Kategori: Ekonomi

  • Depremzedeler İçin Çok Önemli! Hangi Tarihe Kadar Yapılabilecek?

    Depremzedeler İçin Çok Önemli! Hangi Tarihe Kadar Yapılabilecek?

    Depremzedelere yönelik gerçekleştirilen vergi yapılandırması ve taksit imkânı ile ilgili olarak, nasıl bir düzenleme olacak? Mücbir sebep halinin sona ermesiyle, vergi beyannameleri ne zaman verilecek? 2022 öncesi borçlar için yapılandırma nasıl olacak? Vergi borçlarını taksitle ödeme imkânı hangi tarihe kadar sürecek? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeri ve Gaziantep’in İslâhiye ve Nurdağı ilçelerindeki mükellefler için mücbir sebep hali sona erdi. Ancak, depremden dolayı vergi yükümlülüklerini yerine getiremeyenler için yeni bir düzenleme yapıldı.

    Mücbir Sebep Süresi ve Vergi Beyanları Uzatıldı

    Mücbir sebep hali, 30 Kasım 2024 itibarıyla sona erdi. Bu sürede ertelenen beyannameler için özel bir takvim belirlendi. KDV beyannameleri, gelir stopaj vergisi ve motorlu taşıtlar vergisi için ödeme tarihleri ayrıntılı olarak tekrardan düzenlendi. KDV ödemeleri aralık ayında başlayacak ve takip eden aylarda sürecek. Gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri için son tarih de 31 Ocak 2025 olarak belirlendi. Yıllık gelir ve kurumlar vergisi ödemeleri de sırasıyla 28 Şubat ve 2 Nisan 2025’e kadar gerçekleşecek.

    Taksit İmkânı ve Yapılandırma Kolaylık Sağlayacak

    Depremzedelere, vergi borçlarını tek seferde ödeme güçlüğü çekenler için 24 aya kadar taksit imkânı sunuluyor. Mücbir sebep halinin sürdüğünü söyleyen mükellefler, vergi dairelerine başvurarak ödeme sürelerini taksitle yapma talebinde bulunabilecek. Bu talepler, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından değerlendirilecek ve uygun görülmesi halinde faizsiz taksitlendirme imkânı yapılacak.

    31 Aralık 2022 tarihinden önceki borçlar için yapılandırma başvuruları 28 Şubat 2025’e kadar yapılabilecek. Yapılandırılan borçların ilk taksiti 2 Nisan 2025’e kadar ödenecek.

  • Efsane Kasım’a Dikkat! Sahte Tuzaklar mı Var?

    Efsane Kasım’a Dikkat! Sahte Tuzaklar mı Var?

    Efsane Kasım’da dikkat çekici görünen indirimler aslında nasıl bir tuzağa dönüşüyor? Sahte siteleri gerçeklerinden ayırt etmenin yolları neler? HTTPS protokolü güvenlik için yetecek mi, yoksa başka önlemler de gerekli mi? Kimlik bilgilerinin çalınması uzun vadede ne tür riskler doğurabilir? Dolandırıcıların taktiklerine yönelik nasıl bir farkındalık oluşturulmalı? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Efsane Kasım indirimleriyle dolandırıcılık vakalarında artış yaşanıyor. Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi İlker Korkmaz, dolandırıcıların sahte alışveriş siteleri oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü söyledi. Özellikle cazip indirim tekliflerine yönelik dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Korkmaz, Normalde piyasa değeri binlerce lira olan ürünlerin komik fiyatlara satıldığı tekliflere hemen inanmamalıyız. Böyle durumlarda hızlı karar vermek yerine, siteyi ve adres çubuğunu dikkatlice incelememiz gerekiyor dedi.

    HTTPS ve Güvenli Ödeme Büyük Önem Taşıyor

    İnternetten alışveriş yaparken adres çubuğunda HTTPS protokolünün bulunmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, güvenilir sitelerden alışveriş yapılmasını öneriyor. Sahte sitelerin genellikle popüler sitelerin birebir kopyası olduğunu ifade eden uzmanlar, adres çubuğunu kontrol etmenin ve imla hatalarına dikkat etmenin önemine dikkat çekiyor.

    Kimlik Bilgileri de Riskli Durumda

    Dolandırıcılık yalnızca finansal kayıplarla sınırlı değil. Korkmaz, sahte siteler aracılığıyla kimlik bilgilerinin de çalınabileceğini ifade ederek, bu bilgiler anında fark edilmese dahi ilerleyen günlerde farklı dolandırıcılık olaylarında kullanılabilir uyarısında bulundu.

    Dolandırıcılık Mağduriyetini Azaltmak İçin Öneriler

    Uzmanlar, şüpheli durumları Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi gibi birimlere bildirmenin mağduriyetlerin önüne geçilmesine katkı sağlayacağını ifade ediyor. Hızlı ve aceleci hareket etmeden, site adresini manuel olarak yazmak ve sahte indirim tekliflerine karşı temkinli olmak büyük önem taşıyor.

  • Kasım Ayında Fiyatlar Yükseldi! Tüketiciye Yansıması Nasıl Olacak?

    Kasım Ayında Fiyatlar Yükseldi! Tüketiciye Yansıması Nasıl Olacak?

    Limon fiyatlarındaki uçurum ve diğer tarımsal ürünlerdeki büyük fiyat artışları, tüketiciye nasıl etki edecek? Üreticiler artan maliyetlerle nasıl baş edecek? Depolama ve işçilik giderleri fiyatları daha ne kadar etki edecek? Tarımda sürdürülebilirlik için hangi tedbirler alınmalı? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kasım ayında üretici ve market fiyatları arasındaki farkın zirve yaptığını açıkladı. Bayraktar’ın verdiği bilgilere göre, markette fiyatı en çok artan ürün yüzde 253,7 ile limon oldu. Üreticide 8,25 TL olan limonun markette 29,18 TL’ye satıldığı belirtildi. Fiyat artışında limonu yüzde 204,9 ile patates, yüzde 197,4 ile kuru kayısı, yüzde 193,1 ile havuç, yüzde 188,7 ile Antep fıstığı izledi.

    Market ve Üretici Fiyatlarındaki Değişikler Dikkat Çekiyor

    Kasım ayında marketteki 42 ürünün 38’inde fiyat artışı görülürken, en fazla fiyat artışı yüzde 69,2 ile patlıcanda oldu. Üreticide ise en büyük artış yüzde 153,4 ile karnabaharda yaşandı. Üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 17,5 ile limon olurken, limonun fiyat düşüşü arz artışına bağlandı.

    Patates ve kuru soğan fiyatlarındaki artış ise depolama maliyetleri ve işçilik giderlerinden kaynaklandı. Patlıcandaki fiyat yükselişi, tarladan sera üretimine geçiş sürecinde yaşanan arz daralmasıyla açıklandı.

    Maliyetlerde Artış Var!

    Bayraktar, tarımsal girdi fiyatlarının da artmaya devam ettiğini belirtti. Kasım ayında mazot fiyatları aylık yüzde 3,3, yıllık yüzde 17,2 oranında artarken, gübre ve yem fiyatlarında da yükseliş yaşandı. Elektrik fiyatları yıllık yüzde 30,4 artarken, tarım ilaçları yüzde 25,7 oranında zamlandı.

    Tarımda Sürdürülebilirlik Tehlikeye Girdi

    Bayraktar, artan maliyetlerin tarımsal üretimi zora soktuğunu vurgulayarak, çözüm için etkin politikaların devreye alınması gerektiğini belirtti. Arz ve talep dengesizliğinden dolayı yaşanan fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi için tarımsal desteklerin artırılmasının önemine dikkat çekti.

  • Altın Fiyatlarında Durum Ne? Güncel Fiyatlar Ne Kadar?

    Altın Fiyatlarında Durum Ne? Güncel Fiyatlar Ne Kadar?

    2024 yılı altının parlayan bir yatırım aracı olarak öne çıktığı bir dönem oldu. Yıl boyunca ciddi yükselişler kaydeden altın yatırımcıların gözdesi haline geldi. Ancak son aylara yaklaşırken fiyatlardaki dalgalanma ve düşüş eğilimi altının gelecekteki seyrine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Özellikle yılın sonuna doğru diğer yatırım araçlarının da hareketlenmesi altına olan talebin nasıl şekilleneceği konusunda merak uyandırıyor. Uzmanlardan ise dikkat çekici yorumlar gelmeye devam ediyor. Yeni haftanın başlaması ile fiyatlarında güncellenmesi bekleniyor.

    Altın Fiyatıyla ilgili Uzmanlar Ne Diyor?

    Prof. Dr. Develi altının gelecekteki seyrine ilişkin konuşurken piyasanın temel dinamiklerine vurgu yaptı. “Arz talep kuralları altın gibi kıymetli metallerin fiyatlamasında kilit rol oynar. Şu anda bu dinamiklerin etkisini daha net bir şekilde gözlemliyoruz” diyen Develi, piyasanın bir süre daha dengelenme sürecine gireceğini belirtti. Ona göre altının yükselme potansiyeli tamamen yok olmuş değil ancak bu süreçte fiyatlar daha temkinli bir seyir izleyebilir.

    Yatırım yapmayı düşünenlere tavsiyelerde bulunan Develi ani kararlar almaktan kaçınılmasını önerdi. “Altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır. Kısa vadeli dalgalanmalar yatırımcıları yanlış yönlendirebilir. Bu yüzden büyük bir artış ya da düşüş beklemek yerine mevcut piyasa şartlarını analiz ederek hareket etmek daha sağlıklı olur” ifadelerini kullandı.

    Ayrıca Develi küresel ekonomik koşulların altın fiyatları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Özellikle merkez bankalarının faiz politikaları ve jeopolitik risklerin altın piyasasında dalgalanmalara neden olabileceğini belirtti. “Şu an altın alımı yapmayı planlayanlar piyasanın sakinleşmesini beklemeli ve piyasayı yakından takip etmelidir” şeklinde konuştu.

    Daha Temkinli Bir Süreç Bekleniyor

    Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi altın piyasasını değerlendirirken arz ve talep dengelerinin önemine vurgu yaptı. Develi, “2024 boyunca özellikle seçim dönemine kadar altın adeta bir ‘altın yılı’ yaşadı. Ancak burada şunu unutmamak lazım; piyasa kuralları her zaman geçerlidir. Fiyatlar ne kadar yükselirse talep o kadar azalır bu iktisadın en temel prensiplerinden biridir. Seçim öncesi dönemde yaşanan büyük fiyat artışları da aslında bu kuralla açıklanabilir” dedi. Yüksek fiyatların ardından, talepteki azalmaya paralel olarak fiyatların daha dengeli bir seyir izleyeceğini öngören Develi bu süreçte yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini belirtti.

  • Altın Fiyatları Rekor Tazeliyor! Gram Çeyrek ve Tam Altın Bugün Kaç TL?

    Altın Fiyatları Rekor Tazeliyor! Gram Çeyrek ve Tam Altın Bugün Kaç TL?

    Altın piyasaları 1 Aralık 2024 itibarıyla yatırımcıların gündeminden düşmüyor. Yeni hafta beklentileri ne? İşte detaylar…

    Yeni haftaya hareketli başlaması düşünülen piyasalarda gram altın 2 bin 961 TL’den işlem görerek yatırımcısına kazandırmaya devam ediyor. Ons altının fiyatı ise 2 bin 677 dolar seviyesinde sabitlenmiş durumda. Bu yükselişin arkasında döviz kurlarındaki hareketlilik ve küresel piyasalardaki belirsizliklerin etkisi büyük.

    Son günlerde altın fiyatlarının tırmanışa geçmesi çeyrek ve yarım altına olan ilgiyi de artırdı. Çeyrek altın bugün itibarıyla 4 bin 842 TL’den satılırken yarım altının fiyatı 9 bin 685 TL’ye ulaştı. Altın hem küçük yatırımcılar hem de uzun vadeli birikim yapmak isteyenler için güvenli liman olmayı sürdürüyor.

    Altın Fiyatları Neden İnişli Çıkışlı?

    Küresel gelişmeler ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar altın fiyatlarını yakından etkilerken özellikle ons altının değerindeki yükseliş gram altına da doğrudan yansıyor. Bu durum yatırımcıları “altın fiyatları daha ne kadar yükselebilir? sorusuyla baş başa bırakıyor. Uzmanlar piyasaların nabzını tutmaya devam ederken yıl sonuna doğru artışların sürebileceğine işaret ediyor.

    2025’te Altın Beklentisi

    Altının 2025 yılındaki olası performansına da değinen Develi faiz politikalarının piyasa üzerindeki etkisine dikkat çekti. “2025 yılı faiz indirimlerinin gündemde olacağı bir dönem. Faiz oranları düştüğünde genelde altına ve diğer değerli metallere olan talep artar. Ancak asıl soru şu: Bu talep ne kadar güçlü olacak? Geçmiş aylardaki gibi büyük bir yükseliş görecek miyiz? Bence burada daha temkinli bir duruş sergilemek gerekiyor” diye konuştu. Develi piyasadaki alternatif yatırım araçlarının güçlenmesinin de altına olan ilgiyi etkileyebileceğini belirtti.

    Develi’ye göre altın piyasasında yeni bir yükseliş trendi bekleyenlerin piyasa dinamiklerini dikkatle analiz etmesi gerekiyor. Özellikle küresel ekonomik gelişmeler ve alternatif yatırım araçlarındaki hareketlilik altının performansını belirleyecek önemli etkenler arasında yer alıyor. “Yatırımcılar acele etmeden piyasanın genel görünümünü değerlendirmeli ve stratejilerini buna göre şekillendirmelidir” diyen Develi temkinli bir yaklaşımın bu dönemde en doğru adım olacağını ifade etti.

  • Sigortada Yeni Dönem! Ne Zaman Başlıyor?

    Sigortada Yeni Dönem! Ne Zaman Başlıyor?

    Zorunlu trafik sigortasında 5 Aralık’tan itibaren eski poliçelerin 15 günlük geçerliliği var. Peki, bu değişiklikle sigortasız trafiğe çıkma oranında azalma olacak mı? Eski sahiplerin mağduriyet yaşamasının önüne nasıl geçilecek? Sigorta sektörü ne gibi farklılıklar ortaya çıkaracak? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararla, zorunlu trafik sigortasında 5 Aralık itibarıyla yeni bir dönem başlıyor. Daha önce, aracın satışından sonra eski sigorta poliçesinin 15 gün daha geçerli olması uygulaması sona erdirilecek. Bu karar, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddelerinin Anayasa’ya aykırı bulunmasıyla alındı.

    Eski Sahiplerin Mağduriyetinin Önüne Geçiliyor

    AYM, 15 günlük süre boyunca gerçekleşen kazaların, aracın eski sahibinin sigorta kayıtlarına işlenmesinin haksızlığa neden olduğunu ifade etti. Eski uygulamada, bu süreçteki kazaların mali yükü poliçenin eski sahibine rücu ediliyor, bu durum önemli mağduriyetlere sebep olabiliyordu. Yeni düzenlemeyle bu gibi problemlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.

    Sigortasızlık Oranında Azalma Bekleniyor

    Yeni uygulama, araç satın alanların hemen sigorta yaptırmasını zorunlu hale getirerek sigortasız trafiğe çıkma riskinin azalmasını sağlayacak. Türkiye Sigorta Birliği, düzenlemenin sigorta sektörüne olumlu yansımalarının olacağını ve yeni prim girişlerini artıracağını öngörüyor.

    Vatandaşlar ve Acenteler İçin Kolaylıklar Yapılacak

    İçişleri Bakanlığı’nın düzenleme de bulunarak, uygulamadaki boşlukları gidermesi bekleniyor. Ayrıca, sigorta acenteleri için süreçte herhangi bir ek yükümlülük olmayacak. Vatandaşlar, poliçelerini yaptırdıktan sonra araç ruhsatlarını alarak güvenle trafiğe çıkabilecekler. Ruhsat alınmamasında ise poliçeler kısa süre de iptal edilebilecek.

    Hedefte Daha Güvenli Trafik Var!

    5 Aralık’ta yürürlüğe geçecek düzenleme, araç alım-satım işlemlerinde daha adil ve güvenli bir sistem sağlamayı hedefliyor. Sigortasızlık oranlarının azalmasıyla, trafik güvenliğinin artırılması bekleniyor

  • Büyüme Hedefimiz Sürüyor! Süreç Ne Kadar Uyum Sağlıyor?

    Büyüme Hedefimiz Sürüyor! Süreç Ne Kadar Uyum Sağlıyor?

    Türkiye’nin büyüme hedefleri topluma nasıl etki edecek? Dezenflasyon süreci ekonomik zorluklara karşı nasıl yanıt verecek? Yıllık %2,1 büyüme refaha ne kadar katkı da bulunacak? Sanayi dışı sektörlerin yükselişi hangi fırsatları ortaya çıkaracak? Kapsayıcı politikalar tüm kesimlere eşit fayda getirecek mi? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2024 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına yönelik açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, büyüme oranlarının öngörülerle uyumluluğunu ifade ederek, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceklerini vurguladı.

    Dezenflasyon Süreci Hedeflerle Uyumlu

    Bakan Şimşek, dezenflasyon sürecinde ekonomik büyümenin tahmin edilen düzeylerde seyrettiğini belirtti. Toplumun refahını artırmayı öncelik olarak gördüklerini ifade eden Şimşek, bu doğrultuda yüksek ve kapsayıcı bir büyüme hedeflediklerini dile getirdi.

    Yıllık Büyüme %2,1 Seviyelerinde

    Türkiye ekonomisi 2024’ün üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,1 büyüme kaydetti. Yılın ilk üç çeyreği itibarıyla büyüme oranı da yüzde 3,2 olarak gerçekleşti. Bu dönemde, milli gelir yıllıklandırılmış olarak 1 trilyon 260 milyar dolara ulaştı.

    Sanayi Hariç Sektörlerde Güçlü Performans

    Sanayi dışındaki sektörlerdeki büyüme ivmesinin sürdüğünü belirten Bakan Şimşek, milli gelirin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan bu sektörlerin ekonomiye katkısının sürdüğünü ifade etti. Şimşek, Ekonomik politikalarımızla, üretimi ve istihdamı destekleyen bir büyüme modeli uyguluyoruz. Bu, kapsayıcı büyümenin temel taşını oluşturuyor diye söyledi.

    Hedefimiz Büyüme Modeli ile Yaşam Kalitesini Yükseltmek

    Bakan Şimşek, açıklamalarını Ekonomide sürdürülebilir bir büyüme modeliyle vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmenin peşindeyiz. Kapsayıcı politikalarımız, herkesin bu büyümeden faydalanmasını sağlayacak diyerek tamamladı.

  • DenizBank’tan 2024’e Damga Vuran Finansal Başarı 2,3 Milyar Dolar!

    DenizBank’tan 2024’e Damga Vuran Finansal Başarı 2,3 Milyar Dolar!

    DenizBank’ın 2,3 milyar dolarlık sendikasyon başarısı Türkiye’de finans dünyasını nasıl etkiledi? Uluslararası piyasalardan sağlanan bu dev finans gücü küresel yatırımcıların Türkiye’ye olan güvenini mi gösteriyor? DenizBank’ın sendikasyon işlemine bu denli yüksek talep gelmesinin ardındaki sır ne? DenizBank’ın yeşil dönüşüm projelerine verdiği destek Türkiye’nin sürdürülebilir geleceği için ne ifade ediyor?

    Bu dev finansman tarımsal üretim ve yeşil teknolojilerde nasıl bir fark yaratacak? Çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik odaklı kredilendirme, DenizBank’ı sektöründe nasıl farklılaştırıyor? Tarım sektörüne verilen bu finansal destek, çiftçiler için ne anlama geliyor? DenizBank’ın küresel finans devleriyle yaptığı ortaklıklar Türkiye ekonomisini nasıl güçlendirebilir? Detaylar haberimizde…

    DenizBank, 2024 yılında gerçekleştirdiği üç ayrı sendikasyonla finans sektöründe çıtayı yükseltti! Tam 84 finansal kurumun desteğiyle toplamda 2,3 milyar dolar finansman sağlayarak sektördeki rekoru kıran banka, uluslararası piyasalardaki güçlü konumunu bir kez daha kanıtladı.

    Üçüncü Sendikasyonda Talep Patlaması %139 Talep Oranı

    DenizBank, yılın ikinci yarısında gerçekleştirdiği üçüncü sendikasyon işlemiyle tam 1,2 milyar dolarlık talep alarak büyük bir başarıya imza attı. Talep fazlalığı nedeniyle 1 milyar dolara ölçeklendirilen işlemde, 23 ülkeden 54 finansal kurumun katılımı sağlandı. Bu işlem, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara yönelerek tarımsal üretim ve yeşil dönüşüm teknolojilerinin finansmanına güçlü bir destek sundu.

    Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm İçin Güçlü Bir Adım

    DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, yapılan sendikasyonun yalnızca bir finansman başarısı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin düşük karbon ekonomisine geçişine büyük katkı sunduğunu vurguladı. Üreticilerin desteklenmesi adına Üretici Kart cirosunu %60’ın üzerinde artırmayı sürdürülebilirlik kriteri olarak belirleyen DenizBank, çevresel etkileri en aza indirmeye yönelik yeşil dönüşüm projelerine finansman sağlamayı taahhüt etti.

    4,5 Milyar Dolarlık Kaynak ve Küresel İşbirliği

    DenizBank, son iki yılda uluslararası piyasalardan 4,5 milyar dolar taze kaynak temin ederek Türkiye ekonomisine büyük katkı sağladı. Bu dev işlem, Bank of America, Emirates NBD Capital ve Mashreqbank PSC gibi dev kurumların koordinasyonunda, First Abu Dhabi Bank PJSC ve SMBC Group gibi ESG (Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim) liderlerinin katılımıyla tamamlandı. Kredinin maliyeti ise dolar için SOFR + %1,75, euro için Euribor + %1,50 oranında belirlendi.

  • Eskiler Çok Değerli Olacak! Depozito Dönemi Başlıyor mu?

    Eskiler Çok Değerli Olacak! Depozito Dönemi Başlıyor mu?

    Depozito Yönetim Sistemi Türkiye’de başlıyor! Eski şişeler nasıl geri dönüştürülecek? Vatandaşlar, bu makinelerle ek gelir nasıl elde edecekler? Depozito bedeli nasıl ödenecek? Makineler nerelerde olacak? Çevreye de katkı sağlanacak mı? Sürdürülebilir bir sistem nasıl işleyecek? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Türkiye’de çevre dostu bir uygulama daha hayata geçiyor! Depozito Yönetim Sistemi, 2025 yılı itibariyle Türkiye genelinde kullanıma geçilecek. Bu sistem, eski şişelerin geri dönüşümünü teşvik ederken, vatandaşlara ek gelir yaratma fırsatı sağlayacak.

    Depozito Makineleri Türkiye’nin Genelinde Olacak!

    Sosyal medyada çok sık görülen depozito makineleri, yakında Türkiye’de de vatandaşların kullanımında olacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hayata geçirdiği projeyle, Türkiye’nin dört bir yanına 20 ila 30 bin arasında makine kurulacak. Bu makineler, cam, plastik ve metal şişe gibi ambalajların geri dönüşümünü sağlayacak.

    Geri Dönüşüm ve Ek Gelir Fırsatı Sunulacak

    Depozito Yönetim Sistemi ile 0,1 ile 3 litre arasında hacme sahip şişe ve kutulara 25 kuruş depozito bedeli ödenecek. Vatandaşlar, geri verdikleri şişe ve kutular karşılığında dijital cüzdanlarına ödeme alacak. Böylece çevreye katkı sağlanacak ve ek gelir elde edilmesi mümkün hale gelecek.

    Mobil Uygulama ile Kolay Kullanım İmkânı

    Yeni sistemin kullanımı oldukça çok basit. Türkiye Çevre Ajansı tarafından geliştirilen mobil uygulama ile kullanıcılar önce QR kodunu okutacak, sonrasında şişelerini makineye verecek ve depozito bedelini dijital cüzdanlarına alacaklar. Dijital ödemeler alışverişlerde kolayca kullanılabilecek.

    Depozito Makineleri Nerelere Kurulacak?

    Başlangıçta, depozito makineleri daha çok marketlerde ve AVM’lerde bulunacak. Zamanla, makinelerin sayısı daha da artırılarak vatandaşların erişimi kolay hale gelecek. Bu uygulama, geri dönüşüm kültürünü yaygınlaştırırken, sürdürülebilir bir çevre için önemli bir adım olacak.

  • 2025 Kritik Görüşmeleri Başlıyor! Tarih Ne Zaman?

    2025 Kritik Görüşmeleri Başlıyor! Tarih Ne Zaman?

    2025 asgari ücret görüşmeleri 10 Aralık’ta başlayacak! Enflasyon ve ekonomik verilere nasıl etki edecek? Asgari ücret artışı, işverenin maliyetini ve işsizlik maaşlarında nasıl bir değişiklik yaratacak? Yeni ücret, sadece çalışanları mı, tüm iş piyasasına da etki edecek mi? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    2025 yılı için geçerli olacak asgari ücret, 10 Aralık Salı günü gerçekleşecek ilk toplantıyla netleşecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde yapılacak toplantıda, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, ücret artışı için masada olacak.

    Görüşmelerde Kimler Temsil Edilecek?

    İşçi tarafını TÜRK-İŞ, işveren tarafını da TİSK temsil edecek. Komisyonda 15 üye yer alacak ve oy çokluğuyla karar verilecek. İlk toplantıda özellikle enflasyon oranı, geçim endeksleri ve ekonomik veriler masaya da olacak.

    Mevcut Asgari Ücret Ne Kadardı?

    2024 yılı için net asgari ücret 17 bin 2 lira 12 kuruş olarak uygulanıyor. Brüt rakam da 20 bin 2 lira 50 kuruş. İşverene toplam maliyeti ise 23 bin 502 lira 94 kuruş. Belirlenecek yeni ücret, yalnızca asgari ücretle çalışanları değil, kıdem tazminatı, işsizlik maaşı, doğum ve askerlik borçlanmaları gibi birçok sosyal hak ve yükümlülüğü de etki edecek.

    Belirlenirken Hangi Veriler Dikkate Alınıyor?

    Komisyon, yeni asgari ücreti belirlerken enflasyon oranları, ekonomik büyüme verileri, geçim koşulları ve toplu iş sözleşmelerindeki ücret artışlarını dikkate alacak. Bunun yanı sıra, ücretteki artışın işverene maliyeti ve iş piyasasına etkisi de değerlendirme de olacak.

    Asgari Ücretin Önemi

    Asgari ücret, yalnızca bu ücreti alan işçileri değil, dolaylı yoldan birçok çalışanı ve işvereni de ilgilendiriyor. Ücret artışları işsizlik maaşı, kıdem tazminatı, GSS primleri, stajyer ücretleri gibi yasal düzenlemelere doğrudan net olarak etki ediyor.