Blog

  • Bağcılar’da Sağlık Çalışanlarına Saldırı: Ambulans Ekibine Yol Vermedi, Sözlü Tacizde Bulundu!

    Bağcılar’da Sağlık Çalışanlarına Saldırı: Ambulans Ekibine Yol Vermedi, Sözlü Tacizde Bulundu!

    İstanbul’un Bağcılar ilçesi Yenigün Mahallesi’nde, 10 Eylül tarihinde sağlık çalışanlarına yönelik ciddi bir olay yaşandı. Ambulans ile hasta almaya gelen sağlık görevlileri, Bağcılar Caddesi üzerinde durdukları sırada bir sürücü tarafından saldırıya uğradı. Sürücü, yolun kapalı olmasını gerekçe göstererek sağlık çalışanlarına hakaretlerde bulundu ve küfür ederek üzerlerine yürüdü.

    Olay esnasında çevrede bulunan vatandaşlar, duruma müdahale ederek şüpheliyi sakinleştirdi ve olay yerinden ayrılmasını sağladı. Bu gergin anlar, bir cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi ve görüntüler sosyal medyada yayılarak büyük tepki topladı. Polis ekipleri, olay yerinden ayrılan şüpheliyi tespit ederek E.Y. isimli 47 yaşındaki şahsı aynı gün içinde yakalayıp gözaltına aldı.

    Gözaltına alınan şüpheli, ‘sağlık çalışanlarına yönelik hakaret’ suçundan ifadesi alındıktan sonra adli makamlara sevk edildi. Ancak şüpheli, mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

  • Narin Cinayeti: İtirafçı Tutuklandı, Amca ile Birlikte Dereye Attıkları Battaniye Delil Olacak

    Narin Cinayeti: İtirafçı Tutuklandı, Amca ile Birlikte Dereye Attıkları Battaniye Delil Olacak

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Tavşantepe Mahallesi’nde yaşanan trajik olayda, 8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedeni 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde bulundu. Bu olayın ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Narin’in amcası Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar isimli itirafçı tutuklandı. Nevzat Bahtiyar, ifadesinde, Salim Güran’ın Narin’i öldürdüğünü ve cansız bedenini birlikte dereye bıraktıklarını söyledi. Ayrıca, Bahtiyar, Narin’in bedeninin battaniyeye sarılı olarak getirildiğini belirtti.

    Narin Cinayeti İtirafçı Tutuklandı, Amca Ile Birlikte Dereye Attıkları Battaniye Delil Olacak2

    Olayın çözümlenmesinde önemli bir tanıklık da Murat Çınar Çatalca adında bir benzin istasyonu çalışanından geldi. Çatalca, sosyal medya üzerinden yaptığı yorumda, Narin’in kaybolduğu gün Salim Güran’ın aracında battaniyeye sarılı ve baygın bir şekilde olduğunu gördüğünü ifade etti. Ayrıca, Çatalca o gün benzin istasyonunda duran Salim Güran’ın marketten sadece ıslak mendil aldığını belirtti.

    Narin Cinayeti İtirafçı Tutuklandı, Amca Ile Birlikte Dereye Attıkları Battaniye Delil Olacak1

    Battaniyenin Peşinde Soruşturma

    Tüm bu ifadelerin ışığında, soruşturmayı yürüten ekipler, olayda kullanılan ve Narin’in cesedinin sarıldığı iddia edilen battaniyenin bulunması için çalışma başlattı. Soruşturma, battaniye üzerinden alınacak DNA örneklerine ve battaniyenin kime ait olduğuna yönelik bilgilere odaklanıyor. Bu delillerin, cinayetin çözümlenmesine büyük katkı sağlayacağı düşünülüyor.

  • Fatih’te Çatışma: Cinayet Zanlısı Polise Ateş Açtı, Gerilim Dolu Dakikalar Sonunda Teslim Oldu

    Fatih’te Çatışma: Cinayet Zanlısı Polise Ateş Açtı, Gerilim Dolu Dakikalar Sonunda Teslim Oldu

    İstanbul’un Fatih ilçesi Haseki Sultan Mahallesi’nde geç saatlerde dramatik bir olay yaşandı. Motorlu yunus polis ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek bir ofise kimlik kontrolü için gittiğinde, şüpheli V.B. tarafından saldırıya uğradı. Kimlik kontrolü sırasında, cinayetten aranan V.B. polis ekiplerine silahla ateş açtı. Olay, çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi.

    V.B.’nin polise silah doğrulttuğu ve ardından ateş açtığı anlar, büyük bir gerilime neden oldu. Polis ekipleri, kendilerine yönelik saldırıya silahla karşılık verdi. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, Fatih İlçe Emniyet Müdürü de olay yerine gelerek durumu yönetti. Polis ekipleri, şüpheliyi uzun süren ikna çabaları sonucu silahını bırakmaya ve teslim olmaya ikna etti.

    Cinayet Zanlısı Polise Ateş Açtı, Gerilim Dolu Dakikalar Sonunda Teslim Oldu

    Olayın şiddeti ve potansiyel tehlikesi nedeniyle, olay yerine özel harekat polisleri de sevk edildi. Özel harekat ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak herhangi bir olumsuzluğun önüne geçmeye çalıştı. Olay yerinde ve iş yerinde detaylı incelemeler yapılırken, çevredeki güvenlik kameraları ve mahalle sakinlerinden de bilgi toplandı.

    Cinayet Zanlısının Yakalanması

    Polise ateş açan V.B.’nin üzerinden sahte kimlik çıktığı ve asıl kimliği ile cinayetten arandığı ortaya çıktı. V.B. ve yanındaki diğer şüpheli, olay yerindeki müdahalenin ardından gözaltına alınarak sorgulanmak üzere polis merkezine götürüldü.

    Tüm bu gerilim dolu anlar, olaya tanık olan vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi. Sosyal medyada da yayılan görüntülerde, şüphelinin elinde silahla polise direndiği, polisin ise uyarılar yaparak şüpheliyi teslim olmaya ikna etmeye çalıştığı anlar yer aldı. Bu görüntüler, olayın şiddetini ve tehlikesini gözler önüne serdi.

    Polis ekiplerinin etkin müdahalesi sayesinde daha büyük bir tehlike önlendi ve olayla ilgili detaylı bir soruşturma başlatıldı.

  • İstihdamda 600 Bin Artış! Bakan Şimşek OVP Hedeflerine Dikkat Çekti

    İstihdamda 600 Bin Artış! Bakan Şimşek OVP Hedeflerine Dikkat Çekti

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin yılın ilk yedi ayında gösterdiği performansa ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, işgücü göstergelerinin Orta Vadeli Program (OVP) hedefleriyle uyumlu bir şekilde ilerlediğini ve ekonomide dengelenmenin sürdüğünü belirtti. İstihdamdaki olumlu gidişata dikkat çeken Şimşek, 2024’ün ilk yedi ayında yaklaşık 600 bin kişilik bir istihdam artışı yaşandığını, Temmuz ayında işsizlik oranının ise yüzde 8,8 seviyesine gerilediğini açıkladı.

    “İşgücü ve İstihdam OVP Hedeflerine Paralel İlerliyor”

    Bakan Şimşek’in açıklamaları, Türkiye ekonomisinin büyüme hedeflerine yönelik olumlu sinyaller içeriyor. Şimşek, ekonominin yüzde 23’ünü oluşturan sanayi sektöründe büyümenin ılımlı bir şekilde devam ettiğini ifade ederek, “İlk yedi ayda sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,2 arttı. Bu, ekonomimizin sanayi tarafında yaşanan gelişmeleri olumlu bir şekilde yansıtmaktadır.” dedi. Sanayi üretimindeki bu artışın, ihracat ikliminde yaşanan iyileşmelerle de desteklendiğini vurgulayan Şimşek, ihracat iklim endeksinin dış talep koşullarındaki iyileşmenin devam ettiğini gösterdiğini belirtti. Bakan, bu gelişmelerin özellikle Türkiye’nin ana ticaret ortaklarındaki talebin önümüzdeki dönemde güçlenmesiyle üretim ve ihracat açısından daha da destekleyici olacağını söyledi.

    Mehmet Şimşek, ekonomik göstergelerdeki bu olumlu gelişmelerin arkasında yapısal reformların önemine işaret etti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dış talep koşullarından en iyi şekilde faydalanması gerektiğini belirten Şimşek, sanayide dönüşüm ve verimliliğe dayalı üretim stratejileri ile kalıcı rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini vurguladı. “İyileşen dış talep koşullarından azami ölçüde faydalanmak ve kalıcı rekabet gücü artışı için verimliliğe dayalı üretimi ve sanayide dönüşümü; iş ve yatırım ortamını iyileştirmeye, ikiz dönüşümü sağlamaya ve beşeri sermayeyi güçlendirmeye odaklanan yapısal reformlarla destekleyeceğiz.” ifadelerini kullanan Bakan, Türkiye ekonomisinin gelecekte daha güçlü bir konuma ulaşması için atılacak adımların altını çizdi.

    Şimşek, işgücü piyasasındaki gelişmelerin OVP hedefleriyle uyumlu olduğunu belirterek, ekonominin güçlü büyüme hedeflerine kararlı bir şekilde ilerlediğini söyledi. Türkiye’nin dış ticaret koşullarının iyileşmeye devam ettiğine dikkat çeken Şimşek, küresel ticaretteki canlanmanın ve Türkiye’nin ana ticaret ortaklarındaki talebin artmasının, sanayi üretimi ve ihracat performansına olumlu etkiler yapacağına inandığını kaydetti.

    Sanayi sektörünün Türkiye ekonomisindeki önemli yerini vurgulayan Şimşek, yılın ilk yedi ayında yaşanan ılımlı büyümenin sanayinin gelecekteki performansı için umut verici olduğunu belirtti. Sanayi üretimindeki bu artışın ve dış talep koşullarındaki iyileşmenin, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacağına işaret eden Şimşek, hükümetin iş ve yatırım ortamını iyileştirme yönündeki kararlılığını yineledi.

  • Bakan Göktaş: “Narin’in Katillerine En Ağır Ceza Verilecek!”

    Bakan Göktaş: “Narin’in Katillerine En Ağır Ceza Verilecek!”

    Diyarbakır’da cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş önemli açıklamalarda bulundu. Küçük Narin’in ölümünün herkesi derinden yaraladığını belirten Göktaş, olayın Türkiye genelinde büyük bir üzüntüye yol açtığını ve tarifsiz bir acı yaşandığını ifade etti. Narin’in kaybolduğuna dair haber alınır alınmaz devletin tüm kurumlarının seferber olduğunu belirten Bakan Göktaş, konunun devlet nezdinde yakından takip edildiğini vurguladı.

    Açıklamalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da olayın bizzat takipçisi olduğunu söyleyen Göktaş, olayın başından itibaren devletin her kademesinin sürece dahil olduğunu ve özellikle Bakanlık olarak psikososyal destek hizmetlerinin hızlı bir şekilde başlatıldığını belirtti. Göktaş, özellikle çocukların maruz kaldığı bu tür travmatik olaylarda devletin her türlü desteği sağlamaya devam ettiğini vurguladı.

    Bakan Göktaş, açıklamasında çocukların güvenliği ve sağlıklı büyümelerinin en hassas oldukları konuların başında geldiğini belirtti. “Evlatlarımızın fiziksel ve psikolojik iyilik hallerini sağlamak, onların güvenli bir şekilde büyümelerini sağlamak en hassas olduğumuz konudur. Onları güvenli yarınlara taşıma, sevgi ve şefkatle büyümeleri için ne gerekiyorsa yapma sorumluluğu toplum olarak hepimizin temel insanlık görevidir.” diye konuşan Göktaş, çocukların zarar görmemesi için toplumun her bir bireyine sorumluluk düştüğünü de hatırlattı. Bakan, çocukların güvenli bir ortamda büyümesinin sadece bir devlet görevi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

    Göktaş, çocuklara yönelik her türlü zararın kabul edilemez olduğunu belirterek, bu tür olayları sadece hukuki bir mesele olarak görmediklerini, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir suç olarak değerlendirdiklerini söyledi. Bu gibi vakalarda caydırıcı cezaların uygulanmasının önemine vurgu yapan Göktaş, adaletin yerini bulması için hukuki sürecin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Narin Güran’ın öldürülmesine yönelik adli soruşturmanın halen devam ettiğini belirtti. Bakanlık olarak davaya müdahil olacaklarını açıklayan Göktaş, hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini ve Narin’i hayattan koparan kişi ya da kişilerin en ağır cezayı alması için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti. Göktaş, “Bu tür acıların tekrar yaşanmaması için kararlı bir duruş sergiliyoruz ve hukuki süreç boyunca olayın takipçisi olacağız.” dedi.

    Bakan Göktaş ayrıca, olayın yaşandığı mahallede psikososyal destek çalışmalarının da hız kesmeden sürdüğünü belirtti. Özellikle bu tür trajik olaylardan etkilenen çocuklar ve aileler için uzman ekiplerin bölgede görev yaptığını vurguladı. Psikososyal destek çalışmalarının yanı sıra, yerel halkın bu tür olaylar karşısında daha bilinçli olmasını sağlamak amacıyla da eğitim ve farkındalık faaliyetlerinin sürdüğünü ifade eden Göktaş, bu tür olayların tekrarlanmaması için toplumun her kesimiyle iş birliği içerisinde olduklarını dile getirdi.

  • Esen’den Çarpıcı Açıklama: “Cumhurbaşkanı Olayı Aydınlatacaktır!”

    Esen’den Çarpıcı Açıklama: “Cumhurbaşkanı Olayı Aydınlatacaktır!”

    DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın vahşice öldürülmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ankara’da TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Esen, olayın Türkiye genelinde yarattığı derin infiale dikkat çekti. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu trajik olay karşısındaki tutumuna ilişkin umutlarını dile getiren Esen, adaletin yerini bulması gerektiğini vurguladı.

    Milletvekili Esen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olaya duyarsız kalmayacağını düşündüğünü belirterek, “Ben inanıyorum, Sayın Cumhurbaşkanı’nın gerçekten yüreğinin yandığına. Umarım, o yüreğinin yanmasıyla da her ne olursa olsun, karşısına kim gelirse gelsin, kimseyi dinlemeyerek, ilgili bakanların ve Cumhurbaşkanı’nın bu olayı aydınlatacaklarına inanmak istiyorum.” şeklinde konuştu. Esen, bu tür olayların üzerine kararlılıkla gidilmesi ve hiçbir şekilde örtbas edilmemesi gerektiğini ifade ederek, devlet yetkililerinin olayın tüm detaylarını aydınlatması gerektiğini savundu.

    “Narin Güran Olayı Aydınlatılmalı!”

    Elif Esen, konuşmasında sadece bu olaya değil, genel anlamda ülkedeki şiddet vakalarına da değindi. Son yıllarda artan şiddet ve suç olaylarının toplumda büyük bir endişe yarattığını belirten Esen, “Bu ülkedeki şiddeti, katliamı, acıyı durdurabilmek için hukukun, adaletin ve demokrasinin kimseyi ayırt etmeden herkese işlemesi gerekiyor. Cezaların caydırıcı olması, toplumsal düzenin sağlanmasında önemli bir unsurdur” dedi. Esen, hukukun üstünlüğünün her birey için eşit ve adil bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

    Diyarbakır’da yaşanan olay, sadece Narin Güran’ın ailesini değil, tüm Türkiye’yi derinden sarsmıştı. Esen, yaşanan bu tür şiddet olaylarının toplumsal dokuyu zedelediğini ve derin bir güven krizine neden olduğunu ifade ederek, caydırıcı ceza sisteminin önemini vurguladı. Milletvekili, sadece cezaların ağırlaştırılmasının değil, aynı zamanda bu tür olayların önlenmesi için kapsamlı bir sosyal politika ve eğitim çalışmalarının da hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

    Elif Esen, bu tür trajik olayların toplumsal olarak sadece bir hukuk sorunu olmadığını, aynı zamanda bir eğitim ve sosyal politika eksikliği olduğunu da belirtti. Esen, çocukların ve kadınların güvenliğinin sağlanması için devletin daha etkin önlemler alması gerektiğini belirterek, bu konunun tüm siyasi partilerin ortak çabasıyla çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

    Milletvekili Elif Esen, açıklamalarında hukukun üstünlüğü ilkesine güçlü bir vurgu yaparak, adaletin herkese eşit uygulanması gerektiğinin altını çizdi. “Bu ülkede adaletin, hukukun ve demokrasinin herkese aynı şekilde işlemesi gerekiyor” diyen Esen, herhangi bir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşların bu güvenceye sahip olması gerektiğini belirtti.

    Son olarak, Narin Güran’ın ailesine başsağlığı dileyen Esen, olayın tüm detaylarıyla aydınlatılacağına inandığını, ancak bu tür şiddet vakalarının bir daha yaşanmaması için köklü ve sürdürülebilir çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Esen, toplumsal barışın ve güvenin yeniden sağlanması için tüm siyasi aktörlere, sivil toplum kuruluşlarına ve vatandaşlara iş birliği çağrısında bulundu.

  • ‘Bir Psikiyatrla Sohbetler’ Galata İstanbul’da

    ‘Bir Psikiyatrla Sohbetler’ Galata İstanbul’da

    Galataport İstanbul; ruh, beden ve zihne iyi gelen etkinliklere ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. 14-15 Eylül tarihlerinde “Bir Psikiyatrla Sohbetler” adlı söyleşiyi Paket Postanesi’ne taşımaya hazırlanan Galataport İstanbul, buluşma kapsamında Hacettepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berna Diclenur Uluğ’u konuk edecek. 40 yıldır psikiyatri alanında hizmet veren Uluğ, iki seanstan oluşacak etkinlikte önemli soru ve sorunlara değinecek.

    Ücretsiz katılım sağlanacak söyleşinin ilk seansında, ekran bağımlılığı sebebiyle yaşanan dikkat dağınıklığı ve duyguları kontrol ederek nasıl daha iyi hissedilebileceği, “Ekranlar Çağında Beş Harfliler (Namıdiğer Ergenler)” konu başlığı çerçevesinde konuşulacak. İkinci seansta ise tüm dünyada görülen kaygı bozukluğu, kaygıyla başa çıkmanın yolları ve endişenin unutturduğu sevinç, neşe gibi duygu durumları “Kaygı ve Neşeyi Bir Arada Yaşayabilir Miyiz?” sorusuyla irdelenecek.

    100’er kişilik kontenjanı bulunan söyleşilere, Galataport İstanbul mobil uygulamasından kayıt yapılabiliyor.

  • Hücre Bölünmesi ve Canlıların Sürekli Yenilenme Sırrı

    Hücre Bölünmesi ve Canlıların Sürekli Yenilenme Sırrı

    Hücre bölünmesi, çok hücreli canlılarda büyüme, gelişme ve onarım süreçlerinin temelidir. Tek hücreli organizmalarda ise hücre bölünmesi, bireylerin çoğalması ve popülasyonun devam etmesi için zorunludur. Bu süreç, hayati öneme sahiptir çünkü hücrelerin zamanla yaşlanması, hasar görmesi veya ölmesi nedeniyle sürekli olarak yenilenmeye ihtiyaç duyulur.

    Genetik Bilginin Aktarılması

    Hücre bölünmesi sırasında, hücreler kromozomları kopyalar ve bu kopyaları yeni oluşacak hücrelere aktarır. Bu süreç, genetik bilginin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlar ve canlıların özelliklerinin korunmasında kritik bir rol oynar. Özellikle mitoz bölünme, organizmanın genetik yapısını koruyarak, hücreler arasında genetik bilgiyi birebir aktarır.

    Hücre Bölünmesi Ve Canlıların Sürekli Yenilenme Sırrı1

    Özellikle çok hücreli organizmalarda hücre bölünmesi, büyüme ve gelişme için esastır. Embriyonik gelişim sırasında tek bir yumurta hücresi, milyarlarca hücre içeren kompleks bir organizmaya dönüşür. Bu süreçte her hücre, organizmanın ihtiyaç duyduğu spesifik fonksiyonları yerine getirecek şekilde farklılaşır.

    Hücre bölünmesi, hasar görmüş veya aşınmış dokuların onarılmasında da önemli bir işleve sahiptir. Örneğin, cildin sürekli yenilenmesi, karaciğer hücrelerinin yeniden oluşumu ve kemiklerin kırıldığında iyileşmesi bu süreçle mümkün olur. Mayoz bölünme ise, cinsel üreme ile genetik çeşitliliğin sağlanmasında ve evrimsel adaptasyonlarda temel bir rol oynar.

    Hücre Bölünmesi Ve Canlıların Sürekli Yenilenme Sırrı1-1

    Hastalıklarla İlişkisi

    Hücre bölünmesinin kontrolsüz olması, kanser gibi hastalıkların gelişimine zemin hazırlayabilir. Kanser hücreleri, normal hücre bölünmesi kontrol mekanizmalarını aşarak kontrolsüz şekilde çoğalır ve bu da tümörlerin oluşumuna ve yayılmasına neden olur. Bu nedenle, hücre bölünmesini düzenleyen mekanizmalar üzerinde yapılan araştırmalar, kanser tedavisinde yeni yöntemlerin geliştirilmesi için büyük önem taşır.

    Hücre bölünmesi, canlıların hayatta kalması, sağlıklı büyümesi ve çoğalması için zorunlu bir süreçtir. Bu sürecin sağlıklı işlemesi, yaşamın devamlılığı için kritik bir öneme sahiptir ve hücre bölünmesi ile ilgili araştırmalar, tıp ve biyoloji bilimlerinde sürekli olarak devam etmektedir.

  • 2 Yaşındaki Bebek Darp Edildi, Beyin Ameliyatına Alındı; Anne Tutuklandı

    2 Yaşındaki Bebek Darp Edildi, Beyin Ameliyatına Alındı; Anne Tutuklandı

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde yaşanan üzücü bir olayda, 2 yaşındaki S.Y. isimli bebek, şiddetli bir şekilde darp edildiği iddiasıyla hastaneye kaldırıldı. Yapılan ilk müdahalenin ardından Malkara Devlet Hastanesinden Tekirdağ Şehir Hastanesine sevk edilen bebek, beyin ameliyatına alındı ve entübe edildi. Bebeğin sağlık durumunun ciddiyeti herkesi endişelendiriyor.

    Anne Tutuklandı, İki Çocuk Gözaltında

    Olayın ardından başlatılan soruşturma çerçevesinde bebeğin annesi B.Y. ve iki çocuk gözaltına alındı. Anne B.Y., çocuğunu ihmal etmek suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adliye çevresinde alınan güvenlik önlemleri dikkat çekerken, olaya ilişkin 18 yaşından küçük iki çocuğun hâlâ adli işlemleri devam etmektedir.

    2 Yaşındaki Bebek Darp Edildi, Beyin Ameliyatına Alındı

    Malkara ilçesi, 2 yaşındaki bir bebeğin bu denli vahim bir şekilde zarar görmesi olayına tepkisiz kalmadı. Adliye önünde toplanan yurttaşlar, çocuğa yönelik şiddeti protesto etti ve olayın tüm yönleriyle açığa çıkarılmasını talep etti.

  • Cübbeli Ahmet Hoca’ya Saldıran Şüpheli Serbest Bırakıldı

    Cübbeli Ahmet Hoca’ya Saldıran Şüpheli Serbest Bırakıldı

    İstanbul İkitelli’de, tanınmış dini figürlerden “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, 7 Eylül’de bir sohbet toplantısının çıkışında dua sırasında saldırıya uğradı. Toplantıya katılanlara dua ettikten sonra, bir kişi tarafından fiziksel saldırıya maruz kalan Ünlü, olayın şokunu yaşadı.

    Saldırganın Serbest Bırakılması

    Ahmet Mahmut Ünlü’nün avukatı Emir Akpınar, olayın ardından sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, saldırganın serbest bırakıldığını duyurdu. Avukat Akpınar, bu kararın “kamu güvenliği açısından fevkalade mahsurlu” olduğunu belirterek, durumun hukuki açıdan sorunlu olduğunu ve provokatif nitelik taşıdığını vurguladı. Akpınar, soruşturma dosyasına müdahil olma çabalarının gizlilik kararı gerekçesiyle sonuçsuz kaldığını ifade etti.

    Cübbeli Ahmet Hoca’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, hükümeti destekleyen ifadeleri ve saldırganın serbest bırakılmasının ironisine dikkat çekildi.