Kategori: Gündem Haberleri

  • ADOB’dan “15 Temmuz Destanı Şehitleri Anma Konseri”: Unutulmaz Bir Gece

    ADOB’dan “15 Temmuz Destanı Şehitleri Anma Konseri”: Unutulmaz Bir Gece

    Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB), 15 Temmuz şehitlerini anmak amacıyla düzenlediği “15 Temmuz Destanı Şehitleri Anma Konseri” ile unutulmaz bir geceye imza attı. Opera Sahnesi’nde gerçekleştirilen konser, izleyicilere duygusal anlar yaşattı.

    Konser, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Bu anlamlı açılış, izleyicilere 15 Temmuz gecesi yaşananları ve o gece şehit olan kahramanları anımsattı.

    Piyanist Cemile Cabbar’a, yetenekli solistler Ayten Hanalioğlu, Arya Zembiye Bayrak, Alican Akyıldız ve Anıl Gültekin eşlik etti. Her biri, sahneye adım attıkları andan itibaren izleyicileri büyüledi.

    Adob'dan 15 Temmuz Destanı Şehitleri Anma Konseri

    Unutulmaz Türküler

    Konser programında, Türk müziğinin önemli eserlerinden Sabahın Seherinde, Karahisar Kalesi ve Köroğlu gibi türküler seslendirildi. Bu türküler, konserin duygusal atmosferini daha da derinleştirerek izleyicilere milli duyguları yoğun bir şekilde hissettirdi.

    ADOB’un düzenlediği bu anma konseri, sadece müzikseverlere keyifli anlar yaşatmakla kalmadı, aynı zamanda 15 Temmuz şehitlerini anmak için bir araya gelen insanlara, o gece yaşananları hatırlatarak birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdi.

    Konserin sonunda sanatçılar, izleyicilerden büyük alkış aldı. Hem performansların kalitesi hem de anma gecesinin anlamı, geceyi izleyen herkeste derin izler bıraktı. İzleyiciler, bu anlamlı gece için ADOB’a ve tüm sanatçılara teşekkür etti.

    Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin “15 Temmuz Destanı Şehitleri Anma Konseri”, sanatı ve anma törenini bir araya getirerek, unutulmaz bir gece yaşattı. Bu tür etkinlikler, hem geçmişin unutulmamasını sağlıyor hem de geleceğe yönelik birlik ve beraberlik mesajları veriyor.

  • Beşar Esad’dan Türkiye’ye Şartlı Görüşme Mesajı: “Öncelik Temel Konular”

    Beşar Esad’dan Türkiye’ye Şartlı Görüşme Mesajı: “Öncelik Temel Konular”

    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olası bir görüşmenin ancak temel meseleler ele alındığında mümkün olabileceğini belirtti. Esad’ın vurguladığı temel konular; Türkiye’nin Suriye’den askerlerini çekmesi ve Ankara’nın teröre verdiği desteğin sonlandırılması olarak öne çıktı.

    Görüşme İçeriği Ön Planda

    Şam’da gazetecilere konuşan Esad, görüşmelerin içeriğinin önemine dikkat çekerek, “Sorun görüşme değil, görüşmenin içeriği” dedi. Suriye lideri, iki ülke arasındaki gerilimin ana sebeplerini çözmeden yapılabilecek herhangi bir görüşmenin anlamını sorguladı. Esad, görüşmenin temelini “terörizmi desteklemekten vazgeçmek ve Suriye topraklarından çekilmek” olarak belirledi.

    Erdoğan’ın Görüşme Açıklamaları

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ise daha önce yaptığı açıklamalarda, Suriye ile ilişkilerin yeniden kurulması konusunda iyimser olduğunu belirtmişti. Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan üzerinden yürütülen diplomatik süreçle ilgili, Suriye ile “yeni bir dönem” başlatma niyetinde olduklarını ifade etmiş ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye’nin de çıkarına olduğunu vurgulamıştı.

    Esad’ın şartları ve Erdoğan’ın diyalog arayışı, iki ülke arasında son yıllarda yaşanan gerilimin çözümüne dair farklı yaklaşımları gösteriyor. Suriye krizinin başından bu yana devam eden çatışmalar ve politik çekişmeler, iki lider arasındaki diyaloğun karmaşık doğasını ortaya koyuyor.

  • Erdoğan’dan 15 Temmuz Töreninde Sert Mesaj: “Darbe Girişimini Tiyatro Diyenleri Asla Affetmeyeceğiz”

    Erdoğan’dan 15 Temmuz Töreninde Sert Mesaj: “Darbe Girişimini Tiyatro Diyenleri Asla Affetmeyeceğiz”

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehitleri anmak üzere 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda düzenlenen törene katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören alanında toplanan kalabalığa yönelik hissi ve anlamlı bir konuşma gerçekleştirdi.

    Milletimizin Kahramanlığı Unutulmayacak

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin yıldönümünde, Türk milletinin gösterdiği direnişi ve kahramanlığı övgüyle anarak başladığı konuşmasında, milletin tanklara ve silahlara karşı göğüs gerdiği o geceyi “milletin destan yazdığı gece” olarak nitelendirdi. Erdoğan, şehit olanları rahmetle anarken, gazilere de minnettarlığını ifade etti.

    Erdoğan'dan 15 Temmuz Töreninde Sert Mesaj

    Cumhurbaşkanı, köprüde yaşananlar ve o gece darbeciler tarafından yapılan katliamlara değindi. 15 Temmuz gecesi yaşananları “kalleşlik” olarak tanımlayan Erdoğan, milletin iradesine yapılan bu saldırıyı şiddetle kınadı. Ayrıca, darbe girişimini “tiyatro” veya “danışıklı dövüş” olarak nitelendirenleri sert bir dille eleştirdi ve bu tür ifadeleri kullananları asla affetmeyeceğini belirtti.

    Erdoğan'dan 15 Temmuz Töreninde Sert Mesaj Darbe Girişimini Tiyatro Diyenleri Asla Affetmeyeceğizz

    15 Temmuz’un Unutturulmasına İzin Vermeyeceğiz

    Erdoğan, bazı çevrelerin 15 Temmuz olaylarını unutturmaya çalıştığını, ancak hükümet olarak bu girişimlere karşı olduklarını ve tarih boyunca bu kahramanlık hikayesini yaşatacaklarını vurguladı. Türkiye’nin geleceği için, geçmişten ders almanın ve halkın iradesine sahip çıkmanın önemine değindi.

    Tören, Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı ve dualar edildi. Erdoğan ve törene katılan diğer yetkililer, anıta karanfiller bırakarak şehitleri andı. Törenin ardından Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi Şehitliği’nde düzenlenen başka bir anma törenine daha katıldı.

  • İmamoğlu 15 Temmuz Anmasında Konuştu: “Demokrasiye Sahip Çıkın, Baskılara Boyun Eğmeyin”

    İmamoğlu 15 Temmuz Anmasında Konuştu: “Demokrasiye Sahip Çıkın, Baskılara Boyun Eğmeyin”

    15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Saraçhane’deki başkanlık binası önünde düzenlenen anma töreni, şehitlerin anısına duygu dolu anlar yaşattı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı zorlukları ve demokrasi mücadelesini vurgulayarak, günümüz siyasi atmosferine dair önemli eleştirilerde bulundu.

    15 Temmuz Türkiye’nin Kara Günü

    İmamoğlu, 15 Temmuz’un Türkiye için kara bir gün olduğunu belirterek, bu tarihin sadece bir darbe girişimi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin demokrasi sınavından geçtiği bir dönem olduğunu ifade etti. Tören, şehitlerin anısına saygı duruşu ve Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. İBB Başkanı, şehitleri anarken, o gece gösterilen kahramanlıklara ve toplumsal birlikteliğe dikkat çekti.

    İmamoğlu’ndan Siyasi Eleştiriler

    İmamoğlu, konuşmasında günümüz Türkiye’sinde yaşanan siyasi baskıları ve demokratik olmayan uygulamaları eleştirdi. 15 Temmuz darbe girişiminden ders alınmadığını ve benzer hataların tekrar edilmekte olduğunu söyleyerek, “İktidarı eleştirenlerin kolayca düşman ve terörist ilan edildiğini” vurguladı. İmamoğlu, gerçek demokrasinin ancak yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ile sağlanabileceğini belirtti.

    İmamoğlu 15 Temmuz Anmasında Konuştu

    Devletin Dini Adalettir

    İmamoğlu, konuşmasını, Hz. Ali’nin “Devletin dini adalettir” sözünü hatırlatarak tamamladı. Toplumsal adaletin, demokratik değerlerin ve yargı bağımsızlığının korunmasının önemini vurgulayarak, Türkiye’nin bir daha 15 Temmuz gibi acılar yaşamaması için adaletli bir yönetim anlayışının şart olduğunu ifade etti.

    Tören, İmamoğlu ve diğer katılımcıların “Şehitler Panosu”na karanfil bırakmalarıyla sona erdi. İmamoğlu daha sonra Edirnekapı’daki “15 Temmuz Demokrasi Şehitliği”nde düzenlenen başka bir anma törenine katıldı. İstanbul Valisi, 1’inci Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı ile birlikte şehit aileleri ve çok sayıda vatandaşın da hazır bulunduğu bu tören, dualarla ve şehit kabirlerine karanfiller bırakılarak tamamlandı.

    Bu özel gün, Türkiye’nin demokrasiye olan bağlılığını ve darbe girişimine karşı gösterdiği toplumsal direnci bir kez daha hatırlattı. Törenler, ülke genelinde birlik ve beraberlik mesajları ile demokratik değerlere olan saygının altını çizdi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Trump’a Destek Mesajı: “Suikast Girişimini Şiddetle Kınıyorum”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Trump’a Destek Mesajı: “Suikast Girişimini Şiddetle Kınıyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pensilvanya’da düzenlediği miting sırasında suikast girişimine uğrayan ABD’nin eski Başkanı Donald Trump için sosyal medya hesabı üzerinden bir mesaj yayınladı. Erdoğan, suikast girişimini şiddetle kınadığını belirterek, Türkiye’nin dost ve müttefik ABD halkının yanında olduğunu vurguladı.

    Erdoğan’dan Trump’a Geçmiş Olsun Mesajı

    Erdoğan, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, “ABD’nin 45’inci Başkanı ve Başkan Adayı Sayın Donald Trump’a yönelik gerçekleştirilen suikast girişimini şiddetle kınıyorum. Sayın Trump’a, ailesine ve sevenlerine en içten geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı, bu tür saldırıların demokrasiye ve küresel istikrara zarar verdiğini belirtti.

    Küresel İstikrara VurguCumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında ABD seçimlerine ve küresel istikrara gölge düşmemesi için saldırıyla ilgili tahkikatın en etkili biçimde yapılacağına inandığını ifade etti. Erdoğan, faillerin ve azmettiricilerinin en kısa sürede adaletin huzuruna çıkarılacağını ümit ettiğini belirtti.

    Erdoğan, Türkiye’nin ABD halkının yanında olduğunu vurgulayarak, “Türkiye olarak dost ve müttefik ABD halkının yanında olacağız.” dedi. Bu açıklama, Türkiye’nin ABD ile olan stratejik iş birliğini ve dostluk bağlarını bir kez daha teyit etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklaması, uluslararası camiada da dikkat çekti. Trump’a yapılan suikast girişimi, dünya liderleri tarafından kınanırken, Erdoğan’ın mesajı Türkiye’nin bu tür olaylara karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koydu.

    Dünya genelinde birçok lider, Trump’a destek mesajları gönderdi. Erdoğan’ın mesajı, Türkiye’nin de bu konuda ne kadar duyarlı olduğunu ve müttefiklik ilişkilerine verdiği önemi gösterdi. Türkiye, bu tür saldırıların demokrasiyi ve uluslararası ilişkileri olumsuz etkilememesi için gerekli tüm desteği vereceğini belirtti.

    İşte tüm detaylar: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’a yönelik yayınladığı destek mesajı, suikast girişimine karşı uluslararası toplumun tepkisini ve dayanışmasını yansıtan önemli bir açıklama olarak öne çıktı. Bu tür saldırıların önlenmesi ve faillerinin adalet önüne çıkarılması, küresel istikrar ve barış için büyük önem taşıyor. Türkiye, bu süreçte ABD’nin yanında olduğunu bir kez daha güçlü bir şekilde ifade etti.

  • İzmir’de Elektrik Kaçağı Faciası: 29 Gözaltı!

    İzmir’de Elektrik Kaçağı Faciası: 29 Gözaltı!

    İzmir’in Konak ilçesinde yaşanan trajik olayın ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, iki kişinin elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma kapsamında 29 kişi hakkında gözaltı talimatı verildiğini açıkladı.

    Soruşturma Titizlikle Yürütülüyor

    Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturmanın büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü belirtti. Olayın hemen ardından başlatılan soruşturma çerçevesinde, bilirkişi ön raporunun tamamlandığı ve olayda sorumluluğu tespit edilen kişilere yönelik hukuki işlemlerin başlatıldığı ifade edildi.

    Bilirkişi Raporuna Göre Sorumlular Belirlendi

    Tunç, yaptığı açıklamada, “Soruşturma kapsamında, bilirkişi ön raporuna göre olayda sorumlulukları belirlenen 29 kişi hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.” ifadesine yer verdi. Bilirkişi raporu, yaşanan üzücü olayın nedenlerini ve sorumluları belirlemeye yönelik önemli bir adım olarak öne çıktı.

    İzmir’de yaşanan bu trajik olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırmış ve tepkilere neden olmuştu. Elektrik kaçağı nedeniyle iki vatandaşın hayatını kaybetmesi, altyapı ve güvenlik önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Halk, olayın sorumlularının adalet önünde hesap vermesi gerektiğini vurgularken, yetkililer de benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınacağını belirtti.

    Adalet Bakanı Tunç’un Açıklamaları

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, olayın sorumlularının tespit edilmesi ve gerekli hukuki işlemlerin yapılması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü vurguladı. Tunç, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını amaçladığını ve adaletin yerini bulacağını ifade etti.

    İzmir’de yaşanan bu olay, şehirdeki altyapı ve güvenlik önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Yetkililer, benzer olayların yaşanmaması için altyapı çalışmalarının hızlandırılacağını ve güvenlik önlemlerinin artırılacağını belirtti. İzmir halkı, şehirde güvenli bir yaşam sürdürebilmek için yetkililerin daha fazla önlem almasını bekliyor.

  • Naci Görür’den Bakan Kurum’a Deprem Uyarısı!

    Naci Görür’den Bakan Kurum’a Deprem Uyarısı!

    Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “2025 yılına geldiğimizde 11 ilimiz artık deprem bölgesi olarak anılmayacak” diyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a yanıt verdi. Görür, Bakan Kurum’un açıklamalarına sosyal medya platformu X üzerinden şu yanıtı verdi:

    Görür’den Kritik Uyarı

    Prof. Dr. Naci Görür, Bakan Murat Kurum’un Adıyaman’da yapımı devam eden kalıcı konutlar hakkında yaptığı açıklamaları eleştirdi. Görür, Bakan Kurum’un “2025 yılına geldiğimizde 11 ilimiz artık deprem bölgesi olarak anılmayacak” ifadelerine karşılık, “Sayın Bakanımızın iyi niyetinden şüphe etmiyor, neyi kastettiğini anlıyorum ama bir yanlış anlama olasılığını önlemek için bunu yazıyorum” dedi.

    Görür, 6 Şubat depremlerini geçiren illerin Arap, Anadolu ve Afrika levhalarının sınırında bulunduğunu belirtti. Bu levha sınırlarının milyonlarca yıl daha levha sınırı olarak kalacağını ve deprem üretmeye devam edeceğini vurguladı. “Eğer siz o levha sınırına gerekli özeni göstermez ve bir levha sınırına özgü planlama, inşaat tipi, tasarımı, mimarisi, yapı malzemesi, mühendislik hizmeti, mikro bölgeleme, zemin vb. ayrıntılar getirmez, herhangi bir yer gibi sadece yap-satçı müteahhitlerle düzenlemeye çalışırsanız, 6 Şubat’ta gördüğünüz felaketi gelecek nesillerimize ihraç ederiz” ifadelerini kullandı.

    Görür’ün açıklamaları, depremlerin önlenemeyeceği ancak etkilerinin azaltılabileceği gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Deprem bölgelerinde yapılaşmanın bilimsel verilere dayanarak, mühendislik hizmetlerinin en üst seviyede kullanılarak yapılması gerektiğini vurguladı. Depremin doğal bir olgu olduğunu ve bu gerçeklikle yaşamayı öğrenmek gerektiğini belirten Görür, doğru planlama ve yapılaşmanın önemine dikkat çekti.

    Deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye’de, bilim insanlarının uyarılarına kulak vermek büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Naci Görür’ün Bakan Murat Kurum’a yönelik yaptığı bu uyarı, deprem riski altındaki bölgelerde alınması gereken önlemleri bir kez daha gözler önüne serdi. Deprem bölgelerinde yapılacak çalışmaların, sadece bugün için değil, gelecek nesiller için de güvenli bir yaşam alanı sağlaması gerektiği unutulmamalı.

  • Seda Selek Neden Yok? Halk TV’den Ayrıldı mı?

    Seda Selek Neden Yok? Halk TV’den Ayrıldı mı?

    Ünlü sunucu Seda Selek, son sosyal medya paylaşımıyla gündeme bomba gibi düştü! Peki, Seda Selek neden yok? Seda Selek Halk TV’den ayrıldı mı? İşte detaylar:

    Seda Selek Kanal Değişikliği Mi? Hangi Kanala Geçti?

    Türk medya dünyasının sevilen yüzlerinden Seda Selek, kariyerinde yeni bir döneme adım attı. Son sosyal medya mesajında, Halk TV’deki ana haber bülteninin son yayını olduğunu duyurdu. Bu duyuruyla birlikte, izleyicilerin aklındaki soru işaretleri arttı: Seda Selek Halk TV’den ayrıldı mı?

    Seda Selek’in ayrılık kararının ardında hangi kanala geçtiği veya yeni projeleri olup olmadığı merak konusu oldu. Selek, yeni kanal veya projeleri hakkında henüz net bir açıklama yapmadı. Ancak, medya dünyasında yankı uyandıran bu ayrılık, Selek’in kariyerinde yeni bir sayfa açacağının sinyallerini veriyor.

    Seda Selek Kimdir?

    Seda Selek, İstanbul doğumlu ve medya kariyerine 2000’li yılların başında başlamış bir isimdir. Çeşitli kanallarda sunuculuk yapmış, TV8 ve Kanal 24 gibi önemli ekranlarda programlarını sunmuştur. Kendisi aynı zamanda moderatörlük ve özel organizasyonlarda da yer almıştır.

    Seda Selek’in yeni adımı ve kariyerindeki son gelişmeler için takipte kalın! Yeni projeleri ve gelecekteki planları hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için bizi takip etmeye devam edin. Selek’in hangi kanalda veya projede yer alacağına dair detaylar önümüzdeki günlerde netleşecek.

    Seda Selek’in Halk TV’den ayrılması ve kariyerindeki yeni adımlar, medya dünyasında büyük bir merak konusu oldu. İzleyiciler, Selek’in hangi kanalda veya projede yer alacağını heyecanla bekliyor. Gelişmeleri yakından takip ederek sizlere en güncel bilgileri sunmaya devam edeceğiz.

    Seda Selek’in kariyerindeki son gelişmeleri ve yeni projeleri hakkında daha fazla bilgi için bizi takip etmeye devam edin.

  • Sağlık Bakanlığı’ndan Acil Müdahale: İki Hekim İçin Soruşturma Başlatıldı

    Sağlık Bakanlığı’ndan Acil Müdahale: İki Hekim İçin Soruşturma Başlatıldı

    Sağlık Bakanlığı, İzmir’de yaşamını yitiren hekim U.A. ile Mersin’de yoğun bakımda olan hekim Z.S.Ç. hakkında araştırma ve soruşturma süreci başlattı. İki hekimle ilgili durum, sağlık camiasında derin bir üzüntü yaratırken, Bakanlık olayların detaylarını açıklığa kavuşturmak adına üst düzey görevlendirmeler yaptığını duyurdu.

    Soruşturma Detayları ve Bakanlık Açıklaması

    Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İzmir ve Mersin’deki olaylarla ilgili olarak bir genel müdür ve Tıpta Uzmanlık Kurulu üyesinin liderliğinde yürütülecek soruşturma süreçleri hakkında bilgi verildi. Açıklamada, “Topyekun ve kararlı bir çalışma azmiyle, sağlık camiamızın her bir ferdinin iyiliğini ve sağlığını korumak öncelikli görevimizdir” ifadelerine yer verildi.

    Bakanlık, yaşanan bu üzücü olaylar karşısında toplumun ve sağlık çalışanlarının korunması gerektiğini vurgulayarak, olayların tüm detaylarıyla kamuoyuna açıklanacağını belirtti. İzmir’de hayatını kaybeden hekim için rahmet dileklerini ileten Bakanlık, Mersin’deki hekimin sağlık durumu hakkında da bilgi vererek, tedavi sürecinin yakından takip edildiğini ifade etti.

    Sağlık camiası, yaşanan olaylar karşısında daha fazla güvenlik ve koruma önlemleri talep ediyor. Bakanlığın bu tür olaylara karşı alacağı önlemler ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi konusunda adımlar bekleniyor. Bu süreç, Türkiye’nin sağlık politikaları ve çalışanlarının korunması konusunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

  • AK Parti’den Saldırgan Sokak Köpekleri İçin 17 Maddelik Kanun Teklifi

    AK Parti’den Saldırgan Sokak Köpekleri İçin 17 Maddelik Kanun Teklifi

    AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, saldırgan sokak köpekleriyle ilgili hazırlanan 17 maddelik kanun teklifinin ayrıntılarını paylaştı. Güler, “Kuduz riski taşıyan, saldırganlaşmış, rehabilite imkanı olmayan sahipsiz köpeklerin uyutulması yani ötenazi kavramını da bu düzenlemede getiriyoruz,” dedi. Bu yeni düzenleme, sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi olarak TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

    Güler, Cumhurbaşkanı’nın raporun mahiyetini dinlemesinden dolayı teşekkürlerini ileterek, “Sokaklarda aziz milletimizin huzur ve güvenliğinin sağlanacağına, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bu sorunun çözüme ulaşacağına inancımız tamdır,” ifadelerini kullandı. Güler, insan, hayvan ve çevre sağlığını tesis etmek için ortaya konulan bu iradenin toplumun tüm kesimlerinin beklentilerini karşılayacak şekilde net bir çözüme ulaşmasını umduğunu belirtti.

    Her Kesimin Önerisi Alındı

    Güler, 17 maddelik yasa teklifi için her kesimin önerilerini aldıklarını vurguladı. “Hayvandan hayvana, hayvandan insana geçen çok farklı parazitsel hastalıklar var. Sokağın belli alanlarında özellikle çocuklarımızın oyun oynadığı alanlarda köpeklerin sürüler halinde bulunması, toplumumuzu tehdit edecek hale geldiğini görüyoruz,” dedi. Mevcut Hayvanları Koruma Kanunu’nu, insan merkezli, hayvanları koruma ve toplum sağlığını koruma çerçevesine getirdiklerini ifade etti.

    Barınaklar ve Sahiplendirme Programı

    Güler, Tarım Bakanlığı’nın desteğiyle sokak köpeklerinin barınaklara alınması, kaliteli yaşam alanlarının oluşturulması ve sahiplendirmenin teşvik edilmesi konusunda adımlar atılacağını belirtti. Ayrıca, barınaklarda ameliyathane kurulması ve bakanlığın destek vereceği sahiplendirme programının hayata geçirileceğini açıkladı.

    Ötenazi ve Belediyelerin Yetkileri

    Kuduz riski taşıyan, saldırganlaşmış ve rehabilite imkanı olmayan sahipsiz köpeklerin uyutulması, yani ötenazi kavramının da düzenlemeye dahil edildiğini belirten Güler, bu süreçlerde yetkinin belediyelerde olduğunu vurguladı. Güler, “Bakım, beslenme noktasında iyi örnekleri olan belediyeler olduğu gibi kanunun açık emrine rağmen maalesef bütçeyi kullanmayan, yeterli çalışma yapmayan mahalli idarelerimiz var,” dedi.

    Yaptırımlar ve Cezalar

    Güler, kanunu uygulamayan belediyelere 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü ve ciddi ihmallerin de yaptırımla karşılanacağını belirtti. Belediye veya başka kurumların mücavir alanlara köpek atarak bu sorundan kurtulmaya çalışmaları durumunda 50 bin lira para cezası uygulanacağını açıkladı.