Kategori: Sağlık Haberleri

  • Sahte İçki Kabusu: Metil Alkol Zehirlenmesinin Ölümcül Belirtileri!

    Sahte İçki Kabusu: Metil Alkol Zehirlenmesinin Ölümcül Belirtileri!

    Düşük maliyetleri nedeniyle cazip görülen sahte içkiler, metil alkol (metanol) içerikleriyle ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. İnsan sağlığı için büyük bir risk taşıyan bu içkiler, vücutta etanol gibi davranırken ciddi zehirlenmelere neden oluyor. İşte metil alkol zehirlenmesinin ilk belirtileri ve yapılması gerekenler…

    Metil Alkol Zehirlenmesinin Belirtileri

    • Hafif Sarhoşluk ve Baş Ağrısı: Başlangıçta sıradan sarhoşluk belirtileri ve baş ağrısı ortaya çıkar. Ancak bu belirtiler hızla şiddetlenebilir.
    • Görme Problemleri: Bulanık görme, çift görme ve hatta tam görme kaybı, metil alkol zehirlenmesinin en çarpıcı etkilerinden biridir.
    • Mide Bulantısı ve Kusma: Şiddetli mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı, metanolün vücuda verdiği hasarın erken sinyallerindendir.
    • Nefes Darlığı ve Şuur Kaybı: Zehirlenmenin ilerlemesi durumunda nefes darlığı, bilinç kaybı ve bayılmalar yaşanabilir.
    • Ciltte Mavi Renk Değişimi: Oksijen yetersizliği nedeniyle dudaklarda ve parmak uçlarında mavi renk oluşumu görülebilir.
    • Nöbetler ve Zihinsel Karışıklık: Merkezi sinir sistemine zarar veren metanol, nöbetlere ve zihinsel karışıklığa yol açabilir.

    Metil Alkol Zehirlenmesinde Ne Yapılmalı?

    Metil alkol zehirlenmesi belirtilerini fark eder etmez, yapılması gereken ilk şey acil tıbbi yardım çağırmaktır. Tedavinin hızla başlaması hayati önem taşır.

    Tedavi süreci şunları içerebilir:

    • Sıvı Takviyesi: Vücut fonksiyonlarının desteklenmesi için sıvı takviyesi yapılır.
    • Antidot Kullanımı: Etkili antidotlarla metanolün vücuttaki zehirli etkisi azaltılır.
    • Hastanede Tedavi: Hastane ortamında destekleyici tedavi uygulanarak hayati riskler ortadan kaldırılır.

    Sahte içkilerden kaçınmak, hem bireysel sağlığı korumak hem de ölümcül risklerden uzak durmak için büyük önem taşıyor.

  • Sağlık İçin Tehdit! Çipura Balığında Gizli Tehlikeler Ortaya Çıktı

    Sağlık İçin Tehdit! Çipura Balığında Gizli Tehlikeler Ortaya Çıktı

    Sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezlerinden biri olan balık, vitamin ve mineraller bakımından zengin yapısıyla sofralarda sıkça yer alıyor. Ancak yapılan araştırmalar, popüler balık türlerinden biri olan çipura hakkında dikkat edilmesi gereken bazı sağlık risklerini ortaya çıkardı.

    Uzmanlar, çipuranın içerdiği omega-6 yağ asitleri oranının diğer balık türlerine göre daha yüksek olduğunu belirtiyor. Omega-6 yağ asitlerinin aşırı tüketimi, vücutta iltihaplanmaya neden olarak kalp rahatsızlıkları, obezite ve diyabet gibi sağlık sorunlarını tetikleyebilir.

    Kirli sularda yetiştirilen çipura, cıva ve ağır metal içerikleri nedeniyle sağlık için risk oluşturabilir. Yüksek cıva seviyeleri, özellikle çocuklarda beyin gelişimi üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Uzmanlar, hamile kadınlar ve çocuklar için aşırı çipura tüketiminin tehlikeli olabileceğini vurguluyor.

    Somon, sardalya ve uskumru gibi balıklarla kıyaslandığında, çipuranın omega-3 yağ asidi ve vitamin bakımından daha düşük değerlere sahip olduğu belirtiliyor. Bu durum, çipuranın uzun vadede beslenme açısından daha az faydalı bir seçenek olabileceğini gösteriyor.

    Araştırmalarda, çipuranın uygun koşullarda saklanmadığı veya yeterince pişirilmediği durumlarda bakteri ve parazit riski taşıyabileceği belirtiliyor. Özellikle hijyen kurallarına dikkat edilmeden hazırlanan çipura, gıda zehirlenmelerine yol açabiliyor.

    Uzmanlar, çipura tüketimini sınırlandırarak, omega-3 bakımından daha zengin olan somon, sardalya ve uskumru gibi balıklara yönelmenin sağlık açısından daha faydalı olacağını belirtiyor. Ayrıca, balık tüketiminde mevsimsel tazeliğe, doğru saklama ve pişirme yöntemlerine dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

    Tüketicilerin, balık seçiminde güvenilir kaynaklara yönelmesi ve aşırı tüketimden kaçınması öneriliyor.

  • Beyin Ölümü Gerçekleşen Hasta, İki Kişiye Umut Oldu

    Beyin Ölümü Gerçekleşen Hasta, İki Kişiye Umut Oldu

    Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi’nde tedavi gören ve beyin ölümü gerçekleşen 44 yaşındaki epilepsi hastasının organları, iki hastaya umut oldu. Yakınlarının onayıyla bağışlanan böbrekler, Diyarbakır ve Ankara’daki hastalara nakledilecek.

    Epilepsi hastası, doktorların çabalarına rağmen kurtarılamadı. Beyin ölümü gerçekleşen hastanın ailesi, organ bağışına onay verdi. Diyarbakır Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen Prof. Dr. Mehmet Yılmaz ve uzman ekip, başarılı bir operasyonla iki böbreği aldı.

    Böbreklerden biri Diyarbakır Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki bir hastaya, diğeri ise Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören bir hastaya nakledilecek.

    Operasyonun ardından açıklama yapan Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, organ bağışının önemine vurgu yaparak, “Bu süreç, sağlık hizmetlerinin en üst seviyede yürütüldüğünü gösteriyor. Organ bağışı, insanlık adına büyük bir sorumluluktur. Nakillerin kısa sürede gerçekleştirileceğini ve iki hastaya yeni bir yaşam şansı sunulacağını umuyoruz” dedi.

    Hastanın ailesi, zor bir karar aldıklarını ancak başka hayatlara umut olabilmenin kendileri için bir teselli olduğunu ifade etti.

  • Karın Ağrısının Altından 6 Kilogramlık Dev Kitle Çıktı

    Karın Ağrısının Altından 6 Kilogramlık Dev Kitle Çıktı

    Tokat’ta karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 53 yaşındaki yabancı uyruklu Hicran Işık’ın yumurtalıklarında dev bir kitle tespit edildi. Yapılan başarılı ameliyatla 6 kilogram ağırlığında ve 30×25 santimetre boyutlarında olduğu belirlenen kitle çıkarıldı.

    Yozgat’ın Kadışehri ilçesine bağlı Aşağı Kızılözü köyünde yaşayan Hicran Işık, karın ağrısı şikayetleri üzerine Tokat Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde, yumurtalıklarında büyük bir kitle bulunduğu belirlendi.

    Hicran Işık, Tokat Devlet Hastanesi’nde görev yapan Genel Cerrahlar Operatör Doktor Ahmet Topcu ve Orkun Subaşı tarafından gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu. Doktorlar, kitleyi dikkatli bir cerrahi müdahale ile çıkararak hastanın sağlığını koruma altına aldı.

    Ameliyatın ardından hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten doktorlar, iyileşme sürecinin hızla devam ettiğini ifade etti. Yetkililer, bu tür sağlık sorunlarında erken teşhisin ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekerek, vatandaşlara rutin kontrolleri aksatmamaları yönünde çağrıda bulundu.

  • Tansiyon Ölçümünün Önemi! Nasıl Yapılmalı?

    Tansiyon Ölçümünün Önemi! Nasıl Yapılmalı?

    Yüksek tansiyonun kalp krizi riskini artırdığı doğru mu? Yanlış tansiyon ölçümü tedaviye nasıl etki ediyor? Ölçümde kol pozisyonu neden önemli? Evde yapılan ölçümler daha mı güvenilir? Gereksiz ilaç kullanımı hangi hatalardan kaynaklanıyor? Hayati tehlikeyi önlemek için hangi adımları atmalıyız? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Dünya genelinde 1 milyardan fazla insanı etkileyen yüksek tansiyon (hipertansiyon), 49 yaş üzerindeki bireyler için ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 11 milyon kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Uzmanlar, hipertansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklara zemin hazırladığını vurguluyor.

    Doğru Ölçüm Hayat Kurtarıyor!

    İspanya Kardiyoloji Topluluğu’ndan Dr. Manuel Anguita, hipertansiyonun doğru ölçüm yapılmadığında yanlış teşhis ve tedaviye yol açabileceğine dikkat çekiyor. Yapılan ölçümlerin %60’ının hatalı olduğu belirtilirken, ölçüm sırasında sakin bir ortamın sağlanması, kolun kalp hizasında olması ve ölçümden önce sigara, kafein gibi uyarıcılardan uzak durulması gerektiği ifade ediliyor.

    Yanlış Ölçüm Sonuçları Nasıl Oluyor?

    Son araştırmalara göre, kol pozisyonunun hatalı olması büyük tansiyonu 7 mmHg, küçük tansiyonu ise 4 mmHg yüksek gösterebiliyor. Bu durum, hastaların gereksiz ilaç tedavisi almasına ya da yanlış teşhis konulmasına neden olabiliyor.

    Evde Ölçüm Çok Önemli

    Uzmanlar, tansiyonun düzenli ve doğru olarak ölçülmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Evde yapılan ölçümler, hastalığın doğru takibi için daha güvenilir sonuçlar ortaya koyuyor. Avrupa Hipertansiyon Topluluğu’na göre, yılda en az bir kez tansiyon ölçümü yaptırmak ve şüphe durumunda evde izleme cihazları kullanmak hayati önem taşıyor.

  • Ambulanslar İçin Yeni Uygulanacak Sistem! Yol Vermek İçin Fermuar Eğitimi

    Ambulanslar İçin Yeni Uygulanacak Sistem! Yol Vermek İçin Fermuar Eğitimi

    Fermuar sistemi Siirt’teki trafik alışkanlıklarını nasıl değiştirecek? Ambulansların çok daha hızlı ulaşması hayat kurtarmada ne kadar etkili olacak? Vatandaşlar bu sisteme uyum sağlamakta zorlanabilir mi? Bilinçlendirme çalışmaları ne kadar devam edecek? Diğer illerde de uygulanması planlanıyor mu? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Siirt İl Sağlık Müdürlüğü, trafikte ambulansların geçişini kolaylaştırmak için fermuar sistemiyle ilgili vatandaşları bilinçlendirme çalışmalarına başladı. Bu sistemle ambulansların olay yerine daha hızlı ulaşması, acil durumlarda hayatta kalma oranlarının artırılması hedefleniyor.

    Ambulanslar Olay Yerine Hızlı Ulaşıyor!

    112 Acil Sağlık ekiplerinin trafikte yaşadığı gecikmelerin önüne geçmeyi amaçlayan fermuar sistemi, sürücüler arasında koordinasyonu sağlamayı hedefliyor. Trafikteki araçların, ambulansa yol açmak için sırayla sağa ve sola çekilerek bir şerit oluşturması esasına dayanan bu sistem, hayat kurtaran müdahalelerin kısa sürede başlamasına imkân sağlıyor.

    Hayatta Kalma Yüzde 40 Artıyor!

    Siirt İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Acil Tıp Uzmanı Dr. Zübeyde Albayrak, fermuar sistemiyle hayati önem taşıyan dakikaların kazanıldığına vurgu yaptı. Albayrak, Ambulansın olay yerine hızlıca ulaşması, acil hastaların ve yaralıların tedavisinin vakit kaybetmeden başlamasını sağlıyor. Bu durum, hayatta kalma oranını yüzde 40 oranında artırıyor diye belirtti.

    Bilinçlendirme Çalışmaları Devam Ediyor!

    Proje kapsamında düzenlenen bilgilendirme toplantılarıyla sürücüler ve yayaların trafik kurallarına daha duyarlı hale gelmesi sağlanıyor. Sağlık ekipleri, vatandaşlara fermuar sisteminin nasıl işlediğini uygulamalı olarak göstererek trafikte ambulanslara nasıl doğru olarak yol verilmesi gerektiğini ifade ediyor.

  • Sağlıksız Ürünler Tespit Edildi! Hilelere Karşı Gıdada Denetimler Artıyor!

    Sağlıksız Ürünler Tespit Edildi! Hilelere Karşı Gıdada Denetimler Artıyor!

    Gıda ürünlerindeki hileli uygulamaların artış gösterdiği bu dönemde, denetimlerin sıklaştırılması ne gibi sonuçlar ortaya çıkarak? Hileli gıda üretimi yapan firmalara uygulanacak cezalar, gıda sektöründe nasıl bir değişim gösterecek? Bakanlık, sağlıksız ürünlerin piyasadan çekilmesiyle hangi yeni önlemleri alacak? Bu denetimler, halk sağlığını korumak için ne gibi uzun vadeli etkiler gösterecek? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Tarım ve Orman Bakanlığı, sağlıksız ve taklit gıda ürünleri listesinde güncellemeye gitti. 168 ürüne sağlığa zararlı etiketi eklenirken, taklit veya tağşiş yapılan ürün sayısı ise 781’e yükseldi. Yapılan denetimlerde, insan sağlığını tehdit edici birçok gıda maddesi tespit edildi.

    Gıda Ürünlerinde Hileli Kullanımlar Giderek Artıyor!

    Bakanlık, bazı tanınmış markaların gıda ürünlerinde sağlığa zararlı maddeler kullandığını duyurdu. Özellikle pul biberde kullanıma izin verilmeyen boya maddeleri tespit edilirken, çikolata gibi tatlı ürünlerde ilaç etken maddelerine rastlandı. Ayrıca, sızma zeytinyağında tohum yağı karıştırılması, Urfa kebabında kanatlı etinin kullanılması gibi hileli uygulamalar da denetimler sonucunda ortaya çıktı.

    Sağlıksız Gıdalarda Dikkat Çeken Ürünler

    Yapılan tespitlerde, bitkisel yağlar, sumak, tatlı toz biber ve aromalı gazlı içecekler gibi ürünlerde de sağlığa karşı risk oluşturan maddeler kullanıldığı ortaya çıktı. Kıymalı börek harcı ve dana sucukta sakatat bulunurken, manda yerine inek sütü kullanılan tam yağlı taze peynir de listeye girdi. Ayrıca tereyağında, süt yağı dışında farklı yağların bulunması dikkat çekti.

    Hile Karıştıranlara Cezalar Uygulanıyor!

    Tarım ve Orman Bakanlığı, tespit edilen sağlıksız gıda ürünlerinin toplatıldığını ve bu hileli üretim yapan firmalara çok ciddi cezalar uygulandığını açıkladı. Bu denetimler, gıda güvenliğini sağlayabilmek için ü büyük önem taşıyor. Bakanlık, halk sağlığının korunması için denetimlerin hızla süreceğini ifade etti.

  • Acil Servisler’de Hayat Kurtarma Mücadelesi! Sağlık Ekipleri 7/24 Çalışıyor!

    Acil Servisler’de Hayat Kurtarma Mücadelesi! Sağlık Ekipleri 7/24 Çalışıyor!

    Acil servislerde yoğunluk daha da artış gösterecek mi? Sağlık okuryazarlığı eğitimi toplumda fark ortaya koyabilecek mi? Kritik hastalar daha hızlı müdahale alabilecek mi? Triyaj sistemi gelecekte nasıl gelişim gösterecek? Acil tıp uzmanlarının yetkinlikleri başka alanlara da yayılacak mı? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Acil servisler, her gün hayat ve ölüm arasındaki ince çizgide mücadele veren yüzlerce hastayı ağırlıyor. Kalp krizi, trafik kazası, beyin kanaması gibi hayati durumların dışında basit şikayetlerle gelen hastalar, acil tıp çalışanlarının yoğun temposunu artırıyor.

    Türkiye’de Acil Tıp Eğitimi ve Gelişimi Zamanla Gelişti!

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı, Türkiye’de ilk kez 1990’larda 9 Eylül Üniversitesi’nde kuruldu. Amaç, travmaların ilk müdahalesinden ani ölümlerin önlenmesine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunmaktı. Prof. Dr. Asım Kalkan, Türkiye’nin acil tıp alanında Avrupa’nın önünde olduğunu belirtiyor. Gelişmiş pratik uygulamalar sayesinde, acil tıp uzmanları cerrahi müdahaleler de dahil birçok alanda yetkinliğe sahip durumda.

    Yeşil, Sarı ve Kırmızı Alanlarda Mücadele

    Triyaj sistemiyle hastalar yeşil, sarı ve kırmızı alanlara yönlendiriliyor. Basit şikayetlerin değerlendirildiği yeşil alan, acil servis yoğunluğunun büyük bir bölümünü oluşturuyor. Sarı alan, kronik rahatsızlıkları olan hastaları kapsarken, kritik hastaların olduğu kırmızı alan da zamanla yarışın zirve yaptığı noktadır.

    Hastanelerdeki Hasta Başvuru Sayıları!

    Eğitim araştırma hastanelerine günlük ortalama 1500 hasta başvuruyor. Bunun yaklaşık 80’i hayati riski bulunan kritik hastalardan oluşuyor. Prof. Dr. Kalkan, sağlık okuryazarlığının önemine dikkat çekerek, acil olmayan durumlarda bilinçli davranılması gerektiğinin vurgusunu yapıyor.

    Sağlık Okuryazarlığı Olması Gerekiyor

    Basit rahatsızlıklar sebebiyle acil servislere başvuran hastalar, yoğunluğun artmasına neden oluyor. Sağlık okuryazarlığının ilkokuldan itibaren öğretilmesi gerektiğini belirten Kalkan, acil müdahaleye ihtiyacı olan hastaların daha hızlı hizmet alması için bu bilincin şart olduğunu ifade ediyor.

  • 2-6 Aralık’ta İş Bırakma! Vatandaşlar Ne Yapacaklar?

    2-6 Aralık’ta İş Bırakma! Vatandaşlar Ne Yapacaklar?

    Aile hekimlerinin iş bırakma eylemi sağlık sistemine nasıl etki edecek? Vatandaşlar sağlık hizmetlerine ulaşmada zorluk çekecek mi? Bakanlık geri adım atmazsa hekimlerin istifa dalgası mı başlayacak? Eylemden sonra yönetmelikte değişiklik olacak mı? Aile hekimliği çalışanları, haklarını savunabilecek mi? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Aile hekimliği çalışanları, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğine tepki göstererek 2-6 Aralık tarihleri arasında beş gün süreyle iş bırakma eylemi yapılacak. Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, düzenlemenin çalışanları ve vatandaşları olumsuz etkilediğini belirtti. Kandemir, bu düzenlemeler, vatandaşın birincil sağlık hizmetine erişimini zorlaştırıyor ve sağlık sistemini tehdit ediyor diye ifade etti.

    Ek Hizmetlerden Dolayı Kendi İşimizi Yapamıyoruz!

    Yeni yönetmelik, aile sağlığı merkezlerinde ek hizmetlerin ücretli verilmesini ve YETAT uygulamalarını kapsıyor. Kandemir, bu değişikliklerin aile hekimliğinin temel görevleriyle bağdaşmadığını vurgulayarak, Birinci basamak tedavi ve koruyucu sağlık hizmetlerini layıkıyla sunabileceğimiz bir ortam olmalı diye açıklamada bulundu.

    Vatandaşlardan Destek Geliyor!

    Eylem kararı, vatandaşlardan da destek görüyor. 80 yaşındaki Ayşe Kolan, Hastaneye gitme imkânımız yok. Aile hekimlerimiz bizim en büyük güvencemiz. Onların haklarını koruyun diye söyledi. Benzer şekilde Osman Olgun da Aile hekimlerimiz bizim en yakın sağlık danışmanımız. Yetkilerini genişletin, işlerini zorlu hale getirmeyin diye belirtti.

    Sağlık Sisteminin Geleceği Riskli

    Kandemir, bu düzenlemelerin istifaları artırdığını ve sağlık sisteminin geleceğini tehlikeye attığını belirtti. Bakanlık geri adım atmazsa birçok sağlık çalışanı meslekten ayrılmak zorunda kalacak diye belirtti. Eylemin çalışanların haklarını savunmak ve vatandaşın kaliteli sağlık hizmetine erişimini korumak için yapıldığı vurgulandı.

  • Grip Vakaları Artıyor! Uzmanlar Ne Öneriyor?

    Grip Vakaları Artıyor! Uzmanlar Ne Öneriyor?

    Grip vakalarının arttığı bu dönemde, uzmanlar vatandaşları aşı ve hijyenle ilgili uyarıda bulunuyor. Grip ve nezle arasındaki farklar, bulaşma yolları ve risk gruplarına yapılan özel önerilerle ilgili daha fazla bilgi almak için, Aşı olunmadıysa ne zaman yaptırılmalı? Grip salgını daha da artar mı? Ellerinize dikkat ettiğinizde bu dönemi nasıl geçirilebilir? Tüm detaylar haberimizde yer alıyor.

    Türkiye, soğuk hava dalgasının etkisindeyken grip vakalarında önemli artışlar yaşanıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, grip salgınına karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Özellikle risk gruplarının aşı olması ve hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

    Grip ve Nezle Birbiriyle Karıştırılmamalı

    Dr. Can, grip ile nezle arasındaki farkları belirterek, grip vakalarının çok daha ağır geçirdiğini belirtti. Grip, yüksek ateş, kas ağrıları, halsizlik ve uzayan öksürük gibi belirtilerle nezlede ayrılır. Bu belirtiler görünüyorsa kesinlikte bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı diye sözlerine ekledi.

    Gribin Bulaşma Yollarına Dikkat Etmekte Fayda Var

    Grip virüsünün, enfekte kişilerin öksürük ve hapşırıklarıyla çevreye yayıldığını belirten Dr. Can, kapalı alanların düzenli olarak havalandırılmasını önerdi. Ayrıca, enfekte yüzeylere temastan sonra ellerin ağız ve yüze götürülmemesi gerektiğini vurguladı. Sık sık el yıkamak, maske kullanmak ve hasta bireylerle yakın temastan kaçınmak bulaşmayı önlemede etkili yöntemlerdir diye ekledi.

    Risk Gruplarında Olanlar İçin Aşı Önerisi

    Grip aşısının hayati önemi olduğunu belirten Dr. Can, şu grupların mutlaka aşı yaptırması gerektiğini belirtti

    50 yaş üstünde olanlar

    Kronik hastalığı olanlar- astım, KOAH, diyabet vb.

    Bağışıklık sistemi zayıflayanlar

    Gebeler ve yaşlı bakım evinde kalanlar

    Sağlık çalışanları

    Grip aşısının Ekim ayından itibaren uygulanabildiğini hatırlatan Dr. Can, Henüz aşı olmadıysanız Aralık ve hatta şubat ayına kadar aşı yaptırabilirsiniz diye söyledi.