Blog

  • Kazdağları’nda Orman Yangını: Ekipler Havadan ve Karadan Müdahale Ediyor

    Kazdağları’nda Orman Yangını: Ekipler Havadan ve Karadan Müdahale Ediyor

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde bulunan Kazdağları’nda, doğanın incisi olarak bilinen bölgede bir orman yangını çıktı. Saat 13.30 sıralarında, Kazdağı Milli Parkı sınırları içinde yer alan kırsal Kızılkeçili Mahallesi’nde başlayan yangın, hızla büyüyerek geniş bir alana yayıldı. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, bölgeden yükselen dumanlar çevredeki vatandaşlar tarafından fark edildi ve hemen yetkililere haber verildi.

    Havadan ve Karadan Yoğun Müdahale

    Yangının haber alınmasının hemen ardından, Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü, Edremit Orman İşletme Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri olay yerine sevk edildi. Ekipler, yangına hem havadan hem de karadan müdahale etmeye başladı. Havadan müdahale için yangın söndürme uçakları ve helikopterler kullanılırken, karadan müdahalede arazözler ve itfaiye araçları görev alıyor. Yangının kontrol altına alınması için büyük bir çaba sarf edilirken, ekipler yangının yerleşim yerlerine ulaşmaması için de yoğun bir şekilde çalışıyor.

  • İzmir’deki Katliam Öncesi Şok Sözler: “Çocuklara Börek Aldım, Eve Gidip Doyuracağım”

    İzmir’deki Katliam Öncesi Şok Sözler: “Çocuklara Börek Aldım, Eve Gidip Doyuracağım”

    İzmir’in Bornova ilçesinde, dört çocuğundan üçünü öldüren ve ardından intihar girişiminde bulunan Vesim Şimşek’in korkunç cinayetleri, tüm Türkiye’yi derinden sarstı. 45 yaşındaki Şimşek, çocuklarını zeytinliğe götürerek birer birer öldürdü. Bu trajik olayın ardındaki detaylar ortaya çıkarken, Şimşek’in olaydan kısa bir süre önce söylediği son sözler de gün yüzüne çıktı.

    Börek Alıp Eve Dönmek: Katilin Son Sözleri

    Vesim Şimşek’in uzaktan akrabası olan Mustafa Karataş, olay sabahı Şimşek ile karşılaşan ağabeyi Şefik Karataş’ın anlattıklarını paylaştı. Mustafa Karataş, ağabeyinin olay sabahı saat 06.00 civarında Şimşek’i bir börekçide gördüğünü ve aralarında geçen diyaloğu aktardı: “Ağabeyim, Vesim’in nasıl olduğunu sormuş. O da ‘İyiyim amca, çocuklara börek aldım. Şimdi eve gidip, onları doyuracağım’ demiş.” Bu sözler, katil babanın şen şakrak bir ruh hali içerisinde olduğunun bir göstergesiydi ve kimse böyle bir trajedinin yaşanacağını tahmin edemezdi.

    Olayın Gelişimi: Zeytinlikteki Dehşet

    Vesim Şimşek, sabah saatlerinde çocukları Hiranur (11), Cemre (4), Ceylin (2) ve Nira Şimşek’i (14) evlerinden yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan zeytinliğe götürdü. Burada, yanında getirdiği tabanca ile çocuklarına art arda ateş etti. Çocuklar, aldıkları kurşunlarla yere yığıldı. Olayın ardından, bir yakınına telefon açarak çocuklarını vurduğunu ve intihar edeceğini söyledi. Şimşek, aynı silahla kendisini de vurdu, ancak olay yerinde hayatını kaybetmedi. Çocuklardan üçü olay yerinde yaşamını yitirdi.

    Mustafa Karataş, Vesim Şimşek’e yaklaşık iki ay önce akciğer kanseri teşhisi konulduğunu ve bu sürecin psikolojik sorunlarını daha da derinleştirmiş olabileceğini belirtti. Şimşek’in bu dönemde ciddi bir tedavi süreci geçirdiği ve bu durumun ruh hali üzerinde büyük bir etkisi olduğu düşünülüyor. Karataş, Şimşek’in böyle bir eylemi gerçekleştirebileceğine dair hiçbir belirti göstermediğini, aksine son görüşmelerinde oldukça neşeli olduğunu vurguladı.

  • Mesut Özil’den Sürpriz Hareket: Şemsi Ahmet Paşa Camii’nde Temizlik Yaparken Görüntülendi

    Mesut Özil’den Sürpriz Hareket: Şemsi Ahmet Paşa Camii’nde Temizlik Yaparken Görüntülendi

    Bir dönemin en yetenekli futbolcularından biri olarak kabul edilen ve Real Madrid’den Fenerbahçe’ye uzanan kariyeriyle futbol dünyasında adını altın harflerle yazdıran Mesut Özil, futbolu bıraktıktan sonra da ilgi odağı olmaya devam ediyor. Ancak bu sefer Özil, futbol sahalarındaki başarısıyla değil, Üsküdar’daki Şemsi Ahmet Paşa Camii’nde yaptığı sürpriz bir hareketle gündeme geldi.

    Mesut Özil'den Sürpriz Hareket Şemsi Ahmet Paşa Camii'nde Temizlik Yaparken Görüntülendi1

    Şemsi Ahmet Paşa Camii’nde Sürpriz Ziyaret

    Üsküdar’ın tarihi ve manevi dokusuyla ünlü Şemsi Ahmet Paşa Camii, bu kez farklı bir olayla sosyal medyanın gündemine oturdu. Mesut Özil, bu tarihi camide temizlik yaparken görüntülendi. Eline süpürgeyi alan ve camii temizliğine yardım eden Özil, bu davranışıyla takipçilerini şaşırttı. Eski futbolcunun bu samimi ve mütevazi hareketi, sosyal medya kullanıcıları arasında büyük yankı uyandırdı.

    Mesut Özil’in camii temizliği yaparken çekilen fotoğrafları ve videoları sosyal medyada hızla yayıldı. Binlerce kişi tarafından beğenilen ve paylaşılan bu görüntüler, Özil’in sadece bir sporcu olarak değil, aynı zamanda toplumun değerlerine duyarlı bir insan olarak da öne çıktığını gösterdi. Kullanıcılar, Özil’in bu hareketini takdir eden yorumlar yaparken, onun kişiliği ve dini hassasiyetleri hakkında övgü dolu sözler sarf ettiler.

  • IKEA İkinci El Pazarına Giriş Yapıyor: IKEA Preowned ile Yeni Bir Dönem Başlıyor

    IKEA İkinci El Pazarına Giriş Yapıyor: IKEA Preowned ile Yeni Bir Dönem Başlıyor

    İsveçli mobilya devi IKEA, ikinci el mobilya pazarına adım atarak, eBay ve Craigslist gibi büyük platformlarla rekabet etmeye hazırlanıyor. IKEA, tüketicilerin ikinci el IKEA mobilyalarını alıp satabilecekleri “IKEA Preowned” adını verdiği bir platform üzerinde çalışıyor. Bu hamle, IKEA’nın sürdürülebilirlik ve dijitalleşme konularında attığı önemli adımların bir parçası olarak öne çıkıyor.

    IKEA Preowned: Madrid ve Oslo’da Test Edilecek

    IKEA mağazalarının ana işletmecisi olan Ingka’nın CEO’su Jesper Brodin, IKEA Preowned platformunun yıl sonuna kadar Madrid ve Oslo’da test edilmeye başlanacağını açıkladı. Brodin, bu platformun küresel çapta yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini ve IKEA’nın bu alanda daha gelişmiş işler yapabileceğini belirtti. Financial Times’a verdiği röportajda, “Bu bir süredir hayalini kurduğumuz bir şeydi. IKEA’da daha gelişmiş şeyler yapabileceğimiz bir noktadayız. Şirketin dijitalde evrim geçirmesine inanılmaz bir güven var” dedi.

    IKEA Preowned platformunda, kullanıcılar kendi ürünlerini satışa sunabilecekler. Müşteriler, satmak istedikleri IKEA mobilyalarının fotoğraflarını ve satış fiyatını girerek platformda listelenmesini sağlayacaklar. IKEA’nın yapay zeka destekli veritabanı, bu ürünleri otomatik olarak değerlendirecek ve doğru fiyatlandırmayı destekleyecek. Alıcılar, mobilyayı doğrudan satıcıdan teslim alabilecekler. Satıcılar ise ödemelerini para olarak alabilecekleri gibi, IKEA’dan yüzde 15 indirimli bir çek almayı da tercih edebilecekler. Bu sistem, kullanıcıların hem çevrim içi alışveriş deneyimini geliştirmeyi hem de ikinci el pazarına kolay erişim sağlamayı amaçlıyor.

    Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme Vurgusu

    IKEA’nın bu adımı, markanın sürdürülebilirlik konusundaki hedeflerini de destekliyor. İkinci el mobilya pazarı, kaynakların daha verimli kullanılmasına ve çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlıyor. IKEA, bu girişimiyle hem çevre dostu uygulamalara yatırım yapıyor hem de dijitalleşme sürecinde önemli bir adım atıyor. Jesper Brodin, şirketin dijital evrim sürecine büyük güven duyduğunu belirterek, bu hamlenin IKEA’nın gelecekteki başarısı için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

    IKEA daha önce yeni ürünlerini Çin’deki Alibaba ve Tmall gibi üçüncü taraf platformlarda satışa sunmuştu. Ancak IKEA Preowned, firmanın ikinci el pazarlarına doğrudan ilk adımı olacak. Bu platform, IKEA’nın dijitalleşme stratejisinin bir parçası olarak, tüketici deneyimini geliştirmeyi ve markayı daha geniş bir kitleye ulaştırmayı hedefliyor.

  • Tinder Dehşeti: Rus Turist, Sevgilisi Tarafından Vahşice Katledilip Mezarına Gömüldü

    Tinder Dehşeti: Rus Turist, Sevgilisi Tarafından Vahşice Katledilip Mezarına Gömüldü

    Rus öğretim görevlisi Zaliya Shamigulova, tatil için gittiği Mauritius’ta, Tinder üzerinden tanıştığı adam tarafından vahşice katledildi. 29 yaşındaki genç kadının tatili, kıskançlık nöbetine kapılan sevgilisinin elinde bir trajediye dönüştü. Otopsi raporlarına göre, Shamigulova’nın göğsünde birden fazla bıçak darbesi tespit edildi. Ancak, yaşadığı dehşet dolu anlar bununla sınırlı değildi; genç kadının vücudu çıplak ve parçalanmış halde sığ bir mezarda bulundu.

    Vahşetin Kan Donduran Detayları

    Shamigulova’nın cesedi, Afrika’nın huzur dolu adalarından biri olan Mauritius’ta, La Marie bölgesinde sığ bir mezara gömülmüş halde bulundu. Katili, 29 yaşındaki Mauritiuslu mühendis Puryavirsingh Sundur, genç kadını öldürdüğünü itiraf ederek, cesedi parçalara ayırdığını da kabul etti. Shamigulova’nın dili ve boğazı kesilmiş, vücut parçaları ise halen kayıp. Yerel yetkililer, kayıp vücut parçalarını ve kıyafetlerini aramaya devam ediyor.

    Rus Turist, Sevgilisi Tarafından Vahşice Katledilip Mezarına Gömüldü

    Katilin Korkunç İtirafı: Kıskançlık Cinayeti

    Sundur, cinayeti işledikten sonra polise teslim oldu ve kurbanının kendisine sadakatsiz olduğunu düşündüğü için bu vahşeti gerçekleştirdiğini iddia etti. Shamigulova’nın kanı, Sundur’un arabasında bulundu; bu, cinayeti itiraf etmesine neden olan en önemli delillerden biri oldu. Genç kadının son olarak beyaz ve mavi bir elbise giydiği ve bir arabaya bindiği anların video kaydı bulundu. Bu kayıt, hayatta görüldüğü son anları temsil ediyor.

    Zaliya Shamigulova’nın ailesi, genç kadının kaybolmasından önce “kendisiyle iletişime geçmemelerini” isteyen tuhaf mesajlar aldıklarını belirtti. Shamigulova’nın 1 Eylül’de Madagaskar’a gitmesi planlanıyordu, ancak bu trajik olay tüm planlarını alt üst etti. Rusya’daki akrabaları, genç kadının kaybolmasından önce kendilerine gelen bu garip mesajlardan büyük endişe duyduklarını dile getirdi.

    Yerel yetkililer ve Rus makamları, cinayetle ilgili soruşturmayı derinleştiriyor. Katil zanlısı Sundur’un tüm itiraflarına rağmen, cinayetin arkasındaki tüm detaylar ve kayıp vücut parçaları hala bir sır olarak duruyor.

  • Diyarbakır’da Kayıp Narin İçin Umutlar Sürüyor: Tokat’taki Kayıp Çocuklar Yeniden Gündemde

    Diyarbakır’da Kayıp Narin İçin Umutlar Sürüyor: Tokat’taki Kayıp Çocuklar Yeniden Gündemde

    Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın arama çalışmaları, 7. gününde tüm hızıyla devam ediyor. Küçük Narin’in kayboluşu, hem ailesini hem de tüm Türkiye’yi derin bir endişeye sevk etti. Arama çalışmalarında, jandarma, AFAD ve gönüllü ekipler yoğun bir çaba sarf ederken, bu kayıp olayı Türkiye’nin diğer unutulmaz kayıp çocuk vakalarını yeniden hatırlattı.

    Tokat’ta Kaybolan Dursun Kağan Taşçı ve Evrim Atış’ın Acısı Hala Taze

    Narin Güran’ın kaybolması, Tokat’ta farklı tarihlerde kaybolan iki çocuğun, Dursun Kağan Taşçı ve Evrim Atış’ın akıllara gelmesine neden oldu. Dursun Kağan Taşçı, 2015 yılında Tokat’ın Reşadiye ilçesinde kaybolmuş ve aradan geçen 3 bin 165 güne rağmen izine rastlanamamıştı. 2018 yılında kaybolan Evrim Atış ise Turhal ilçesinde kaybolduğunda henüz 3,5 yaşındaydı. Evrim’den de 6 yıl, 1 ay ve 18 gündür haber alınamıyor. Her iki vaka da, kayıp çocuk olaylarının Türkiye’de nasıl büyük bir yara bıraktığını gösteriyor.

    Reşadiye’de Dere Yatağında Bulunan Kemikler: Bir Çocuğun Daha Kayıp Hikayesi

    2018 yılında Reşadiye ilçesinde meydana gelen bir kazada, araçla Kelkit Çayı’na yuvarlanan muhtar Ayhan Cebe’yi arama çalışmaları sırasında çocuk kemikleri bulunmuştu. Bulunan kemiklerin, 2015 yılında kaybolan Bayram Erol’a ait olduğu tespit edilirken, Dursun Kağan Taşçı’dan hala bir iz bulunamadı. Bu acı olay, kayıp çocuk vakalarının ne kadar karmaşık ve uzun soluklu olabileceğini gözler önüne seriyor.

    Evrim Atış: 6 Yıldır Bulunamayan Küçük Kız

    Tokat’ın Turhal ilçesine bağlı Yenisu köyü yaylasında oynarken kaybolan Evrim Atış, 10 Temmuz 2018 tarihinde gözden kayboldu. Annesi tarafından bir süre kardeşiyle bırakılan Evrim, geri döndüğünde yerinde bulunamamıştı. Olayın ardından aylarca süren arama çalışmalarında hiçbir sonuca ulaşılamadı. Bu olay da, Türkiye’de kaybolan çocuklarla ilgili olarak ne denli büyük bir çabanın gerektiğini ve sonuç almanın zorluğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

    Ağrı’da Kaybolan Leyla Aydemir: 18 Gün Sonra Gelen Acı Haber

    Diyarbakır'da Kayıp Narin İçin Umutlar Sürüyortokat'taki Kayıp Çocuklar Yeniden Gündemde1

    2018 yılında Ağrı’da kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir olayı, Türkiye’nin en trajik kayıp çocuk vakalarından biri olarak hafızalara kazındı. 15 Haziran 2018’de bayram ziyareti için ailesiyle birlikte dedesinin köyüne giden Leyla, kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni köyden 3 kilometre uzaklıkta bir dere kenarında bulundu. Leyla’nın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sonucunda, amcası Yusuf Aydemir, ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak, karara itiraz edilmesi üzerine dava yeniden görüldü ve amca Yusuf Aydemir’in tahliyesine karar verildi. Bu olay, kayıp çocuk vakalarının sonuçlarının ne kadar karmaşık ve acı dolu olabileceğini gösteriyor.

  • Türk Çayı Dünyada Yükseliyor: 7 Ayda 14,8 Milyon Dolarlık İhracatla Rekor Kırıldı

    Türk Çayı Dünyada Yükseliyor: 7 Ayda 14,8 Milyon Dolarlık İhracatla Rekor Kırıldı

    Türkiye’nin çay ihracatındaki yükselen performansı, 2024 yılının ocak-temmuz döneminde de dikkat çekici bir başarıya imza attı. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu’nun yaptığı açıklamaya göre, bu dönemde Türkiye, 114 ülke, özerk ve serbest bölgeye çay ihraç ederek 14 milyon 887 bin 221 dolarlık bir gelir elde etti. Kalyoncu, çay ihracatının hem ülke çeşitliliği hem de miktar açısından artış gösterdiğini vurguladı.

    Belçika, Türk Çayının En Büyük Alıcısı

    Bu dönemde en fazla çay ihracatı yapılan ülke Belçika oldu. Belçika’ya yapılan 5 milyon 248 bin 461 dolarlık ihracat, Türkiye’nin çay sektöründe önemli bir pazar haline geldiğini gösteriyor. Belçika’yı, 2 milyon 201 bin 913 dolarla Birleşik Krallık ve 1 milyon 125 bin 902 dolarla Almanya takip etti. Bu ülkeler, Türk çayının uluslararası pazarda ne kadar talep gördüğünü ve yaygınlaştığını gösteren önemli pazarlar olarak öne çıkıyor.

    Saffet Kalyoncu, Türk çayının sadece geleneksel pazarlarda değil, aynı zamanda yeni pazarlarda da yer bulduğunu belirtti. Bu yıl, Türkiye’den çay ithal eden ülkeler arasında Dubai, Moritanya, Ekvator Ginesi, Tunus, Mısır, Güney Sudan, Küba, Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Namibya, Sao Tome ve Principe, Venezuela, Cibuti, Kolombiya, Kamboçya ve Slovenya gibi ülkeler de yer aldı. Bu çeşitlilik, Türk çayının küresel pazarda giderek daha fazla tanınan ve tercih edilen bir ürün haline geldiğini ortaya koyuyor.

    Türk çayı ihracatının yüzde 47’si Rize’den gerçekleştirildi. Rize, 2024 yılının ilk yedi ayında Belçika başta olmak üzere 24 ülkeye 1983 ton çay ihraç ederek 6 milyon 940 bin 999 dolarlık bir gelir elde etti. Rize’nin bu güçlü performansı, bölgenin çay üretimindeki uzmanlığını ve Türk çayının uluslararası başarısındaki rolünü pekiştiriyor.

    Yıl Sonu Beklentileri Yüksek

    Saffet Kalyoncu, çay ihracatındaki bu olumlu gidişatın yılın geri kalanında da devam edeceğini belirterek, 2024 yılını daha yüksek ihracat rakamlarıyla tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Kalyoncu, Türk çayının dünya pazarında daha fazla yer bulması için yapılan çalışmaların meyvelerini verdiğini ve bu başarının ilerleyen dönemde de süreceğini vurguladı.

  • Son Dakika: Diyarbakır’da Kaybolan 8 Yaşındaki Narin Güran İçin Aramalar Sürüyor, İlk Gözaltı Gerçekleşti

    Son Dakika: Diyarbakır’da Kaybolan 8 Yaşındaki Narin Güran İçin Aramalar Sürüyor, İlk Gözaltı Gerçekleşti

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde, 8 yaşındaki Narin Güran’ın kaybolması üzerine başlatılan arama çalışmaları 8. gününde aralıksız sürüyor. 21 Ağustos’ta öğleden sonra kaybolan Narin, Kur’an kursundan çıkıp eve dönmeyince ailesi tarafından aranmaya başlandı. Ailenin ve mahalle halkının kendi çabalarıyla yaptığı aramalardan sonuç alınamayınca, baba Arif Güran saat 20.00’de jandarma karakoluna giderek kızının kaybolduğu ihbarında bulundu.

    Narin Güran’ı bulmak için başlatılan arama çalışmaları, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ve birçok kurumun katılımıyla büyük bir operasyona dönüştü. Jandarma Özel Harekat timleri, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), Köpek İz Takip Timleri ve Su Altı Arama Kurtarma Timleri gibi birçok birim arama çalışmalarına katıldı. Ayrıca Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinden gelen arama kurtarma ekipleri de çalışmalara destek verdi. Helikopterlerle havadan yapılan aramalarda ise bölgedeki geniş alanlar tarandı.

    Diyarbakır'da Kaybolan 8 Yaşındaki Narin Güran İçin Aramalar Sürüyor, İlk Gözaltı Gerçekleşti1

    Şu ana kadar yapılan çalışmalarda, Narin’in kaybolduğu saatlerde yoldan geçtiği tespit edilen yaklaşık 150 araç sorgulandı. Mahalledeki evler ve köye giriş yapan araçlar tek tek arandı. Toplamda 12 bin 550 araç arandı, 130 kişinin ifadesine başvuruldu ve 7 iz takip köpeği ile 11 bin dönümden fazla alanda arama yapıldı.

    Arama çalışmalarında su kuyuları, dere yatakları ve çevredeki tarım alanları da detaylı bir şekilde inceleniyor. Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri, mahalledeki su kuyularında kapsamlı arama çalışmaları başlattı. Ayrıca AFAD ve diğer arama kurtarma ekipleri, çevredeki 500 dönümlük pamuk ve mısır tarlalarını didik didik arıyor. Mahalle çevresinde kurulan uygulama noktalarında, giriş ve çıkış yapan araçlar titizlikle kontrol ediliyor.

    İhbar Üzerine Dere Yatağında Arama

    Gelen bir ihbar üzerine, jandarma ekipleri mahalleye yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan bir dere yatağında arama çalışması başlattı. Büyükşehir Belediyesi’nden talep edilen kepçe ile deredeki suyun debisi düşürülecek ve arama çalışmaları daha detaylı bir şekilde sürdürülecek. Bu bölge, Narin’in kaybolmasıyla ilgili olarak önemli bir alan haline geldi.

    İlk Gözaltı Gerçekleşti

    Arama çalışmalarının 8. gününde, İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturmada ilk şüpheli gözaltına alındı. Bu gelişme, arama çalışmalarının seyrini değiştirebilir. Jandarma, elde edilen deliller ve ifadeler doğrultusunda şüpheli üzerinde yoğunlaşarak soruşturmayı derinleştiriyor.

    Diyarbakır'da Kaybolan 8 Yaşındaki Narin Güran İçin Aramalar Sürüyor, İlk Gözaltı Gerçekleşti2

    “Çember Daraldı” 

    Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, basına yaptığı açıklamada, arama çalışmalarının artık sonuç vermeye çok yaklaştığını belirtti. Tümgeneral Yıldırım, “Şu anda çember çok daraldı. Devlet tüm imkanlarını seferber etti ve bunları kullanıyoruz. Elimizde deliller var, ifadeler var. Narin’in dakika dakika köydeki hareketlerini kayıt altına aldık. İnşallah yakın zamanda sonucumuzu alacağız” dedi.

    Yıldırım, olayın adli vaka olarak değerlendirildiğini ve her türlü ihtimalin göz önünde bulundurulduğunu belirterek, “Narin’imizi sağ olarak bulmak istiyoruz. Gönüller yaralı, 85 milyon bu olaya çok üzülüyor. Biz geceleri dahi uyumuyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Ticaret’ten 222 Bin İşletmeye 211 Milyon TL Ceza!

    Ticaret’ten 222 Bin İşletmeye 211 Milyon TL Ceza!

    Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde değişiklik yapan Ticaret Bakanlığı, tarife ve fiyat listelerine ilişkin belgelerin lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinde giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulması şartını getirmişti.

    Söz konusu uygulama, 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girerken, gıda işletmelerinin bu düzenlemeye uyumu da Bakanlık tarafından yakın takibe alındı. Bakanlık ekipleri, 2024 yılının ilk 8 ayında 221 bin 634 işletmeye 210,5 milyon TL idari para cezası uyguladığını açıkladı.

    Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

    Ticaret Bakanlığı olarak tüketicilerimizin mağduriyet yaşamaması amacıyla 19/12/2023 tarihli ve 32404 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işletmelerde, tarife ve fiyat listelerinin işyerinin giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde asılması, takılması veya konulması zorunlu hale getirilmiştir.

    Yapılan değişikler doğrultusunda 81 ilimizde Ticaret Bakanlığı’na bağlı Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığıyla denetimlerimize yoğun bir şekilde devam edilmektedir. Yapılan denetimlerimizde, tarife ve fiyat listelerine ilişkin belgelerin lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinin giriş kapılarının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulup konulmadığı, yiyecek ve içeceklerin menü fiyatları ile kasa fiyatları arasında fark bulunup bulunmadığı dikkat edilmektedir.

  • İstanbul Beylikdüzü’nde ‘Çardak Altı Sohbetleri’ Başladı

    İstanbul Beylikdüzü’nde ‘Çardak Altı Sohbetleri’ Başladı

    11. BeylikdüzüBarış ve Sevgi Buluşmaları kapsamında düzenlenen ve bu yıl ki teması “Yarının Türkiye’si, Yarının Dünyası” olanÇardak Altı Sohbetleri, “Yapay Zekâ ve Yapay Genel Zekâ Nedir?” konulu söyleşiyle başladı.

    Pelin Batu’nun moderatörlüğünde Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cem Say ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden Prof. Dr. Öykü İyigün, yapay zekânın bir fırsat mı, yoksa tehdit mi olduğu konusunu tartıştılar. İlk bölümde ChatGPT’nin Google vb. arama motorlarından farkı ve kabiliyetleri ile yapay zekânın uluslararası ilişkilerin geleceğindeki rolü üzerine konuşan konuklar, son bölümde ise Türkiye’nin buna hazır olup olmadığını yorumladılar.  

    SAY VE İYİGÜN İYİMSERLİKLERİNİ İFADE ETTİLER

    Moderatör Pelin Batu’nun “Biz buna ne kadar hazırız” sorusunu cevaplayan konuklardan Öykü İyigün, “Ben iyimserim. Adaptasyonu yüksek bir toplumuz. Yeni teknolojilere merakımız yüksek. Enseyi karartmamıza gerek yok. Ama bilgiyi üreten ülkelerden biri olmadığımız da aşikâr. Dil bariyerimizin farkında olmalıyız” derken, Cem Say “Ben de iyimserim. İnsanlık iyiye gidiyor. Ama bu, kendini helak eden toplumların da iyiye gittiği anlamına gelmez. Üniversitelerimizi yıkmasak iyi olur” dedi.

    Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ise teknolojiyi nasıl kullanacağımızın öneminin altını çizerek şunları söyledi: “Gemiyi batıran da yüzdüren de sudur. İnşallah gemiyi yüzdüreceğiz. Yakın zamanda Aziz Sancar Bilim ve Sanat Merkezi’ni açıyoruz. Yanı başında da Erdal İnönü Fizik Parkı olacak. Bu topraklar çok bereketli, yüzlerce değer çıkarmış. Biz de diyoruz ki, yeni Aziz Sancar’lar çıkarabiliriz. Bu ülkeyi sevgi kurtaracak. O nedenle işimizin bir kısmını ‘BeylikdüzüAklı’yla yapıyoruz, bir kısmını da kalbimizle.”