Kategori: Gündem Haberleri

  • Kurtlar Vadisi’nin Öngörüsü Gerçek Oldu: İsrail’in Siber Saldırıları Dizideki Sahneyle Yankı Buldu

    Kurtlar Vadisi’nin Öngörüsü Gerçek Oldu: İsrail’in Siber Saldırıları Dizideki Sahneyle Yankı Buldu

    Türk televizyon tarihinin unutulmaz dizilerinden Kurtlar Vadisi, 2003 yılında yayınlanan bir bölümde yer alan bir sahne ile bugünkü İsrail’in Hizbullah’a yönelik siber saldırılarına olan benzerliğiyle dikkat çekiyor. Dizide, Musevi karakter Samuel Vanunu’nun çağrı cihazının patlatılması sonucu yaşamını yitirmesi, İsrail’in yakın zamanda Hizbullah’ın çağrı cihazlarını uzaktan hackleyip patlatmasıyla paralellik gösteriyor.

    Dizi ve Gerçek Hayat Arasındaki Şaşırtıcı Benzerlik

    Dizinin bu sahnesi, İsrail’in Hizbullah’a ait çağrı cihazlarını hackleyip uzaktan patlatması sonucu gerçekleşen olaylarla büyük benzerlik taşıyor. Bu durum, sosyal medyada Kurtlar Vadisi’nin “geleceği önceden gördüğü” şeklinde yorumlanmasına neden oldu ve diziyi Türkiye’nin “Simpsonlar”ı olarak nitelendiren yorumlara yol açtı.

    Sosyal medya kullanıcıları, Kurtlar Vadisi’nin bu sahnesinin günümüzde yaşananlarla olan benzerliğini geniş bir şekilde tartışıyor ve dizinin bu öngörüsü üzerine çeşitli teoriler üretiyorlar. Simpsonlar dizisinin de benzer şekilde geçmişte yaşanacak olayları önceden “tahmin ettiği” ve bunun popüler kültürde geniş yer bulduğu biliniyor.

  • Kan Donduran Cinayet Detayı: Narin Güran’ın Dişleri Tek Tek Çıkarıldı Mı?

    Kan Donduran Cinayet Detayı: Narin Güran’ın Dişleri Tek Tek Çıkarıldı Mı?

    Diyarbakır’da yaşanan ve tüm Türkiye’yi sarsan Narin Güran cinayetiyle ilgili soruşturma devam ederken, Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren’in çocuğun dişlerinin tamamen döküldüğü yönündeki açıklaması yeni bir tartışma başlattı. Adli tıp uzmanları, bu iddiaların bilimsel olarak mümkün olmadığını belirtiyor.

    Diş Dökülmesi İddiaları ve Bilimsel Açıklamalar

    Diyarbakır Barosu Başkanı Eren’in açıklamasına göre, Narin’in cansız bedeni bulunduğunda dişlerinin tamamen dökülmüş olduğu ifade edildi. Ancak Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, ceset üzerinde dişlerin bu şekilde dökülmesinin doğal şartlar altında gerçekleşmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Dokgöz, cesedin uzun süre su altında kalmış olmasının veya yüksek sıcaklıklara maruz kalmış olmasının bile dişlerin dökülmesine neden olmayacağını söyledi.

    Prof. Dr. Dokgöz, dişlerin, kimlik tespiti ve ölüm sebebinin araştırılması gibi adli süreçlerde kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Dişlerin dökülmesinin genellikle dış müdahale ile mümkün olabileceğine işaret ederek, bu durumun soruşturmayı derinleştirmek için önemli bir veri olduğunu ifade etti.

  • Meclis Kulisi Sızdı: Amca Güran ve Ensarioğlu’nun Çay Molası Fotoğrafı Gündemi Sarsıyor

    Meclis Kulisi Sızdı: Amca Güran ve Ensarioğlu’nun Çay Molası Fotoğrafı Gündemi Sarsıyor

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşanan  olay, Narin Güran’ın amcası Salim Güran’ın tutuklanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Soruşturma kapsamında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı; Salim Güran’ın AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çekilmiş bir fotoğrafı kamuoyuna sızdı.

    Soruşturmanın Seyri ve Siyasi İlişkiler

    Narin Güran’ın kaybolduktan 19 gün sonra cesedi bulunmuş, soruşturma derinleşirken amca Salim Güran cinayetle ilgili ilk tutuklanan isim olmuştu. Soruşturma dosyasında yer alan ifadelere göre, itirafçı Nevzat Bahtiyar, Narin’in cesedini Salim Güran’ın kendisine verdiğini iddia etti. Bu gelişmeler, dava dosyasında önemli bir dönüm noktası olarak kaydedildi.

    Milletvekili Ensarioğlu’nun Açıklamaları ve Tepkiler

    Narin’in cansız bedeni bulunduktan sonra bir televizyon programına katılan Milletvekili Galip Ensarioğlu, “Bizlerin bazen bilmediği, bazen de bilip söylemememiz gereken şeyler var çünkü aile, bizim dostlarımızdır” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Ensarioğlu’nun bu sözleri, kamuoyunda ve sosyal medyada geniş yankı buldu ve eleştirilere neden oldu. Ensarioğlu, sonrasında yaptığı açıklamada sözlerinin çarpıtıldığını belirterek kendini savundu.

    Ortaya çıkan fotoğrafta, Amca Güran ve Ensarioğlu’nun TBMM iktidar kulisinde çay içerken çekildiği görülüyor. Fotoğraf, iki kişinin yanı sıra iki başka kişiyi daha gösteriyor. TBMM kulislerine genellikle sadece milletvekilleri veya danışmanları eşliğinde girilebildiği için bu durum, Ensarioğlu’nun Güran ile olan yakın ilişkisini daha da net bir şekilde ortaya koymaktadır. Kulisler, Meclis polisi tarafından sıkı bir şekilde korunan, yüksek güvenlikli alanlar olarak bilinir.

  • Narin Güran Cinayeti Soruşturmasında İmam R.K. Hakkında Yeni Gelişmeler

    Narin Güran Cinayeti Soruşturmasında İmam R.K. Hakkında Yeni Gelişmeler

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde yaşanan trajik olay, 8 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetiyle ilgili soruşturma derinleşirken, gözaltına alınıp serbest bırakılan mahalle imamı R.K. hakkında çarpıcı iddialar ortaya çıktı. İmamın telefonunda uygunsuz görüntüler bulunduğu iddiası üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından idari soruşturma başlatıldı.

    İmam R.K. Hakkında İddialar ve Soruşturma

    21 Ağustos’ta Kuran kursundan çıkıp kaybolan ve 19 gün sonra dere yatağında çuval içinde cesedi bulunan Narin Güran ile ilgili soruşturma kapsamında, imam R.K. da dahil olmak üzere 23 kişi gözaltına alınmıştı. İmam R.K., soruşturma kapsamında serbest bırakılmasının ardından sosyal medyada ortaya atılan iddialarla yeniden gündeme geldi. İddialar, imamın telefonunda uygunsuz görüntülerin bulunduğunu öne sürüyor.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan Harekete Geçiş

    Bu iddialar üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı, vakit kaybetmeden harekete geçti. Kurum, olayı araştırmak üzere 2 müfettiş görevlendirdi. Soruşturma, imamın mesleki davranışları ve bu iddiaların doğruluğunu mercek altına alacak. Öte yandan, imam R.K.’nın olaylar sırasında yıllık izinde olduğu ve bu süreçte mahalleden uzakta olduğu bilgisi paylaşıldı.

    Narin Güran’ın cinayeti, toplumda büyük bir yankı uyandırmış ve adaletin sağlanması için geniş çaplı bir talep oluşturmuştu. İmam hakkındaki bu yeni iddialar, soruşturmanın yalnızca cinayeti değil, olayla bağlantılı olabilecek diğer suç unsurlarını da kapsaması gerektiğini gösteriyor.

  • HÜDA PAR Başkanı Yapıcıoğlu’na Anayasa Açıklamaları Nedeniyle Suç Duyurusu: 4. Madde Krizi

    HÜDA PAR Başkanı Yapıcıoğlu’na Anayasa Açıklamaları Nedeniyle Suç Duyurusu: 4. Madde Krizi

    HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 4’üncü maddesinin kaldırılması yönündeki açıklamaları büyük tepki topladı. Yapıcıoğlu’nun bu açıklamaları sonrasında Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Cemal Enginyurt tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

    Tartışmalı Açıklamalar ve Yankıları

    Zekeriya Yapıcıoğlu’nun, Anayasa’nın 4’üncü maddesine yönelik “Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim, buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar,” şeklindeki ifadeleri, siyasi arenada ve kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu sözler, Anayasa’nın değişmez maddeleri arasında yer alan ve Türkiye’nin temel niteliklerini belirleyen ilk dört madde üzerinde yoğun tartışmaların fitilini ateşledi.

    Suç Duyurusunun Gerekçeleri

    Demokrat Parti’den Cemal Enginyurt, Yapıcıoğlu’nun açıklamalarını “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “Anayasayı ihlal” suçları kapsamında değerlendirerek, bu ifadelerin yargı önüne taşınmasını talep etti. Enginyurt, Yapıcıoğlu’nun ifadelerini, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı bir saldırı olarak nitelendirdi.

    Enginyurt, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun daha önce benzer bir ifade kullanmasının ardından aldığı ceza kararını örnek göstererek, Yapıcıoğlu için de benzer bir yargı sürecinin işletilmesini savundu. Ayrıca, Yapıcıoğlu’nun açıklamalarını Recep Tayyip Erdoğan’ın politikalarıyla ilişkilendirerek, bu ifadelerin Erdoğan’ın “Darbe Anayasası” olarak nitelendirdiği mevcut Anayasa’ya yönelik tutumunu yansıttığını öne sürdü.

    Enginyurt, Anayasa’nın ilk dört maddesinin Türk milleti için sadece bir kırmızı çizgi değil, varoluşun temeli olduğunu vurgulayarak, bu maddelerin değiştirilmesi teşebbüslerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Ayrıca, bu maddelerin değiştirilmesi yönünde herhangi bir girişimin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde nasıl karşılanacağına dair meydan okudu.

  • Narin Güran Cinayeti: Adli Tıp Raporunda  Histopatoloji Raporunda Çarpıcı Detaylar

    Narin Güran Cinayeti: Adli Tıp Raporunda Histopatoloji Raporunda Çarpıcı Detaylar

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolan ve 19 gün sonra dere yatağında cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın ölümüne dair yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşanıyor. Diyarbakır Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan histopatoloji raporu, Narin’in ölüm sebebine dair çarpıcı bilgiler içeriyor ve cinayet şüphesini güçlendiriyor.

    Histopatoloji Raporundan Dikkat Çekici Bulgular

    Habertürk’ten Mustafa Şeker’in ulaştığı bilgilere göre, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Patoloji birimi tarafından hazırlanan raporda, Narin Güran’ın bedeninde çeşitli bölgelerde çürüme ve sıvılaşma meydana geldiği belirtiliyor. Ancak raporda özellikle Narin’in boyun bölgesinde tespit edilen kanama bulguları dikkat çekiyor. Rapor, boyun ön kas gruplarında ağır otolitik kas segmentleri arasında sitoplazmik sınırları seçilemeyen kümelenmiş eritrosit benzeri alanlar (kanama) olduğunu belirtiyor.

    Narin Güran Soruşturmasında Çarpıcı Gelişmeadli Tıp Raporunda Yabancı Dna İzi Bulunamadı

    Boğularak Öldürüldü Mü?

    Adli Tıp ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Sadık Toprak, Narin’in boynunda tespit edilen kanamanın, onun boğularak öldürüldüğüne işaret ettiğini ifade ediyor. Prof. Dr. Toprak, “Muhtemelen elle boğulduğunu düşünüyorum. Bu tür çocuk ölümlerinde genellikle katil ellerini kullanır. Çünkü karşısındaki güçsüz bir çocuk var,” şeklinde konuştu. Cinayetin detaylarına dair daha ayrıntılı bilgi için otopsi raporunun beklenmesi gerektiğini belirtiyor.

    Narin’le ilgili ortaya çıkan DNA izleri, cinayetin işlendiği yer konusunda ipuçları sunuyor. Narin’e ait DNA’ların amcası Salim Güran’ın ellerinde, araç direksiyonunda ve aracın ön koltuğunda bulunması, cinayetin araç içinde işlendiği ihtimalini güçlendiriyor. Bir diğer ihtimal ise, amca Salim’in, Narin’i araca yakın bir yerde boğarak öldürdüğü ve ardından cesedi araca taşıdığı. Salim’in eline bulaşan sıvılar da bu süreçte aracın içine bulaşmış olabilir.

    Narin Güran Cinayeti Adli Tıp Raporunda Histopatoloji Raporunda Çarpıcı Detaylarr

    Adli Tıp Kurumu’ndaki Detaylı İnceleme

    Narin’in çıkan Histopatoloji raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Otopsi bölümüne gönderildi ve Narin’in cansız bedeni üzerinden alınan 91 ayrı bulgunun detaylı bir şekilde incelendiği belirtildi. Önümüzdeki hafta, detaylı adli tıp raporunun tamamlanması ve bu raporun soruşturmayı daha da derinleştireceği bekleniyor.

  • Bakan Uraloğlu’ndan Çağrı Cihazı ve Siber Güvenlik Açıklaması

    Bakan Uraloğlu’ndan Çağrı Cihazı ve Siber Güvenlik Açıklaması

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Lübnan’daki çağrı cihazı saldırılarına ilişkin Türkiye’deki durumu değerlendirerek, Türkiye için herhangi bir risk olmadığını belirtti. Bakan Uraloğlu, çağrı cihazlarının Türkiye’de neredeyse hiç kullanılmadığını ve bu nedenle benzer bir tehdidin söz konusu olmadığını vurguladı.

    Türkiye’nin Siber Güvenlik Kapasitesi ve Önlemleri

    Bakan Uraloğlu’nun açıklamalarına göre, Türkiye siber güvenlik alanında oldukça ileri bir seviyede. Günlük olarak 400’ün üzerinde siber saldırıyı başarıyla engellediklerini belirten Uraloğlu, bu başarı ile Türkiye’nin dünya çapında ilk 10 siber güvenlik kapasitesine sahip ülke arasında yer aldığını ifade etti.

    NE OLMUŞTU?

    Lübnan’da Hizbullah’ın iletişim kurmak için kullandığı çağrı cihazlarının patlaması sonucu en az 9 kişinin öldüğü, 3 bine yakın kişinin de yaralandığı bildirildi. 

  • Elmas Genç Olayı Nedir? Ne Oldu

    Elmas Genç Olayı Nedir? Ne Oldu

    Son günlerde sosyal medyada sıkça gündeme gelen Elmas Genç olayı, birçok kişi tarafından merak ediliyor. Peki, Elmas Genç kimdir ve bu olay neden bu kadar ilgi çekti? Bu sorular, olayın ardından kamuoyunda geniş bir yankı uyandıran gelişmelerle birlikte araştırılmaya başlandı. Elmas Genç’in yaşadıkları ve olayın detayları, özellikle sosyal medyada büyük tepki toplarken, olayın ardındaki gerçekler araştırılıyor. İşte Elmas Genç olayına dair merak edilenler ve gelişmeler.

    Elmas Genç Olayı: Neler Yaşandı?

    17 Ocak’ta İstanbul Bayrampaşa’da meydana gelen olayda, Nazlı Elmas Genç erkek arkadaşı tarafından vurularak ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Genç kadın, uzun namlulu bir silahla vurulduktan sonra hastaneye kaldırılmış ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştır. Bu üzücü olay, sosyal medyada hızla yayılarak geniş bir kesimin dikkatini çekmiş ve büyük tepkilere neden olmuştur.

    Elmas Genç’in erkek arkadaşıyla yaşadığı tartışma sırasında çıkan bu şiddet olayı, kısa sürede polis tarafından soruşturulmaya başlanmış ve saldırıyı gerçekleştiren erkek arkadaşı gözaltına alınarak tutuklanmıştır.

    Elmas Genç’in ölümüyle sonuçlanan bu olay, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Kadın cinayetlerinin artışı ve bu tür olayların tekrarlanması, toplumsal tepkinin daha da büyümesine yol açtı. Sosyal medya kullanıcıları, Nazlı Elmas için adalet çağrısında bulunurken, #NazlıElmas etiketi altında olay hakkında birçok paylaşım yapıldı. Kadın hakları savunucuları, kadın cinayetlerine karşı daha etkili yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgularken, toplumun her kesiminden bu konuda duyarlılık talep edildi.

    Kadına Yönelik Şiddetin Gölgesinde Bir Olay

    Nazlı Elmas Genç’in öldürülmesi, Türkiye’de kadın cinayetlerinin artışına dikkat çeken bir olay olarak öne çıktı. Kadınlara yönelik şiddet vakalarının artması, bu tür olayların sıklıkla gündeme gelmesine neden olurken, Elmas Genç’in başına gelen bu olay da toplumsal tepkinin büyümesine katkı sağladı. Kadınların korunması ve şiddete karşı daha sert önlemler alınması gerektiği konusunda yapılan çağrılar, sosyal medya ve çeşitli platformlar üzerinden geniş kitlelere ulaştı.

    Elmas Genç olayı, Türkiye’de kadın cinayetlerine yönelik farkındalığın artması için önemli bir örnek olarak görülüyor. Sosyal medya kampanyaları ve kamuoyunda yükselen tepkiler, bu tür olayların tekrarlanmaması için daha etkin yasal düzenlemeler talep edilmesine yol açtı. Elmas Genç’in ailesi ve yakınları da bu acı olayın ardından adaletin yerini bulması için çağrılarda bulunmaya devam ediyor.

    Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleriyle mücadele, bu olayla birlikte bir kez daha gündemde yerini almış durumda. Kamuoyunda yükselen talepler doğrultusunda, daha etkili koruma ve farkındalık çalışmaları yürütülmesi, Elmas Genç ve benzeri olayların önüne geçmek adına önemli bir adım olarak görülüyor.

  • Bakan Hakan Fidan’dan İsrail Saldırısı Sonrası Lübnan ile Kritik Görüşme

    Bakan Hakan Fidan’dan İsrail Saldırısı Sonrası Lübnan ile Kritik Görüşme

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Lübnan’da yaşanan ve büyük bir yankı uyandıran çağrı cihazlarının patlatılmasıyla gerçekleşen saldırıların ardından, Lübnan Başbakanı Necib Mikati ile önemli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İsrail’in, Lübnan’da Hizbullah üyelerinin kullandığı taşınabilir çağrı cihazlarına yönelik düzenlediği bu saldırı, uluslararası kamuoyunda ciddi tepkilere neden oldu. Bakan Fidan, bu saldırılar sonrası Lübnan ile Türkiye arasındaki iş birliğini güçlendirme mesajı verdi.

    Görüşmenin Detayları

    Telefon görüşmesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Lübnan Başbakanı Necib Mikati’ye, Türkiye’nin Lübnan’ın yanında olduğunu ve bu kritik süreçte her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti. Görüşme sırasında, İsrail’in gerçekleştirdiği bu saldırının bölgedeki tansiyonu daha da yükseltebileceği ve bölgesel barışa zarar verebileceği konusunda fikir birliğine varıldı. Fidan, Türkiye’nin her zaman bölgedeki çatışmaların çözümüne yönelik barışçıl bir tutum sergilediğini belirterek, bu tür saldırıların kabul edilemez olduğunu vurguladı.

    İsrail’in Lübnan’daki Çağrı Cihazlarına Yönelik Saldırısı

    İsrail’in Lübnan’da Hizbullah üyelerinin kullandığı çağrı cihazlarına yönelik saldırısı, hem Lübnan’da hem de uluslararası platformlarda büyük bir infiale yol açtı. Bu saldırı sonucu çok sayıda kişi yaralanırken, Hizbullah’ın bazı üst düzey mensuplarının da patlamalardan etkilendiği bildirildi. Olay, bölgede gerilimi artıran unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor. Bakan Fidan, görüşmede bu tür saldırıların bölgedeki istikrarı olumsuz etkilediğini belirtti ve Lübnan halkına Türkiye’nin desteğini bir kez daha yineledi.

    Türkiye-Lübnan İlişkilerinde Güçlü İş Birliği Mesajı

    Telefon görüşmesi sırasında iki ülkenin dışişleri bakanları, Türkiye ve Lübnan arasındaki güçlü bağların devam etmesi ve bölgedeki istikrarın korunması için iş birliğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye, tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle Lübnan ile yakın ilişkiler yürütüyor ve bu ilişkiler bölgedeki siyasi gerilimlerde de önemli bir rol oynuyor. Fidan, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar için uluslararası alanda aktif bir rol oynamaya devam edeceğini belirterek, Lübnan’a her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını ifade etti.

    Lübnan Başbakanı Mikati’den Teşekkür

    Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Türkiye’nin Lübnan’a olan desteğini memnuniyetle karşıladığını dile getirdi ve Bakan Fidan’a teşekkür etti. Mikati, Lübnan’ın bu zor süreçte bölgedeki istikrarı korumak adına diplomatik çabalarını sürdüreceğini ve Türkiye ile iş birliğinin güçlenerek devam edeceğini belirtti. Özellikle İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar karşısında Lübnan’ın yalnız olmadığını bilmenin kendileri için büyük bir moral kaynağı olduğunu vurguladı.

    İsrail’in bu son saldırısı, Orta Doğu’daki mevcut gerilimi daha da tırmandırma potansiyeline sahip. Çağrı cihazlarına yönelik bu tür bir sızma ve saldırı, yalnızca Hizbullah ve İsrail arasındaki çatışmayı değil, aynı zamanda bölgedeki diğer ülkelerin de bu çatışmanın içine çekilme riskini artırıyor. Bakan Fidan, bu gerilimlerin daha büyük çatışmalara yol açmaması için uluslararası aktörlerin daha sorumlu adımlar atması gerektiğini belirtti.

    Türkiye, uzun yıllardır Orta Doğu’da barış ve istikrarı savunan bir ülke olarak, bölgedeki tüm taraflarla diyalog kurmaya önem veriyor. Bakan Fidan, Lübnan ile yapılan bu görüşmede, Türkiye’nin her türlü diplomatik çözümde arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için gereken tüm adımları atacaklarını ifade etti. Türkiye’nin hem Lübnan’daki siyasi otoriteyle hem de bölgedeki diğer ülkelerle yakın iş birliği içinde olduğunu vurgulayan Fidan, saldırı sonrası atılacak adımları da yakından takip edeceklerini belirtti.

  • Bakan Güler Bayburt’ta Temaslarda

    Bakan Güler Bayburt’ta Temaslarda

    Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bayburt programı kapsamında şehirde konuşlu 17’nci Komando Tugay Komutan Yardımcılığında inceleme ve denetlemelerde bulunarak faaliyetlere ilişkn talimatlar verdi.  Bakanı Yaşar Güler, inceleme ve denetlemelerin ardından Mehmetçiklerle bir araya geldi. 

    Daha sonra Beraberindeki 3’üncü Ordu Komutanı Korgeneral Veli Tarakcı ile Bayburt Valiliğini ziyaret eden Bakan Yaşar Güler, Valiliğe gelişinde yöresel kıyafetler giyen minik evlatlarımız tarafından karşılandı. Çocuklarla yakından ilgilenen Bakan Yaşar Güler, daha sonra Bayburt Valisi Mustafa Eldivan’dan kentteki çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

    Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bayburt Valiliğinin ardından Bayburt Belediyesini de ziyaret ederek Belediye Başkanı Mete Memiş’ten çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

    Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, daha sonra Bayburt kent merkezinde dolaşarak esnafımızı ziyaret etti.

    Sokakta vatandaşlarımızla da sohbet eden Bakan Yaşar Güler, çocuklarla yakından ilgilendi.

    Bakanı Güler ayrıca, 1994 yılında vatani görevini yaptığı sırada Gazi olan Piyade Çavuş Kemalettin Şahin’in Bayburt’taki evini ziyaret ederek kahraman Gazimizle ve kıymetli ailesiyle bir araya geldi.