Kategori: Gündem Haberleri

  • Narin Güran Cinayeti: Adli Tıp Raporu, “Oksijensiz Bırakılarak Öldürüldü” Dedi

    Narin Güran Cinayeti: Adli Tıp Raporu, “Oksijensiz Bırakılarak Öldürüldü” Dedi

    Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı rapor, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu’nun incelemelerine göre, genç kız “ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılması” nedeniyle hayatını kaybetti. Bu bulgu, cinayetin nasıl işlendiğine dair önemli ipuçları sunarken, olayla ilgili soruşturmanın derinleşmesine neden oldu.

    Ölüm Tarihi 21 Ağustos Olarak Belirlendi

    Narin Güran’ın cesedi, kaybolduktan 18 gün sonra Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi, Tavşantepe Mahallesi’nde bir dere yatağında bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı raporda, ölüm tarihinin kaybolduğu gün olan 21 Ağustos olduğu belirtildi. Raporda, ölüm sebebi olarak “ağız ve burun kapanması” ile “boyuna bası” sonucu oksijensiz kalmaya bağlı bir ölüm meydana geldiği ifade edildi. Bu bulgular, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ortaya koyarken, olayın cinsel saldırı içerip içermediğine dair kesin bir bulguya ulaşılamadığı da raporda yer aldı. Adli tıp uzmanları, mevcut veriler ışığında bu konuda bir değerlendirme yapmanın şu an için mümkün olmadığını belirtti.

    Cesette Bulunan Travmalar ve Diş İzleri

    Raporda ayrıca, Narin Güran’ın sol diz altından bacağının kopmasına neden olan travmanın, ölüm sonrası meydana geldiği ve hayvanlar tarafından oluşturulduğu kaydedildi.

    Öte yandan, Narin Güran’ın abisi Enes Güran’ın kolunda tespit edilen diş izleri ile ilgili Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu’nun yaptığı incelemenin sonuçlarının yarın açıklanması bekleniyor.

  • Rötar Yapan Uçakta Moral Bulan Yolcular: Hostesin Türküsüyle Neşe Yayıldı!

    Rötar Yapan Uçakta Moral Bulan Yolcular: Hostesin Türküsüyle Neşe Yayıldı!

    Olumsuz hava koşulları nedeniyle rötar yapan bir uçakta yaşanan ilginç bir olay, yolcuların stresli anlarını neşeye dönüştürdü. Uçuş görevlisi, gerginleşen ortamı sakinleştirmek için mikrofonu eline alarak türkü söylemeye başladı, yolcuların da eşlik etmesiyle kabin içinde unutulmaz anlar yaşandı.

    Hostesin Kriz Yönetimi: Türkü ile Morale Katkı

    Uçuş sırasında yaşanan rötar, yolcular arasında doğal olarak gerginlik yaratmıştı. Ancak uçakta bulunan bir hostes, bu gergin atmosferi dağıtmak için oldukça yaratıcı bir yöntem seçti. Mikrofonu eline alarak, güzel bir türkü ile yolculara sürpriz yaptı. İlk başta ne olduğunu anlamayan yolcular, kısa sürede neşelenerek hostese eşlik etmeye başladılar.

    Hostesin başlattığı türkü, kabin içindeki atmosferi tamamen değiştirdi. Başlangıçta şaşkınlık yaşayan yolcular, kısa sürede türküye eşlik etmeye başladılar. Bu spontane müzikal etkinlik, yolcuların rötar nedeniyle yaşadığı olumsuz duyguları hafifletti ve uçuşun geri kalan kısmını daha keyifli bir hale getirdi.

    Uçuş ekibinin bu pozitif yaklaşımı, sosyal medyada da dikkat çekti. Olaya şahit olan birkaç yolcu, video kayıtlarını çekerek sosyal medya hesaplarından paylaştı. Kısa sürede viral olan bu videolar, diğer kullanıcılar tarafından da beğeni ve takdirle karşılandı.

  • Milli Savunma Bakanlığı’ndan Kılıçlı Yemin Törenine İnceleme

    Milli Savunma Bakanlığı’ndan Kılıçlı Yemin Törenine İnceleme

    Milli Savunma Bakanlığı’nın kılıçlı yemin eden teğmenler hakkında başlattığı inceleme sürecinin devam ettiği bildirildi. Basın toplantısında yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin disiplin anlayışı çerçevesinde olayları değerlendirdiği ve ilgili hukuk ve mevzuat çerçevesinde işlemleri gerçekleştirdiği vurgulandı.

    Kılıçlı Yemin İncelemesi Devam Ediyor

    Kara Harp Okulu’nun mezuniyet töreninde yaşanan kılıçlı yemin olayıyla ilgili sürecin halen devam ettiği, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu olayı ciddiyetle ele aldığı ve müesses disiplinin korunması gerektiği belirtildi. Tuğamiral Zeki Aktürk, konuyla ilgili olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplinli yapısını korumakta kararlı olduğunu ifade etti.

    Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sadece yerli ve milli muhabere sistemlerini ve yazılımlarını kullandığını belirterek, güvenlik ve iletişim altyapılarının sürekli güncellendiğini ve güçlendirildiğini dile getirdi. Lübnan ve Ukrayna’daki olaylardan alınan dersler doğrultusunda Türk mühendislerinin desteğiyle elektronik harp ve siber alanda önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi.

    İran’dan Göçmen İddialarına Yanıt

    İran’ın sınır dışı edeceği 2 milyon göçmenin Türkiye’ye geleceği iddialarına da değinen Aktürk, bu yorumların yanıltıcı olduğunu, Türkiye’nin sınırlarının yoğun teknolojik sistemlerle korunduğunu ve son 5 yılda kaçak göçmen sayısının en düşük seviyeye indiğini ifade etti. İran’ın aldığı tedbirleri olumlu karşıladıklarını ekledi.

  • Instagram’dan Atatürk Fotoğrafına Şok Sansür! Sosyal Medyada Tepkiler Çığ Gibi Büyüdü

    Instagram’dan Atatürk Fotoğrafına Şok Sansür! Sosyal Medyada Tepkiler Çığ Gibi Büyüdü

    Sosyal medyanın en popüler platformlarından biri olan Instagram, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bir fotoğrafını “tehlikeli kişi” gerekçesiyle kaldırmasıyla büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Paylaşımı yapan “Amacı Olmayan Grup” (AOG), fotoğrafın kaldırılmasını sosyal medya üzerinden duyurdu ve duruma tepki gösterdi.

    AOG’nin Tepkisi: “Bu Ne Rezalet?”

    Atatürk’ün fotoğrafının kaldırılmasının ardından AOG, X platformu üzerinden Instagram’ın kararına sert tepki gösterdi. “Bu ne rezalet, hayırdır?” ifadeleriyle tepkisini dile getiren grup, paylaşımda herhangi bir manipülasyon olmadığını belirtti. Ayrıca, fotoğrafın neden kaldırıldığına dair yapılacak değerlendirme sonucunu da takipçileriyle paylaşacaklarını duyurdu.

    Instagram'dan Atatürk Fotoğrafına Şok Sansür

    Instagram’ın bu kararı kısa sürede sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Kullanıcılar, Atatürk gibi bir liderin fotoğrafının kaldırılmasını kabul edilemez bulduklarını ifade ederek Instagram’a tepki gösterdiler. Bazı kullanıcılar, bu durumun arkasında organize bir “bot saldırısı” olabileceğini öne sürdü.

    Sosyal medya kullanıcıları, Instagram’ın bu hareketinin organize bir saldırının sonucu olabileceğini tartışmaya açtı. Bot hesaplar aracılığıyla yapılan toplu bildirimler nedeniyle Instagram’ın algoritmasının yanlış bir değerlendirme yapmış olabileceği iddialar arasında.

  • Gülben Ergen’den Adalet Bakanı’na Narin Güran Çağrısı: “Katillerin Açıklanmasını Bekliyoruz!

    Gülben Ergen’den Adalet Bakanı’na Narin Güran Çağrısı: “Katillerin Açıklanmasını Bekliyoruz!

    Şarkıcı Gülben Ergen, Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın vahşice öldürülmesine yönelik tepkisini sosyal medyada dile getirerek, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulundu. Ergen, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı yorumda, toplumun ve özellikle ebeveynlerin bu korkunç cinayetin detaylarını öğrenmeye hakları olduğunu belirtti.

    Gülben Ergen’den Adalet Bakanı’na Açık Çağrı

    Gülben Ergen, toplumsal sorunlara duyarlılığıyla tanınan bir sanatçı olarak, Narin cinayeti karşısında sessiz kalmadı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un Burdur ve Karabük’te idare mahkemesi kurulduğunu duyurduğu bir sosyal medya paylaşımına cevap veren Ergen, Narin’in katilleri ve cinayetin arkasındaki gerçekleri öğrenmek istediklerini belirterek şunları yazdı:

    Sayın Bakanım, Narin’in katilleri ve öldürülme sebebini toplum olarak, özellikle ebeveynler olarak öğrenmek istiyoruz. Bir ay geçmesine rağmen sabırla bizlere yapacağınız açıklamayı bekliyoruz. Soruşturmanın selameti için uygulanan yayın yasağı ve gizlilik dönemi gibi hassas zaman dilimlerinin artık geçtiğini düşünüyoruz.”

    Narin Güran’ın kaybolup öldürülmesi, tüm Türkiye’yi yasa boğmuş, toplumda infial yaratmıştı. Cinayetin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında çeşitli tutuklamalar yapılmış olsa da, cinayetin tam detayları hala açıklığa kavuşturulamadı. Gülben Ergen, bu belirsizlik karşısında toplumun gösterdiği sabrın ve adalet beklentisinin altını çizerek, yetkililerden net bir açıklama talep etti.

  • Son Dakika: Bakan Fidan Uyarıyor: “İki Ülkede Savaş Riski Artıyor!”

    Son Dakika: Bakan Fidan Uyarıyor: “İki Ülkede Savaş Riski Artıyor!”

    Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in Lübnan’daki son saldırılarını değerlendirdi ve bölgedeki tırmanma konusunda ciddi endişelerini dile getirdi. Fidan, son dönemde Lübnan’da meydana gelen patlamaların büyük çaplı operasyonlar olduğunu ve İsrail’in bu saldırılarıyla savaşı Lübnan’a kaydırdığını belirtti.

    Endişe Verici Tırmanma ve Türkiye’nin Rolü

    Dışişleri Bakanı, Lübnan’da yaşanan son olayların ‘fırsat operasyonu’ olarak nitelendirilen, planlı ve büyük çaplı saldırılar olduğunu ifade etti. Fidan, “İlk gün Lübnan Başbakanı’nı aradım, her türlü tıbbi desteğe hazır olduğumuzu söyledim. İsrail’in adım adım saldırılarını Lübnan’a doğru tırmandırdığını gözlemliyoruz.” şeklinde konuştu.

    Bakan Fidan, Türkiye’nin siber güvenlik alanında büyük farkındalığa sahip olduğunu ve Cumhurbaşkanının da bu konuda kararlı bir irade ortaya koyduğunu belirtti. Fidan, “Müstakil bir siber güvenlik teşkilatı kurulması hükümetimizin gündemine getirildi.” dedi.

    Hakan Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bölgedeki savaşı yayma konusunda kararlı olduğunu ve bu durumun Ürdün ve Mısır’da savaş riskini artırdığını ifade etti. Fidan, “İsrail’in Batı destekli bu çılgınlığının durdurulması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

    Suriye ile Normalleşme Süreci

    Bakan, Suriye ile normalleşme sürecine de değinerek, Suriye Devlet Başkanı Esad ile görüşmeye hazır olduklarını ve görüşmelerin bir süredir dolaylı yollarla yapıldığını belirtti. Fidan, bu sürecin bölgedeki istikrar için önemli olduğunu vurguladı.

  • Zonguldak’ta Hastane Skandalı: Hemşire “Yakayım mı Sizi?” Diyerek Patlama Yarattı!

    Zonguldak’ta Hastane Skandalı: Hemşire “Yakayım mı Sizi?” Diyerek Patlama Yarattı!

    Zonguldak’ta yaşanan ve bir hemşirenin yaralanmasıyla sonuçlanan kavga mahkeme koridorlarına taşındı. Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde meydana gelen olayda, hemşire Önder E.’nin, “Alkol saf mı, sulu mu? Yakayım mı sizi?” diyerek çakmağı çaktığı ve ardından patlama meydana geldiği iddia edildi.

    Zonguldak'ta Hastane Skandalı

    3 yıl önce hastanede meydana gelen olayda, hemşire Önder E., meslektaşı Gizem Elif Türk ve hastane personeli Yılmaz Yapıcı ile birlikte tıbbi alkol doldurdukları sırada bir patlama yaşanmış, Gizem Elif Türk ve Yılmaz Yapıcı ağır yaralanmıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Önder E., ‘taksirle birden fazla kişiyi yaralama’ suçundan yargılanmaya başladı.

    Zonguldak 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. Adli Tıp Kurumu’ndan Yılmaz Yapıcı’ya ait rapor okundu; raporda Yapıcı’nın yüzündeki yaraların iyileştiği ve kalıcı hasar bırakmadığı belirtildi. Ancak Yapıcı’nın avukatı, müvekkilinin daha fazla zarar gördüğünü ve yeni bir rapor talep ettiğini ifade etti.

    Önder E.’nin avukatı, olayın nasıl meydana geldiğine dair kesin bir delil olmadığını, müvekkilinin kaza sebebi olarak gösterilemeyeceğini savundu. Ayrıca, kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirterek, somut bir bulguya ulaşılmasını talep etti.

    Gizem Elif Türk ise ifadesinde, olay sırasında Önder E.’yi uyardığını ancak dinlemediğini belirtti. Türk, yaşadığı acıların ve yanıkların etkisini ayrıntılı bir şekilde anlattı ve adaletin yerini bulmasını istediğini dile getirdi.

    Zonguldak'ta Hastane Skandalı Hemşire Yakayım Mı Sizi Diyerek Patlama Yarattı!1

    Mahkemede sunulan deliller ve tanık ifadeleri ışığında, hakim savcıya mütalaasını sunması için süre verdi ve duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. 

  • ASELSAN’dan Güvenlik Hamlesi: Lübnan Olayları Sonrası Yeni Telsiz “ARTCOM 5433” Tanıtıldı!

    ASELSAN’dan Güvenlik Hamlesi: Lübnan Olayları Sonrası Yeni Telsiz “ARTCOM 5433” Tanıtıldı!

    Lübnan’da yaşanan çağrı cihazı patlamalarının ardından siber güvenlik ve haberleşme güvenliği konuları bir kez daha gündeme geldi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii şirketi ASELSAN, bu konulara dikkat çekmek amacıyla yeni el telsizi “ARTCOM 5433 V/UHF-P”u tanıttı.

    Güvenlik Zafiyetleri ve Yeni Teknolojiler

    Lübnan’da meydana gelen patlamalar, çağrı cihazları gibi iletişim araçlarının ne kadar kritik güvenlik zafiyetleri içerebileceğini ortaya koydu. Bu olaylar, özellikle güvenli haberleşmenin sağlanması konusunda yeni teknolojik çözümlerin önemini vurguladı.

    ASELSAN’dan Yenilikçi Yaklaşım: ARTCOM 5433

    Aselsan'dan Güvenlik Hamlesi

    ASELSAN’ın yeni el telsizi ARTCOM 5433 V/UHF-P, akıllı telefonların sunduğu iletişim olanaklarını baz istasyonlarına ihtiyaç duymadan kullanıcılara sunmayı hedefliyor. Bu yeni telsiz, yüksek güvenlikli iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış durumda. Telsiz, aynı zamanda karmaşık ve riskli çevrelerde güvenli iletişim kurma kapasitesine sahip.

    ARTCOM 5433, V/UHF bandında çalışarak, geniş bir frekans aralığında iletişim sağlayabilme özelliğine sahip. Cihaz, özellikle askeri operasyonlar, acil durum yönetimi ve geniş çaplı saha çalışmaları gibi alanlarda etkin bir şekilde kullanılabilecek. Ayrıca, gelişmiş şifreleme teknolojileri sayesinde, iletişim güvenliğini maksimum seviyeye çıkarıyor.

  • Erdoğan: Darbe Mahsulü Anayasa Milletimize Yakışmıyor!

    Erdoğan: Darbe Mahsulü Anayasa Milletimize Yakışmıyor!

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliğince bir otelde düzenlenen Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, sivil anayasa ile ilgili değerlednirmelerde bulundu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomide, demokraside, küresel siyasette, hak ve özgürlüklerde hedeflerine ulaşabilmesi için yeni anayasa ihtiyacını sık sık dile getirdiklerini söyledi.

    “Siviller eliyle yapılmış, tamamen sivil iradenin ürünü bir anayasa 15 Temmuz gecesi göğsünü tanklara siper eden kahraman milletimize karşı borcumuzdur.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe mahsulü mevcut Anayasa’nın yapılan tüm değişikliklere rağmen Türk demokrasisine yakışmadığını herkesin çok iyi bildiğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milleti yeni, sivil ve kuşatıcı bir anayasa ile buluşturma iradelerini farklı vesilelerle çok net biçimde ortaya koyduklarını vurgulayarak, “Yeni anayasadan neyi murat ettiğimizi, kırmızı çizgilerimizin neler olduğunu da şüpheye mahal bırakmayacak şekilde defalarca izah ettik. Demokratik siyasette, düşüncenin ifade edilmesine elbette engel olunamaz. Şiddeti teşvik etmediği, terörü övmediği, hakarete varmadığı sürece katılmasak ve doğru bulmasak dahi farklı fikirlere müsamahayla yaklaşmak zorundayız.” diye konuştu.

    “PARTİMİZİN BU KONUDAKİ DURUŞU, TUTUMU, YAKLAŞIMI GAYET AÇIKTIR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar siyasette, bu çizgiyi daima korumaya gayret ettiklerini, ancak maksimalist söylemlerin anayasa tartışmalarına katkı sunmak yerine ket vuracağını düşündüklerini belirterek şunları kaydetti:

    “Tekrar altını çizerek söylüyorum. Anayasanın ilk 4 maddesiyle ilgili bizim açımızdan herhangi bir tartışma yoktur. Özellikle Cumhur İttifakı’nın böyle bir sıkıntısı, böyle bir derdi de yoktur. Partimizin bu konudaki duruşu, tutumu, yaklaşımı gayet açıktır. Biz mümkün olan en geniş toplumsal mutabakatla yeni anayasa sürecini yönetmek ve başarıyla neticelendirmek arzusundayız. Biz milletimizi darbe anayasasından bir an önce kurtarmak, Türkiye’nin önünü açmak istiyoruz. Siyaset kurumunun da yeni anayasa sürecine yapıcı ve mutedil bir anayasa anlayışıyla yaklaşması gerektiğine inanıyoruz.”

  • Siber Saldırılar İşletmeleri Nasıl Çöküşe Sürükler?

    Siber Saldırılar İşletmeleri Nasıl Çöküşe Sürükler?

    Kaspersky, siber saldırıların işletmeler üzerindeki etkisini inceleyen kapsamlı bir araştırma yaptı. Özellikle korumasız olan işletmelerin karşılaşabileceği büyük riskleri ve olası kayıpları ele alarak, işletmelerin siber tehditlere karşı dirençli kalabilmesi için bazı stratejik öneriler sundu. Kaspersky, bu alanda en güncel güvenlik teknolojilerini ve yaklaşımlarını kullanarak işletmelerin siber saldırılara karşı hazırlıklı olmasını hedefliyor.

    Siber Güvenlik İhlalleri: İşletmenizi Batırabilecek Tehdit!

    Siber saldırılar, her büyüklükteki ve sektördeki işletmeleri hedef alabilen çok çeşitli tehditler içerir. Bu nedenle, Kaspersky’nin sunduğu Kaspersky Next ürün serisi, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü ve gelişmiş tehditlere karşı müdahale yetenekleri ile işletmelerin güvenliğini sağlamayı amaçlıyor. Bu seride yer alan çözümler, özellikle EDR (Endpoint Detection and Response) ve XDR (Extended Detection and Response) teknolojileri ile işletmelere daha derinlemesine güvenlik ve hızlı müdahale imkanları sunuyor.

    Birçok küçük ve orta ölçekli işletme, genellikle sınırlı BT kaynaklarına ve güvenlik uzmanlığına sahip olduğu için, siber güvenlik alanında büyük zorluklarla karşı karşıya kalabiliyor. Kaspersky, bu tür işletmeler için Kaspersky MDR (Managed Detection and Response) gibi yönetilen hizmetleri öneriyor. Bu hizmetler, kurum içi BT ekibinin uzmanlık düzeyine ihtiyaç duymadan, işletmelerin güvenlik yeteneklerini artırmalarına yardımcı oluyor. Böylece, işletmeler hem siber tehditlere karşı güçlü bir savunma hattı oluşturabiliyor hem de dahili uzmanlık oluşturmaya odaklanabiliyorlar.

    Siber saldırganlar, genellikle işletmelerin kullandığı yazılımlardaki güvenlik açıklarından yararlanarak ağlara sızmaya çalışır. Bu nedenle, Kaspersky, işletmelere yazılım güncellemelerini düzenli olarak yapmayı ve Exploit Prevention teknolojisi ile uç noktalarını koruma altına almayı öneriyor. Yeni güvenlik açıkları ortaya çıktığında, yazılım yamalarının hızla uygulanması, tehdit aktörlerinin bu açıkları kötüye kullanmalarını engeller. Kaspersky Next ürün serisi, hem güvenlik açığı yönetimi hem de istismar önleme çözümleri sunarak, işletmelerin bu tür saldırılara karşı hazırlıklı olmasını sağlıyor.

    Bir başka önemli adım ise, işletmelerin çevrimdışı yedekleme sistemleri oluşturmasıdır. Kaspersky, yedeklemelerin düzenli olarak yapılmasını ve bu yedeklere acil durumlarda hızla erişilebilmesini öneriyor. Bu, özellikle fidye yazılımı gibi tehditler karşısında verilerin kaybedilmesini engelleyerek, işletmelerin siber saldırılardan en az zararla çıkmasına yardımcı olabilir.

    Küçük işletmeler için de özel çözümler geliştiren Kaspersky, Kaspersky Small Office Security gibi ürünlerle, BT yöneticisi olmadan da siber güvenliğin yönetilmesine olanak tanıyor. “Kur ve unut” prensibiyle çalışan bu çözüm, özellikle işin ilk aşamalarında olan işletmelere bütçe dostu bir güvenlik alternatifi sunuyor. Bu ürün sayesinde, küçük işletmeler karmaşık güvenlik yapılarına ihtiyaç duymadan temel düzeyde koruma sağlayabiliyorlar.

    Çalışan hataları, birçok siber saldırının temelini oluşturur. Bu nedenle Kaspersky, Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu aracılığıyla işletmelerin insan kaynaklı siber saldırılara karşı korunmasına yardımcı oluyor. Çalışanların siber güvenlik farkındalığını artıran bu platform, simüle edilmiş kimlik avı saldırılarıyla personeli eğitiyor. Böylece, çalışanlar şüpheli e-postaları ve diğer sosyal mühendislik tabanlı saldırıları daha iyi tanıyabiliyor.

    BT departmanlarının iş yükünü hafifletmek amacıyla Kaspersky Profesyonel Hizmetleri de devreye girmektedir. Bu hizmet, mevcut BT güvenlik sistemlerinin durumunu değerlendirir ve Kaspersky çözümlerini hızlı ve verimli bir şekilde uygulayarak işletmenin güvenliğini sağlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda, Kaspersky Premium Destek hizmeti, teknik sorunların daha hızlı çözülmesine olanak tanıyarak iş süreçlerinin kesintiye uğramasını minimum seviyeye indirir.

    Kaspersky, işletmelere uygulama, web ve cihaz kontrolleri içeren güvenlik çözümleri kullanmalarını da tavsiye ediyor. Bu tür çözümler, çalışanların gölge BT kullanması veya siber güvenlik alışkanlıklarının olmaması durumlarında bile bulaşma riskini önemli ölçüde azaltır. Böylece, istenmeyen uygulamaların veya web sitelerinin kullanımını sınırlandırarak işletmelerin dijital altyapılarını daha güvenli hale getirir.

    Kaspersky, işletmelerin siber tehditler karşısında dirençli kalması için kapsamlı çözümler sunuyor. Siber güvenlik alanında atılacak her adım, işletmelerin uzun vadede daha güvenli bir dijital ortamda faaliyet göstermesine katkı sağlar.