Kategori: Finans Haberleri

  • Selena Gomez Milyarderler Kulübüne Katıldı Rare Beauty’nin Mucizevi Yükselişi!

    Selena Gomez Milyarderler Kulübüne Katıldı Rare Beauty’nin Mucizevi Yükselişi!

    Selena Gomez, oyunculuk ve müzikal kariyerinin yanı sıra, kurduğu güzellik markasıyla 32 yaşında milyarderler kulübüne katıldı. Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre Gomez, 1,3 milyar dolarlık net servete ulaşarak endekse dahil edildi. Ancak servetinin büyük kısmını güzellik markası Rare Beauty’den kazandı.

    Rare Beauty: Güzellik Endüstrisinde Bir Devrim

    2018 yılında kurduğu Rare Beauty, Selena Gomez’in servetinin yüzde 80’inden fazlasını oluşturuyor. Bu başarının ardında, markanın sosyal medyada viral olan ürünleri ve geniş müşteri kitlesi yatıyor. Rare Beauty, özellikle likit allıkları ve rujları ile büyük bir başarı yakaladı ve son 12 ayda 400 milyon dolarlık net satış elde etti. Bu başarı, Gomez’i Rihanna ve Taylor Swift gibi “kendi kendini yetiştirmiş en genç kadın milyarderler” arasına soktu.

    Gomez’in Diğer Ticari Başarıları

    Güzellik markasının yanı sıra Selena Gomez, Louis Vuitton, Coach ve Puma gibi markalarla yaptığı anlaşmalardan da ciddi gelir elde etti. Bu markalarla yaptığı işbirlikleri, ona on milyonlarca dolarlık gelir sağladı ve bu anlaşmalar sayesinde dünya çapında bilinirliğini artırdı.

    ‘Only Murders in the Building’ Dizisi ile Ekrandaki Başarı

    Selena Gomez, Hulu’nun popüler dizisi ‘Only Murders in the Building’deki rolüyle de büyük bir başarı yakaladı. Emmy adayı olan bu rol, ona sezon başına 6 milyon dolardan fazla kazandırdı. Dizinin beşinci sezonu için de anlaşma yenileyen Gomez, ekran önündeki başarısını sürdürüyor. Ancak, bu başarılar servetinin görece küçük bir kısmını oluşturuyor.

    Selena Gomez, geçtiğimiz yıl Instagram’da dünyanın en çok takip edilen kadını unvanını kazandı. Şu anda 424 milyondan fazla takipçisi ile sosyal medyada da büyük bir etkiye sahip olan Gomez, markası Rare Beauty’yi bu güçlü platform üzerinden başarılı bir şekilde tanıtıyor.

    Gomez’in Rare Beauty ile elde ettiği başarı, sadece finansal kazançtan ibaret değil. Markası, özellikle çeşitlilik ve farklılık vurgusuyla güzellik dünyasında yeni bir standart belirledi. Rare Beauty’nin misyonu, insanların kendilerini oldukları gibi kabul etmelerine yardımcı olmak ve bu yönüyle markanın sadece bir güzellik ürünü olmanın ötesine geçtiğini söylemek mümkün.

    Selena Gomez, müzik, oyunculuk ve ticaret dünyasındaki başarılarıyla dikkat çekiyor. Ancak asıl servetini kazandıran Rare Beauty markası, onun güzellik endüstrisinde de bir ikon haline gelmesine neden oldu. Güzellik markasının başarısı, onun milyarderler kulübüne katılmasını sağladı ve gelecekteki projeleriyle bu başarıyı daha da artırması bekleniyor

  • 2024-2025 Fındık İhracat Sezonunda 300 Bin Ton Hedefi: KFMİB’den İddialı Açıklamalar

    2024-2025 Fındık İhracat Sezonunda 300 Bin Ton Hedefi: KFMİB’den İddialı Açıklamalar

    Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dursun Oğuz Gürsoy, 2024-2025 fındık ihracat sezonu için iddialı hedefler belirledi.

    1 Eylül 2023 itibarıyla başlayan ve 31 Ağustos 2024 tarihinde sona erecek olan 2024-2025 sezonunda, Türkiye’nin fındık ihracatında 300 bin tonun üzerinde bir miktarı hedeflediklerini açıklayan Gürsoy, bu yıl için belirledikleri rakamın, önceki sezonlarla karşılaştırıldığında önemli bir artışı işaret ettiğini belirtti. Gürsoy, 2023-2024 sezonunda 303 bin 458 ton fındık satışının gerçekleştirildiğini ve bu satışlardan 2 milyar 349 milyon dolar gelir elde edildiğini vurguladı. Geçen sezonun ihracat gelirinin 2022-2023 sezonuna göre yüzde 30,86 oranında arttığını ifade eden Gürsoy, bu artışın Türk fındığı için oldukça sevindirici olduğunu dile getirdi.

    Türk Fındığının Kalitesi ve Rekabet Avantajı

    Dursun Oğuz Gürsoy, Türk fındığının dünya pazarında kalitesi ve güvenilirliği ile kendini kanıtladığını belirterek, Türk fındığının özellikle son dönemde rakip ülkelerde yaşanan olumsuzluklardan faydalandığını ifade etti. Rakip ülkelerdeki rekolte düşüşleri ve kalite sorunlarının Türk fındığını daha cazip hale getirdiğini belirten Gürsoy, tüketicilerin bu sebeplerle Türk fındığını tercih ettiğini söyledi. Türkiye’nin fındık ihracatında yaklaşık 130 ülkeye ürün gönderildiğini hatırlatan Gürsoy, 2024-2025 sezonunun başlamasıyla birlikte ihracatçı firmaların birçok ülkeye ürün göndermeye başladığını belirtti.

    Son yıllarda özellikle Uzak Doğu ülkelerine yapılan ihracatta ciddi bir artış gözlemlendiğini ifade eden Gürsoy, Çin piyasasında yaşanan büyümenin önemli olduğunu vurguladı. İhracatçı birliklerinin alternatif pazar dediğimiz ülkelerde yaptığı tanıtımların meyvelerini vermeye başladığını belirten Gürsoy, çeşitli fuar ve girişimlerle Türk fındığının uluslararası alandaki tanınırlığını artırmaya devam ettiklerini söyledi. Ordu ve Giresun bölgelerinde dekara fındık veriminin artırılması ve kahverengi kokarca zararlısının ortadan kaldırılması gibi stratejik hedeflerle Türk fındığının dünya pazarında daha da güçlü bir yer edineceğini belirtti.

    Türkiye’nin fındık ihracatında en önemli pazarının Avrupa Birliği ülkeleri olduğunu, bu ülkeler arasında Almanya’nın öne çıktığını ifade eden Gürsoy, Avrupa dışındaki ülkelerde yaşanan artışların önemine dikkat çekti. Suudi Arabistan ve Çin gibi pazarların büyüdüğünü belirten Gürsoy, Türk fındık ihracatçısının Avrupa dışındaki ülkelere yönelerek ihracat artışını sürdürme şansının olduğunu söyledi.

    Gürsoy, 2024-2025 sezonu hedeflerine ilişkin olarak, geçen sezonun rakamı olan 300 bin tonun üzerine çıkmayı planladıklarını açıkladı. Ancak bu hedeflerin piyasa koşullarına göre yüzde 5 ile 10 arasında değişebileceğini belirtti. Gürsoy, piyasa şartlarının ve koşullarının hedeflerin gerçekleşmesini daha iyi göstereceğini ifade ederek, gelecekte Türk fındığının uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konumda olacağını öngördüğünü sözlerine ekledi.

  • Merkez Bankası’nın Net Rezervleri Düşüşte: 40,8 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın Net Rezervleri Düşüşte: 40,8 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 29 Ağustos haftasına ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre, TCMB’nin net rezervleri bir önceki hafta 43,7 milyar dolarken, 40,8 milyar dolara düştü. Net rezervlerdeki bu azalış, piyasalarda dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendirildi.

    SWAP Hariç Net Rezervler de Azaldı

    TCMB’nin SWAP hariç net rezervleri de gerileme yaşadı. Önceki hafta 21,4 milyar dolar seviyesinde olan SWAP hariç net rezervler, geçen hafta 18,5 milyar dolara geriledi. SWAP anlaşmaları hariç tutulduğunda rezervlerdeki bu düşüş, döviz likiditesindeki azalmanın göstergesi olarak öne çıktı.

    Altın Rezervlerinde Artış Yaşandı

    TCMB’nin rezervlerinde dikkat çeken bir diğer değişiklik ise altın rezervlerindeki artış oldu. Altın rezervleri, 345 milyon dolar artarak 59,7 milyar dolardan 60 milyar dolara çıktı. Altın, Merkez Bankası’nın rezerv çeşitlendirme stratejileri arasında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.

    Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervlerinde de azalma görüldü. 1,3 milyar dolar düşüşle brüt döviz rezervleri 90,7 milyar dolardan 89,3 milyar dolara geriledi.

  • Miras Paylaşımında Önemli Değişiklik: Eşit Dağıtım Zorunluluğu Kalktı

    Miras Paylaşımında Önemli Değişiklik: Eşit Dağıtım Zorunluluğu Kalktı

    Miras paylaşımı konusunda yapılan yeni düzenlemeyle birlikte, tapu işlemlerinde mirasın eşit olarak dağıtılması zorunluluğu kaldırıldı. Bu değişiklik, özellikle aileler arasında anlaşmazlıkların önüne geçmek ve süreci daha esnek hale getirmek amacıyla yapıldı. Önceden, mirasın tapuda eşit olarak bölüştürülmesi zorunluydu ve bu durum, mirasçılar arasında gerginliklere neden olabiliyordu. Artık mirasçılar, yazılı bir anlaşma yaparak miras paylaşımını kendi aralarında kararlaştırabilecekler.

    Kardeşler Arasında Mirasın Devri Daha Kolay Hale Geliyor

    Miras paylaşımında devrim niteliğinde olan bu değişiklikle birlikte, kardeşler arasında mirasın devri için yazılı bir sözleşme yeterli olacak. Noter onayının zorunlu olmaması, işlemlerin daha hızlı ve pratik bir şekilde tamamlanmasına olanak tanıyor. Bu düzenleme, miras paylaşım sürecini hem hızlandırıyor hem de maliyetleri azaltıyor. Aile bireyleri arasında yaşanabilecek potansiyel anlaşmazlıkların da önüne geçilmesi hedefleniyor.

    Miras Paylaşımında Önemli Değişiklik

    Hisseli Tapularda Ortak Karar Şartı

    Yeni düzenlemede bir diğer önemli değişiklik, hisseli tapuların satışında tüm hissedarların ortak karar alması zorunluluğudur. Bu düzenlemeyle, birden fazla hissedarın olduğu taşınmazların satışı için tüm tarafların işlemlere katılması gerekecek. Hissedarlar tapu devrine katılmadıkları takdirde, satış işlemi tamamlanamayacak. Ancak, hissedarlar vekalet vererek avukat aracılığıyla bu işlemleri gerçekleştirebilecekler. Bu da özellikle uzak mesafelerde yaşayan hissedarlar için süreci kolaylaştıracak.

    Noter Onayı Gerekmeden Yapılacak İşlemler

    Noter onayı gerekmeyen bu yeni düzenleme, işlemlerin hızla sonuçlanmasını sağlayacak. Artık mirasçılar, miras devrini yalnızca bir yazılı anlaşma ile gerçekleştirebilecekler. Bu değişiklik, özellikle noter işlemleri sırasında karşılaşılan zorlukları ve ek maliyetleri ortadan kaldırarak miras paylaşım sürecini basitleştiriyor. Ayrıca, aile üyelerinin bir araya gelip hızlı bir şekilde anlaşma sağlamaları mümkün hale geliyor.

    Bu yeni düzenleme ile miras paylaşımını zorlaştıran birçok bürokratik engel ortadan kalktı. Tapu işlemlerinde, mirasçıların işlemleri kolayca tamamlayabilmeleri için daha esnek ve hızlı bir sistem oluşturuldu. Miras devrinin yazılı bir sözleşme ile yapılabilmesi, tarafların daha rahat bir şekilde anlaşma sağlamasına yardımcı olacak. Ayrıca, avukat aracılığıyla vekalet verme seçeneği, tapu işlemlerinin uzaktan yönetilmesini de mümkün kılıyor.

    Miras Paylaşımında Önemli Değişiklikeşit Dağıtım Zorunluluğu Kalktı1

    Eşit dağıtım zorunluluğunun kaldırılmasıyla birlikte, aileler arasındaki miras anlaşmazlıklarının azalması bekleniyor. Önceki düzenlemelerde, eşit dağıtım şartı nedeniyle mirasçıların anlaşmazlığa düşmesi ve bu durumun mahkemeye taşınması sık karşılaşılan bir durumdu. Yeni düzenleme, tarafların özgür iradeleriyle paylaşım yapmalarını sağlayarak, daha adil bir süreç sunmayı amaçlıyor. Uzmanlar, bu değişikliğin aile içi huzurun korunmasına ve miras sürecinin daha adil bir şekilde sonuçlanmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.

  • Enflasyon Tahminlerinde Son Durum: Bakan Şimşek’ten Yıl Sonu Beklentisi Açıklaması

    Enflasyon Tahminlerinde Son Durum: Bakan Şimşek’ten Yıl Sonu Beklentisi Açıklaması

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ağustos ayı enflasyon verilerini değerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu. Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, enflasyonun yıl sonu tahmin aralığına ulaşmasını beklediklerini ifade etti. Şimşek, son dönemdeki ekonomik iyileşmeler ve finansal istikrarın bu beklentinin altını doldurduğunu vurguladı.

    Enflasyon Rakamlarında Dikkat Çeken Gelişmeler

    Bakan Şimşek’in paylaşımında belirttiği üzere, yıllık enflasyon son üç ayda 23,5 puanlık bir düşüşle yüzde 52 seviyesine geriledi. Ağustos ayında aylık enflasyon %2,5 olarak gerçekleşirken, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar hariç enflasyon %1,4 oldu. Özellikle gıda enflasyonunun dört yıl sonra ilk kez negatif olması, enflasyonist baskıların azalmasında önemli bir gösterge olarak değerlendirildi.

    Ekonomik Dengelenme ve Finansal İstikrar Vurgusu

    Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinde gözlemlenen dengelenme sürecinin ve finansal istikrarın, enflasyon üzerindeki olumlu etkilerini dile getirdi. Bakan, “Güçlenen finansal istikrar ve ekonomideki dengelenme, beklentilerdeki iyileşme ile birlikte son çeyrekte aylık enflasyonun ana eğiliminde düşüş bekliyoruz,” diyerek yıl sonu için umutlu bir tablo çizdi.

    Şimşek, düşen enflasyonun ekonomiye sağladığı nefes alma alanının, özel sektör tarafından verimlilik ve inovasyona yönelik yatırımlar için bir fırsat penceresi oluşturduğunu belirtti. Özellikle yüksek katma değerli üretime ve stok yönetiminin iyileştirilmesine odaklanmanın, Türkiye’nin orta ve uzun vadeli büyüme hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacağını vurguladı. 

  • Risk Almıyorlar: Genç Kadınlar Yatırım Yerine Nakit Tutuyor

    Risk Almıyorlar: Genç Kadınlar Yatırım Yerine Nakit Tutuyor

    Türkiye’de ve dünyada, erkeklerin paralarını ilk kez yatırım yapma oranı, aynı yaş grubundaki kadınlara kıyasla daha yüksek seviyelerde. Genç kadınlar, erkeklere göre daha fazla riskten kaçınıyor ve yatırım yapma konusunda daha az kendine güveniyor. Bu durum, cinsiyetler arası yatırım uçurumunu giderek büyütüyor. Ünlü iş insanı Abide Gülel, genç kadınların bu eğilimini değerlendirerek, onları risk almaktan kaçınmamaya ve yatırım yapmaya davet ediyor.

    Yatırımda Cinsiyet Farklılıkları Derinleşiyor

    Abide Gülel, sermayesi olan genç kadınların yatırım yapma konusunda erkeklerden geri kaldığını vurguluyor. Gülel, “Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de erkeklerin paralarını ilk kez yatırıma yönlendirme oranı, aynı yaş grubundaki kadınlara kıyasla daha yüksek. Genç kadınlar, erkeklere göre daha çok riskten kaçınıyor ve yatırım konusunda daha az kendine güveniyor,” diyerek, kadınların bu alanda daha cesur adımlar atması gerektiğini belirtiyor.

    Gülel, kadınların genellikle erkeklere göre daha az sermayeye sahip olduğunu ve bu nedenle varlıklarını yatırım yerine nakitte tutmaya yöneldiklerini ifade ediyor. Ayrıca, genç kadınların finansal tavsiye alırken daha çok annelerine başvurduğunu, bu durumun da yatırım yapma cesaretlerini etkilediğini söylüyor. “Kadınlar, finansal tavsiyelerini genellikle babalarından ziyade annelerinden alıyor. Bu da onları para biriktirmeye ve yatırım yapmaktan kaçınmaya itiyor,” diye ekliyor.

    Abide Gülel, cinsiyetler arası finansman açığının kapanmasının yolunun, genç kadınların yatırım yapma cesaretini göstermelerinden geçtiğini belirtiyor. “Para güçtür. Genç girişimci kadınlarımız riskten kaçmamalı. Cinsiyetler arası finansman açığını kapatmanın yolu, yatırım yapmaktan geçiyor,” diyen Gülel, kadınları daha aktif bir yatırım politikası izlemeye davet ediyor.

    Bu açıklamalar, genç kadınların finansal bağımsızlıklarını güçlendirmek için daha fazla cesaret göstermeleri gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

  • Öğrenci Barınma Krizi Derinleşiyor: KYK Yurt Ücretlerine Yüzde 50 Zam

    Öğrenci Barınma Krizi Derinleşiyor: KYK Yurt Ücretlerine Yüzde 50 Zam

    2024-2025 eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala, üniversite öğrencilerini yeni bir mali yük daha bekliyor. Artan ev kiralarının baskısı altında olan öğrenci ve aileler, şimdi de Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından yapılan yüzde 50’lik zamla karşı karşıya kaldı. Önceki yurt ücreti 570 TL iken, yeni dönemde bu rakam 855 TL’ye yükseltildi.

    Detaylar ve Depozito Zorunluluğu

    Zam haberinin yanı sıra, öğrencilere depozito yükümlülüğü de getirildi. Yeni kayıt yaptıracak ya da mevcut yerini koruyacak öğrencilerden 685 TL depozito alınacak. Bu depozitonun ödeme süresi ise 15 Eylül’e kadar. Belirtilen tarihe kadar ödeme yapılmayan öğrencilerin kayıtları silinecek.

  • Borsa’dan “Analiz” için Laboratuvara Davet

    Borsa’dan “Analiz” için Laboratuvara Davet

    Keşan Ticaret Borsası  sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Bölgemizde hasadına başlanan ayçiçeği ürününün analizi için tüm üye ve üreticilerimizi borsamız ürün laboratuvarına bekliyoruz.” ifadelerine yer verilerek, “Değerli üyelerimiz ve üreticilerimizin ürettiği ürünlerin kalitesini laboratuvar analizi sonucunda belirlenerek gerçek fiyatında satılması konusunda Borsamız geçici hizmet binasında hizmet vermeye devam ediyor. Buğday, arpa, çeltik, ayçiçeği, kanola, ceviz ve badem ürünlerinin kalite parametreleri ürün laboratuvarımızda belirlenmektedir. Ürün laboratuvarımızda; Ayçiçekte: rutubet, hektolitre, yağ oranı, buğdayda: rutubet, hektolitre, gluten, indeks, sedimantasyon, gecikmeli sedimantasyon (süne tahribatı), protein, nişasta, selüloz, çeltikte: rutubet, hektolitre, randıman, kırık tane, bin tane ağırlığı, arpada: rutubet, hektolitre, protein, nişasta, selüloz, kanolada (Kolza): rutubet, hektolitre, yağ oranı, badem içi ve ceviz içinde rutubet ve hektolitre analizleri yapılarak ürünlerin kalite parametreleri belirlenerek, üreticilerin ürünlerini doğru zamanda hasat etmesi ve ürünlerinin kalite tespiti yapılıp gerçek fiyatında satılmasına yardımcı olmaktadır. Ayrıca mısır, yulaf, sorgum, soya fasulyesi, tırtıkale, keten tohumu, mercimek, çavdar ve kuru fasulye ürünlerinin rutubet ve hektolitre ağırlığı ölçümleri de yapılmaktadır. Ayçiçeği hasadının bol ve bereketli geçmesini diliyoruz.” denildi.

    Ayrıntılı bilgi almak isteyen değerli Üye ve Üreticilerin 0284 714 10 87 numaralı telefondan bilgi alabilecekleri de açıklandı.

  • Binance Açıkladı: Filistin’deki Yasa Dışı Faaliyetlerle Bağlantılı Sadece 220 Hesap Donduruldu!

    Binance Açıkladı: Filistin’deki Yasa Dışı Faaliyetlerle Bağlantılı Sadece 220 Hesap Donduruldu!

    Son zamanlarda, kripto para borsası Binance üzerinde Filistinli kullanıcıların yatırımlarının “İsrail’in talebi üzerine” dondurulduğu yönünde iddialar gündeme geldi. Binance, bu iddialara sosyal medya platformu X üzerinden detaylı bir açıklamayla yanıt verdi. Binance’in belirttiğine göre, 2023 yılı boyunca platformda 1500’den fazla kullanıcı hesabı incelendi ve bu hesaplar detaylı bir şekilde değerlendirildi.

    Dondurulan Hesaplar ve İnceleme Süreci

    Binance’in açıklamasına göre, yapılan kapsamlı incelemeler sırasında, tüm hesaplar üzerinde durum tespiti ve doğrulama işlemleri gerçekleştirildi. Uluslararası finans kuruluşlarının uyması gereken standartlara dayanarak, yasa dışı faaliyetlerle ilişkilendirilen ve Filistin’de konumlanan yalnızca 220 kullanıcı hesabının dondurulduğu tespit edildi. Binance, bu durumu “220 Hesap Donduruldu” başlığı altında kamuoyuna duyurdu.

    Binance, dondurulan hesapların Filistin’deki toplam kayıtlı kullanıcıların yüzde 0,1’inden daha azını temsil ettiğini belirtti. Bu bilgi, borsanın şeffaflık ilkesi doğrultusunda kamuoyuyla paylaşıldı. Binance’in bu açıklaması, platformun yalnızca yasa dışı faaliyetlere karşı önlem aldığını ve genel bir yatırımcı kitlesine yönelik bir blokaj uygulamadığını vurgulamakta.

  • Antalya’da Okul Servis Ücretlerine Büyük Zam: Velilere Fazla Ücret Uyarısı!

    Antalya’da Okul Servis Ücretlerine Büyük Zam: Velilere Fazla Ücret Uyarısı!

    Antalya Büyükşehir Belediyesi UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi), 2024/2025 eğitim-öğretim dönemi için okul servis ücretlerine yüzde 30-35 oranında zam yaptı. Yeni belirlenen tavan fiyatlara göre, resmi okullarda 0-3 kilometre arası servis ücreti 1740 TL, özel okullarda ise aynı mesafe için 2 bin 490 TL olarak belirlendi. Mesafe arttıkça ücretler de artıyor; örneğin, 9-13 kilometre arası resmi okullarda 1980 TL, özel okullarda ise 12-15 kilometre arası 2 bin 930 TL olacak. Ayrıca, rehber personel için ekstra 700 TL ücret talep edilecek.

    Tavan Fiyat Uyarısı: Velilere Fazla Ücret Ödemeyin

    Tüketici Konfederasyonu Genel Başkanı İbrahim Güllü, UKOME tarafından belirlenen bu ücretlerin tavan fiyatlar olduğunu ve bu rakamların üzerine çıkılmaması gerektiğini vurguladı. Güllü, özellikle ilkokul ve ortaokul seviyesindeki araçlarda rehber personel bulundurma zorunluluğuna dikkat çekerek, velilerin bu tavan fiyatların üzerinde ücret talep edilmesi durumunda dikkatli olmalarını istedi. Güllü, velilerin bu tür durumlarda yasal haklarını arayabileceklerini belirtti.

    Fazla Ücretin İadesi İçin 10 Yıl Süre

    İbrahim Güllü, bazı servisçilerin tavan fiyatlara uymadığına dikkat çekerek, velilerin fazla ücret talep edilmesi durumunda önce firmaya ve okula yazılı bir bildirimde bulunmalarını önerdi. Bu bildirim, ileride yasal haklarını aramak için resmi bir belge olarak kullanılabilir. Güllü, Türk Borçlar Kanunu’na göre velilerin ödeme tarihinden itibaren 10 yıl süreyle fazla ödedikleri parayı faiziyle birlikte talep etme haklarına sahip olduklarını hatırlattı.

    Güllü, ayrıca velilere, haklarını aramak için başvuruda bulunmaları durumunda, fazla ödedikleri miktarın 124 bin TL’ye kadar olması durumunda tüketici hakem heyetlerine başvurmalarını, bu miktarın üzerinde ise tüketici mahkemelerine arabuluculuk görüşmeleri yaparak dava açmaları gerektiğini belirtti. Aynı zamanda, bu tür haksız uygulamaların sona ermesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na da ihbarda bulunmanın faydalı olacağını söyledi. Güllü, bu tür başvuruların idari soruşturmalara yol açabileceğini ve haksız uygulamalara karşı caydırıcı olabileceğini vurguladı.