Yazar: Haber Merkezi

  • Doktorların E-imzalarını Çalıp Reçeteyle İlaç Satan Şebeke Çökertildi: 8 Tutuklama

    Doktorların E-imzalarını Çalıp Reçeteyle İlaç Satan Şebeke Çökertildi: 8 Tutuklama

    İzmir merkezli dört ilde düzenlenen operasyonda, doktorların e-imza cihazlarını çalarak yeşil ve kırmızı reçeteli ilaçları temin eden 22 şüpheliden 8’i tutuklandı.

    İzmir merkezli olarak Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, doktorların e-imzalarını çalarak yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaçları temin eden bir şebekeye yönelik operasyon düzenledi. Operasyon, İzmir, İstanbul, Antalya ve Aydın illerini kapsadı ve 22 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 8’i tutuklanırken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    MASAK ve Eczanelerle İş Birliği

    Operasyonun başarısında Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) katkısı büyük oldu. MASAK, şüphelilerin bağlantılı oldukları eczaneleri ve çalışanlarını tespit etti. Eş zamanlı yapılan aramalarda, 2 tabanca, 3 şarjör ve 87 fişek, dijital materyaller ve usulsüz olduğu tespit edilen reçetelere el konuldu.

    Geçen yıl kasım ayında İzmir, İstanbul, Manisa, Bursa, Ordu ve Antalya’da benzer bir operasyon düzenlenmişti. Bu operasyonda doktorların e-imza cihazlarını çalarak yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaç yazdıkları iddiasıyla gözaltına alınan 22 şüpheliden 15’i tutuklanmıştı. Bu yılki operasyon, geçen yılki tutuklamaların ardından çalışmaların genişletilmesi sonucunda gerçekleştirildi.

    Şebeke, doktorların e-imza cihazlarını çalarak bu cihazları kullanarak sahte reçeteler düzenleyip, yeşil ve kırmızı reçeteli ilaçları temin ediyordu. Bu ilaçlar daha sonra piyasaya sürülüyordu. MASAK’ın yaptığı araştırmalar ve emniyet ekiplerinin operasyonları sayesinde bu şebekenin işleyişi deşifre edildi ve suç unsurları ele geçirildi.

  • Sultanbeyli’de Kaçırdığı Sapağa Geri Giden Otomobile TIR Çarptı: 2 Yaralı

    Sultanbeyli’de Kaçırdığı Sapağa Geri Giden Otomobile TIR Çarptı: 2 Yaralı

    Sultanbeyli TEM Otoyolu Ankara istikametinde meydana gelen trafik kazasında bir otomobile TIR çarptı. Kaçırdığı sapağa girebilmek için geri geri giden otomobilin sürücüsü ve yanındaki çocuk yaralandı. Kaza nedeniyle Ankara istikametinde yoğun trafik oluştu.

    Kaza, saat 13.30 sıralarında Sultanbeyli TEM Otoyolu Akşemsettin mevkiinde gerçekleşti. İddiaya göre, Turgut K. yönetimindeki 27 LA 815 plakalı otomobil, Kuzey Marmara Otoyolu sapağını kaçırdıktan sonra geri geri giderek sapaktan girmeye çalıştı. Bu esnada Ankara istikametine ilerleyen Armağan D. yönetimindeki AR-009-DE plakalı TIR, geri giden otomobile arkadan çarptı.

    Sultanbeyli'de Kaçırdığı Sapağa Geri Giden Otomobile Tir Çarptı

    Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobilde, sürücü Turgut K. ve yanında bulunan çocuk araç içerisinde sıkıştı. Çevredeki sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, sıkışan sürücü ve çocuğu araçtan kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar, Pendik Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Kaza nedeniyle Ankara istikametinde trafik yoğunluğu yaşandı. Kazaya karışan araçların olay yerinden kaldırılmasının ardından trafik normal akışına döndü. Çevredeki sürücülerin otomobil içerisindeki yaralıları kurtarmaya çalıştığı anlar cep telefonu kameralarına yansıdı.

  • Meta’dan Skandal: Uyuşturucu Reklamları Hala Yayında!

    Meta’dan Skandal: Uyuşturucu Reklamları Hala Yayında!

    Meta, sahibi olduğu Instagram ve Facebook platformlarında uyuşturucu reklamlarına karşı yeterli tedbir almamaktan dolayı ABD’de uzun süredir soruşturma geçiriyor. Wall Street Journal’ın (WSJ) Çarşamba günü yayınladığı Salvador Rodrigues imzalı habere göre, Meta hala kokain ve opioid türü uyuşturucuların reklamlarını yayınlamaya devam ediyor.

    Yasaların İhlali Devam Ediyor

    WSJ’nin aktardığına göre, Amerikan yasalarına aykırı olarak yasadışı uyuşturucuların satışını teşvik eden reklamlardan Meta gelir elde etmeyi sürdürüyor. Geçtiğimiz cuma günü bile bu platformlarda kokain ve reçeteyle satılan opioid gibi maddeleri pazarlayan düzinelerce reklam tespit edildi. Reçeteli ilaç şişeleri, hap yığınları ve kokain ‘tuğlaları’ gibi görsellerin bu reklamlarda yer aldığı belirtildi.

    WSJ, Mart ayında ABD’li federal yetkililerin Meta’yı uyuşturucuların yasadışı satışındaki rolü nedeniyle soruşturduğunu bildirmişti. Gazeteye konuşan bir şirket yetkilisi, Meta’nın bu tarz reklamlara karşı ‘kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde olduğunu’ belirtti. Ancak bu iş birliği, reklamların tamamen engellenmesi konusunda yeterli olmamış görünüyor.

    Telegram Üzerinden Şifreli Mesajlaşma

    Instagram ve Facebook’ta yayınlanan reklamlarda uyuşturucuların fotoğraflarının yanı sıra şifreli mesajlaşma uygulaması Telegram’a yönlendiren linklerin de bulunduğu belirtildi. Bu durum, uyuşturucu satıcılarının, platformların güvenlik önlemlerini aşarak kullanıcıları başka mecralara yönlendirmesine olanak tanıyor.

    Ocak ayında düzenlenen Senato duruşmasında Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg, çocuklarının ölümünden Meta’da yayınlanan uyuşturucu reklamlarını sorumlu tutan ailelerden özür dilemişti. Zuckerberg, “başka hiçbir ailenin sizin çektiklerini çekmemesi için çok miktarda yatırım yapıyoruz” şeklinde açıklama yaparak, bu konuda ciddi adımlar attıklarını belirtmişti. Ancak WSJ’nin raporu, bu adımların yetersiz kaldığını gözler önüne seriyor.

    Meta’nın uyuşturucu reklamlarıyla mücadelesinin yetersiz bulunması, platformun daha sıkı tedbirler alması gerektiğini ortaya koyuyor. Kolluk kuvvetleriyle iş birliğinin artırılması, daha gelişmiş algoritmaların kullanılması ve kullanıcı şikayetlerine hızlı yanıt verilmesi gibi önlemlerle bu tür yasadışı içeriklerin yayılması engellenebilir. ABD’deki soruşturmanın sonucunda Meta’nın bu konuda daha katı önlemler alması bekleniyor.

  • Üst Geçidi Kullanmadı, Canından Oldu

    Üst Geçidi Kullanmadı, Canından Oldu

    Konya’nın Selçuklu ilçesinde öğle saatlerinde meydana gelen kaza, trafiğin yoğun olduğu Yeni İstanbul Caddesi üzerinde yaşandı. Mobilyacılar Yaya Üst Geçidi yakınında, bir kişinin yakındaki üst geçidi kullanmak yerine cadde üzerinden karşıya geçmeye çalışması sonucu trajik bir olay meydana geldi.

    Olay, caddenin yoğun trafiğine rağmen yaya üst geçidini kullanmayan bir kişinin refüjdeki korkulukları aşarak yola çıkmasıyla başladı. Bu sırada şehir merkezinden Otogar istikametine doğru seyir halinde olan C.F. yönetimindeki 42 TT 543 plakalı ticari taksi, aniden yola çıkan şahsa çarptı.

    Kaza sonrası ağır yaralanan şahsa ilk müdahaleyi çevredeki vatandaşlar yaptı. İhbar üzerine kısa sürede olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ancak, yapılan tüm müdahalelere rağmen ağır yaralı şahıs kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Yaralanan şahsın üzerinden kimlik çıkmaması nedeniyle kimliği tespit edilemedi. Yaralı, ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak burada hayatını kaybetti. Polis ekipleri kaza mahallinde detaylı incelemelerde bulunurken, taksi sürücüsü C.F. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

  • Bayraklı’daki Derin Dondurucu Cinayetinde Sanığa 4 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet!

    Bayraklı’daki Derin Dondurucu Cinayetinde Sanığa 4 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet!

    İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunan bir evde, derin dondurucu ve buzdolabında Türkmenistan uyruklu 4 kişinin cesetlerinin bulunmasıyla ilgili dava açılan tutuklu sanık S.H., İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmaya katıldı. Sanık, “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek 3 kadına karşı kasten öldürme” ve “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçlarından yargılandı. İfadesinde cinayetleri işlediğini kabul eden S.H., olayın detaylarını anlattı.

    Sanık S.H., maktul Gulkamar Hanymova’nın dini nikahlı eşi olduğunu ve ilişkilerinde bir dönem sorunlar yaşadıklarını belirtti. Çeşme’de çalıştığı dönemde eşinin sadakatinden şüphelenerek telefonuna gizli bir ses kaydı programı yüklediğini itiraf etti. Şüphelerinin doğrulanması üzerine, Hanymova ile tartıştıklarını ve alkol aldığını söyledi. Olay günü yaşanan tartışma sonucunda cinayetleri işlediğini kabul etti.

    Bayraklı'daki Derin Dondurucu Cinayetinde Sanığa 4 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet!1

    Olaydan haberi olduğu, ancak güvenlik güçlerine bildirmediği iddiasıyla yargılanan tutuksuz sanık M.A., S.H. ile Çeşme’de inşaatta çalıştığını ve olaydan haberi olmadığını ifade etti. Polislerin S.H.’yi sorması üzerine yerini gösterdiğini belirterek beraatini talep etti. Cumhuriyet savcısı, M.A’nın beraatine karar verilmesini istedi.

    Cumhuriyet savcısı, sanık S.H.’nin “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek 3 kadına karşı kasten öldürme” ve “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçlarından 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Diğer sanık M.A’nın ise beraatine karar verilmesini istedi. Mahkeme, sanık S.H.’ye her maktule yönelik ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, cezada indirim uygulamadı. Diğer sanık M.A. ise beraat etti.

    Bayraklı ilçesinde 18 Haziran 2023’te bir eve giden polis ekipleri, derin dondurucu ve buzdolabında vücut bütünlükleri bozulmuş halde Türkmenistan uyruklu anne Gulkamar Hanymova, kızları Leyla Geldiyarova ve Laçin Geldiyarova ile Ruslan Kerimov’un cesetlerini bulmuştu. Şüpheli S.H., Çeşme ilçesinde gizlendiği yerde düzenlenen operasyonla yakalanmış ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.

  • Abdüllatif Şener’in Oğlu Anneannesini Öldürdü: Eski Bakan Açıklama Yaptı

    Abdüllatif Şener’in Oğlu Anneannesini Öldürdü: Eski Bakan Açıklama Yaptı

    Eski bakanlardan Abdüllatif Şener’in oğlu Bedirhan Şener, dün Ankara’da yaşanan trajik bir olayda rehin aldığı anneannesi Leyla Çetiner’i silahla vurarak öldürdü. Olay, Çankaya ilçesi Güvenevler Mahallesi’nde meydana geldi. Bedirhan Şener ile anneannesi arasında çıkan tartışma, kısa sürede şiddetli bir kavgaya dönüştü ve Bedirhan Şener, anneannesini tabancayla rehin aldı. Durumu fark eden Abdüllatif Şener, hemen dışarı çıkarak polislerden yardım istedi.

    Oğlunun Psikolojik Sorunları Vardı

    Abdüllatif Şener, olay sonrası yaptığı açıklamada oğlunun uzun süredir psikolojik sorunlar yaşadığını belirtti. Şener, oğlunun işsizlik nedeniyle bu sorunlarının daha da ağırlaştığını ifade etti. Ayrıca, Bedirhan Şener’in Meclis personeli olarak en düşük maaşla çalışmasının ve bazı medya mensuplarının bu durumu şahsıyla hesaplaşma aracı olarak kullanmasının oğlunun psikolojik durumunu daha da kötüleştirdiğini söyledi.

    Bedirhan Şener, emniyetteki işlemlerinin ardından cezai ehliyetinin tespiti için 3 hafta boyunca Bilkent Şehir Hastanesi Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanesi’nde gözlem altında tutulacak.

    Abdüllatif Şener’den Sosyal Medya Açıklaması

    Abdüllatif Şener, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, aile olarak derinden sarsıldıklarını ve taziyelerini ileten herkese teşekkür ettiklerini belirtti. Şener, oğlunun anneannesini çok sevdiğini ve sık sık birlikte vakit geçirdiklerini de vurguladı. Yaşanan olayın ardından ailelerine yönelik yapılan özensiz ve yanlış yayınlardan duydukları üzüntüyü dile getiren Şener, kamuoyundan acılarına saygı göstermelerini beklediklerini söyledi.

  • Ehliyetsiz Sürücü Baba ve Oğlunu Hayattan Kopardı

    Ehliyetsiz Sürücü Baba ve Oğlunu Hayattan Kopardı

    Yalova’nın Altınova ilçesinde gece yarısı meydana gelen trafik kazasında, ehliyetsiz sürücü M.K.’nin (17) kullandığı otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan Ahmet Yıldız (36) ve oğlu Vahit Yıldız’a (4) çarptı. Kaza sonucu baba ve oğlu hayatını kaybederken, olayın tanığı olan ailenin diğer fertleri büyük üzüntü yaşadı.

    Aile Hastane Ziyaretinden Dönüyordu

    Fatma ve Ahmet Yıldız çifti, hasta olan en büyük çocukları Ayşe Yıldız’ı Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürmüşlerdi. Muayene sonrası, aile evlerine dönmek üzere yaya olarak yola çıktı. İzmit-Yalova kara yoluna geldiklerinde, Fatma Yıldız iki çocuğuyla alt geçidi kullanırken, Ahmet Yıldız kızı Ayşe ve oğlu Vahit ile yürüyerek caddeden karşıya geçmek istedi. Ayşe Yıldız karşıya geçtikten sonra, Ahmet Yıldız ve oğlu Vahit yolda yürürken hızla gelen ehliyetsiz sürücünün kullandığı otomobilin çarpması sonucu hayatlarını kaybetti.

    Kazada baba ve oğlunun hayatını kaybetmesine tanık olan Ayşe Yıldız, olayın etkisiyle fenalık geçirdi. Alt geçitten çıkan Fatma Yıldız ise eşi ve oğlunu yerde hareketsiz yatarken görüp gözyaşlarını tutamadı. Kazada otomobil sürücüsü M.K. ve araçta bulunan 3 arkadaşı ise hafif yaralandı. M.K. hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alındı.

    Vahit Yıldız’ın, 15 gün önce de ehliyetsiz bir motosiklet sürücüsünün çarpması sonucu yaralandığı ortaya çıktı. Beyin sarsıntısı geçiren küçük çocuk, bir hafta süren tedavisinin ardından taburcu edilmişti. Bu trajik olayın ardından, baba ve oğulun cenazelerinin Şanlıurfa’da toprağa verileceği belirtildi.

    Soruşturma Devam Ediyor

    Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı kazaya ilişkin soruşturma başlattı. Trafik kazasında ihmali olanların belirlenmesi ve adaletin sağlanması için soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü açıklandı.

  • Kamyonetin Arkasında Köpeği Sürükleyen Sürücü Suçsuz Olduğunu İddia Etti

    Kamyonetin Arkasında Köpeği Sürükleyen Sürücü Suçsuz Olduğunu İddia Etti

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde kamyonetin arkasına bağlanan köpeği sürükleyen Halil Özer, olayın sosyal medyada büyük tepki çekmesinin ardından gözaltına alındı. Özer, ifadesinde kendisini savunarak, köpeği kasıtlı olarak sürüklemediğini ve olayın bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını belirtti.

    Olay, sabah saatlerinde Kocatepe Mahallesi’nde meydana geldi. Balık satışı yapan Halil Özer’in kullandığı kamyonetin arkasına bağlanan köpeğin kilometrelerce sürüklendiği anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Sosyal medyada yayılan görüntüler, kısa sürede büyük tepki topladı. İskenderun İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Özer’i gözaltına aldı ve köpeği veterinere götürdü.

    Savunması: “Haberim Yoktu”

    Halil Özer, ifadesinde olaydan dolayı çok üzgün olduğunu belirterek, “Aracın içine bağlamışlar, benim haberim yoktu. Binip, gidince birden aynadan görür görmez arabayı durdurdum. Hemen kucakladım, araca alarak veterinere götürdüm. Çok şükür, hiçbir şeyi yok. Çocuğum gibi severim. Bu köpek benim canım, evimde beslediğim bir köpek. Bu hayvanı, bu şekilde sürümek insanın kanını kurutur. Bunu asla bilerek yapmadım” dedi.

    Olayın ardından köpek sağlık kontrolünden geçirildi ve durumunun iyi olduğu bildirildi. Halil Özer’in ifadesinin alınmasının ardından yasal süreç devam ediyor.

  • 2024’ün İlk Çeyreğinde 3,1 Milyon Mobil Cihaz Kayıt Altına Alındı

    2024’ün İlk Çeyreğinde 3,1 Milyon Mobil Cihaz Kayıt Altına Alındı

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) Mobil Cihaz Kayıt Sistemine göre, 2024 yılının birinci çeyreğinde ithalat ve imalat yoluyla 3,1 milyon mobil cihaz kaydedildi. Bu veriler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı BTK’nın 2024 Yılı Birinci Çeyrek Pazar Verileri Raporu’ndan derlendi.

    Mobil Abone ve Yaygınlık Oranı

    2024 yılının mart ayı sonu itibarıyla Türkiye’de yaklaşık yüzde 108,8 yaygınlık oranına karşılık gelen, makineler arası iletişim (M2M) aboneleri dahil, toplam 92 milyon 900 bin 137 mobil abone bulunuyor. Makineler arası iletişim (M2M) ve 0-9 yaş nüfus hariç olmak üzere mobil yaygınlık oranı yüzde 113 olarak gerçekleşti.

    3G ve 4,5G Abone Sayıları

    Söz konusu dönemde 3G abone sayısı 4 milyon 967 bin 65’e düşerken, 4,5G abone sayısı 85 milyon 629 bin 126 oldu. 3G ve 4,5G hizmetiyle mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan mobil genişbant abone sayısı 74 milyon 393 bin 896 olarak kaydedildi. Bu yılın birinci çeyreğinde toplam mobil internet kullanım miktarı ise 3 milyon 853 bin 21 TByte olarak görüldü.

    Birinci çeyrekte BTK’nın Mobil Cihaz Kayıt Sistemine ithalat ve imalat yoluyla 3,1 milyon mobil cihazın kaydı yapıldı. Geçen yılın birinci çeyreğinde bu rakam 3,2 milyon olmuştu. Markalara göre IMEI kaydı yapılan mobil cihazlardan 995 bini Samsung, 806 bini Apple, 531 bini Redmi, 229 bini Tecno, 152 bini Reeder, 95 bini Infinix, 79 bini Realme, 72 bini TCL oldu. İthalat ve imalat yoluyla kaydı yapılan cihazların yüzde 73,8’inin Samsung, Apple ve Redmi markalarının geliştirdiği ürünlerden oluştuğu görülürken, ithalatı ya da imalat sayıları daha düşük olan cihazlara yer verilmedi. IMEI kaydı yapılan cihazlar büyük oranda akıllı telefonlardan oluştu.

    IMEI kaydı yapılan akıllı telefon ve diğer cihazların (IoT, modem, tablet) sayısına bakıldığında, ocak ayında 1 milyon 101 bin akıllı telefon ve 288 bin diğer cihaz, şubat ayında 977 bin akıllı telefon ve 263 bin diğer cihaz, mart ayında ise 1 milyon 83 bin akıllı telefon ve 264 bin diğer cihaz olarak kayıtlara geçti.

  • Beyaz Eşya Sektöründe Daralma Alarmı: İç Satışlar ve İhracat Geriledi

    Beyaz Eşya Sektöründe Daralma Alarmı: İç Satışlar ve İhracat Geriledi

    Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verilerine göre, beyaz eşyada yurt içi satışlar ikinci çeyrekte daralma yaşadı.

    Yurt İçi Satışlarda Daralma

    Yurt içi beyaz eşya satışları, yılın ilk çeyreğinde gösterdiği büyümenin ardından ikinci çeyrekte daraldı. TÜRKBESD verilerine göre, ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 büyüyen iç satışlar, ikinci çeyrekte yüzde 5 oranında daralma kaydetti. Yılın ilk yarısındaki toplam büyüme ise yüzde 11 olarak gerçekleşti.

    Beyaz eşya sektörünün ilk yarı performansının değerlendirildiği basın toplantısında yayımlanan verilere göre, beyaz eşya ihracatı ocak-haziran döneminde yüzde 4 oranında geriledi. İhracatta yaşanan bu düşüş, sektördeki genel performansı olumsuz etkiledi.

    TÜRKBESD Başkanı Gökhan Sığın, iç pazar büyümesindeki yavaşlama ve ihracattaki düşüş trendinin üretim ve istihdam açısından risk oluşturduğunu belirtti. Türkiye beyaz eşya sanayisi, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise Çin’in ardından en büyük üreticisi konumunda bulunuyor. Türkiye beyaz eşya sektörü, 33 milyon adetlik üretiminin üçte ikisini ihraç ettiği için, ihraç pazarlarındaki daralma, sektörün üretim ve istihdam yapısını doğrudan etkileyebiliyor.

    İhracatta yaşanan düşüş ve iç pazarda gözlemlenen daralma, beyaz eşya sektörünün gelecek beklentilerini de olumsuz yönde etkiliyor. İç ve dış pazarlardaki talep dalgalanmaları, üretim planlamalarını zorlaştırırken, sektördeki firmaların maliyet yönetimi ve stratejik karar alma süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor.