Yazar: Haber Merkezi

  • Yeni Jandarma Genel Komutanı Ali Çardakçı Kimdir?

    Yeni Jandarma Genel Komutanı Ali Çardakçı Kimdir?

    Yeni Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakçı’nın atanması hem askeri camiada hem de genel kamuoyunda büyük ilgiyle karşılandı. Çardakçı’nın liderliğinde, jandarma teşkilatının ulusal güvenlik hedeflerine ulaşmada önemli adımlar atması bekleniyor.

    Ali Çardakçı’nın Yaşı ve Memleketi

    Orgeneral Ali Çardakçı 1962 yılında Adana’nın Karaisalı ilçesine bağlı Karakılıç köyünde dünyaya geldi. 1984 yılında Kara Harp Okulu’ndan teğmen rütbesiyle mezun olduktan sonra 1985 yılında Piyade Okulu’nu tamamlayarak askeri kariyerine adım attı. İlk yıllarında 1985-1993 yılları arasında çeşitli birliklerde takım, bölük ile ilçe jandarma komutanlığı görevlerinde bulundu.

    Yeni Jandarma Genel Komutanı Ali Çardakçı Kimdir

    1996 yılında Kara Harp Akademisi’nden kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun olarak kurmay subay olarak önemli görevlerde bulundu. Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı’nda Harekat ve Asayiş Şube Müdürlüğü Jandarma Genel Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığı’nda Proje Subayı ile Şube Müdürlüğü, ve Şırnak 23’üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’nda Harekat ve Asayiş Şube Müdürlüğü gibi kritik görevlerde yer aldı.

    Ali Çardakçı’nın Daha Önceki Görevleri Nelerdir?

    Tuğgeneral Ali Çardakçı Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uzun yıllar çeşitli görevlerde bulunmuş isimdir. 2010-2011 yılları arasında Zonguldak 3. Jandarma Eğitim Tugay Komutanlığı görevini yürütmüş olup eğitim ile organizasyon konularında önemli katkılarda bulunmuştur. Ayrıca göreviyle personel eğitim süreçlerini yönlendirmeyle denetleme anlamında büyük sorumluluk taşıyordu.

    2011 yılında Kastamonu Jandarma Bölge Komutanlığı’na atanarak, bölgedeki jandarma teşkilatının genel yönetimini üstlenmiştir. Kastamonu bölgesinde görev yaptığı süre boyunca bölgesel güvenlik ile asayişin sağlanması konusunda önemli roller üstlenmiş ve yerel halkla olan ilişkilerde etkin rol oynamıştır. Bu dönemde, bölgedeki çeşitli güvenlik operasyonlarının koordine edilmesinde kritik görevler almıştır. 2014 yılında Tümgeneral rütbesine terfi eden Ali Çardakçı terfiyle birlikte daha geniş sorumluluk alanına sahip olmuştur.

    Tuğgeneral Ali Çardakçı, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki başarılı kariyerine yenisini daha ekleyerek yeni Jandarma Genel Komutanı olarak atanmıştır.

  • Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’a Maçta Saldırı: Tribünden Atılan Madde ile Yere Düştü, Oyun Durduruldu

    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’a Maçta Saldırı: Tribünden Atılan Madde ile Yere Düştü, Oyun Durduruldu

    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Göztepe ile oynanan Süper Lig maçının devre arasında yaşanan olaylarla gündeme geldi. Göztepe-Fenerbahçe karşılaşmasının ilk yarısının sonunda deplasman tribününe yönelen Koç, taraftarlarla diyalog kurmaya çalışırken saldırıya uğradı.

    Deplasman Tribününde Gergin Anlar

    Maçın devre arasında, bazı Fenerbahçeli taraftarların stadyuma alınmaması üzerine gerginlik yaşandı. Bu duruma tepki gösteren Ali Koç, taraftarların bulunduğu deplasman tribününe giderek durumu yerinde incelemek ve taraftarlarla görüşmek istedi. Fenerbahçe Başkanı’nın tribüne girişi sırasında, Göztepe taraftarlarından tepkiler yükseldi.

    Ali Koç’a Yönelik Saldırı

    Görüşme esnasında Göztepe tribünlerinden atılan yabancı maddeler havada uçuştu. Bu maddelerden birinin isabet etmesi sonucu Ali Koç yere düştü. Olay, maçın hakemi tarafından derhal fark edildi ve oyun güvenlik gerekçesiyle durduruldu. Yere düşen Koç, sağlık ve güvenlik görevlilerinin hızlı müdahalesiyle olay yerinden ayrıldı.

    Ali Koç yere düştükten sonra, bir Göztepe taraftarının sahaya girerek saldırı girişiminde bulunduğu görüldü. Ancak sahaya hızla müdahale eden güvenlik görevlileri, saldırganı etkisiz hale getirerek daha büyük bir olayın önüne geçti. Bu gelişmeler üzerine hakem, oyunu bir süre daha durdurarak tansiyonun düşmesini bekledi.

    Ali Koç, yaşanan tatsız olayların ardından soyunma odasına yönlendirildi ve sağlık kontrolünden geçirildi. Koç’un soyunma odasına gitmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından hakem, maçı tekrar başlattı. Fenerbahçe ve Göztepe kulüpleri, yaşananlarla ilgili olarak resmi açıklamalarda bulunurken, Türkiye Futbol Federasyonu’nun da olayla ilgili soruşturma başlattığı öğrenildi.

  • Genç Elektrik İşçisi Asansör Boşluğuna Düşerek Hayatını Kaybetti

    Genç Elektrik İşçisi Asansör Boşluğuna Düşerek Hayatını Kaybetti

    Konya’nın Kulu ilçesi, dün akşam saatlerinde yaşanan trajik bir iş kazasına sahne oldu. 19 yaşındaki elektrik işçisi Muhammet Ali Kılıç, çalıştığı inşaatın beşinci katında dengesini kaybederek asansör boşluğuna düşmesi sonucu yaşamını yitirdi.

    Olay, Karşıyaka Mahallesi Yüzbaşı Varol Caddesi üzerinde bulunan bir apartman inşaatında meydana geldi. İddialara göre, Muhammet Ali Kılıç, inşaatın elektrik tesisatı üzerinde çalıştığı sırada henüz bilinmeyen bir nedenle dengesini kaybetti ve asansör boşluğuna düştü. Kılıç’ın düşüşü sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

    İhbar üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalede, genç işçinin olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Polis ekipleri, olayla ilgili güvenlik önlemleri alarak inceleme başlattı.

    Muhammet Ali Kılıç’ın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Kulu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Genç işçinin yakınları ve çalışma arkadaşları, hastane önünde büyük üzüntü yaşadı.

    Kulu Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

  • Ankara’da Bıçaklanan Genç, Ameliyat Sırasında Unutulan Gazlı Bezle 10 Ay Yaşadı

    Ankara’da Bıçaklanan Genç, Ameliyat Sırasında Unutulan Gazlı Bezle 10 Ay Yaşadı

    Ankara’da yaşayan 19 yaşındaki Yunus Emre Özdemir, geçtiğimiz yıl bir kavga sonucu karnından bıçaklandı ve acilen Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ince bağırsak ameliyatının ardından taburcu edilen Özdemir, dört ay sonra başlayan ve altı ay süren şiddetli ağrılar sebebiyle yaşamını zannettiği normalden çok farklı bir şekilde sürdürdü. Kendini basur sanarken aslında çok daha ciddi bir sağlık sorunuyla karşı karşıya olduğunu öğrenince şoke oldu.

    Ameliyat Sonrası Unutulan Gazlı Bez, Yunus Emre’nin Hayatını Kabusa Çevirdi

    Yunus Emre, tedavinin ardından normal yaşamına dönmeye çalıştı fakat ağrıları dayanılmaz bir hal aldı. 8 Ağustos’ta tekrar hastaneye başvuran genç adamın yapılan tetkiklerinde, bağırsaklarında havlu büyüklüğünde bir gazlı bez bulunduğu ortaya çıktı. Bu talihsiz olay, ilk ameliyat sırasında doktorlar tarafından unutulan bezin, Özdemir’in karnına dikiş atılmasıyla bağırsaklarında kaldığını gösterdi. Gazlı bezin çıkarılması için yapılan ikinci ameliyat, Özdemir’in sağlığına kavuşmasının yalnızca bir başlangıcı oldu.

    Ankara'da Bıçaklanan Genç, Ameliyat Sırasında Unutulan Gazlı Bezle 10 Ay Yaşadı1

    Yunus Emre’nin annesi Hanım Özdemir, yaşanan bu talihsiz olayın ardından hemen hukuki yollara başvurdu. Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan anne, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve Sağlık Bakanlığı’na da dilekçe yazarak durumu bildirdi. Sağlık Bakanlığı ise konuyla ilgili derhal idari bir inceleme başlatıldığını duyurdu. Özdemir ailesinin, hastane ve ilgili sağlık personeli hakkında başlattığı hukuki süreç, diğer mağdurlar için de bir uyarı niteliği taşıyor.

    Yunus Emre, şu anda bir torba ile yaşamak zorunda ve bu durum altı ay daha sürecek. Genç adam, yaşadıklarından dolayı sosyal hayatının tamamen bittiğini ve işine yeni başladığı sırada bu sağlık sorunlarıyla uğraşmak zorunda kaldığını belirtiyor. Hastane odasından yaptığı açıklamalarda, yaşadığı mağduriyetin ve sağlık sorunlarının ciddiyetini dile getiren Özdemir, tüm hakkını arayacağını ve adaletin yerini bulmasını umduğunu ifade ediyor.

  • Altın Madalya Türkiye’nin! U20 Kadın Milli Takımı Tarih Yazdı!

    Altın Madalya Türkiye’nin! U20 Kadın Milli Takımı Tarih Yazdı!

    Türkiye 20 Yaş Altı Kadın Milli Voleybol Takımı, Avrupa Şampiyonası’nda tarih yazdı! Finalde güçlü rakibi İtalya’yı nefes kesen bir mücadele sonunda 3-2 mağlup eden ay-yıldızlılar, namağlup şampiyon olarak Avrupa’nın zirvesine çıktı. Turnuva boyunca oynadığı 9 maçın tamamını kazanarak büyük bir başarıya imza atan millilerimiz, Avrupa Şampiyonası’nda altın madalyayı boynuna takmayı başardı.

    Maçın Detayları ve Şampiyonluğun Hikayesi

    Avrupa Şampiyonası’nın finalinde Bulgaristan’ın Hristo Botev Spor Salonu’nda oynanan karşılaşma, büyük bir heyecana sahne oldu. Maça hızlı başlayan İtalya, ilk seti 22-25 alarak öne geçti. Ancak, Milli Takımımız çabuk toparlanarak ikinci seti 25-16, üçüncü seti ise 25-19 kazanarak 2-1 öne geçti. İtalya, dördüncü sette yeniden üstünlük sağlayarak durumu 2-2’ye getirdi ve maç karar setine taşındı. Karar setinde ise Türkiye, büyük bir mücadele örneği göstererek seti 15-11 kazandı ve Avrupa Şampiyonu oldu.

    Maçın süresi 117 dakika olarak kaydedildi. Millilerimizden Liza, Bilge, Beren, Eylül, Begüm, Dilay, İlayda Naz, Helin gibi isimler, sahada üstün performanslarıyla dikkat çekti. İtalya’da ise Sassolini, Piomboni, Monaco, Adigwe, Bosso gibi oyuncular ön plandaydı ancak millilerimiz, takım olarak ortaya koyduğu dirençle şampiyonluğu elde etmeyi başardı.

    Namağlup Şampiyonluk ve Türk Voleybolunun Gururu

    U20 Kadın Milli Voleybol Takımı, bu şampiyonlukla birlikte Türk voleybol tarihine bir kez daha altın harflerle adını yazdırdı. Oynadığı 9 maçın tamamını kazanan milliler, sadece Avrupa’nın değil, tüm dünyanın dikkatini çekti. Bu büyük zafer, Türk voleybolunun geleceği açısından da umut verici bir gösterge oldu.

    Şampiyonanın hakemliğini Bulgaristan’dan Atanas Varbanov ve Yunanistan’dan Theodora Kyriopoulou üstlendi. Turnuva boyunca gösterdikleri üstün performansla dikkat çeken ay-yıldızlı kızlarımız, bu şampiyonlukla Türkiye’ye büyük bir gurur yaşattı.

    U20 Kadın Milli Voleybol Takımımız, büyük bir başarıya imza atarak namağlup Avrupa Şampiyonu oldu. Bu tarihi zafer, Türk voleybolunun gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Genç oyuncularımızın azmi, çalışkanlığı ve takım ruhu, Türk sporunun geleceğine olan inancımızı daha da pekiştirdi. Millilerimizi yürekten tebrik ediyoruz!

  • Manisa’da Hacı Bektaş Anması

    Manisa’da Hacı Bektaş Anması

    Manisa Büyükşehir Belediyesi, Anadolu’nun büyük bilgesi Hacı Bektaş Veli’nin Hakka yürüyüşünün 753. yıldönümü nedeniyle anma programı gerçekleştirdi. Niobe Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen anma konserinde, UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanına layık görülen ünlü halk ozanı Âşık Dertli Divani sahne aldı. Programa Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ali Kılıç ve Ulaş Aydın’ın yanı sıra Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Meliha Çavuşoğlu Kılınçlar, Sağlık İşleri Daire Başkanı Erhan İnce ve Zabıta Daire Başkanı Erdal Özçelik ile birlikte çok sayıda yurttaş katıldı.

    BAŞKAN ZEYREK YANGIN BÖLGESİNDE BULUNDUĞU İÇİN PROGRAMA KATILMADI

    Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kılıç yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi: “Hacı Bektaş Veli’nin öğretileri, yüzyıllardır olduğu gibi bugün de bize ışık tutuyor. Onu anmak ve anlamak, toplum olarak bir arada huzur içinde yaşamanın anahtarıdır.”

    Ayrıca Kılıç, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in Gördes ve Salihli ilçelerinde meydana gelen yangından etkilenen yurttaşları ziyaret ettiği için programa katılamadığını, Başkan Zeyrek’in programa katılan tüm yurttaşlara selamlarını ilettiğini bildirdi.

    ÂŞIK DERTLİ DİVANİ’NİN SESLENDİRDİĞİ TÜRKÜLERLE HACI BEKTAŞ VELİ ANILDI

    Âşık Dertli Divani, Hacı Bektaş Veli’nin felsefesini ve öğretilerini yaşatmak amacıyla seslendirdiği türkülerle izleyicilere hem duygusal anlar yaşattı hem de manevi bir yolculuğa çıkardı. Dinleyiciler, konser boyunca seslendirilen deyişler, nefesler ve ilahileri büyük bir beğeniyle dinledi. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen bu anlamlı etkinliği, halk yoğun ilgiyle karşıladı.

    Gecenin sonunda Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kılıç, sazından çıkan nağmelerle katılımcılara unutulmaz bir gece yaşatmasının anısına Âşık Dertli Divani’ye çiçek ve hediye takdiminde bulundu. Dinleyicilerin Halk ozanı Âşık Dertli Divani ile hatıra fotoğrafları çekilmesinin ardından anlamlı program sona erdi.

  • Marmaray İstanbul’u Taşıdı

    Marmaray İstanbul’u Taşıdı

    Uraloğlu, “Marmaray ile bir ayda 15 milyon dolayında olan İstanbul’un nüfusundan fazla yolcu taşımış olduk” dedi. Bakan Uraloğlu, temmuz ayında bölgesel ve anahat trenlerle ise 957 bin 489 kişinin yolculuk yaptığını ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğü tarafından işletilen YHT, Marmaray, Başkentray, bölgesel ve anahat trenlerinin temmuz ayı yolcu istatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu yaptığı açıklamada, kent içi raylı sistemler sayesinde özellikle büyükşehirlerimizde yaşanan trafik sıkışıklığını çözdüklerini ifade ederek, Marmaray ve Başkentray ile mega kentimiz İstanbul ve başkentimiz Ankara’da 18 milyon 642 bini aşkın yolcu taşıdık.” ifadelerini kullandı. Uraloğlu, Bakanlığın İstanbul’da hayata geçirdiği mega projelerden olan Marmaray’ın sadece temmuz ayında İstanbul nüfusundan fazla yolcu taşıdığını belirterek, “İstanbul’da Marmaray ile seyahat eden yolcu sayısı 16 milyon 863 bin 448 oldu. Marmaray ile bir ayda 15 milyon dolayında olan İstanbul’un nüfusundan fazla yolcu taşımış olduk. Marmaray İstanbul’un kentiçi ulaşımının can damarı.” dedi.

    BAŞKENTRAY’I YAKLAŞIK 2 MİLYON KİŞİ KULLANDI

    Ankara’nın merkezinden geçerek şehrin doğu ve batısını birbirine bağlayan Başkentray’ı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak şehre kazandırdıklarını anımsatan Uraloğlu, “Ankaralı vatandaşlarımız seyahatlerinde Başkentray’ı tercih ediyor, yolcu sayısı da sürekli artıyor. Başkentray’ın yolcu sayısı temmuz ayında 2 milyon’a yaklaşarak, toplam 1 milyon 779 bin 123 olarak gerçekleşti.” ifadelerine yer verdi.

    “TEMMUZ AYINDA YHT’LERLE 1 MİLYON 114 BİN 206 KİŞİ SEYAHAT ETTİ”

    Temmuz ayında Yüksek Hızlı Tren (YHT), anahat ve bölgesel trenlerle temmuz ayında taşınan yolcu sayılarına ilişkin de bilgiler veren Bakan Uraloğlu, demiryolu ulaşımına olan talebin her geçen gün arttığını vurguladı. Özellikle yaz aylarında tren seferlerine olan ilginin zirve yaptığını kaydeden Uraloğlu, temmuz ayında YHT, anahat ve bölgesel trenlerle toplamda 2 milyon 71 bin 695 yolcunun taşındığını ifade etti.  Demiryolu ulaşımının güvenli, hızlı ve konforlu olmasının yolcular tarafından büyük bir tercih sebebi olduğunu belirten Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yüksek Hızlı Tren hatlarımızda, anahat ve bölgesel tren seferlerimizde vatandaşlarımızın taleplerini karşılamak adına çalışmalara devam ediyoruz. Temmuz ayında YHT’lerle 1 milyon 114 bin 206 kişi seyahat etti, anahat ve bölgesel trenlerimizi ise 957 bin yolcumuza hizmet verdik.” dedi.

  • Sağlık Bakanlığı’ndan Maymun Çiçeği Alarmı: Detaylı Rehber Yayımlandı

    Sağlık Bakanlığı’ndan Maymun Çiçeği Alarmı: Detaylı Rehber Yayımlandı

    Sağlık Bakanlığı, dünyanın birçok yerinde hızla yayılan maymun çiçeği virüsüne karşı vatandaşları bilgilendirmek amacıyla detaylı bir rehber hazırladı. Rehber, virüsün semptomları, bulaşma yolları, tedavi yöntemleri ve alınması gereken önlemler gibi konuları kapsıyor.

    Maymun Çiçeği Virüsünün Semptomları ve Süreci

    Rehberde belirtilen bilgilere göre, maymun çiçeği virüsünün semptomları genellikle 2-4 hafta arasında sürüyor ve bu süreçte çeşitli belirtiler gözlemlenebiliyor. İlk belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, halsizlik ve yoğun kas ağrıları bulunuyor. Ateşin düşmesinin ardından genellikle yüz bölgesinde başlayıp, vücudun diğer bölgelerine yayılan döküntüler gelişebiliyor. Bu döküntüler, zamanla kabuk bağlayarak dökülüyor ve bazen deride iz bırakabiliyor.

    Sağlık Bakanlığı'ndan Maymun Çiçeği Alarmı Detaylı Rehber Yayımlandı

    Virüsün Bulaşma Yolları ve Korunma Önlemleri

    Maymun çiçeği virüsü, enfekte kişilerle doğrudan temas ya da bu kişilerin kullandığı eşyalarla temas yoluyla bulaşabiliyor. Sağlık Bakanlığı’nın rehberinde, olası bir vakayla karşılaşılması durumunda uygulanması gereken standart enfeksiyon kontrol önlemleri detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Bu önlemler arasında hastalara cerrahi maske takılması, sağlık personelinin kişisel koruyucu ekipman kullanması ve hastanın cilt lezyonlarından örnek alınması yer alıyor.

    Sağlık Bakanlığı'ndan Maymun Çiçeği Alarmı

    Çiçek Aşısının Maymun Çiçeği Üzerindeki Etkisi

    Raporda ayrıca, çiçek hastalığına karşı yapılan aşının maymun çiçeği virüsünü önlemede yaklaşık %85 oranında etkili olduğu belirtiliyor. Daha önce çiçek aşısı olan kişilerin, maymun çiçeğini daha hafif geçirebileceği veya hastalıktan korunabileceği ifade edilmiştir.

  • Bursa, 17 Ağustos gibi 7,4’lük Bir Depremi Kaldırabilir Mi?

    Bursa, 17 Ağustos gibi 7,4’lük Bir Depremi Kaldırabilir Mi?

    17 Ağustos’un o dönemin en büyük depremi olarak kayıtlara geçtiğini binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve on binlerce insan da evlerinden iş yerlerinden olduğuna değinen Başkan Işık, “İnsanlar bir şey daha öğrendi: eski yapıların olası büyük bir depreme dayanmadığını ve insanların hayatlarına mal olduğunu anladılar. Bunun üzerine bakanlıkta yaşanan deprem felaketlerine istinaden denetim sistemi kurdu ve bu sistemin inşaatları ve projeleri kontrol mekanizması haline getirdi. Bunların üzerine inşaatlarda kullanılan malzemelerin standartlarını getirdi. Yeni bir deprem yönetmeliği hazırladı ve uygulamaya koydu.” dedi.

    “17 AĞUSTOS DEPREMİ BURSA’DA YAŞANIRSA YÜZDE YETMİŞ’İ YOK OLUR”

    “1999 yılına kadar en büyük deprem olarak kayıtlarda kalan 17 Ağustos depremi ve 6 Şubat’ta yaşadığımız Asrın felaketi, bizlere 1999 yılı ve öncesinde yapılmış bütün eski yapıların testlerinin yapılması, güçlendirme gerekiyorsa güçlendirme, güçlendirme ile çözülmüyorsa kentsel dönüşümün yapılmasını gösteriyor.” diyerek konuşmasına devam eden Başkan Işık, “Bursa özelinde bu büyüklükte bir deprem yaşanması demek, Bursa’nın yüzde yetmişinin yok olması ve 1 milyona yakın insanın depremden etkilenmesi, belki de hayatlarının yok olması demektir.” ifadelerini kullandı.

    BURSA, DEPREMLERDEN DERS ALDI MI?

    17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerinde yaşanılan insanlık dramı ve çaresizlik unutulmamışken Bursa’da gerekli tedbirlerin alınmadığını açıklayan Başkan Işık, “Belediyelerin bu konuda kentsel dönüşüm projelerine yön vermesi ve bunlara bütün eforlarını harcaması gerekmektedir. Bursa’da depreme dayanıksız bina envanteri yüksek, özellikle deprem anında şehrin boşaltılması ya da yardımların ulaşılması konusunda bir yol sıkıntısı var. Bütün bunların çözümü, kentsel dönüşümdür, düzgün planlanmış bir kentsel dönüşüm şehrin ulaşımını daha üst seviyeye çıkarır ve insanların daha güvenli binalarda olmasını sağlar. Ancak bakıyorum da Belediye başkanlarının asıl öncelikleri konserler, kafeler daha popülist davranarak günü kurtararak yaptıkları hizmetlerdir. Ancak Bursa’da 6 Şubat ya da 17 Ağustos’taki o büyük deprem gibi bir deprem yaşandığında pahitaht Bursa, yeşil Bursa, Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa olarak tarihe not düşen Bursa, olası bir büyük depremde yaşanılan insanlık dramı için de tarih yazacak.” dedi.

    YENİ YÖNETMELİKLERLE YAPILAN BİNALAR SAĞLAM MI?

    Yaşanan depremler sonrası binanın dayanıklılığını etkileyen zemin etüdü ve statik projeler gibi bir çok yönetmelikte değişikliğe gidildiğinin altını çizen Başkan Işık, “Bu değişiklikler sonrası bazı bölgelerde ve depremi etkileyen bölgelerde binaların deprem dirençlerinin özellikle yeni yönetmeliğe göre yapılan binaların deprem dirençlerinin daha yüksek olduğu hem bakanlık tarafından hem de konu ile ilgili gerekli görüşleri bildiren üniversite ve profesörler tarafından da tespit edilmiş oldu. Yeni yönetmelikle yapılan binalar daha sağlam.” şeklinde konuştu.

  • Ferdi Tayfur Olmaz Olsun filmi nerede ve ne zaman çekildi?

    Ferdi Tayfur Olmaz Olsun filmi nerede ve ne zaman çekildi?

    Türk arabesk müziğinin efsane ismi Ferdi Tayfur, yalnızca müzik dünyasında değil, aynı zamanda Türk sinemasında da iz bırakan bir sanatçı olarak hafızalara kazındı. Tayfur’un sinema kariyerindeki önemli yapımlardan biri olan “Olmaz Olsun” filmi, hala birçok kişi tarafından merak ediliyor ve sıkça sorgulanıyor. Peki, bu unutulmaz film nerede çekildi? “Olmaz Olsun” filmi ne zaman çekildi?

    Ferdi Tayfur Olmaz Olsun Filmi Nerede Çekildi?

    Ferdi Tayfur Olmaz Olsun Filmi

    “Olmaz Olsun” filmi, 1981 yılında çekilen ve Ferdi Tayfur’un hayranlarıyla buluştuğu önemli bir yapım olarak dikkat çekiyor. Filmin yönetmenliğini Temel Gürsu üstlenirken, senaryosu ise Seyfettin Özkasap ve Tanju Gürsu tarafından kaleme alındı. Film, İzmir’in çeşitli ilçelerinde ve bölgelerinde çekildi. İzmir’in doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla dikkat çeken mekanları, filme ayrı bir atmosfer kazandırdı. Ferdi Tayfur’un müzik kariyerindeki başarılarını sinema dünyasında da sürdürdüğü bu film, o dönem büyük ilgi görmüştü.

    “Olmaz Olsun” filmi, 1981 yılında çekildi ve 1 Şubat 1982 tarihinde sinemalarda gösterime girdi. Arabesk müzik tarzının ünlü ismi Ferdi Tayfur’un başrolde olduğu bu film, o dönemin sinema severleri tarafından büyük bir beğeniyle karşılandı. Film, günümüzde de farklı tarihlerde ve televizyon kanallarında yeniden izleyiciyle buluşmaya devam ediyor.

    Filmin Konusu Nedir?

    “Olmaz Olsun” filmi, Ferdi Tayfur’un hayat verdiği karakterin zorlu mücadelesini anlatıyor. Filmde, Ferdi karakteri, işlediği bir cinayetin cezasını çektikten sonra hapisten çıkar ve kasabasına döner. Ancak, kasabasına döndüğünde onu kan davalıları beklemektedir. Bu esnada, kasabaya yeni taşınan Selma adında bir kadın da vardır. Selma, çocuğunu okutabilmek için pavyonda dansözlük yapmaktadır. Ancak Selma’nın işi, kasabada huzursuzluk yaratır ve bu huzursuzluk, Ferdi’nin düşmanları tarafından kışkırtılır. Ferdi ile Selma’nın yolları bu olaylar üzerinden kesişir ve film, bu iki karakterin etrafında gelişen olayları anlatır.

    Ferdi Tayfur’un sinema dünyasındaki önemli yapımlarından biri olan “Olmaz Olsun” filmi, 1981 yılında İzmir’de çekilmiş ve 1982 yılında izleyiciyle buluşmuştur. Temel Gürsu’nun yönetmenliğini üstlendiği bu film, o dönemin sinema ve müzik dünyasında büyük yankı uyandırmış, günümüzde de izlenmeye devam eden klasikler arasında yerini almıştır. Ferdi Tayfur’un müzikal başarısını sinemaya da taşıdığı bu yapım, Türk sinemasında unutulmazlar arasında yerini korumaktadır.