Kategori: Gündem Haberleri

  • Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan Kayıp Narin Güran Soruşturması Açıklaması

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan Kayıp Narin Güran Soruşturması Açıklaması

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’yi derinden etkileyen 8 yaşındaki Narin Güran’ın kaybolması olayıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kayıp çocuğun amcasının “şüphe üzerine” tutuklanmasıyla ilgili olarak Tunç, bu kararın bir önlem olduğunu ve adli sürecin titizlikle devam ettiğini belirtti. Bakan Tunç, “Şüphe vardı, tutuklama kararı tedbirdi. Soruşturma devam ediyor. Kimsenin şüphesi olmasın. En ince detaylarına ulaşıncaya kadar yargımız, savcılığımız gerekli incelemeleri yapacağız,” dedi.

    Narin Güran’ın kaybolması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, köyde ve çevrede yaşayan kişilerden ifadeler alındı. Adalet Bakanı, alınan ifadelerin ve Narin’in abisinin vücudundaki morlukların kaynağının tespit edilmesi çalışmalarının savcılık tarafından değerlendirildiğini açıkladı. Bu morluklardan birinin Narin’in abisine ait olduğu, diğerinin kimden kaynaklandığının ise henüz belirlenemediği bilgisi verildi.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'tan Kayıp Narin Güran Soruşturması Açıklaması

    Bakan Tunç, soruşturmanın çok hassas bir konu olduğunu vurgulayarak, olayın daha titiz bir şekilde incelenebilmesi için yayın yasağı getirildiğini belirtti. Bu durum, soruşturmanın herhangi bir yanlış bilgi veya spekülasyon olmadan, adaletin gerektirdiği şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla yapıldı.

    Adalet Bakanı’nın açıklamalarına göre, soruşturma hem adli tıp incelemeleri hem de diğer adli süreçlerle devam ediyor. Bakan Tunç, bu süreçte her türlü ihtimalin değerlendirildiğini ve Narin Güran’ın bulunması için tüm kaynakların seferber edildiğini ifade etti. Bakan Tunç, “Öncelikle Narin kızımızın sağ bulunmasını istiyoruz,” diyerek tüm çalışmaların bu yönde yoğunlaştığını belirtti.

  • Yarın Mahkemede Yargılanacak Dilan Polat’tan Yeni Görüntüler

    Yarın Mahkemede Yargılanacak Dilan Polat’tan Yeni Görüntüler

    İstanbul merkezli olarak 6 ilde düzenlenen ve geniş yankı uyandıran operasyon sonucu, Dilan ve Engin Polat çifti dahil olmak üzere toplam 28 kişi kara para aklama suçlamasıyla yargılanacak. Bu suçlamalar; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet kapsamında ele alınıyor. Şüpheliler, 5 Kasım 2023 tarihinde düzenlenen operasyonlarla gözaltına alınmış, birçoğu daha sonra tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

    Yarınki Duruşmanın Önemi

    Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yarın görülecek olan dava, sanıkların ilk kez hakim karşısına çıkacakları anlamına geliyor. Toplamda 20’şer yıldan 40’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle başlayacak olan dava, suçlamaların ağırlığı nedeniyle büyük bir dikkatle takip ediliyor.

    Dilan Polat’ın Cezaevi Ziyareti

    Dilan Polat, tutuklu bulunan eşi Engin Polat ve kayınpederi Sezgin Polat’ı Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki cezaevinde ziyaret etti.9 Ağustos 2024’te tahliye edilen Dilan Polat’ın bu ziyareti, davanın sosyal ve medya boyutunda da geniş yer buldu.

    Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan ön inceleme raporuna göre, tasfiye halindeki 3 firmadan aile bireylerine ait şirketlere sahte fatura kesilerek 200 milyon lira değerinde para aklama işlemi yapıldığı iddia ediliyor. Dilan ve Engin Polat’ın sahibi olduğu medikal şirket üzerinden de benzer suçlamalar mevcut. Bu şirketin Ankara’da başka bir firmaya isim hakkını verdiği ve bu işlemler sırasında 1 milyon 800 bin liranın kişisel hesaplara aktarılmaya çalışıldığı belirlendi.

  • CHP’nin TBMM Kapalı Grup Toplantısı Genel Merkez’de Başladı

    CHP’nin TBMM Kapalı Grup Toplantısı Genel Merkez’de Başladı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), TBMM’de düzenlediği kapalı grup toplantısını Genel Merkez binasında gerçekleştirdi. Toplantıya CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in önderliğinde başlandı ve milletvekilleriyle bir araya gelindi.

    Özgür Özel’in Liderliğinde Toplantı Başladı

    CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantı, Özgür Özel’in liderliğinde yapıldı. Bu önemli toplantı, partisinin mevcut durumunu değerlendirmek, stratejik planlamalar yapmak ve güncel siyasi gelişmeleri gözden geçirmek amacıyla toplandı. Toplantının kapalı oturum olarak düzenlenmesi, görüşmelerin yalnızca yetkililer ve milletvekilleri arasında kalmasını sağladı.

    Chp'nin Tbmm Kapalı Grup Toplantısı Genel Merkez'de Başladı2

    Toplantıda, CHP’nin gelecekteki stratejileri, ülke genelindeki siyasi atmosfer ve parti içindeki gelişmeler ele alındı. Milletvekillerinin katkıda bulunduğu tartışmalar ve öneriler, CHP’nin politikalarına yön verecek nitelikte olacak.

  • Kaybolan 8 Yaşındaki Narin’in Amcası Tutuklandı: DNA Eşleşmesi Şok Etkisi Yarattı

    Kaybolan 8 Yaşındaki Narin’in Amcası Tutuklandı: DNA Eşleşmesi Şok Etkisi Yarattı

    21 Ağustos’ta Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde yaşanan üzücü olay, 8 yaşındaki Narin Güran’ın kaybolmasıyla başladı. Kur’an kursuna giden Narin, çıkışta eve dönmeyince ailesi kendi imkanlarıyla arama yapmaya başladı. Köylülerle yapılan aramadan sonuç alınamaması üzerine Narin’in babası Arif Güran, aynı gün saat 20.00 sıralarında jandarmaya başvurdu. Bunun üzerine, Bağlar Jandarma Komutanlığı, Jandarma Özel Harekat timleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve diğer arama kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi.

    Arama çalışmaları büyük bir titizlikle yürütüldü. Toplamda 12 bin 565 araç ve 32 bin 952 kişi kontrol edildi. Yedi iz takip köpeği ve diğer ekiplerle 11 bin dönümden fazla alan tarandı. Narin’in kaybolduğu saatlerde yoldan geçen yaklaşık 150 araç sorgulandı ve mahalledeki evler ile köye giriş yapan araçlar arandı. Arama çalışmalarında, Narin’in evine 3 ve 2 kilometre mesafede iki çocuk terliği bulundu ancak bunların Narin’e ait olmadığı belirlendi.

    Son Görüntüler ve Şüpheli Gelişmeler

    Narin Güran’ın kaybolmadan önceki son görüntüleri, 21 Ağustos’ta saat 15.15’te okulun güvenlik kamerasında kaydedildi. Görüntülerde Narin’in dört arkadaşıyla yürüdüğü ve ardından evine doğru yöneldiği görülüyor. Bu görüntüler, arama çalışmalarına ışık tutması açısından önemli bir veri sağladı.

    Soruşturma kapsamında, Narin’in ağabeyi E.G. (18) kolundaki ısırık izleri nedeniyle gözaltına alındı ancak İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemede izlerin Narin’e ait olup olmadığı tespit edilemedi ve E.G. serbest bırakıldı. Soruşturma ilerledikçe, Narin’in amcası S.G., aynı zamanda Tavşantepe Mahallesi’nin muhtarı olarak da biliniyor, gözaltına alındı. S.G.’nin aracından alınan DNA örneklerinin, Narin’in kıyafetlerindeki DNA örnekleriyle eşleştiği belirtildi.

    S.G. gözaltında tutulduktan sonra, zırhlı araçla adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından S.G., tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi ve mahkeme tarafından tutuklandı. Arama çalışmaları 13’üncü gününde devam ederken, amcanın tutuklanması olayın aydınlatılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

    Olayın gelişmeleri ve soruşturmanın seyrine dair detaylar, toplumda büyük bir merakla takip ediliyor.

  • Ahu Tuğba’nın Cenaze Masrafları Şoke Etti: Miami’den Türkiye’ye Servet Gerek!

    Ahu Tuğba’nın Cenaze Masrafları Şoke Etti: Miami’den Türkiye’ye Servet Gerek!

    Yeşilçam sinemasının efsane isimlerinden Ahu Tuğba, 69 yaşında Amerika Birleşik Devletleri’nin Miami şehrinde yaşamını yitirdi. Uzun süredir sağlık problemleri ile mücadele eden ünlü oyuncu, evinde cansız halde bulundu.

    Ahu Tuğba’nın Vefatı ve Kızı Anjelik Calvin’in Açıklamaları

    Ahu Tuğba’nın vefat haberi, Türkiye başta olmak üzere dünyadaki hayranlarını derin bir üzüntüye boğdu. Tuğba’nın kızı Anjelik Calvin, annesinin cenazesini Türkiye’ye getirmek istediklerini fakat bu işlemin beklenenden çok daha maliyetli olduğunu açıkladı.

    Cenazenin Türkiye’ye Getirilmesi İçin Yüksek Maliyetler

    Beyaz TV’de yayınlanan “Söylemezsem Olmaz” programına katılan Calvin, Amerika’dan cenazeleri Türkiye’ye göndermenin maddi ve manevi olarak zorlayıcı olduğunu belirtti. Calvin, “Amerika’dan cenazeyi göndermek için gereken yasal işlemler ve uçak masrafları inanılmaz yüksek. Gerçekten büyük rakamlarla buradan gidebiliyor. Bazı hassas noktalar var, onları yaparak ancak uçağa bindirebiliyorlar. Konuşmak istemiyorum ama 15-20 bin dolar, belki daha yüksek paralar talep ediliyor buradaki kurumlar tarafından,” şeklinde konuştu.

  • Bakan Işıkhan: Belediyelerin SGK Borcu 2 Ayda 120 Milyar Liraya Fırladı

    Bakan Işıkhan: Belediyelerin SGK Borcu 2 Ayda 120 Milyar Liraya Fırladı

    AK Parti İl Danışma Meclisi’nin açılışında konuşan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti olarak göreve geldikleri ilk günden itibaren özde birlik, özde kardeşlik ve özde samimiyet ilkesini şiar edindiklerini belirterek, “Kangren olacak sorunları ele alarak problemin değil çözümün bir parçası olmayı gündemimize aldık. 23 yıllık devasa bir siyasi hareketiz arkadaşlar. Evet, İzmir’de de aranmadığını, sorulmadığını söyleyen ve bu yüzden kırgın olduğunu ifade eden kardeşlerimiz vardı. Hepsini tek tek dinledik; gönül köprülerini yeniden kurduk. İzmir’in AK Parti tarihinde gördüğü en kalabalık mitingleri hep birlikte yaptık. Çünkü biz hep birlikte inandık” dedi. Saygılı, yakın bir zamanda İzmir’i de AK Parti’nin kalesi haline getirmek istediklerini kaydetti.

    ‘İZMİR YANGININI SÖNDÜREMEDİNİZ’

    AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan da konuşmasında kenti 25 yıldır yönetenleri eleştirdi. İnan şu ifadeleri kullandı:

    “İzmir’in 5 kilometre derinliklerine girdiğimizde gördüğünüz İzmir bambaşka. Bu şehri 25 yıldır yönetenler, başarısızlıklarının konuşulmasından rahatsız oluyorlarsa onları daha fazla rahatsız edeceğiz. Siz İzmirlilerin yıllarını heba ettiniz ve etmeye devam ediyorsunuz! Körfez temizliğinden trafiğe, ulaşımdan altyapıya, şehircilikten çevreye kadar her alanda İzmir’e kaybettirenlerle mücadelemiz sonuna kadar mertçe devam edecek. Emin olun ki eleştirilmekten rahatsız olanlarda birazcık mahcubiyet olsaydı İzmir bu hale gelmezdi. Yangınlar çıktığında ‘bakana ulaşamadık’ diye yalan söyleyenler bugün çıkıp ‘Elimizi uzatıyoruz’ diyebilecek kadar pervasızlıkla konuşabiliyor.  İzmir yangınını söndüremediniz. Biz vekillerimizle sahada koştururken tek bir cümle duyduk; itfaiye gelmedi. Madem yangını söndürdünüz, öyle olsaydı İtfaiye Daire Başkanınıza ödül verirdiniz ama emekli ettiniz. Daha neyi konuşuyorsunuz?”

    ‘ENGELLERİ AŞTIK’

    AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, AK Parti iktidarının 23 yılda ülkeye kazandırdıklarını anlattığı konuşmasında,

    “23 yıl sonra hamdolsun geldiğimiz nokta özgürlükler, demokrasi mücadelesi ve ülkenin 100’üncü yılındaki yeni hedefleri açısından umuttur. Yarınlar için müjdedir. İnanıyoruz ki nice yıllar bu kutlu hareketin etkisi, liderliği bu milletin birliği ve beraberliğiyle var olacaktır. 23 yıl boyunca, 102 yıl önce emperyalizmi temsil eden güçler, vesayeti temsil eden güçler, hakir gören güçler boş durmadı. Önümüze engeller çıkarttılar, tüm engelleri bu aziz milletin desteğiyle, ferasetiyle aştık. Her aştığımız engeli yeni hedefler koyarak ve yeni hedefleri gerçekleştirerek bu noktalara geldik. Kongre sürecimiz var, inanıyoruz ki ülkemizi yeni bir dinamizm ile bu süreçlerle de aydınlık yarınlara kavuşturacağız.”

    AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı ise konuşmasında partilerinin Türkiye üzerine sözü olan herkesi dinlediğini belirterek bu millete ve davaya dil uzatanları dinlemediklerini kaydetti. AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da İzmir ve kentin sorunları için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

  • Yeşilçam’ın Efsane İsimlerinden Ahu Tuğba, Miami’de Hayatını Kaybetti

    Yeşilçam’ın Efsane İsimlerinden Ahu Tuğba, Miami’de Hayatını Kaybetti

    Yeşilçam döneminin unutulmaz isimlerinden, sinema sanatçısı Ahu Tuğba, ABD’nin Miami şehrindeki evinde 69 yaşında hayatını kaybetti. Uzun zamandır astım hastalığıyla mücadele eden ünlü sanatçı, bu zorlu hastalıkla verdiği mücadeleyi kaybetti.

    Ahu Tuğba, Türk sinemasının önemli isimlerinden biri olarak hafızalarda yer edinmişti. Sinemadaki başarıları ve etkileyici performanslarıyla tanınan Tuğba, son yıllarda sağlık sorunlarıyla boğuşuyordu. Astım hastalığı nedeniyle sık sık tedavi gören sanatçının durumu, yakın çevresi tarafından yakından takip ediliyordu. Maalesef, bu zorlu hastalığı yenemeyen Ahu Tuğba, Miami’deki evinde yaşamını yitirdi.

    Nuri Alço’dan Acı Haber

    Ahu Tuğba’nın vefat haberini, yakın dostu sinema sanatçısı Nuri Alço sosyal medya hesabından duyurdu. Alço, duygularını şu şekilde ifade etti: “Canım dostum Ahu’nun vefat haberini öğrendim. Kızı Anjelik ile görüştüm. Maalesef çok üzgünüm.” Bu paylaşım, Ahu Tuğba’nın ölümünün ardından yaşanan derin üzüntüyü ve kaybın etkilerini gözler önüne serdi.

    Türk sinemasının önemli isimlerinden biri olarak, birçok projede yer almış ve izleyicilere unutulmaz anlar yaşatmış olan Tuğba’nın yokluğu, hem sevenleri hem de meslektaşları tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı. Sinemaya olan katkıları ve sanata verdiği değer, onu Türk sinemasının önemli figürlerinden biri yapmıştır.

  • Gurbetçiden “Cumhurbaşkanı Erdoğan sesimi duy” Eylemi

    Gurbetçiden “Cumhurbaşkanı Erdoğan sesimi duy” Eylemi

    “Artık gerçekten yeter.” diyen Gurbetçi Adem Yıldırım, “Bir haftadır sosyal medya olsun, yerel medya olsun, ulusal medya olsun duyurmadığımız yer kalmadı. Gazeteci Yılmaz kardeşim, lütfen rica ediyorum. Bu kez sesimi duyan olsun. Artık Cumhurbaşkanımız sesimizi duysun. AK Parti Merkez binasına gittim, Cimer’e gittim, nereye şikayet ediliyorsa gittim. Bir tek Cumhurbaşkanı Külliyesi kaldı. Gerekirse oraya da giderim. Koskoca Türkeli ilçesinin yolu bu kadar kötü olamaz. Engelliler, çocuklar, yaşlılar ve insanlarımız yolda yürüyemiyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan, Allah rızası için şu yolu yaptırmasını istiyorum. Benim buradan hiçbir menfaatim ve çıkarım yok. Ben bugün varım, yarın yokum” diyerek sesini duyurmaya çalıştı. Gurbetçi Adem Yıldırım’ın bu girişimi, sosyal medyada geniş yankı buldu.

  • Bolu Dağı Tüneli Çalışmalar 19 Eylül’de Tamamlanacak

    Bolu Dağı Tüneli Çalışmalar 19 Eylül’de Tamamlanacak

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Anadolu Otoyolu Bolu Dağı Tüneli’nde devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Burada yaptığı açıklamada Ankara ile İstanbul’u birbirine bağlayan Anadolu Otoyolu’nun Bolu Dağı Tüneli mevkiinde 2022 yılında meydana gelen heyelanın ardından tünelin her iki tüpünün Kaynaşlı yönünde uzatılmasına karar verdiklerini ifade eden Uraloğlu, “Bu kapsamda yapılan çalışmaların ilk ayağı olarak İstanbul-Ankara yönündeki ulaşımı sağlayan tüpü 2023 yılı içerisinde 90 metre uzatarak hizmete açtıklarını anımsatarak, çalışmaların ikinci ayağı kapsamında Ankara-İstanbul yönünde hizmet veren tünel portalının uzatılması çalışmalarına ise 31 Temmuz’da yani bir ay önce başladıklarını söyledi.

    Bakan Uraloğlu, ““50 gün sürmesini planladığımız çalışmalarımızı 19 Eylül’de tamamlamayı hedefliyoruz ve çalışmalarımızı planlarımıza uygun bir şekilde başarıyla sürdürüyoruz”” dedi.

    Bolu Dağı Tünelinde devam eden çalışmalar hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, proje kapsamında; tünel portalının betonarme temel imalatlarını tamamladıklarını, tünelin 67 metrelik çelik yapı imalatında 32 metre ilerleme sağladıklarını bildirdi. Toplam 256 metre uzunluğundaki forekazık imalatlarını bitirdiklerini ifade eden Uraloğlu, Yine değişimini planladığımız 4 adet viyadük genleşme derzinden 3’ünde kaynak işlerini de tamamladık ve betonlarını attık. 4. derzde kaynak çalışmalarına devam ediyoruz. Bu derzler hem yapı hem de trafik güvenliği için çok kıymetliydi. Geçmiş zamanlarda şerit daraltarak yaptığımız onarımlar vardı, onları da ortadan kaldırmış olacağız. Ayrıca orta refüjdeki 3 bin 500 metrelik beton oto korkulukların yaklaşık 3 bin metresini ve toplam 19 bin 400 metrekare olan viyadükler arası koruma ağının da tamamını bitirmiş olduk. Bu çalışmalarımızla birlikte Bolu Tünelinin İstanbul yönünde hizmet veren tüpünün 67 metre uzamasını sağlayacağız. Böylece bölgede yaşanabilecek olası heyelanlara karşı ulaşım güvenliğini de maksimum düzeye çıkarmış olacağız. ifadelerini kullandı.

    MEYDANA GELEBİLECEK OLASI BİR HEYELANIN ULAŞIMI OLUMSUZ ETKİLEMESİNİN ÖNÜNE GEÇİYORUZ”

    Yapılan çalışmalar nedeniyle Anadolu Otoyolunun Abant ve Kaynaşlı Kavşağı arasındaki 23 kilometrelik kesiminde İstanbul yönündeki trafiği geçici olarak D-100 Devlet Yolu’na aktardıklarını belirten Uraloğlu, D-100 karayolunun Bolu Dağı kesiminde trafiğin yoğun seyrettiğini söyledi. Abant Kavşağı, Elmalık, Bolu Dağı Polisevi, Bakacak, Karanlıkdere, Kaynaşlı kesimlerinde araç yoğunluğu oluştuğunu kaydeden Uraloğlu, “Ama bu, göğüslemek zorunda olduğumuz kısa süreli bir sıkıntı. Bildiğiniz üzere maalesef son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak mevsim normallerinin çok üstünde yağışlarla karşılaşıyor, sel ve toprak kayması gibi olumsuz etkilere maruz kalıyoruz. Artık, iklim değişikliği ve bunun yol açtığı sorunlar insanlığın ortak meselesi oldu. Hatırlarsanız geçen yıl Temmuz ayı içinde yoğun yağışların olumsuz etkilerini; Karadeniz Bölgesi’nin neredeyse tamamında yaşadık. O günlerde de dile getirdiğimiz üzere; daha radikal kararlar alarak yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirmek için önlemlerimizi arttıracağız demiştik. Bolu dağı tünelindeki bu çalışmalarımızın ardından olası bir yoğun yağış döneminde bu kesimde daha önce yaşadığımız olumsuz durumların hiçbirini yaşamayacağız. Ankara yönünde ulaşım sağlayan tüpün tünel portalının 90 metre ve şu anda çalışmaları devam eden İstanbul yönündeki tünel portalının 67 metre uzatılmasıyla; meydana gelebilecek olası bir heyelanın ulaşımı olumsuz etkilemesinin önüne geçiyoruz.” dedi.

    “AĞIR TAŞITLARIN D-100 DEVLET YOLU’NU VE ANADOLU OTOYOLU’NU KULLANIMLARINI SINIRLANDIRMIŞTIK, UYGULAMA 1 EYLÜL’DE DE DEVAM EDECEK”

    D-100 yolunda yaşanan yoğunluğun geçici olduğunun altını çizen Uraloğlu, çalışmaları çok kısa bir süre sonra Eylül ayının 19’unda bitirmeyi planladıklarını söyledi. Çalışmalar bittiğinde Bolu dağı geçişinde bu tür nedenlerden dolayı trafik kesintisinin bir daha olmayacağını vurgulayan Uraloğlu, “Mevcut durumda, Bolu Dağı geçişinde özellikle Pazar günleri meydana gelen yoğunluğun azaltılması amacıyla 18 ve 25 Ağustos Pazar günleri ağır taşıtların D-100 Devlet Yolu’nu ve Anadolu Otoyolu’nu kullanımlarını sınırlandırmıştık. Bu uygulamaya 1 Eylül 2024 Pazar günü yani yarın da devam edeceğiz. Saat 14.00-23.00 saatleri arasında yapacağımız denetimlerle ağır taşıt trafiğinin Ankara-İstanbul istikametindeki devlet yolunu ve otoyolu kullanmalarını sınırlandıracağız. Sınırlandırma işlemi Ankara tarafında şehrin çıkış noktalarından; Karadeniz tarafında ise Karabük Kavşağı’ndan itibaren yapılacak. Bu süreçte ağır taşıt trafiğini Ankara Beypazarı-Nallıhan-Mudurnu- Akyazı güzergahı üzerinden sağlayacağız. Tabi bu yolu, ağır taşıtlar haricindeki tüm araç sürücüleri de alternatif bir güzergâh olarak kullanabilirler. Ankara-İstanbul yönünde Anadolu Otoyolu ve Ankara-Bolu Devlet Yolu’nu tercih eden ağır taşıtlar haricindeki araç sürücüleri ise Bolu Dağı geçişinde D-100 Devlet Yolu’na alternatif olarak; Bolu-Mudurnu-Akyazı aksını tercih edebilirler”” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “FETÖ’cü hainleri rahatsız etmeyi sürdüreceğiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “FETÖ’cü hainleri rahatsız etmeyi sürdüreceğiz”

    Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in beraberinde TSK Komuta Kademesi ve Bakan Yardımcıları ile katıldığı törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bütün mensuplarının 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik etti. Yaklaşık bin yıldır vatanın ebedi muhafızlığını yapan aziz şehitleri rahmetle yâd eden, gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Zafer’in mimarı ve mihmandarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle andı. Büyük Zafer’le milletin bağımsızlık iradesinin tescil ve tahkim edildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’e giden yolu açan bu önemli zaferin, aziz milletle birlikte onun bağrından çıkan kahraman Türk ordusunun bayramı olduğunu söyledi. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, binlerce yıllık şanlı geçmişi destanlarla dolu olan, vatana kastetmeye kalkışan olursa yeni kahramanlık destanları yazacak iman ve cesareti bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerinin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı şeref madalyası olarak her bir mensubunun yüreğine nakşettiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Eylül 1922’de Dumlupınar’da bulunduğu beyanatta muzaffer Türk ordusuna, “Büyük Millet Meclisi orduları, meydan muharebesinde zalim ve mağrur bir ordunun asıl unsurlarını inanılmayacak kadar az bir zamanda imha ettiniz. Büyük ve asil milletimizin fedakârlıklarına layık olduğunuzu ispat ediyorsunuz. Sahibimiz olan büyük Türk milleti, istikbalinden emin olmaya haklıdır. Muharebe meydanlarında maharet ve fedakârlıklarınızı yakından görüyor ve takip ediyorum. Milletimizin hakkınızdaki takdirlerine aracılık etme vazifemi hiç durmadan yerine getireceğim. Bütün arkadaşlarımın Anadolu’da daha başka meydan muharebeleri verileceğini dikkate alarak ilerlemesini ve herkesin aklını, yiğitliğini ve gayretini yarışırcasına göstermeye devam etmesini isterim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri.” dediğini anımsattı. 

    KARA HARP OKULUMUZ, 190 YILLIK TARİHİYLE ORDUMUZUN GÖZ BEBEĞİDİR

    Her bir üyesi milletin öz evladı olan TSK’nın kahraman mensuplarıyla her zaman iftihar ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Bu akşam Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde tertiplenecek özel programla Büyük Zafer’in 102’nci yıl dönümü heyecanını birlikte yaşayacağız. Zaferler ayı olarak tarihimizde müstesna yer edinen ağustos ayını yine muhteşem bir zaferin coşkusuyla uğurlayacağız. Rabb’im ordumuzu ve tüm güvenlik güçlerimizi muhafaza ve her daim muzaffer eylesin. Mekteb-i Harbiye-i Şahane ismiyle 1834 yılında kurulan Kara Harp Okulumuz, 190 yıllık tarihiyle ordumuzun göz bebeğidir. Yaklaşık iki asır boyunca Kara Harp Okulumuz, çok zorlu şartlarda görev yapan, vatan müdafaası için canını feda eden, askerî kimliği başarılarla dolu kahraman subaylar yetiştirmiştir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Mareşal Fevzi Çakmak, Ali Fuat Cebesoy, Fethi Okyar, Kazım Karabekir gibi adlarını tarihe ve milletimizin kalbine yazdıran nice mümtaz şahsiyetler bu çatı altında eğitim görmüş ve İstiklal Harbimizde çok önemli görevler üstlenmiştir.” –

    ORDUMUZUN SAFLARINA YENİ ÇELİKTEN BİLEKLER EKLİYORUZ

    Bu geleneğin güçlenerek devam ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de ordumuzun en güçlü kalelerinden olan Kara Harp Okulumuzdan yetişen nice vatan evlatları, terörle mücadeleden sınır ötesi operasyonlara kadar çok büyük başarılara, zaferlere imza atıyor.” dedi. Peygamber ocağı olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin cesur, disiplinli ve fedakâr mensuplarıyla dünyanın en saygın orduları arasında yer aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: 

    “Bugünkü törenimizde bunu bir adım daha öteye taşıyoruz. Kahraman ordumuzun saflarına yeni çelikten bilekler ekliyoruz. Kara Harp Okulumuzdan bu yıl 72’si dünyanın 14 farklı ülkesinden gelen misafirlerimiz olmak üzere, toplam 989 öğrencimiz mezun oluyor. Diplomalarını alarak ordumuzun saflarına katılan her bir teğmenimizi tebrik ediyor, tek tek alınlarından öpüyorum. Mezunlarımızı en güzel şekilde yetiştiren hocalarımızı ve komutanlarımızı da tebrik ediyorum. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra yeniden yapılandırdığımız Harp Okullarımızın başarı grafiği sürekli yükseliyor. Kara Harp Okulumuzdan son 8 yılda 3 bin 912 Türk, 504’ü misafir toplam 4 bin 416 evladımızı mezun ettik. Yine bu dönemde SUTASAK eğitimlerini tamamlayan 141’i yabancı 9 bin 909 kardeşimiz, Kara Harp Okulundan mezun oldu. Kara Kuvvetlerimizde hâlihazırda görev yapan subay ve astsubaylarımızın yarısı, Milli Savunma Üniversitemizin mezunlarından oluşuyor. Bugün şu gerçeği çok net görebiliyoruz, 15 Temmuz ihaneti gibi bir devletin başına gelebilecek en büyük felaketi, olabilecek en az hasarla atlattık. FETÖ’cü hainlerin ordumuz bünyesinde açtığı tahribatı kısa sürede telafi ettik.” 

    SIKINTILI DURUMLARA SON VERDİK

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ordunun sadece toplum nazarındaki itibarı açısından değil personel, eğitim, teçhizat, imkan ve yetenekler bakımından da eksiklerini giderdiklerini belirterek, TSK’ya kadro yetiştiren Harp Okullarını, meslek yüksekokullarını ve enstitüleri, Milli Savunma Üniversitesinin bünyesinde çok daha kaliteli, etkin ve modern eğitim verecek şekilde yeniden kurduklarını söyledi. Hayata geçirdikleri reformlarla TSK’ya yük, ayak bağı, gereksiz tartışmalara konu olan sıkıntılı durumlara son verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: 

    “Yeni eğitim ve öğretim sistemimizle, millî iradenin üstünlüğü ilkesine bağlı, sadece millete hizmet eden, sadece devletinden ve onun meşru yöneticilerinden emir alan bir Türk Silahlı Kuvvetlerine sahip olduk. Atılan tüm bu adımların, bırakın zayıflatmayı, ordumuzun gücüne nasıl güç kattığını sahada elde edilen başarılarda görüyoruz. Suriye’den Kuzey Irak’a, Libya’dan Somali’ye kadar Silahlı Kuvvetlerimiz, sorumluluk aldığı her yerde görevini alnının akıyla yerine getiriyor. Üniversitemizi karalamaya yönelik artan algı operasyonlarının arkasında ordumuzun asli vazifesine odaklanmadaki işte bu başarısı bulunuyor.”

    FETÖ’CÜ HAİNLERİ RAHATSIZ ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ve MSÜ’nün başarı grafiği yükseldikçe eski Türkiye artıklarının hazımsızlığının da arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne yapılmaya çalışıldığının gayet farkındayız. Allah’ın izniyle buna fırsat vermeyeceğiz. FETÖ’cü hainleri ve vesayet heveslilerini başarılarımızla rahatsız etmeyi sürdüreceğiz.” dedi. 

    Millî Savunma Bakanından Genelkurmay Başkanına, kuvvet komutanlarından üniversite yönetimine herkesi emeklerinden dolayı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan başarıları daim eylemesi temennisinde bulundu. 

    HER TÜRK ASKER DOĞAR

    Türk milletini diğer toplumlardan ayıran bazı muazzam vasıflar olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Bunların en başında adeta bizimle özdeşleşmiş olan ordu-millet bulunur. Tarihimiz boyunca devlet komutan, millet de asker olmuştur. Her Türk asker doğar. Bu söz milletimizin bu topraklarda yürüttüğü varlık yokluk mücadelesiyle eşleşmiştir. Nesilden nesile aktarılan askerlik milletimiz için bir meslekten ziyade din için, vatan için, devlet ve bayrak için namus borcu olarak görülmüştür. 2 bin 233 yılı aşkın köklü bir maziye sahip Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kodlarında hep bu anlayış hakimdir. Bugün de milletimizin ta kendisi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin bağımsızlığının, vatanımızın bölünmez bütünlüğünün, milli birlik ve beraberliğimizin güvencesidir. Ordumuz ayrıca bir şeref payesi olarak onurla taşıdığı ay yıldızlı bayrakla dünyanın dört bir yanındaki mazlumlar için de bir umut kaynağıdır.” 

    Bu akşam Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki programda yurt dışında Türk bayrağını gururla dalgalandıran kahraman askerlerle kucaklaşacaklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: 

    “Burada şu hususu özellikle vurgulamak arzusundayım; Türkiye, coğrafya olarak bir köprü, kültürel anlamda bir merkez, ekonomik açıdan bir geçiş bölgesidir. Böyle bir coğrafyada özgür, başı dik ve bağımsız bir şekilde yaşamak öyle bir babayiğidin veya her babayiğidin harcı değildir. En basit bir zafiyet göstergesi bile milletimizi çok büyük tehditlerle karşı karşıya bırakabilir. Eğer bugün Gabar’da bu teröristleri gömdüysek, Tendürek’te bu teröristleri gömdüysek, Bestler Deresi’nde bu teröristleri gömdüysek bundan sonra da aynı kararlılıkla, aynı imanla gömmeye devam edeceğiz. Anadolu’yu vatan yapmak kadar ebedi vatanımız olarak muhafaza etmek de zordur. Burası rehaveti kaldırmaz, burası zayıflığı kaldırmaz, burası tembelliği, ataleti, boşvermişliği kaldırmaz. Burası neme lazımcılığı asla ve asla kaldırmaz.” 

    NEREDE BİR SOYDAŞIMIZ VARSA MESELESİ BİZİM MESELEMİZDİR

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki ve gönül coğrafyalarındaki hadiselere kulaklarını tıkarlarsa kendilerini kandırmış olacaklarını ifade ederek, şöyle konuştu: 

    “Adriyatik’ten Asya bozkırlarına nerede bir soydaşımız varsa meselesi bizim meselemizdir. Kafkasya’dan Afrika’ya nerede bir kardeşimiz varsa derdi bizim derdimizdir. İki devlet tek millet şiarıyla hareket ettiğimiz can Azerbaycan ile nasıl birsek, berabersek Türk cumhuriyetlerindeki tüm kardeşlerimizle kalplerimiz aynı atmaktadır. Ecdadın dört asır boyunca barış, huzur ve esenlik içinde yönettiği Kudüs’e biz sırtımızı nasıl dönebiliriz? Gazi Mustafa Kemal’in düşman postalı değdirmemek için mücadele ettiği Filistin topraklarına biz gözlerimizi nasıl kapatabiliriz? İsrail’in 11 aydır soykırım uyguladığı Filistinli kardeşlerimizin feryatlarına kulaklarımızı nasıl tıkarız? İstanbul’la Kudüs-ü Şerif’i kim ayırabilir? Gazze’yi Gaziantep’ten kim kopartabilir? Daha bir asır önce Çanakkale’de yan yana mücadele ettiğimiz, yan yana şehit olduğumuz kardeşlerimizle aramıza kim duvar örebilir?” 

    “Bize ne Filistin’den, Gazze’den? Kudüs’ten bize ne?” diyen kişinin, bu milletin tarihini bilmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Soruyorum, Gazi niçin Bingazi’deydi? Bingazi’ye niye gitmişti? Niye orada mücadele etmişti? İşte hepsi bu vatan aşkıyla devam eden bir ruhun, bir heyecanın adımıydı. Her kim Türkiye’nin ufkunu 782 bin kilometrekareye hapsetmeye çalışıyorsa, gafil değilse bu toprakların yabancısıdır.” dedi. 

    ŞEHADET ŞERBETİNİ İÇMEKTE TEREDDÜT GÖSTERMEYECEĞİNİZİ ÇOK İYİ BİLİYORUM

    Gazi Mustafa Kemal’in ayak izinin olduğu topraklara bakmanın bile bugün verdikleri mücadelenin önemini anlamak için yeterli olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: 

    “Sevgili teğmenlerim, bizi sığ sulara hapsetmeye çalışanlara prim vermedik, vermeyeceğiz. Türkiye merkezli düşünecek ama vizyonumuzu tüm dünyayı içine alacak şekilde geniş tutacağız. Kahraman ordumuzun şerefli birer subayı olarak devletimize sadakatle hizmet ederken sizlerin de bu hassasiyetle hareket edeceğinize inanıyorum. Sizlerden millî ve manevi değerlerimize çok sıkı sahip çıkmanızı, Türk milletinin ve millî iradenin her zaman emrinde olmanızı bekliyorum. Muazzez ve mukaddes görevinizi yerine getirirken gerektiğinde şehadet şerbetini içmekte tereddüt göstermeyeceğinizi çok iyi biliyorum. Ne diyor şair? ‘Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda, canı cananı bütün varımı alsın da hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.’ Sizlere güveniyorum. Rabbim yolunuzu, bahtınızı açık etsin diyorum.” 

    Osman Yüksel Serdengeçti’nin “Bir kahraman bekliyoruz” şiirinden “Kal’a gibi dik başın bulutlarla yarışsın, dalga dalga saçların rüzgarlarla karışsın, adını nakşedelim eski kadim surlara, sesini haykıralım asırdan asırlara. Ufukları kaplasın bayraklarımız al al, göklere zaferlerimizi çizsin vahşi bir kartal, kahramanlar büyüsün masalda dev misali, eğilsin öpsün gökler, canım nazlı hilali. Selam dursun karşısında bütün şerefler, şanlar, namını tebcil etsin yıldızlar, kehkeşanlar.” mısralarını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı olarak her birinizi kalpten tebrik ediyor, tek tek alınlarınızdan öpüyor, yeni görev yerlerinizde Mevla’dan başarılar diliyorum. Birincilikle mezun olan teğmenlerimizi ayrıca kutluyorum.” dedi. 

    Bugün açılışını yaptıkları yaklaşık 1500 kişi kapasiteli yeni caminin Kara Harp Okuluna hayırlı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın da Hava Harp Okulu Camisini hizmete vereceklerini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milli Savunma Üniversitesindeki diğer okul yerleşkelerimizde 7 camimizin yapımı sürüyor. Bunları da inşallah 2025 baharında bitirmeyi planlıyoruz. Camilerimizin okullarımıza kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Kılıcınız keskin, basiretiniz kavi, yolunuz açık olsun diyorum.” ifadelerini kullandı.