Yazar: Haber Merkezi

  • İfade Özgürlüğü Dilruba Y. Olayıyla Yeniden Masada!

    İfade Özgürlüğü Dilruba Y. Olayıyla Yeniden Masada!

    Konuyu değerlendiren Avukat Ertuğrul Gürlek, düşünce ve ifade özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu, ancak bu özgürlüğün de sınırları bulunduğunu belirtti. İzmir’de gerçekleşen bir sokak röportajı, Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğü konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. 13 Ağustos 2024 tarihinde İzmir’de gerçekleştirilen röportajda, yoldan geçen Dilruba Y. isimli bir kadının söyledikleri üzerine başlatılan hukuki süreç, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Dilruba Y., Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlamalarıyla tutuklandı. Bu gelişme, ifade özgürlüğünün sınırları üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi.

    SOKAK RÖPORTAJI VE TUTUKLAMA OLAYI NEYDİ?

    Tüylü Mikrofon adlı bir yayın organının sokak röportajında, Dilruba Y.’ye Instagram’a erişim engeli getirilmesiyle ilgili düşünceleri soruldu. Verdiği cevaplar, sadece sosyal medyada değil, hukuk alanında da geniş bir yankı buldu. Dilruba Y., röportajda, “Parlamenter sistemden çıkıp, koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni tek adama verirsek o da böyle babasının ahırı gibi kullanır” şeklinde başlayan ve hükümeti sert bir şekilde eleştiren ifadeler kullandı.

    Bu açıklamalar sonrası, Dilruba Y. hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı ve genç kadın 13 Ağustos Çarşamba günü tutuklandı. İzmir’de özel bir şirkette çalıştığı öğrenilen Dilruba Y.’nin tutuklanması, sosyal medya platformlarında ve hukuk çevrelerinde büyük yankı uyandırdı.

    “SİYASİ BİR KARAR NETİCESİNDE HAKSIZ YERE TUTUKLANDIM”

    Dilruba Y., tutuklanmasının ardından Oda TV’ye yaptığı açıklamada, “Ben iktidarı eleştirdiğim düşünüldüğü için siyasi bir karar neticesinde haksız yere tutuklandım. Herkese çok teşekkür ederim. İnsanın en çok böyle zamanlarda desteğe ihtiyacı oluyor. Herkesin desteğiyle dışarıda olduğumdan çok daha güçlüyüm burada ve gücümü katlayarak çıkacağım” dedi. Siyasi parti temsilcilerine de çağrıda bulunan Dilruba Y., kendisi hakkında tam bilgi sahibi olunmadan açıklama yapılmaması ricasında bulundu.

    İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN HUKUKİ SINIRLARI

    Dilruba Y.’nin tutuklanmasının ardından, ifade özgürlüğünün sınırları konusundaki tartışmalar da yeniden alevlendi. Konuyu değerlendiren Avukat Ertuğrul Gürlek, düşünce ve ifade özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu, ancak bu özgürlüğün de sınırları bulunduğunu belirtti.

    Gürlek, “Düşünce ve ifade özgürlüğü, bireylerin kendi fikirlerini dış dünyaya özgürce sunmasını, çevresinde cereyan eden olaylar hakkında bilgi almasını ve bu bilgileri çeşitli iletişim araçları vasıtasıyla yaymasını veya düşüncelerini gizli tutmasını kapsayan geniş bir haktır. Ancak bu özgürlük, anayasanın 26. maddesi gereğince millî güvenlik, kamu düzeni, Cumhuriyetin temel nitelikleri gibi durumlar göz önünde bulundurularak sınırlandırılabilir,” şeklinde konuştu.

    Avukat Gürlek, ayrıca Dilruba Y.’nin ifadelerinin halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunu oluşturup oluşturmadığının hukuki bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini belirterek, “Bu tür ifadelerin kamu güvenliğini tehlikeye sokacak nitelikte olup olmadığına dikkat edilmesi gereklidir,” dedi.

    Avukat Ertuğrul Gürlek’in Kanunla ilgili detaylı açıklamaları ise şu şekilde;

    “En basit anlatımla düşünce; insanın hayatı boyunca karşılaştığı çeşitli olaylar karşısında, aklıyla ürettiği fikirlerini, ifade ise bu fikirlerin dış dünyaya yansıtılmasını ifade eder. Düşünce ve ifade hürriyeti, bireylerin kendi fikirlerini dış dünyaya özgürce sunmasını, çevresinde cereyan eden olaylar hakkında bilgi almasını ve bu bilgileri çeşitli iletişim araçları vasıtasıyla yaymasını veya düşüncelerini gizli tutmasını kapsayan geniş bir haktır.

    Düşünce ve ifade hürriyeti hem anayasamızın 25. maddesinde hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinde yer alan, belki de üzerinde en çok tartışılan temel hak ve özgürlüklerden biridir. Bunun nedeni düşünce ve ifade özgürlüğünün demokrasinin temel yapı taşı olmasıdır. Atina demokrasisi ya da diğer adıyla klasik demokrasiden beri ifade özgürlüğü ile demokrasinin doğru orantılı gelişim gösterdiği kabul edilmektedir.

    Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir toplumda demokrasiden, demokrasinin olmadığı bir toplumda ise özgürlüklerden bahsedebilmek mümkün değildir. Çünkü tüm diğer haklar düşünen insanların ürettikleri fikirlerini ifade edebilmesiyle doğmuştur. Bu nedenledir ki düşünce ve ifade özgürlüğü belki de insanca yaşamak için en gerekli temel haklardandır.”

    DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRLARI NEDİR?

    “Her güzel şeyin olduğu gibi haklarımızın da bir sınırı vardır. Temel hak ve özgürlükler ancak kanun ile sınırlanabilir ve bu sınırların kapsamı anayasa ile çizilir. Düşünce ve ifade hürriyetinin sınırları anayasamızın 26. maddesi ile düzenlenmiştir.  Buna göre; millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla düşünce ve ifade özgürlüğü sınırlanabilir. 

    Bu bakımdan düşünceler ve bu düşüncelerin açıklanması ancak TCK kapsamına giden hakaret, tehdit gibi suç sayılabilecek nitelikte olmaması gerekmekte ayrıca hiç kimsenin dini, milli ve kültürel değer yargılarına saldırı mahiyetinde olmamalıdır. Nefret söylemi ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik edici ifadeler hem ceza kanunumuzda hem de AİHS’te açıkça yasaklanmıştır. Bu kurallar ihlal edilmediği sürece her türlü düşünce ve ifadenin açıklanması serbesttir.”

    BİR KONUDA YORUM VEYA ELEŞTİRİ YAPARKEN KİŞİLİK HAKKINI İHLAL ETME NASIL OLUR?

    “Kişilik hakkı; kişiyi var eden, diğer kişilerden ayıran bütün değerler üzerindeki haktır. Bireylerin, insan olması nedeniyle sahip olduğu onur, şeref, haysiyet gibi manevi değerlerini korur. Sizin sorunuza gelecek olursak, yorum ya da eleştiri yaparken, bunların dozu iyi ayarlanmalıdır. Bir insanın manevi değerlerine saldırı niteliğinde, o insanı aşağılayan veya küçültücü nitelikte olmamalı gerek TCK kapsamında suç teşkil eden hakaret gibi fiiller işlenmemeli gerekse Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddelerinde yer alan kişilik haklarını oluşturan, kişilerin adları, adresleri vs gibi kişisel verilerinin ve fotoğraflarının izinsiz olarak kullanılmamalıdır.”

    HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK ETME SUÇU TAM OLARAK NEDİR?

    “Türk Ceza Kanunun 216. Maddesinde Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama kenar başlığı ile düzenlenen bu suç toplumun bir kesimine özellikle de azınlıklara karşı, o insanların sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklerinin hakir görülerek, çoğunluğu oluşturan ve ya bu farklı özelliklere sahip olmayan kişilerin söz konusu farklılıklara sahip kişilere karşı suç teşkil eden fiilleri işlemeye teşvik eden, kışkırtan, farklılıkları nedeniyle bu kişileri aşağılayıcı nitelikte ifadeler kullanmasıdır. Aşağılama nedeniyle bu suçun oluşması için kanunda yer alan aşağılama fiilinin herhangi şekilde olursa olsun gerçekleşmesi yeterliyken, kin ve düşmanlığa tahrik niteliğindeki ifadeler bakımından ise bu ifadelerin kamu güvenliğini tehlikeye sokacak nitelikte olması gerekir.”

  • Gaziantep’te TIR Faciası: Dorsesi Açık Kalan Araçta Şoför Mustafa Kurt Hayatını Kaybetti

    Gaziantep’te TIR Faciası: Dorsesi Açık Kalan Araçta Şoför Mustafa Kurt Hayatını Kaybetti

    Gaziantep’te, 5’inci Organize Sanayi Bölgesinde meydana gelen bir iş kazası, yerel topluluk ve sektör çalışanları arasında yas yarattı. TIR şoförü Mustafa Kurt, gıda ürünleri teslimatı yaparken yaşanan bir ihmalkarlık sonucu hayatını kaybetti.

    47 yaşındaki TIR şoförü Mustafa Kurt, öğle saatlerinde bir gıda deposuna yük teslimatı yapmak üzere girdi. Yükü boşalttıktan sonra dorsesi hala açık olan TIR ile hareket etmeye başlayan Kurt, ne yazık ki tavanın altındaki prefabrik beton kirişe dorse ile çarptı. Bu çarpma sonucunda kirişin TIR’ın üzerine çökmesiyle Mustafa Kurt kaza yerinde hayatını kaybetti.

    Depodaki diğer çalışanların hızla 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber vermesi üzerine, olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ne yazık ki, sağlık ekipleri olay yerinde Mustafa Kurt’un hayatını kaybettiğini belirledi.

    Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Mustafa Kurt’un cenazesi, daha detaylı bir inceleme için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsi işleminin tamamlanmasının ardından cenaze, aile yakınlarına teslim edildi. Kazayla ilgili soruşturma ise devam ediyor ve ilgili kurumlar tarafından kaza hakkında daha fazla bilgi toplanmaya çalışılıyor.

  • İspanya Magaluf’ta Dehşet: İngiliz Turiste Toplu Tecavüz, 8 Kişi Tutuklandı

    İspanya Magaluf’ta Dehşet: İngiliz Turiste Toplu Tecavüz, 8 Kişi Tutuklandı

    İspanya’nın turistik Magaluf bölgesinde korkunç bir suç işlendi. 18 yaşındaki İngiliz turist, yedi Fransız ve bir İsviçreli olmak üzere sekiz kişinin saldırısına uğradı. Olay, alkolün de etkisiyle yarı bilinçli durumda olan mağdura yönelik gerçekleşti ve saldırganlar tarafından videoya alınıp sosyal medyada paylaşıldı.

    Saldırının Detayları ve Mağdurun Durumu

    Saldırganlar, genç turistin savunmasız halini fırsat bilerek, ona sırayla tecavüz ettiler. İspanya’nın saygın gazetesi Diario de Mallorca’nın haberine göre, mağdura tükürüldü, vuruldu ve hakaret edildi. Olay sırasında çekilen videoların sosyal medyada paylaşılması, durumu daha da vahim hale getirdi.

    Olayın ardından Sivil Muhafızlar tarafından yapılan soruşturma sonucunda sekiz şüpheli tutuklandı. İki saldırgan Fransa’da yakalanarak İspanya’ya iade edildi. Bu kişilerden birinin, mağdurun çalınan telefonunu kullanması sonucu yakalandığı bildirildi. Şüphelilerin beşi tecavüz, üçü ise cinsel saldırı suçlamasıyla karşı karşıya.

    Olay, BH Mallorca Resort otelinde meydana geldi. Otel yönetimi, olayın ardından yetkililerle tam işbirliği içinde olduklarını ve mağdura destek verdiklerini açıkladı. İngiliz turist, otel lobisinde ağlarken bir güvenlik görevlisi tarafından bulundu ve ilk müdahalesi yapıldı. Tıbbi muayenede, turistin vücudunda morluklar ve kesikler tespit edildi.

  • Amasya’nın Suluova İlçesinde Topları Kesilen Çocuklar, Belediye Başkanı’ndan Yardım İstedi

    Amasya’nın Suluova İlçesinde Topları Kesilen Çocuklar, Belediye Başkanı’ndan Yardım İstedi

    Amasya’nın Suluova ilçesinde, futbol oynayan çocuklar sıkıntılı bir olayla karşı karşıya kaldı. Mahallelerinde oyun oynarken, bir yetişkin tarafından futbol topları kesilen çocuklar, çareyi Belediye Başkanı Rifat Uzun’a başvurmakta buldu.

    Çocukların Futbol Sevgisi Engellendi

    Yaşları 8 ile 12 arasında değişen altı arkadaş, mahallelerinde keyifli bir şekilde futbol oynarken, gürültüyü bahane eden bir kişi tarafından topları kesildi. Bu durum karşısında üzülen ve oyunlarını yarıda bırakmak zorunda kalan çocuklar, durumu belediye başkanına iletmeye karar verdi.

    Çocukların şikayetini dikkate alan Belediye Başkanı Rifat Uzun, hemen harekete geçti. Sorunlarını dinlediği çocuklara moral vermek amacıyla 6 futbol topu hediye etti. Ayrıca, çocuklara futbol oynayabilecekleri bir saha yapma sözü de verdi. Başkan Uzun, “Kim topunuzu kesti? Ben size top veriyorum, şimdi kessinler de görelim. Şimdi doğru mahallenize gidin, oyunuzu oynayın,” diyerek çocukları teşvik etti.

    Çocuklardan Başkan Uzun’a Teşekkür

    Amasya'nın Suluova İlçesinde Topları Kesilen Çocuklar, Belediye Başkanı'ndan Yardım İstedi2

    12 yaşındaki Ömer Asaf Gece ve arkadaşları, başkanın jesti karşısında oldukça mutlu oldular. Ömer, “Parkta top oynuyorduk, topumuzu sesten dolayı kestiler. Biz de topsuz kaldık, üzüldük. Çare olarak başkanımızın yanına gittik. Başkanımıza durumu anlattık. Başkanımız da bizim adımıza çok üzüldü. Bize top verdi ve bize saha yaptıracağı sözünü verdi. Başkanımızın verdiği topla parkta rahatça top oynayabiliyoruz. Başkanımıza çok teşekkür ederim,” şeklinde konuştu.

  • Muğla’da Tiyatro Şölenine Büyük İlgi

    Muğla’da Tiyatro Şölenine Büyük İlgi

    Kültür kenti Muğla’da farklı etkinlikleri vatandaşlarla buluşturmaya devam eden Büyükşehir Belediyesi kadrosunda ünlü oyuncuların bulunduğu iki tiyatro oyununu 10 ilçede vatandaşlarla buluşturdu.

    Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sanatseverlerle buluşturduğu ilk oyun Tiyatro Balans “Dikkat Aile Var” oyunu oldu. Tiyatro Balans etkinliğinde; tiyatro ve dizi oyuncusu Selahattin Taşdöğen, Suna Yıldızoğlu, Murat Ercanlı, Ceren Bayır, Ebru Yıldız ve Suat İnal Muğlalılarla buluştu. ‘Dikkat Aile Var!’ isimli oyun, 12 Ağustos’ta Muğla Menteşe Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde, 13 Ağustos Ula Belediye Düğün Salonunda, 14 Ağustos Marmaris-Armutalan Kültür Merkezi’nde, 15 Ağustos Datça Amfi Tiyatrosunda, 16 Ağustos Fethiye Kültür Merkezi’nde sahnelendi ve vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.

    GÜLÜMSETEN HATIRALAR NOSTALJİ YAŞATTI

    Muğla Büyükşehir Belediyesi diğer tiyatro oyunu Gülümseten Hatıralar da ekranların tanınan isimleri Faruk Sofuoğlu ve Deniz Oral’ı vatandaşlarla buluşturdu. Sürpriz performansları, anlatıları, müzikleri ile geçmişten günümüze dokunan oyun 13 Ağustos’ta Seydikemer Seki Meydanı’nda, 14 Ağustos Dalaman-Cumhuriyet Meydanında, 15 Ağustos Ortaca-Festival Alanında, 16 Ağustos Köyceğiz-Atatürk Meydanında ve 17 Ağustos Kavaklıdere-Amfi Tiyatro’da izleyicisi ile buluştu.

    BAŞKAN ARAS; “KÜLTÜR VE SANATIN ŞEHRİ MUĞLAMIZDA ETKİNLİKLERİMİZ DEVAM EDECEK”

    Muğla’nın kültür ve sanat şehri olduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras 10 ilçede düzenledikleri tiyatro oyunlarına yoğun ilgi gösteren vatandaşlara ve mükemmel performansları ile vatandaşlara unutulmaz anlar yaşatan tiyatro oyuncularına teşekkür etti. Başkan Aras; “Dünya Kenti Muğla vizyonu ile şehrimize hizmet ediyoruz. Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış kültür kenti Muğlamızda vatandaşlarımızı çok değerli oyuncuların rol aldığı tiyatrolarla buluşturduk. Vatandaşlarımız da bu oyunlara büyük ilgi gösterdi. Sıcak yaz günlerinde Muğlamızda vatandaşlarımıza unutulmaz dakikalar yaşatan çok değerli tiyatro oyuncularımıza teşekkür ediyorum. Muğlamızda sanat ve kültür etkinliklerimiz devam edecek.” dedi.

  • İstanbul İtfaiyesi’nden Çanakkale ve İzmir’e Yangın Desteği!

    İstanbul İtfaiyesi’nden Çanakkale ve İzmir’e Yangın Desteği!

    İBB’nin kadim kuruluşu İstanbul İtfaiyesi, önceki gün Çanakkele’de dün ve bugün de İzmir’deki orman yangınıyla mücadele çalışmalarına destek verdi. Destek ekipleri İzmir’deki yangın için dün gece bu şehre hareket etti. Sabah erken saatlerden itibaren Karşıyaka’daki yangına sahada müdahale eden İstanbul itfaiyesi, 60 itfaiye eri 15 itfaiye aracı ile desteğini sürdürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul İtfaiyesi, İBB Acil Durum ve Afet Müdahale Planı’na göre 60 itfaiye personeli ve 15 itfaiye aracını İzmir’in Karşıyaka ilçesine yangına müdahale için dün gece yola çıkardı. Sabah yangın sahasında olan ekipler, 

    İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki  ormanlık alandaki yangının kontrol altına alınmasında büyük katkı sağladı. 

    ÇANAKKALE ECEABAT ORMAN YANGINININA MÜDAHALE

    Çanakkale’nin Eceabat İlçesi Büyükanafarta Köyü çevresinde önceki gün meydana gelen orman yangınının söndürülmesine destek sağlayan İstanbul itfaiyesinden bir ekip, yangının kontrol altına alınmasının ardından İzmir’e hareket etti. 

    İSTANBUL İTFAİYESİ 60 PERSONELLE İZMİR’DE

    İstanbul İtfaiyesi ilk etapta 7 itfaiye aracı ile 31 itfaiye personelini dün 00:04 itibariyle İzmir’e gönderdi. İkinci ekip 8 araç ve 29 personelle saat 01:50 itibariyle yine İzmir’e hareket etti. Çanakkale yangının görev yapan ve işlerini tamamlayan ekipler de İzmir’e kaydırıldı. 2 öncü araç, toplam 7 ton su taşıyan 10 itfaiye aracı, 2 minibüs ve 1 kamyonet, toplam 60 itfaiyecinin yangınla mücade eden ekiplere desteği sürüyor.

    SOĞUTMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

    Yangının kontrol altına alınmasına destek sağlayan   ekipler, İzmir’de çeşitli noktalarda söndürme çalışmalarına devam ediyor. Yangının etkili olduğu alanlarda ve   özellikle zeytinliklerde çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler, yangının tekrardan canlanmaması için soğutma çalışma yapmayı sürdürüyor.

  • Aydın Bozdoğan’da Yangın Felaketi: Hışımlar Mahallesi’nde Hayvanlar Alevlere Yenik Düştü

    Aydın Bozdoğan’da Yangın Felaketi: Hışımlar Mahallesi’nde Hayvanlar Alevlere Yenik Düştü

    Aydın’ın Bozdoğan ilçesine bağlı Hışımlar Mahallesi, 20 saattir devam eden orman yangınında en çok zarar gören bölgelerden biri oldu. Yangın, mahalledeki çok sayıda hayvanın telef olmasına yol açtı. Vatandaşlar, yangın sonrası evlerine döndüklerinde, canlı hayvan arayışı içindeyken yanmış küçükbaş ve büyükbaş hayvan ölüleriyle karşılaştılar.

    Yangın, Bozdoğan’ın Hışımlar Mahallesi’nde büyük bir yıkıma yol açtı. Yangından etkilenen mahalle sakinleri, evlerine dönüşlerinde alevlerin arasında kalan hayvanlarını kaybetmenin şokunu yaşadı. Henüz hasar tespit çalışması yapılmadığı için telef olan hayvan sayısı hakkında net bir bilgi bulunmamakta. Mahalle sakinleri, adım başı yanmış hayvan kalıntılarıyla karşılaşmanın acısını ve şokunu yaşıyor.

    Mahalle sakini bir vatandaş, “Ne oldu anlamadık. Her yerden ateş yağdı. Koyunları bıraktık ama kaçamadılar,” diyerek yaşanan felaketi anlattı. Yangın sırasında evlerde bulunan hayvan yemi ve zeytinyağı da alevlerle yok oldu. Bir diğer mahalle sakini, yangında 10 çuval kadar hayvan yemini ve 2 bin litreye yakın zeytinyağını kaybettiklerini belirtti.

    Yangından kurtarılan bazı küçükbaş hayvanlar ise bölgeye gelen veteriner hekimler tarafından tedaviye alındı. Ebru Aslan isimli bir vatandaş ise, “Kıvılcımlar geldi, etrafı sardı, biz yetersiz kaldık. Canımızı zor kurtardık,” diyerek yaşadıkları zorlu anları dile getirdi.

  • Ece Seçkin’den Üzen Haber: 2 Aylık Hamileliği Sırasında Bebeğini Kaybetti

    Ece Seçkin’den Üzen Haber: 2 Aylık Hamileliği Sırasında Bebeğini Kaybetti

    Hit şarkıları ‘Dibine Dibine’, ‘Adeyyo’, ‘Aman Aman’ ve ‘Olsun’ ile tanınan ünlü şarkıcı Ece Seçkin’den gelen haber hayranlarını üzdü. Seçkin, 2 aylık hamileyken yaşadığı büyük bir sağlık sorunu nedeniyle acilen ameliyata alındı. Bu süreçte, henüz çok küçük olan bebeğini kaybettiği iddia edildi.

    Ece Seçkin ve eşi Çağrı Terlemez, 2021 yılında evlenmişti. Çiftin bu mutlu birlikteliğinden sonra Seçkin, ilk kez anne olma heyecanı yaşıyordu. Ancak bu sevinç, çok geçmeden yerini derin bir üzüntüye bıraktı. İddialara göre, Seçkin’in hamileliğinin ikinci ayında, beklenmedik bir sağlık sorunu nedeniyle bebeğin kalbi durdu.

    Durumun fark edilmesi üzerine, Ece Seçkin önceki gün acil bir şekilde hastaneye kaldırıldı ve ameliyata alındı. Operasyonun başarılı geçtiği, Seçkin’in sağlık durumunun stabil olduğu belirtildi. Ancak, bu olay, Seçkin ve ailesi için büyük bir acıya neden oldu.

    Sosyal Medyadan Duygusal Açıklama

    Ece Seçkin'den Üzen Haber2 Aylık Hamileliği Sırasında Bebeğini Kaybetti

    Ameliyat sonrası, Ece Seçkin yaşadığı bu zor süreci sosyal medya hesabından duyurdu. Yaptığı açıklamada, “Ameliyatım başarılı geçti. Arayan herkese çok teşekkür ederim. Telefonlara dönüş yapamadıklarımdan özür diliyorum. Konserimi iptal etmek zorunda kalmasaydık bu durumu bilmenizi ve üzülmenizi istemezdim” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hayranları tarafından büyük bir destek ve geçmiş olsun mesajlarıyla karşılandı.

  • 17 Ağustos ve 6 Şubat Depremleri Fotoğraflarla Anıldı

    17 Ağustos ve 6 Şubat Depremleri Fotoğraflarla Anıldı

    17 Ağustos Gölcük ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine dikkat çeken fotoğraf sergisi, İzmit Cumhuriyet Bulvarında vatandaşlarına dikkatine sunulduKocaeli, 17 Ağustos 1999 depreminde binlerce canını kaybetti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 17 Ağustos Gölcük ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine dikkat çekmek için bir dizi program gerçekleştiriyor. Bu kapsamda İzmit Cumhuriyet Bulvarında çeşitli deprem görsellerinin bulunduğu 17 Ağustos ve 6 Şubat Depremleri Fotoğraf Sergisi düzenlendi.

    DEPREM GÖRSELLERİ SERGİLENDİ

    İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Zemin Deprem İnceleme Şube Müdürlüğü, 17 Ağustos Gölcük ile 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden sonra çekilen, içerisinde birçok ibretlik karenin yer aldığı fotoğraf sergisini İzmit Cumhuriyet Bulvarında vatandaşların dikkatine sundu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği fotoğraf sergisinde, Büyükşehir Belediyesinin kurduğu stant içerisinde depreme ve afetlere yönelik bilgilerin bulunduğu kitapçıklar dağıtıldı. Ayrıca çocuklara yönelik içerisinde balon, düdük ve el fenerlerinin bulunduğu hediye paketleri verildi.

  • Yurtdışı Distribütörleri Direkt Satış Yapıyorlar Peki ya Galericiler?

    Yurtdışı Distribütörleri Direkt Satış Yapıyorlar Peki ya Galericiler?

    Otomotiv piyasasında aşırı fiyat artışlarının ve stokçuluğun önüne geçilmesi amacıyla hayata geçirilen “6 ay 6 bin kilometre” düzenlemesi kapsamındaki denetimlerde, Ticaret Bakanlığı tarafından otomobil yetkili bayilerine ve oto galerilere para cezası uygulanmaya devam ediyor. Bursa Oto Galericiler Odası Başkanı Hakan Yanık, sıfır aracın ithalatında stokçuluğun çözülmesi gerektiğini belirtti.

    BAŞKAN YANIK: STOKÇULUKTA GÜNAH KEÇİSİ GALERİCİLER DEĞİLDİR!

    İkinci el yönetmeliğin her harfine uymaya çalışan galericilerin sınırlandırılmasına fakat yurt dışından araç getiren distribütörler direkt satış yapabiliyor olmalarına karşı çıkan Başkan Hakan Yanık, “İlk tescil tarihinden itibaren 6 ay ve 6 bin kilometre geçmedikçe, doğrudan veya dolaylı olarak pazarlanması veya satışı yasak. Bayi ve galericiler 6 ay 6 bin kilometre araç satamıyorlar. Distribütörler 6 ay 6 bin kilometreyi doldurmamış aracı satabiliyorlar.” diyerek tepki gösterdi.

    “BAKANLIĞIN STOKÇULARA KESTİĞİ CEZALAR YETERSİZ”

    Türkiye’de stokçuluk yapabilecek galeri sayının oldukça az olduğunun altını çizen Başkan Yanık, stokçuluğun önüne geçilmesi için yapılması gerekenleri açıklayarak şu ifadeleri kullandı:

    “Stokta galericilerin araçları yakalandı haberleri okuyoruz. Galerici, 50 aracı stoğa çekip de bekleyemez. Bakanlık stokçulara ceza kesiyor ama yetersiz kalıyor, bunları yapanların çoğu para babalarıdır, sektör denetime tabi değil. Stokçuluğun önüne geçilmelidir, enflasyon düzenlenmelidir. Bakanlık, sektör temsilcileri ve bayilik sisteminin sahipleri ile bir araya getirilip bu sektördeki fiyat artış ve düşüşlerin sebebini bizden dinleyerek, kararnameler ve yönetmelikler çıkarılması gerekiyor. O zaman bu sorun çözülür. Vatandaş ve galericiler zarardadır. Bir distribütörün zor durumda olduğunu göremezsiniz.”