan vatandaşımızın bulunması amacıyla yürütülen çalışmalar sonucunda vatandaşımızın cansız bedenine ulaşıldığı belirtilirken, hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dilendi.

    Bu arada Meteoroloji’den alınan son bilgilere ve yapılan değerlendirmelere göre; Samsun Turuncu, Sivas, Yozgat, Kayseri, Malatya, Tokat, Amasya, Sinop, Ordu illeri ise sarı kod ile yağış uyarısı yapıldı.

    AFAD, an itibarıyla 72 ihbar alındığını, alınan tüm ihbarlara müdahale edildiği belirtilirken, Jandarma, Emniyet, Sağlık, İtfaiye ekipleri ve sivil toplum kuruluşları ile ortak yürütülen çalışmalar sonucunda mahsur kalan bin 65 vatandaşın kurtarularak güvenli alanlara tahliye edildiği kaydedildi.

    Vatandaşlar, ani sel, su baskını, yıldırım, heyelan, yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar, kısa süreli fırtına ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olunması istendi.

  • Atatürk’ün Çankırı’ya Gelişinin 99. Yıl Dönümü Kutlandı

    Atatürk’ün Çankırı’ya Gelişinin 99. Yıl Dönümü Kutlandı

    Atatürk Anıtı önündeki törende ise Vali Vekili Recep Yüksel, Atatürk’ün Çankırı’ya gelişini temsil eden Türk bayrağını öperek sporculardan teslim aldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından anıt alanına belediyenin çelengi bırakıldı.

    Tören konuşması gerçekleştiren Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Şapka İnkılabı’nın sadece çağdaş ve ortak giyim tarzında birlik ve beraberliğin değil, yaşam ve düşünce tarzında uygar milletlerin gerisinde olmadığımızın,  her daim aynı noktada ya da ilerisinde yer aldığımızın en önemli sembolü olduğunu vurguladığı konuşmasında “ Böylesine önemli tarihi bir adım ve kararın ilk olarak Çankırı’da, Çankırı halkı ile birlikte somutlaştırılması bizler için ayrı bir önem taşımaktadır. Başkent Ankara’dan yola çıkan Atatürk’ün panama şapkasını giyerek, modern dünya ile ortak hareketinin ilk merkezi, Çankırı olmuştur.” dedi. Esen şu sözlerine şu ifadeler ile devam etti:

    “Yarenliği Bizden Daha İyi Kim Bilebilir?”

    Tarihinde çok savaş görmemiş memleketimizin, en çok şehit veren illerin başında gelmesi, büyük bir heyecan ve inanç ile Atasını karşılaması, hayati ve milli davalarda çok önemli ve ağırlıklı bir yere sahip olduğumuzu göstermektedir. Bizler Çankırılı olarak her şeyden önce yareniz. Yani; kardeşiz, dostuz, yandaşız. Yurdunu, milletini, memleketini büyük bir tutku ile seven, bu uğurda canını bile sakınmayan yüksek ahlaklı insanlarız.  Anadolu’nun yansıması, bozkırın çocuklarıyız! Zor ve çetin şartlarda yarenliği bizden daha iyi kim bilebilir, bizden daha iyi kim yarenlik edebilir?

     “Atamızdan Aldığımız Feyz ile Memleketimizin Bugününü ve Yarınını Planlıyoruz”

    Geçtiğimiz hafta 3. Uluslararası Çankırı Tuz Festivalimizi düzenledik. Halkımızı 12 noktada gece gündüz etkinlikleri ile buluşturduk. 90 yıl önceki tenezzüh trenlerini yeniden canlandırdık. Tarımsal faaliyetlerimizi arttırıp ata tohumlarımızı yeniden çoğalttık. Tuz Mağaramızı Yer Altı Tuz Şehri olarak Dünya turizmine açtık. Geçmişinde gurur duyulacak bir mücadelenin geçiş noktası olan memleketimizin, turizm, ekonomi, kültür, sanat ve spor alanlarında dinamiklerini doğru yöntemler ile harekete geçirerek, Atamızdan aldığımız azim ve feyz ile bugününü ve yarınını planlıyoruz. Gelecek nesillerden beklentimizden önce onlara verdiğimiz sözler var. Rabbimin yardımıyla, neslimize güzel bir Çankırı, güzel bir ülke bırakmadan gitmeyeceğiz. İnsanlar ölür, ama fikirler daima yaşar. Ulu Önder Atatürk, aramızda olmayabilir, ama fikirleri ve idealleri yaptığımız her işte bizlere yol göstericidir. Bizim en büyük rehberimizdir. Bundan dolayıdır ki; Atatürk’ün de ifade ettiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti, kendisinin de ifade ettiği gibi ilelebet payidar kalacaktır.

    Katılımcılar Atatürk Odasını ve Fotoğraf Sergisini Gezdi

    Ardından protokol ve katılımcılar, Atatürk’ün Çankırı’da kaldığı Ahmet Mecbur Efendi Bilim ve Sanat Merkezindeki odayı ziyaret etti. Etkinliklerin sonunda Atatürk’ün İstiklal Yolu güzergâhındaki Şapka Devrimi ziyaretlerini gösteren fotoğraf sergisi gezildi.

  • Sinop’tan Uyarı! Dere Yataklarından Uzak Duralım

    Sinop’tan Uyarı! Dere Yataklarından Uzak Duralım

    Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, meteorolojik verilere göre; doğu  ilçelerden başlayarak zamanla  Sinop il genelinde  yerel olarak  çok kuvvetli ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini ve yağışların gece saatlerine kadar aralıklarla  etkili olması beklendiğini kaydetti.

    Vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyyaran Vali Dr. Özarslan, “Ani sel ve su baskınlarına karşı #dere yataklarından uzak duralım” çağrısında bulundu.

  • Bilim ve Teknoloji Merkezi Gün Sayıyor

    Bilim ve Teknoloji Merkezi Gün Sayıyor

    Çorum Belediyesi ile Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) arasında yürütülen ortak hizmet projesi kapsamında yapımına geçtiğimiz aylarda Turgut Özal iş Merkezi’nde başlanılan Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde çalışmalar devam ererken TÜBİTAK’tan gelen yetkililer incelemelerde bulundu. Bilim Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ali Tütüncü ile TÜBİTAK Proje Koordinatörü tarafından gerçekleştirilen incelemeye Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Eray Çetinkaya eşlik etti.

    Turgut Özal İş Merkezi 4. katta son hazırlıkları yapılan Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde Doğa Bilimler Atölyesi, Uzay Astronomi ve Havacılık Atölyesi, Teknoloji Atölyesi, Tasarım ve Üretim Atölyesi, Matematik Atölyesi’nin yanı sıra birçok bilim ve teknoloji atölyesi yer alıyor. TÜBİTAK’tan gelen yetkililere bilgi veren Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde çalışmaların sona yaklaştığını kısa bir süre içerisinde tamamlanarak hizmete açılacağını belirtti. Yağbat “Gençlerimiz için oldukça önemli olan Bilim ve Teknoloji Merkezi’miz de çalışmalar aralıksız devam ediyor. Bir kaç ay içerisinde açılışını gerçekleştireceğiz. Bilim ve Teknoloji Merkezi’miz; Doğa Bilimler Atölyesi, Uzay Astronomi ve Havacılık Atölyesi, Teknoloji Atölyesi, Tasarım ve Üretim Atölyesi, Matematik Atölyesi’nin yanı sıra birçok bilim ve teknoloji alanında atölyeler, laboratuarlar ve sergi alanlarından oluşacak. Gençlerimiz, bilim ve teknolojiye daha kolay erişecek, deneysel ve uygulamalı etkinlikler gerçekleştirecek. Bilindiği gibi bu proje Belediye Başkanımız Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın seçim öncesinde seçim vaatleri arasında yer alıyordu. Gelecekte yeni Selçuk Bayraktar’ların, Alper Gezeravcılar’ın çıkacağına inandığımız bu projeyi Çorum’a kazandıran, gençlerimize inanan ve güvenen Belediye Başkanımız Dr. Halil İbrahim Aşgın’a teşekkür ediyorum” dedi.

    İncelemenin ardından Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Eray Çetinkaya heyete Buhara Kültür Merkezi içerisinde yer alan Robotik Kodlama Atölyesi’ni ve Çorumlu Obası’nı gezdirdi.

    Yapım aşaması devam eden ve kısa süre içerisinde tamamlanacak olan Bilim ve Teknoloji Merkezi yetkililerden tam not aldı.  Bilim Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ali Tütüncü gençlerin bilime yönelmesi adına yapılan çalışmaları her zaman takdirle karşıladıklarını Çorum’da kurulan merkezinde tüm ihtiyaçları karşılayacağını belirtti. Tütüncü “Gördüğümüz kadarıyla merkez içerisinde birçok atölye var. Bu atölyelerde gençlerimiz deneyler yapacak ve yaptıkları deneylerle geleceğimize yön verecekler. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

  • 3. Dünya Savaşı’nın Merkezi Ukrayna Olabilir!

    3. Dünya Savaşı’nın Merkezi Ukrayna Olabilir!

    Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Güler Kalay, küresel jeopolitik gerginliklerin artmasının nedenlerini ve olası 3. Dünya Savaşı senaryolarını değerlendirdi.

    3. Dünya Savaşı söylemlerinin yeni olmadığına işaret eden Dr. Güler Kalay, “Soğuk Savaşın bitişi, her ne kadar mutlak barış beklentilerini en azından ilk on yıl için güçlendirmişse de 1990’lı yılların başından bu yana küresel sermaye hızla Asya-Pasifik’e doğru kaymaya başladı. Bunu en belirgin şekliyle Asya Kaplanlarının 1990’lı yıllardaki krizlerden yükselerek çıkmaları ve Çin’in önlenemeyen ekonomik yükselişinde görmek mümkün. Soğuk Savaş’ın galibi, yeni dünya düzeni söylemleriyle tek kutuplu dünya düzeninin sürekliliğini savunan ABD’nin küresel ekonomideki güç kaybı karşısında hegemonik gücünün sürdürülebilmesi için daha agresif ve proaktif bir dış politika yürütmeye başladığını görürüz. Bu, günümüzdeki vekalet savaşlarının da bir nedeni olmakla birlikte küresel sermayenin yön değiştirmesini durduramamıştır.” dedi.

    NATO’NUN ÖNCELİKLİ AMACI AMERİKAN ÇIKARLARINI KORUMAK

    “Günümüze gelirsek; 3. Dünya Savaşı söylemleri ve Rusya’nın Avrupa için giderek daha fazla tehdit oluşturduğu söylemleri, NATO’nun asıl misyonunun yeniden güçlendirilmesi çabalarını da yansıtmaktadır.” diyen Dr. Güler Kalay, aslında çokça dile getirildiği gibi NATO’nun öncelikli amacının Amerikan çıkarlarını korumak olduğunu, Avrupa’nın güvenlik tehdidi altında olduğu algısının NATO’nun Baltık ülkeleriyle gelen genişlemesini sağladığını ve Rusya’nın Baltık sınırının NATO’nun kontrolüne girdiğini anlattı.

    Çin’in önlenemeyen ekonomik yükselişi karşısında keskinleşen küresel jeoekonomik rekabetin, vekalet savaşlarının yaygınlaşmasını sağlayan faktörlerden biri olduğunu dile getiren Dr. Güler Kalay, “Rusya-Ukrayna Savaşını bu çerçevede değerlendirebiliriz ki olası 3. Dünya Savaşı durumunda da savaşın merkezinin Ukrayna olma olasılığı yüksektir. Önceki dünya savaşlarına baktığımızda en belirgin nedenlerden biri sermaye paylaşımı sorunuyken diğerinin de Avrupa’nın güvenliği konusu olduğunu görürüz. Bu bağlamda Çin’in rakip hegemonik güç ve Rusya’nın uluslararası askeri ve siyasal güç olarak yükselişi karşısında Ukrayna bu her iki aktör için kilit nokta olabilmektedir. Elbette Çin’in arka bahçesi Tayvan’daki Batı yanlısı girişimler ve yaşanan siyasal krizler de bu senaryonun bir parçası olarak görülebilir.” diye konuştu.

    YENİ SOĞUK SAVAŞ VE KÜRESEL GÜÇ REKABETİ…

    Küresel hegemonyanın mücadelesi yoğunlaştıkça, jeopolitik dinamiklerle birlikte bu dinamikleri yeniden şekillendirecek jeoekonomik projelerin de ortaya çıktığına işaret eden Dr. Güler Kalay, “Çin’in Kuşak Yol Projesi karşısında ABD-Hindistan projesi olan Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) küresel rekabetin bir parçası. Yeni Soğuk Savaş ve küresel güç rekabetinin yarattığı jeoekonomik konjonktürde, ‘koridor savaşlarının’ bu projelerin jeopolitik konumu ve ölçeği nedeniyle küresel hegemonya rekabetinin bir parçası haline geldiğini görmekteyiz.” dedi.

    3. DÜNYA SAVAŞI’NIN BAŞLANGIÇ NOKTASI…

    Bu bağlamda kollektif Batı’nın öncelikli hedefinin Rusya ve güvenlik algıları olarak görünse de asıl hedefin Çin ile ABD arasındaki hegemonya yarış olduğuna dikkat çeken Dr. Güler Kalay, “Amerikan hegemonyasını sona erdirmesi beklenen Çin hegemonyasının yükselişi karşısında Batı sermayesi varoluşsal bir mücadele veriyor. Ukrayna Batı’nın doğuya açılan ilk kapısı dolayısıyla zayıf bir Rusya ve Çin’in çevrelenmesi senaryolarıyla desteklenen Ukrayna, bu yarışın merkezi olduğu gibi III. Dünya Savaşı olasılığında büyük ihtimalle başlangıç noktası da olacaktır.” şeklinde konuştu.

    OLASI KÜRESEL SAVAŞ ÖNLENEBİLİR Mİ?

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın olası 3. Dünya Savaşı söylemlerinin mevcut konjonktürde artan rekabetin ve vekalet savaşlarının topyekûn bir küresel çatışmaya dönüşme riskini işaret ettiğini ifade eden Dr. Güler Kalay, “Ukrayna-Rusya savaşının artık iki taraf arasındaki bir çatışmadan çıkıp daha fazla uluslararası oyuncunun müdahil olduğu geniş çaplı bir savaşa dönüşmesi, olası III. Dünya Savaşının merkezinin yine Avrupa olacağını göstermektedir. Aslında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ‘savaş söylemleri ciddiye alınmalıdır’ sözünün mevcut konjonktürde artan küresel rekabetin yönetilebilir ve yönlendirilebilir aşamada olduğunu ve olası küresel savaşın önlenebilirliği için bir uyarı niteliğinde okunması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

  • Ticaret Bakanlığı 653 Firmayı Belgelendirdi

    Ticaret Bakanlığı 653 Firmayı Belgelendirdi

    Ticaret Bakanlığı, Temmuz ayına ilişkin dahilde işleme rejimi kapsamında düzenlediği izin belgelerine dair detayları kamuoyuyla paylaştı. Bugün Resmi Gazete’de yayımlanan listede, izin belgesi verilen ve iptal edilen firmalarla ilgili önemli bilgiler yer alıyor. Bu kapsamda, Temmuz ayında 653 firma dahilde işleme izin belgesi alırken, bu belgeler sayesinde firmalar, ihracat yapmak üzere ithalat gerçekleştirme hakkına sahip oluyor.

    Dahilde işleme rejimi, firmaların üretim sürecinde kullanacakları hammaddeleri gümrük vergisi ödemeden ithal etmelerine olanak tanıyan bir sistem. Bu sistem, Türkiye’deki ihracatçı firmaların uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmak amacıyla uygulanıyor. Temmuz ayında düzenlenen bu 653 izin belgesi, farklı sektörlerden firmalara üretim süreçlerinde önemli kolaylıklar sağlıyor.

    Bunun yanı sıra, aynı dönemde 68 firmaya yurt içi satış ve teslim belgesi düzenlendi. Bu belgeler, firmaların yurtiçinde gerçekleştirecekleri ticaret işlemlerine yönelik düzenlenmiş olup, iç piyasada üretim ve satış yapan firmalara çeşitli avantajlar sunuyor.

    Ticaret Bakanlığı, firmalardan gelen talepler doğrultusunda ya da resen gerçekleştirdiği değerlendirmeler sonucu, bazı dahilde işleme izin belgelerini iptal etti. Bu iptaller de Resmi Gazete’de yayımlanarak kamuoyuna duyuruldu. Belgelerin iptal edilmesi, genellikle firmaların yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya rejim şartlarına uymaması durumunda gerçekleşiyor.

    Dahilde işleme izin belgeleri ve yurt içi satış ve teslim belgeleri, Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. Bu belgeler, ihracatçıların maliyetlerini düşürerek rekabet gücünü artırırken, aynı zamanda ülke genelinde üretim ve ticaretin canlı tutulmasına da katkı sağlıyor. Temmuz ayına ilişkin bu veriler, Türkiye’nin ihracat ve ticaret hacminin artırılmasına yönelik atılan adımları ve bu alandaki stratejik kararları gözler önüne seriyor.

    Bakanlık tarafından düzenlenen bu belgeler ve yapılan iptallerin, ilgili firmalar için önemli sonuçları olabileceği gibi, sektörel dengeler üzerinde de etkili olacağı değerlendiriliyor. Ticaret Bakanlığı’nın bu tür düzenlemeleri, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasında kilit rol oynamaya devam ediyor.

  • Yıldız Tilbe Hayranlarıyla Açık Havada Buluştu

    Yıldız Tilbe Hayranlarıyla Açık Havada Buluştu

    Tüm yaz konserde konsere koşan Yıldız Tilbe dün akşam BtcTurk Vadi Açıkhava’da sahne aldı. Tilbe her zamanki gibi unutulmaz bir konserle sevenlerini mest etti.

    Tüm yaz boyunca konser maratonu devam eden Tilbe, dünden bugüne hit olmuş şarkılarını seslendirirken, kendi yazıp bestelediği ve sanatçı arkadaşlarıyla paylaştığı şarkılarla da dinleyicilerinden büyük alkış topladı. Unutulmaz bir geceye imza atan Tilbe, sahnede enerjisi ve samimiyetiyle izleyicilere yine müzik dolu anlar yaşattı.

    Yıldız Tilbe, yoğun konser programına rağmen üretime de ara vermeden devam ediyor. Hem kendisi için yeni şarkılar üzerinde çalışan sanatçı, hem de yeni düetler için stüdyoda vakit geçiriyor. Bu kış sezonunda müzikseverler, Yıldız Tilbe’nin yeni eserlerini dinleme fırsatı bulacak. Yıldız Tilbe yıllardır hepimizin duygularına tercüman olan klasiklerine yenilerini ekleyecek.