Blog

  • Bakan Ali Yerlikaya’dan Narin Güran Cinayeti ile İlgili Önemli Açıklamalar

    Bakan Ali Yerlikaya’dan Narin Güran Cinayeti ile İlgili Önemli Açıklamalar

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, katıldığı bir canlı yayında Diyarbakır’da cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetiyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bakan Yerlikaya, cinayetin kısa sürede aydınlatılacağını belirterek, toplum olarak bu trajik olaydan önemli dersler çıkarılması gerektiğini vurguladı.

    “Narin’in Mekanı Cennet Olsun”

    Bakan Yerlikaya, olayın toplumda büyük bir üzüntüye yol açtığını belirterek, “Millet olarak çok büyük üzüntü duyduk. Kızımızın mekanı cennet olsun. Tekrarının olmaması için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yerlikaya, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli adımların atılacağını ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti.

    Narin Güran cinayetinde yürütülen soruşturmanın hızla ilerlediğini belirten Bakan Yerlikaya, “Bu olay pek çok zaman diliminde anlatılacaktır, toplum olarak almamız gereken dersler var. Sürecin geldiği noktada çok fazla zaman geçmeden cinayetin açıklığa kavuşacağını düşünüyorum” dedi. Yerlikaya, medyanın bu süreçte sorumluluğunu yerine getirdiğini ve adaletin en kısa sürede sağlanacağını da vurguladı.

    Bir baba olarak Narin’in acısını derinden hissettiğini belirten Yerlikaya, “Tarifi imkansız bir acı var, çok büyük bir dram. Narin’in naaşını bulduğumuz zaman büyük bir üzüntü yaşadık. Cumhurbaşkanımız da bu olaya büyük hassasiyet gösterdi ve katillerin bulunması için kararlılıkla takipçi olacağını belirtti” ifadelerini kullandı.

    Bakan Yerlikaya, bu tür acı olayların bile siyasi rekabet aracı olarak kullanılmasını sert bir dille eleştirerek, “Birileri bu olayı bile siyasi rekabet olarak kullanmaya çalışıyor. Bu, büyük bir haksızlık ve yakışıksız bir tavırdır” dedi. Yerlikaya, katillerin adalete teslim edilerek cezalandırılacağına inandığını ve bu sürecin toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

  • Yılbaşı Gecesi Cinayetinde Karar: Melek Nur’un Katiline Ağırlaştırılmış Müebbet!

    Yılbaşı Gecesi Cinayetinde Karar: Melek Nur’un Katiline Ağırlaştırılmış Müebbet!

    İstanbul Fatih’te yılbaşı gecesi 17 yaşındaki Melek Nur Özgener’i başından vurarak ölümüne neden olan Ercan Şahin’e, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Kararda, sanık Şahin’in “çocuğa karşı kasten öldürme” suçunu işlediği sonucuna varıldı ve ceza indirimi uygulanmadı.

    Olayın Geçmişi: Yılbaşı Gecesi Cinayeti

    Olay, İstanbul Fatih’te yılbaşı gecesi meydana geldi. Melek Nur Özgener, başından vurularak öldürülmüştü. İlk başlarda olay kaza gibi gösterilmeye çalışılmış, ancak soruşturma derinleştikçe olayın bir cinayet olduğu ortaya çıktı. Sanık Ercan Şahin, Melek Nur’un ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle tutuklanmış ve dava süreci başlamıştı.

    Duruşmada sanık Ercan Şahin, cinayeti kasten işlemediğini, olayın bir kaza olduğunu iddia etti. Şahin, Melek Nur’u bir kardeşi gibi gördüğünü belirterek, “Kasıt yoktur, kaza vardır” şeklinde savunma yaptı ve tahliyesini talep etti. Ancak savcılık mütalaasında, Şahin’in Melek Nur’u kasten öldürdüğü belirtildi ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

    Mahkeme, sanığın savunmasını inandırıcı bulmadı ve “çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme, olayın kasıtlı olduğuna kanaat getirerek, takdir indirimi de uygulamadı.

    Melek Nur’un ailesi, duruşma sonrası adaletin yerini bulduğunu ifade etti. Annesi Ayşe Küçükosman, “Çok şükür adalet yerini buldu. Bu davanın takipçisi olan avukatlara ve dostlara teşekkür ederim,” dedi. Baba Bülent Özgener de, adaletin sağlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Dualarım kabul oldu,” ifadelerini kullandı.

    Melek Nur’un avukatı Elif Özdemir de, sanığın ceza almaya yönelik savunmalarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Sanık hak ettiği cezayı aldı. Yalan tanıklıklar dikkate alınmadı ve adalet yerini buldu,” dedi. Özdemir, özellikle davada yalancı tanık olarak ifade veren şahısların beyanlarının çelişkili olduğunu ve bunların mahkemede dikkate alınmadığını vurguladı.

  • Tarsus’ta Feci Kaza: Otomobil Yayaya Çarptı, TIR’la Çarpıştı, 2 Ölü!

    Tarsus’ta Feci Kaza: Otomobil Yayaya Çarptı, TIR’la Çarpıştı, 2 Ölü!

    Mersin’in Tarsus ilçesinde, yolun karşısına geçmeye çalışan Aliye Teberik’e çarpan otomobil, kontrolden çıkarak karşı yönde ilerleyen TIR’a çarptı. Kaza sonucunda otomobil sürücüsü Tahir Döğücü ve yaya Aliye Teberik hayatını kaybetti, bir kişi de yaralandı.

    Kaza, saat 19.30 sularında Ankara kara yolu Dörtler mevkiinde meydana geldi. Tahir Döğücü yönetimindeki 33 NFA 97 plakalı otomobil, Tarsus yönüne ilerlerken yolun karşısına geçmeye çalışan 65 yaşındaki Aliye Teberik’e çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil, karşı yönden gelen Ö.İ. yönetimindeki 51 AJJ 051 plakalı TIR’a çarparak durabildi. Kazanın şiddetiyle otomobil adeta hurdaya dönerken, çevredeki vatandaşlar durumu hemen sağlık ve jandarma ekiplerine bildirdi.

    Olay yerine hızla intikal eden sağlık ekipleri, otomobil sürücüsü Tahir Döğücü’nün kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Aliye Teberik ise tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Otomobilde bulunan diğer yolcu F.D. ise yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı.

    Kaza sonucu hayatını kaybeden Tahir Döğücü ve Aliye Teberik’in cenazeleri, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Olay yerine gelen jandarma ekipleri, kaza bölgesinde güvenlik önlemleri alarak incelemelerde bulundu. İlk belirlemelere göre, yaya Aliye Teberik’in yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada otomobilin çarptığı ve ardından otomobilin kontrolden çıkarak TIR’a çarptığı tespit edildi.

    Jandarma ekipleri, kazayla ilgili detaylı bir soruşturma başlattı.

  • Yasak Aşk Cinayeti: Şarj Kablosuyla Boğarak Öldüren İkili Tutuklandı”

    Yasak Aşk Cinayeti: Şarj Kablosuyla Boğarak Öldüren İkili Tutuklandı”

    Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde kalp krizi olarak bildirilen Şerafettin Sezer’in ölümü, polis ekiplerinin detaylı incelemeleri sonucu cinayet olarak ortaya çıktı. Eşi Zeynep S. ve yasak aşk yaşadığı iddia edilen Uğur G. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Kapaklı ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde meydana gelen olay, başlangıçta kalp krizi olarak rapor edilmişti. Ancak polis ekipleri, ölümün şüpheli olduğunu düşünerek soruşturmayı derinleştirdi. İncelemeler sonucunda, Şerafettin Sezer’in eşi Zeynep S. ve sevgilisi Uğur G. tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. İddiaya göre, öğle saatlerinde eve dönen ve uyumaya başlayan Sezer, eşi ve yasak aşk yaşadığı Uğur G.’nin hazırladığı hain planla boğularak öldürüldü.

    Planlı Cinayet: Telefon Kablosuyla Boğarak Öldürdüler

    Polis ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucunda, Zeynep S.’nin eşi Şerafettin Sezer’i telefon kablosuyla boğarak öldürdüğü anlaşıldı. Olay sonrası, cinayeti örtbas etmek için kalp krizi süsü veren Zeynep S., gece saatlerinde eşinin fenalaştığını iddia ederek hastaneye başvurdu. Ancak polislerin yaptığı titiz incelemeler sonucunda, olayın aslında planlı bir cinayet olduğu açığa çıktı.

    Şarj Kablosuyla Boğarak Öldüren İkili Tutuklandı

    Soruşturma sırasında, Şerafettin Sezer’in eşi tarafından aldatıldığını öğrendiği ve bu nedenle boşanma kararı aldığı ortaya çıktı. Sezer’in, kızının nişanını beklediği ve nişan sonrası boşanmak için hazırlık yaptığı belirtildi. Ancak bu planını gerçekleştiremeden, eşi ve sevgilisinin cinayetine kurban gittiği öğrenildi.

    Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayetin arka planını ortaya çıkarmak için çiftin telefon kayıtlarını inceledi ve yasak aşkın detaylarına ulaştı. Zanlılar Zeynep S. ve Uğur G., sorguları sırasında cinayeti itiraf etti. Mahkemeye sevk edilen ikili, “tasarlayarak adam öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zeynep S.’nin ifadesinde, kocasını sevmediğini belirttiği kaydedildi.

    Adliyeye sevk edildikleri sırada gazetecilerin sorularını cevapsız bırakan Zeynep S. ve Uğur G., daha önce de cinayeti planladıklarını itiraf etti.

  • Cengiz Ünder ve Amrabat’tan İlk 11 Sürprizi, Osayi-Samuel 4 Maç Sonra Sahada!

    Cengiz Ünder ve Amrabat’tan İlk 11 Sürprizi, Osayi-Samuel 4 Maç Sonra Sahada!

    Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Ligi’nde Belçika temsilcisi Union Saint-Gilloise’ı konuk ettiği ilk hafta maçında, teknik direktör Jose Mourinho’nun kadro tercihleri dikkat çekti. Sezon başında transfer tartışmaları yaşanan Cengiz Ünder ve son dönemde kadroya katılan Sofyan Amrabat, bu sezon ilk kez 11’de yer buldu.

    Cengiz Ünder İlk 11’de İlk Kez Sahada

    Sezon başında adı gönderilecekler arasında geçen ve transfer döneminde durumu belirsiz olan Cengiz Ünder, Mourinho’nun takımda kalmasını istemesiyle Fenerbahçe’de kaldı. Süper Lig’de iki maçta sonradan oyuna dahil olan milli futbolcu, bu sezon ilk kez bir karşılaşmaya 11’de başladı. Union Saint-Gilloise karşısında Mourinho’nun güvendiği isimlerden biri olan Cengiz, sahadaki performansıyla göz doldurmayı hedefliyor.

    Transfer döneminin son günlerinde Fenerbahçe kadrosuna katılan Sofyan Amrabat, Union Saint-Gilloise maçında bu sezon ilk kez 11’de yer aldı. Tecrübeli orta saha oyuncusu, daha önce Kasımpaşa ve Galatasaray maçlarında sonradan oyuna dahil olmuş ancak ilk 11 şansını bulamamıştı. Mourinho’nun güvenini kazanarak sahaya çıkan Amrabat, orta sahada takıma dinamizm kazandırmayı amaçlıyor.

    Osayi-Samuel 4 Maç Sonra Kadroda

    Fenerbahçe’nin savunmadaki önemli isimlerinden Bright Osayi-Samuel, sakatlığı nedeniyle 4 maçtır formasından uzak kalmıştı. Çaykur Rizespor, Alanyaspor, Kasımpaşa ve Galatasaray maçlarını kaçıran Osayi-Samuel, 41 gün sonra Union Saint-Gilloise maçıyla kadroya döndü. Ancak bu kritik karşılaşmada yedek kulübesinde bekleyen Osayi-Samuel’in, ilerleyen haftalarda takıma katkı sağlaması bekleniyor.

    Jose Mourinho’nun Cengiz Ünder ve Sofyan Amrabat gibi isimlere ilk 11’de şans vermesi, Fenerbahçe taraftarları ve futbol otoriteleri arasında dikkat çekerken, bu tercihlerin takımın oyununa nasıl yansıyacağı merak ediliyor.

  • İzmit’te Dehşet! 9 Yaşındaki Çocuk Sokakta Vuruldu, Şüpheliler Gözaltında!

    İzmit’te Dehşet! 9 Yaşındaki Çocuk Sokakta Vuruldu, Şüpheliler Gözaltında!

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde, marketten ekmek alıp evine dönerken silahlı saldırıya uğrayan 9 yaşındaki Ç.E., otomobilden açılan ateşte kolundan vurularak yaralandı. Olay sonrası hızlı bir soruşturma başlatan polis ekipleri, şüphelileri suç aleti tabancayla birlikte yakalayarak gözaltına aldı.

    Olay, dün akşam saat 21.00 sularında İzmit’in 28 Haziran Mahallesi, Dere Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, evine ekmek almak için markete giden Ç.E., kaldırımda yürüyerek evine dönmek üzereyken, bir otomobilden ateş açıldı. Silahlı saldırının hedefi olan Ç.E., koluna isabet eden kurşunla yaralandı. Saldırının ardından şüpheliler hızla olay yerinden kaçtı.

    Çevredeki vatandaşların hemen durumu ihbar etmesi üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı çocuk Ç.E.’ye olay yerinde ilk müdahale yapıldıktan sonra, ambulansla Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Doktorlar, Ç.E.’nin tedavisinin sürdüğünü ve hayati tehlikesinin bulunmadığını belirtti.

    İzmit'te Dehşet! 9 Yaşındaki Çocuk Sokakta Vuruldu, Şüpheliler Gözaltında!1

    Olayın ardından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, saldırıyı gerçekleştiren şüphelileri yakalamak için geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Kamera kayıtları ve tanık ifadeleri doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda, olaya karışan şüphelilerin M.B. ve H.E.B. olduğu tespit edildi. Şüpheliler, olayda kullanılan tabancayla birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

  • İnşaat İşçilerinin Kürek ve Odunlarla Birbirine Saldırdığı Kavga Kameralara Yansıdı

    İnşaat İşçilerinin Kürek ve Odunlarla Birbirine Saldırdığı Kavga Kameralara Yansıdı

    Bolu’nun Paşaköy Mahallesi’nde bir inşaatta çalışan işçiler arasında malzeme taşıma konusunda çıkan anlaşmazlık, şiddetli bir kavgaya dönüştü. Ellerine geçirdikleri kürek ve tahta parçalarıyla birbirlerine saldıran işçilerin kavga anı, çevredeki vatandaşlar tarafından anbean kaydedildi.

    Olay, öğle saatlerinde yapımı süren bir inşaatta yaşandı. İddiaya göre, işçiler arasında malzemelerin taşınmasında kullanılan el arabası nedeniyle tartışma çıktı. İlk başta küçük bir anlaşmazlık olarak başlayan bu olay, diğer işçilerin de tartışmaya katılmasıyla büyüyerek kavgaya dönüştü. Ellerine tahta parçaları ve kürekleri alan işçiler, inşaat alanında birbirlerine saldırdı.

    Olayın büyümesi üzerine çevredeki vatandaşlar durumu hemen polise bildirdi. Kısa süre içerisinde olay yerine gelen polis ekipleri, işçiler arasındaki kavgayı müdahaleyle sonlandırdı. Kavga sırasında 2 işçi hafif yaralandı. Yaralı işçilere olay yerinde sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi ve durumlarının iyi olduğu belirtildi.

    İnşaat önünde yaşanan bu kavga, çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla kaydedildi. Görüntülerde, işçilerin ellerindeki kürek ve odunlarla birbirlerine saldırdıkları, polis ekiplerinin ise kavgayı ayırmaya çalıştığı anlar net bir şekilde görüldü.

    Yaşanan olayın ardından, polis ekipleri inşaatta çalışan işçilerden ifadeler alarak kavganın detaylarını araştırmaya başladı. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, yetkililer inşaat alanındaki iş güvenliği ve çalışma koşullarına ilişkin incelemelerde bulunuyor.

  • Arda Güler’e Şampiyonlar Ligi Onuru, Barcelona’dan Şok Tepki!

    Arda Güler’e Şampiyonlar Ligi Onuru, Barcelona’dan Şok Tepki!

    2023 yazında Barcelona’nın transfer teklifini reddederek Fenerbahçe’den Real Madrid’e transfer olan Arda Güler, Şampiyonlar Ligi’nde büyük bir onurla gündeme geldi. UEFA’nın Şampiyonlar Ligi sosyal medya hesaplarında yapılan bir paylaşımda, Arda Güler, Barcelona’nın genç yıldızı Lamine Yamal’ın önünde turnuvanın “en iyi genç oyuncusu” olarak lanse edildi. Ancak bu paylaşım, Barcelona cephesinde ciddi bir rahatsızlık yarattı ve kulüp UEFA’ya şikâyette bulundu.

    Şampiyonlar Ligi’nin Paylaşımı Büyük Tepki Çekti

    UEFA’nın yaptığı paylaşımda, Real Madrid forması giyen Arda Güler’in bir fotoğrafı ve “Şampiyonlar Ligi’nin en iyi genç oyuncusu” ifadeleri yer aldı. Bu durum, Lamine Yamal’ı Avrupa’nın en büyük yeteneklerinden biri olarak gören Barcelona Başkanı Joan Laporta’nın tepkisini çekti. Laporta, Yamal’ın henüz 16 yaşında olmasına rağmen, Şampiyonlar Ligi’nde en genç ikinci golcü unvanını aldığını ve ona gereken değerin verilmediğini dile getirdi.

    Arda Güler'e Şampiyonlar Ligi Onuru, Barcelona'dan Şok Tepki!1

    Barcelona Taraftarlarının Öfkesi

    Barcelona taraftarları, UEFA’nın paylaşımına sosyal medyada büyük tepki gösterdi. Lamine Yamal’ın Avrupa futbol sahnesindeki etkileyici performansına rağmen, Arda Güler’in en iyi genç oyuncu olarak seçilmesi, Yamal’ın yeteneklerine haksızlık yapıldığı düşüncesini pekiştirdi. Tepkilerin yoğunlaşmasıyla birlikte, UEFA’nın Şampiyonlar Ligi hesabı, paylaşımı geri çekerek tweeti sildi.

    Laporta, UEFA’dan Açıklama İstedi

    Barcelona Başkanı Joan Laporta, genç oyuncusu Lamine Yamal’ın Avrupa’nın en büyük kulüp turnuvasındaki üstün performansının hakkının teslim edilmesi gerektiğini belirterek, UEFA’dan resmi bir açıklama talep etti. Laporta’ya göre, Yamal, genç yaşına rağmen sadece Barcelona için değil, dünya futbolu için de önemli bir figür haline gelmiş durumda. Bu nedenle, bu tarz kıyaslamaların oyuncular üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceğini savunan Laporta, UEFA’nın daha adil bir tutum sergilemesi gerektiğini vurguladı.

  • Cem Garipoğlu’nun Mezarı Açılıyor: 10 Yıl Sonra Şok Karar!

    Cem Garipoğlu’nun Mezarı Açılıyor: 10 Yıl Sonra Şok Karar!

    2009 yılında İstanbul’da vahşice katledilen Münevver Karabulut’un katili Cem Garipoğlu’nun mezarının açılmasına karar verildi. Kararı, Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir sosyal medya üzerinden duyurdu. Garipoğlu’nun cezaevinde intihar edip etmediği uzun süredir tartışılırken, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı mezarın açılması ve DNA eşleştirmesi yapılması yönündeki talebi kabul etti.

    Cem Garipoğlu'nun Mezarı Açılıyorr

    Mezarın Açılma Sebebi

    Cem Garipoğlu’nun ailesinin yaptığı sosyal medya paylaşımları, mezarın açılma talebinin en önemli gerekçesi olarak gösteriliyor. Aile, Münevver Karabulut’un katledildiği sırada salonda bulunan koltukları kullanmaya devam etmiş ve bu koltuklarda fotoğraf çektirerek paylaşmıştı. Bu paylaşımlar, Karabulut ailesinde şüphe uyandırdı ve fethi kabir kararı için başvuru yapılmasına yol açtı. Başsavcılığın verdiği bu karar, uzun süredir devam eden tartışmalara son vermek için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

  • İmamoğlu’ndan ‘Ahmak Davası’ açıklaması: “Yargı, siyasetin silahı olamaz”

    İmamoğlu’ndan ‘Ahmak Davası’ açıklaması: “Yargı, siyasetin silahı olamaz”

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, kamuoyunda yoğun ilgi gören ‘Ahmak Davası’ ile ilgili yeni bir açıklama yaparak yargı süreçlerine dair eleştirilerini dile getirdi. İmamoğlu, yargının siyasetin kontrolünde olmaması gerektiğini vurgularken, temennisinin İstinaf Mahkemesi’nin davayı adil bir şekilde sonlandırması olduğunu ifade etti.

    “2 Kere 2, 4’tür; 5 Yapmanın Mantığı Yok”

    İmamoğlu, davanın yargı sürecine dair yaşanan gecikmelere dikkat çekerek, “İstinaf’ta dosyaların ortalama görüşme zaman dilimleri vardır ama belirgin olmaz. Bizim davamızda da hukuki teamüller mi yoksa siyasi atmosferler mi belirleyici olacak bilmiyorum. Ancak toplumun vicdanını rahatsız eden bir süreç yaşanıyor. 2 kere 2, 4’tür; 2 kere 2’yi 5 yapmanın bir mantığı yok,” dedi.

    İmamoğlu, yargının bağımsız olması gerektiğini belirterek, “Yargının, siyaseti yöneten insanlar tarafından bir silah gibi kullanıldığını düşünenlerdenim. Bu kabul edilemez. Temennim odur ki, yargının manipüle edilmesine İstinaf Mahkemesi son verir,” diyerek adaletin tecelli etmesi gerektiğine vurgu yaptı. İmamoğlu, kendi davasının sonuçlanmasının sadece bir başlangıç olacağını ifade ederek, yargı sistemindeki sorunlara dikkat çekti.

    İmamoğlu, Ankara’da Mansur Yavaş ile görüşüp görüşmeyeceği sorusuna da yanıt verdi: “İstanbul’dan Ankara’ya gelişlerimde Mansur Bey’i ararım, makamına giderim, çay içerim. Ancak bugün programım çok yoğun, İstanbul’a dönmem gerekiyor. Alacağım olsun.”

    İmamoğlu’nun bu açıklamaları, siyasette yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.