Kategori: Gündem Haberleri

  • Amca Salim Güran, Telefon Kayıtlarını Hayat Kadınlarıyla Görüşmeleri Yüzünden Sildiğini İddia Etti!

    Amca Salim Güran, Telefon Kayıtlarını Hayat Kadınlarıyla Görüşmeleri Yüzünden Sildiğini İddia Etti!

    Diyarbakır’da kaybolan ve cesedi bir çuval içinde dere yatağında bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetiyle ilgili soruşturma derinleştikçe yeni detaylar ortaya çıkıyor. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan amca Salim Güran, telefon kayıtlarının silinmesiyle ilgili daha önce verdiği ifadeyi değiştirerek bu kez hayat kadınlarıyla görüştüğü için telefonundaki kayıtları düzenli olarak sildiğini ileri sürdü. Ancak bu açıklamalar, soruşturmayı yürüten ekipler tarafından şüpheli bulunuyor.

    Kürtçe Ses Kayıtları Üzerinde Çalışmalar Sürüyor: 3 Kişilik Yeminli Bilirkişi Komisyonu Oluşturuldu

    Cinayetle ilgili önemli bir delil olarak kabul edilen amca Salim Güran ile işçisi R.A. arasında geçen Kürtçe ses kayıtlarının Türkçeye çevrilmesi için 3 kişilik bir yeminli bilirkişi komisyonu oluşturuldu. Bu ses kayıtları, cinayet günü yapılan telefon görüşmelerinin içeriğini ortaya çıkarabilecek en kritik delillerden biri olarak değerlendiriliyor. Amca ve işçisi bu kayıtları inkar etse de, ses analizleri sonrası gerçeklerin gün yüzüne çıkması bekleniyor.

    Salim Güran, daha önce verdiği ifadesinde, telefonundaki kayıtları hafızası dolduğu için sildiğini belirtmişti. Ancak son sorgusunda bu ifadesini değiştirerek, hayat kadınlarıyla sık sık görüştüğünü ve bu görüşmelerin eşi ve çocukları tarafından fark edilmemesi için düzenli olarak telefonundaki tüm arama ve mesaj kayıtlarını sildiğini iddia etti. Ancak savcılık, bu silme işleminin Narin’in ölümüne ilişkin delilleri yok etmek amacıyla yapıldığından şüpheleniyor.

    Jandarma Siber Suçlarla Mücadele Şubesi, Salim Güran’ın telefonundaki silinen ses kayıtlarını geri getirdi. Bu kayıtlar, Narin Güran’ın kaybolduğu gün amca ile işçisi arasında geçen konuşmaların içeriğini ortaya koyuyor. Savcılık, ses kayıtlarının Kürtçe’den Türkçeye çevrilerek detaylı bir inceleme yapılmasını ve cinayetle ilgili daha fazla bilgiye ulaşılmasını hedefliyor.

    Amca Salim Güran, HTS kayıtlarının olay günü Narin’in kaybolduğu saatlerle uyuştuğunu kabul etmiyor. HTS analizlerinin yanlış olduğunu iddia eden Güran, kendisiyle işçisi R.A. arasında yapılan telefon görüşmelerinin tarla işleriyle ilgili olduğunu öne sürdü. Ancak savcılık, HTS kayıtlarının doğruluğuna ve görüşmelerin zamanlamasına dayanarak bu açıklamayı şüpheli buluyor.

    Üç Yengesiyle İlişki” İddiaları Sorgulandı

    Soruşturma sırasında, itirafçı Nevzat Bahtiyar’ın amca Salim Güran’ın Narin’in annesi Yüksel ve diğer yengeleriyle gönül ilişkisi olduğuna dair verdiği ifadeler de sorgulandı. Salim Güran, bu iddiaları kesin bir dille yalanlayarak, “Kesinlikle böyle bir şey yok. Yengelerimi aramam, HTS kayıtları çıkmışsa çocuklarım benim telefonumdan aramıştır” dedi.

    Salim Güran’ın işçisi R.A.’nın ikinci bir telefon kullandığı ve bu telefonu bir tamirciye bıraktığı ortaya çıktı. Jandarma ekipleri, bu telefonu da incelemek üzere el koydu. İkinci telefonun içeriği, cinayetle ilgili yeni bilgilere ulaşılması açısından kritik bir delil olabilir.

    Ses Kayıtları İnkâr Ediliyor: Savcılık Ses Analizi Kararı Aldı

    Hem amca Salim Güran hem de işçisi R.A., cinayetle ilgili yapılan telefon görüşmelerini inkar etmeye devam ediyor. Bu nedenle savcılık, ses analiz raporu hazırlanması kararı aldı. Kürtçe ve Türkçe olarak yazıya dökülecek olan görüşmeler, daha sonra ses karşılaştırması yapılmak üzere kriminal laboratuvar ortamında analiz edilecek.

    Cinayetle ilgili soruşturma kapsamında şu ana kadar 24 şüpheli gözaltına alındı ve bunlardan 11’i tutuklandı. Tutuklananlar arasında amca Salim Güran, itirafçı Nevzat Bahtiyar ve diğer aile üyeleri yer alıyor. Gözaltına alınan şüpheliler arasında Narin’in yengesi Hediye Güran da bulunuyor ve sorgusu halen devam ediyor.

  • Narin Güran Cinayetinde Şok Gelişme: Ramazan Atasoy Tutuklandı, Soruşturmada Kritik Deliller Ortaya Çıktı!”

    Narin Güran Cinayetinde Şok Gelişme: Ramazan Atasoy Tutuklandı, Soruşturmada Kritik Deliller Ortaya Çıktı!”

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan ve günler sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesiyle ilgili soruşturma derinleştikçe yeni gelişmeler yaşanıyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ramazan Atasoy, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından tekrar gözaltına alınarak tutuklandı. Atasoy’un, Narin’in amcası Salim Güran’ın işçisi olduğu ve cinayetle ilgili önemli bilgiler taşıdığı öğrenildi.

    Serbest Bırakıldıktan Sonra Yeniden Gözaltına Alındı

    21 Ağustos’ta kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde bulunmuştu. Cinayetin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, Ramazan Atasoy’un adı ön plana çıkmıştı. İlk olarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Atasoy, savcılığın itirazı üzerine tekrar gözaltına alındı. Jandarma tarafından yürütülen işlemlerin ardından, Atasoy Diyarbakır Adliyesi’ne sevk edildi.

    Savcılıktaki sorgusunun ardından, Ramazan Atasoy nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı ve kasten adam öldürmek suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 11’e yükseldi.

  • Milli Savunma ve Sağlık Bakanlıklarında Yeni Atamalar: Görev Değişiklikleri Resmi Gazete’de Yayımlandı

    Milli Savunma ve Sağlık Bakanlıklarında Yeni Atamalar: Görev Değişiklikleri Resmi Gazete’de Yayımlandı

    Resmi Gazete’de yayımlanan son kararlarla Milli Savunma Bakanlığı’nda önemli bir görev değişikliği yaşandı. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Cemal Sami Tüfekçi, görevinden alındı ve yerine Musa Heybet atandı. Tüfekçi’nin görev süresi boyunca Milli Savunma Bakanlığı’nda çeşitli stratejik projelere katkı sunduğu bilinirken, bu görev değişikliğinin hangi sebeplerle yapıldığına dair resmi bir açıklama yapılmadı.

    Musa Heybet, savunma alanında derin tecrübesiyle bilinen bir isim olarak öne çıkıyor. Heybet’in göreve gelmesiyle birlikte bakanlığın yeni dönem stratejileri ve projelerinde nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor. Savunma politikaları, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda şekillenirken, Musa Heybet’in bu süreçte oynayacağı rol büyük önem taşıyor.

    Sağlık Bakanlığı’nda Görev Değişikliği: Huzeyfe Yılmaz’ın Yerine Yasin Ayfer Erkoç Atandı

    Sağlık Bakanlığı’nda da önemli bir atama gerçekleşti. Bakan Yardımcısı Huzeyfe Yılmaz görevden alınarak, yerine Yasin Ayfer Erkoç atandı.

  • Amca Salim Güran’dan Nevzat Bahtiyar ve HTS Kayıtları Hakkında Bomba Açıklamalar!

    Amca Salim Güran’dan Nevzat Bahtiyar ve HTS Kayıtları Hakkında Bomba Açıklamalar!

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan Narin Güran’ın cesedi, 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde bulunmuştu. Bu trajik olayın ardından başlatılan soruşturma Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle sürdürülüyor. Soruşturmanın kilit isimlerinden biri olan Narin’in amcası Salim Güran’ın tutuklu olarak verdiği son ifadesi gün yüzüne çıktı.

    Salim Güran: “Tarlada Boru Seriyordum”

    Salim Güran, olay günü tarlada çalıştığını belirterek şu açıklamalarda bulundu:
    “Narin’in kaybolduğu sabah erken kalkıp tarlaya gittim. Uzatma borularını tarlaya serdim. Ardından Çarıklı köyüne uğrayarak boru dağıttım. Gün içinde farklı işler için sık sık köyden tarlaya döndüm. Saat tam kaçtı hatırlamıyorum ama tarlada çalışmaya devam ettim.” Güran, bu sürede kimlerle görüştüğüne de detaylı bir şekilde değindi. Ersin Karadaş ve Ramazan Atasoy gibi isimlerle tarlada kahvaltı yaptığını, ardından tekrar işlerine döndüğünü belirtti.

    Salim Güran

    Amca Salim Güran'dan Nevzat Bahtiyar Ve Hts Kayıtları Hakkında Bomba Açıklamalar!

    Nevzat Bahtiyar ile İlişkisi: “İddialar Yalandır”

    Soruşturmada önemli bir isim olan Nevzat Bahtiyar, Salim Güran hakkında bazı suçlamalarda bulunmuştu. Güran ise bu iddiaları sert bir dille reddetti:
    “Kendisi köylümüz ve arkadaşımızdır. Aramız iyidir, ancak bana yönelttiği iddialar tamamen yalandır. ‘Arif’in kızını öldürdüm’ şeklinde bir şey asla söylemedim. Bu beyanları kabul etmiyorum.” Salim Güran, Nevzat ile olay günü görüştüğü iddialarına da değinerek, HTS kayıtlarındaki bilgilerle çeliştiğini savundu.

    Nevzat Bahtiyar

    Amca Salim Güran'dan Nevzat Bahtiyar Ve Hts Kayıtları Hakkında Bomba Açıklamalar!1

    HTS Kayıtları: “Olay Günü Nevzat’la Görüşmedim”

    Soruşturmanın kilit noktalarından biri olan HTS kayıtlarına dair Salim Güran şu açıklamayı yaptı:
    “Olay günü Nevzat Bahtiyar ile hiçbir görüşmem olmadı. HTS kayıtlarında belirtilen saatlerde aynı lokasyonda bulunmadım. Baz istasyonu analizleri yanlıştır. Ben sadece özel sebeplerden dolayı telefonumdaki bazı verileri siliyorum. Hayat kadınlarıyla görüştüğüm bilgilerin ortaya çıkmaması adına bu kayıtları sildim, ancak Narin’in ölümüne dair hiçbir delil yok etmedim.”

    Amca Salim Güran'dan Nevzat Bahtiyar Ve Hts Kayıtları Hakkında Bomba Açıklamalar!2

    Salim Güran, işçisi Ramazan Atasoy ile olan telefon görüşmelerine de açıklık getirdi:
    “Görüşme içeriği tamamen kaçak elektrik kullanımı ile ilgiliydi. Olay günü, mısır tarlasının sulaması için kullandığımız trafonun kaçak bağlantısını sağlayan bir aleti Ramazan’a bırakmıştım ve onun alması için aradım. Narin’in ölümüyle ilgili hiçbir ilgisi yoktur.”

    Soruşturmanın bir diğer önemli noktası ise, Salim Güran’ın kullandığı araçta Narin Güran’a ait DNA örneklerinin bulunmasıydı. Bu duruma Güran şu şekilde yanıt verdi:
    “Araç benim adıma kayıtlı değil, kardeşim Fuat’a aittir. Benim aracım arızalı olduğu için bu aracı kullanıyordum. Aracın camları ve kapıları genellikle açıktı, mahalledeki çocuklar da sık sık arabaya binerlerdi. Bu sebeple Narin’in DNA’sı bulunmuş olabilir.”

    Son olarak, anne Maşallah Güran ile arasında bir ilişki olup olmadığı sorusuna Salim Güran kesin bir dille cevap verdi:
    “Böyle bir şey kesinlikle yok. Bu iddialar asılsızdır.”

  • Batı Şeria Şehidi Ayşenur Ezgi Eygi’nin Cenazesi Didim’de

    Batı Şeria Şehidi Ayşenur Ezgi Eygi’nin Cenazesi Didim’de

    Didim, Aydın’da büyük bir hüzün yaşanıyor. İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail askerlerince öldürülen insan hakları aktivisti Ayşenur Ezgi Eygi’nin cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsi işlemlerinin ardından memleketi Didim’e getirildi. Türk bayrağına sarılı tabutu, polis mangası eşliğinde Didim Devlet Hastanesi morguna taşınan Eygi’nin ailesi ve yakınları, acılarını gözyaşlarıyla paylaştı.

    Ailesinin ve Didim Halkının Yası

    Ayşenur Ezgi Eygi’nin cenazesi hastane önünde araçtan indirilirken, Eygi’nin annesi Rabia Birden fenalık geçirdi ve olay yerinde bulunan sağlık ekiplerince müdahale edildi. Baba Mehmet Suat Eygi, ayakta durmakta güçlük çekerken, Didim Kaymakamı Can Kazım Kuruca tarafından teselli edildi. Didim halkı da, Eygi’nin ailesine destek olmak ve son görevlerini yerine getirmek için toplandı.

    Batı Şeria Şehidi Ayşenur Ezgi Eygi'nin Cenazesi Didim'de1

    Eygi’nin cenazesi, yarın öğle vakti Didim Merkez Camisi’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Bu tören, hem yerel halkın hem de Türkiye genelinden insanların katılımıyla gerçekleşecek. Didim Merkez Camisi’nde yapılacak olan cenaze namazı ve ardından gerçekleştirilecek defnedilme işlemi, Eygi’nin yaşamına ve mücadelesine veda anlamı taşıyacak.

    Ayşenur Ezgi Eygi, Filistinlilere destek olmak amacıyla katıldığı barışçıl gösteride, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybetti. Ölümü, uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı ve insan hakları savunucuları tarafından kınandı. Eygi’nin cenazesi, Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçiliği ve Kudüs Başkonsolosluğu’nun yürüttüğü titiz çalışmalar sonucu, Tel Aviv’den Türkiye’ye getirildi. Eygi’nin ölümü, 2003 yılında İsrail buldozeri tarafından ezilerek öldürülen ABD vatandaşı Rachel Corrie’nin trajik sonunu hatırlattı.

    Didim ve Türkiye geneli, Ayşenur Ezgi Eygi’nin ardından yas tutarken, aktivistin anısına saygı ve adalet çağrıları devam ediyor.

  • Son Dakika: Narin Güran’ın Babası Konuştu: “Adalet İçin Devlet Her Şeyi Yapıyor”

    Son Dakika: Narin Güran’ın Babası Konuştu: “Adalet İçin Devlet Her Şeyi Yapıyor”

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra acı bir şekilde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın babası Arif Güran, yaşananlar ve süren soruşturma hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Babanın acısı ve adalet arayışı, olayın yankılarını sürdürüyor.

    Arif Güran, devletin olaya müdahalesinden ve soruşturmanın sürdürülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “İnşallah katil kimse ortaya çıkacak. Jandarma ne gerekiyorsa yaptı, yapmaya devam ediyor” şeklinde konuştu. Devletin ve jandarmanın çabalarıyla adaletin sağlanacağına dair inancını vurguladı.

    Arif Güran, köy mezarlıklarının durumu hakkında bilgi vererek, kızının mezar taşının olmamasının, köylerdeki genel durumdan kaynaklandığını belirtti. Ayrıca, Narin’in cansız bedenini bulunduktan sonra itirafçı Nevzat Bahtiyar’ın davranışlarını eleştirdi ve “Niye kızımın yerini bildiği halde söylemiyor da, devlet bulduktan sonra söylüyor?” diye sordu.

    Aile İçi İlişkiler ve Suçlamalar

    Narin’in babası, aile içinde herhangi bir husumet olmadığını, yaşananların aile yapısına aykırı olduğunu ifade etti. Özellikle tutuklanan amca Salim Güran ile aralarında herhangi bir sorun olmadığını, soruşturmanın onun tutuklanmasıyla sona ermediğini, devam ettiğini belirtti. Aynı zamanda, “Bir anne nasıl evladına kıyar? Hangi çağda yaşıyoruz? Hangi kardeş bir çocuğa kıyar?” diyerek yaşananlara olan inançsızlığını ve üzüntüsünü dile getirdi.

    Arif Güran, devletin soruşturma sürecinde gerçeği ortaya çıkaracağına olan inancını vurgulayarak, “Ben inanıyorum ki devlet bunu ortaya çıkaracak” ifadesini kullandı. Devletin yürüttüğü titiz soruşturmanın sonuçlarını beklediğini ve gerçeğin bir gün gün yüzüne çıkacağına olan güvenini ifade etti.

  • Narin Güran Cinayetinde Şok İfade: Amca ve İşçisinin Konuşmasında ‘Daha Ölmemiş’ Detayı

    Narin Güran Cinayetinde Şok İfade: Amca ve İşçisinin Konuşmasında ‘Daha Ölmemiş’ Detayı

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolduktan 19 gün sonra trajik bir şekilde cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüyle ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Narin’in amcası Salim Güran ve onun işçisi R.A. arasında yapılan telefon görüşmesi, soruşturma dosyasına eklendi ve bu görüşme soruşturmanın seyrini değiştirebilir.

    Telefon görüşmesi, iki şahıs arasında Kürtçe yapıldı ve uzman bir ekip tarafından detaylı bir şekilde çözümlendi. Görüşmede Salim Güran’ın, “O sondaki köşede bir şeyin düşmüş ha, sana ait bir şey, sondaki yamaçta. Yamacın köşesi taş” şeklinde bir ifade kullanması ve R.A.’nın bu konuşmaya “Tamam henüz bende değil, tamam daha ölmemiş” şeklinde cevap vermesi dikkat çekti.

    R.A.’nın ifadeleri ve telefon kayıtları, olayın detaylarının açığa çıkarılmasında önemli bir rol oynuyor. R.A., yapılan sorgulamalarda kendisinin ve Salim Güran’ın olay günü gerçekleşen bazı olayları hatırlamadığını belirtti.

    R.A., soruşturma sırasında kendisine yöneltilen çeşitli sorulara çelişkili cevaplar verdi. Özellikle Salim Güran’ın ifadesinde yer alan ve R.A.’nın ifadesiyle çelişen pamuk kurtlanması olayına ilişkin detaylar, soruşturmanın ilerlemesi açısından önem arz ediyor. R.A., pamuk kurtlanması olayının, olay günü gerçekleşmediğini iddia ederek, olayla ilgili farklı bir zaman dilimi olduğunu belirtti.

  • Diyarbakır’da Narin Cinayeti: Baba Arif Güran İlk Kez Konuştu

    Diyarbakır’da Narin Cinayeti: Baba Arif Güran İlk Kez Konuştu

    Diyarbakır’da, 8 yaşındaki Narin Güran’ın trajik ölümüyle ilgili soruşturma devam ederken, olayla ilgili gözaltına alınıp sonra serbest bırakılan baba Arif Güran, köyüne dönüşünün ardından yaşananlar hakkında ilk kez açıklamalarda bulundu. Güran, kızının ölümüyle ilgili derin acılar içinde olduğunu, ancak devlete olan güveninin tam olduğunu belirtti.

    Baba Arif Güran’ın Acılı Açıklaması

    Arif Güran, kızının kaybı üzerine, “İlk günden beri söylüyoruz, devlet burada. Elinden gelenin fazlasını yaptı devlet. Kızımın bir mezarının bile olması devletin bir çabasıyladır,” diyerek devletin soruşturma sürecinde üzerine düşeni yaptığına inandığını vurguladı. Güran, soruşturmanın gizliliği gereği fazla detay veremeyeceğini, ancak adaletin yerini bulacağına dair inancının tam olduğunu ifade etti.

    Baba Güran, bazı medya organları ve sosyal medya fenomenlerinin olayı farklı amaçlar için kullanmalarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Narin’in mezarı başında fotoğraf çekilmesinin aile olarak yaşadıkları acıyı daha da arttırdığını belirtti. Güran, “Kızımın acısını yaşayamıyorum. Kızımın mezarına gelip fenomenler fotoğraf çekiyor. Allah rızası için yapmayın,” diyerek hassasiyet çağrısında bulundu.

    Gazetecilerin, Narin’i ‘kasten öldürme’ şüphesiyle tutuklu bulunan amca Salim Güran hakkındaki sorularına Arif Güran, “Devlet kimi aldıysa, kimin yaptığını ortaya çıkaracaktır,” cevabını verdi. Ayrıca, aile içindeki şüpheliler hakkında da konuşan Güran, jandarmayla şüphelendikleri kişiler hakkında bilgileri paylaştıklarını söyledi.

    Nevzat Bahtiyar’ın İtirafları ve Baba Güran’ın Tepkisi

    Narin’in cesedini dere kenarına gömdüğünü itiraf eden Nevzat Bahtiyar hakkında konuşan Arif Güran, Bahtiyar’ın camide yanında oturan biri olduğunu ve insanların gerçek yüzünü görememenin acısını yaşadıklarını dile getirdi. Güran, “O şahıs her akşam camiide yanımda gelip oturan adamdı. İnsanların çirkin yüzünü maalesef göremiyorsunuz,” ifadelerini kullanarak duyduğu hayal kırıklığını ve şoku ifade etti.

  • Diyarbakır Barosu Narin Davasına Müdahil Oldu: Adalet Arayışında Yeni Bir Adım

    Diyarbakır Barosu Narin Davasına Müdahil Oldu: Adalet Arayışında Yeni Bir Adım

    Diyarbakır Barosu, uzun süredir Türkiye gündemini meşgul eden ve toplumsal yankı uyandıran Narin olayına müşteki sıfatıyla dahil oldu. Baro Başkanı Nahit Eren, bu ve benzeri trajedilerin son bulması için hukuki sürecin yakından takipçisi olacaklarını açıkladı.

    Diyarbakır Barosu’nun Müdahalesi ve Adalet Arayışı

    Baro Başkanı Nahit Eren, yaptığı açıklamada Narin’in trajik ölümünün toplumda büyük bir etki bıraktığını ve benzer vakalarda adaletin sağlanması için bir dönüm noktası olacağını vurguladı. Eren, “Evet Narinimizi kaybettik ama bu duyarlılık bundan sonra benzer kaybettirme, öldürme ve taciz dosyaları açısından bir milat olacak,” dedi.

    Narin dosyasına müşteki olarak başvuru yapan Diyarbakır Barosu, soruşturma dosyasına aktif olarak dahil oldu. Nahit Eren, baronun bilgi kirliliğini gidermek ve Narin gibi çocukların dosyalarına müdahil olmak için çalıştığını belirtti. Narin’in faillerinin yakalanması için yapılan soruşturmalarda baronun önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.

    İlk Gözaltı ve Soruşturma Detayları

    Eren, Narin kaybolduktan sonra yapılan ilk gözaltı işleminin ağabeyi Enes Güran ile başladığını açıkladı. Aile bireyleri ve komşular üzerindeki şüphelerin, olaydan 8 gün sonra ortaya çıktığını belirtti. Ayrıca, DNA örneklerinin Narin’in amcasının aracında bulunması ve Narin’in bedeninin keşfi sonrası 23 kişinin gözaltına alındığını paylaştı.

    Diyarbakır Barosu Başkanı, soruşturma makamları ve kolluk birimlerinin ilk andan itibaren Narin kaçırılmış algısını oluşturan sözde tanık beyanlarıyla hareket etmediğini eleştirdi. Enes Güran’ın vücudundaki izler üzerine gözaltına alınması ve adli tıp raporunun geçen süreyi gerekçe göstererek kollarındaki, sırtındaki izlerin ve yüzündeki morlukların başkasına ait DNA izlerinin tespit edilemeyeceğini belirtmesi gibi eksiklikler ve ihmallerin, soruşturma sürecini olumsuz etkilediğini ifade etti.

  • 24 Yıl Önce Kaybolan Sinem: Baba, Narin Olayını İzlerken ‘Yüreğim Cız Ediyor’ Diyor

    24 Yıl Önce Kaybolan Sinem: Baba, Narin Olayını İzlerken ‘Yüreğim Cız Ediyor’ Diyor

    Samsun’un İlkadım ilçesi, 24 yıl önce trajik bir olaya sahne oldu. 5 yaşındaki Sinem Özdemir, evinin önünde oynarken ansızın kayboldu ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Bu olay, Özdemir ailesini ve toplumu derinden sarsarken, olayın üzerinden geçen uzun yıllara rağmen hala bir çözüme kavuşamadı.

    Bir Babanın Yıllar Süren Acı Bekleyişi

    1995 yılında yaşanan bu olay, Sinem Özdemir’in ailesini yıllardır umutsuz bir bekleyişe sürükledi. Baba Mahmut Özdemir, kızının kayboluşunu hala daha kabullenmiş değil ve her fırsatta kızını bulma umudunu dile getiriyor. “Narin olayını izlerken yüreğim cız ediyor,” diyerek yaşadığı duygusal acıyı ifade eden Mahmut Özdemir, toplumdan ve yetkililerden yardım bekliyor.

    24 Yıl Önce Kaybolan Sinem

    Yıllar süren araştırmalar ve soruşturmalar sonucunda birkaç kez umut ışığı doğsa da, her defasında bu ışık sönüyor. 2014 yılında, bölgede cinsel suçlardan yargılanan kişiler üzerinde yoğunlaşıldı ve 2008 yılında intihar eden Ahmet Demirci’nin evinde yapılan kazılarda bulunan çocuk kemikleri, başka bir trajediyi ortaya çıkardı. Ancak bu kemikler Sinem’e ait değildi.

    Umudunu Kaybetmeyen Bir Baba

    Mahmut Özdemir, hâlâ kızının bulunacağına dair umudunu koruyor ve “Ben hala bu olayın Zeytinlik Mahallesi’nden çözülebileceğine inanıyorum” diye konuşuyor. Olayla ilgili olarak yerel emniyet ve istihbarat birimlerinden yardım beklediğini ifade eden Özdemir, vicdanlara seslenerek, “Bu kadar vicdansızlık olur mu? Bir hırsın veya kinin varsa, bunun annesi var, babası var. Git hırsını ondan çıkar” şeklinde duygularını dile getirdi.